Diplomasi
Çin, ABD’nin aşırı kapasiteyi tanımlama hakkı olmadığını söyledi
Çin, ABD’nin aşırı kapasiteyi tanımlama hakkı olmadığını vurguladı. Bu tepki, Fransa’daki ikili görüşmeler ve Pekin’de planlanan Trump–Xi buluşması öncesinde geldi.
Pekin, cuma günü ABD’nin Çin ve 15 diğer ticaret ortağını hedef alan, yapısal aşırı kapasite ve üretim çıktısına ilişkin soruşturmasını reddetti ve bunu uluslararası ekonomik ve ticari düzeni zayıflatan “tek taraflı kısıtlayıcı bir önlem” olarak nitelendirdi.
Bu tepki, Fransa’da yapılacak ikili ticaret görüşmeleri ve üç haftadan kısa bir süre sonra Pekin’de ABD Başkanı Donald Trump ile Çinli mevkidaşı Xi Jinping arasında planlanan görüşme öncesindeki hassas bir dönemde geldi.
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Washington’un yerli imalatı güçlendirme çabaları kapsamında bu tür aşırı kapasitelerin “ABD ticaretini yük altına sokup sokmadığını veya kısıtlayıp kısıtlamadığını” belirlemek amacıyla soruşturmayı çarşamba günü 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü uyarınca duyurdu.
Soruşturma, Trump’a haksız ticaret uygulaması olarak değerlendirilen mallara gümrük tarifeleri uygulama yetkisi verecek. Bu yetki, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası kapsamında uygulanan “karşılıklı” tarifelerini iptal etmesinin ardından kritik bir araç olarak görülüyor.
Washington, imalat sektöründeki aşırı kapasitenin, tedarik zincirlerini yeniden ülke içine taşıma ve Amerikalı işçiler için iyi ücretli işler yaratma çabalarına meydan okuduğunu savunuyor. ABD’ye göre bu uygulama kalıcı ticaret fazlalarına ve kullanılmayan üretim kapasitesine yol açıyor.
ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), Çin’in ABD ile olan ticaret fazlasının 2024 yılında 361 milyar dolar ile ABD’nin tüm ticaret ortakları arasında en yüksek seviyede olduğunu belirtti. Kurum ayrıca Pekin’in verilerindeki anormallikler nedeniyle gerçek rakamın daha yüksek olabileceğini ekledi.
Çin Ticaret Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada ise şöyle denildi:
“Dünya ekonomisi uzun zamandır ayrılmaz bir bütün hâline gelmiştir. Üretim ve tüketim küresel olduğu için arz ve talep küresel bir bakış açısından eşleştirilmeli ve ayarlanmalıdır. Eğer her ülkenin üretimi yalnızca kendi iç talebini karşılasaydı, sınır ötesi ticaret olmazdı.”
Çin hükümeti, Batılı liderlerin ve Uluslararası Para Fonu gibi ABD merkezli kuruluşların büyüme için ihracata dayalı modeline yönelik baskısına rağmen, aşırı kapasitenin varlığını kabul etmiyor. Çin Ulusal Halk Kongresi bu hafta, yüksek teknoloji sektörlerinde kendi kendine yeterliliği artırma çabalarını güçlendiren yeni bir beş yıllık ekonomik planı onayladı.
Cuma günü Ticaret Bakanlığı sözcüsü, ABD’nin ticaret ortaklarının aşırı kapasiteye sahip olup olmadığını tek taraflı olarak belirleme hakkı olmadığını söyledi ve Çin’in meşru hak ve çıkarlarını korumak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını saklı tuttuğunu ekledi.
Bakanlık ayrıca ABD Ticaret Temsilciliği’nin, Pekin’in zorla çalıştırma ile üretilen mallara yönelik yasakları ABD ticaretine karşı ayrımcı biçimde uygulayıp uygulamadığını araştıran ayrı bir soruşturmasına da yanıt verdi ve bu konuyu kendilerinin de analiz edeceğini belirtti. Çin, perşembe günü yayımlanan USTR listesinde yer alan 60 ekonomi arasında bulunuyor.
ABD Hazine Bakanlığı perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in pazar ve pazartesi günleri Fransa’ya yapacağı ziyaret sırasında Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile görüşeceğini bildirdi. Greer de görüşmelere katılacak.
17 Mart Salı günü başlayacak USTR aşırı kapasite soruşturması Avrupa Birliği’nin yanı sıra Bangladeş, Kamboçya, Hindistan, Endonezya, Japonya, Malezya, Meksika, Norveç, Singapur, Güney Kore, İsviçre, Tayvan, Tayland ve Vietnam’ı da kapsıyor.