Asya
Çin dışişlerinden 2022 özeti

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, dün Pekin’de Çin Uluslararası İlişkiler Enstitüsünün düzenlediği bir sempozyumda yaptığı konuşmada, uluslararası konjonktürü ve Çin’in dış politikasını değerlendirdi. Dışişleri Bakanı, ABD ve Rusya ile ilişkilerden, Çin’in 2023 vizyonuna kadar pek çok başlığı ele aldı.
Wang Yi, yeni küresel durumda barış, işbirliği, kalkınma ve kazan kazan ilkelerinin uluslararası trend olduğunu belirterek, herhangi bir çatışma, cepheleşme, çevreleme ve ayrıştırma girişimlerinin zamanın ruhuna aykırı olduğunu ve başarısızlığa mahkum olduğunu vurguladı.
Çin’in 2022’deki diplomatik çalışmalarını özetleyen Wang, ülkenin çok yönlü bir şekilde Çin’e özgü (Chinese characteristics) büyük ülke diplomasisi yürüttüğünü ve dünya barışını korumaya ve ortak kalkınmayı teşvik etmeye yeni bir katkı yaptığını söyledi.
Wang Yi, Çin’in 2022’de dış politikada izlediği ilke ve başarıları 8 başlıkta özetledi.
Diplomatik başarılar
İlk olarak, devlet başkanı diplomasisinin son derece başarılı olduğunu ve Çin’in genel diplomatik çalışmalarının hızını belirlediğini söyleyen Wang, üç başlığa işaret etti: Bir ülke içi uluslararası etkinlik, iki büyük girişim ve üç önemli diplomatik toplantı.
Ülke içindeki etkinlik başlığında Pekin 2022 Kış Olimpiyatlarının başarısına işaret edilirken, uluslararası girişimlere, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından önerilen Küresel Kalkınma İnisiyatifi ve Küresel Güvenlik İnisiyatifi örnek verildi.
Wang Yi aynı zamanda Xi Jinping’in katıldığı diplomatik zirvelerin önemine işaret etti: Semerkant’taki Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi, Bali’deki G20 Zirvesi, Bankok’taki Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Örgütü (APEC) Liderleri Zirvesi ve Riyad’daki Çin-Arap Devletleri Zirvesi ile Çin-Körfez İşbirliği Konseyi Zirvesi.
Wang ikinci olarak, Çin’in, blok çatışmasını ve sıfır toplamlı rekabeti reddetmeye devam ettiğini ve diğer büyük ülkelerle ilişkilerinde stratejik istikrarı sürdürdüğünü vurguladı.
Çin-ABD ilişkisi
Çin-ABD ilişkilerine ilişkin konuşan Wang Yi, Pekin’in, ABD’nin “hatalı” Çin politikasını kesin bir şekilde reddettiğini ve iki ülkenin birbiriyle iyi geçinmesi için doğru yolu keşfetmeye çalıştığını söyledi.
Wang, yaşananların Çin ve ABD’nin tedarik zincirlerini birbirinden ayrıştıramayacağını defalarca kanıtladığının altını çizdi. Yeni koşullar altında, Çin ile ABD arasındaki ortak çıkarların azalmak yerine arttığını kaydeden Wang, çatışmaların her iki ülkenin de ortak çıkarına ters düştüğünü; aksine ekonomik bütünleşmenin derinleştirilmesinin ve birbirinin gelişmesinden daha fazla yararlanılmasının her iki ülkenin de çıkarına olduğunu belirtti.
Rusya ile ilişkiler
Wang ayrıca, geçen yıl boyunca Çin ve Rusya’nın ilgili temel çıkarları koruma konusunda birbirlerini sıkı bir şekilde desteklediğini ve siyasi ve stratejik karşılıklı güvenin daha da pekiştirildiğini kaydetti.
Cepheleşmeme, çatışmama ve herhangi bir üçüncü tarafı hedef almama üzerine kurulu Çin-Rusya ilişkisinin kaya gibi sağlamlığını koruduğunun altını çizen Wang, bu tür bir ilişkinin müdahaleden veya iki ülke arasında herhangi bir anlaşmazlık yaratma girişiminden ve uluslararası ortamdaki değişikliklerden muaf olduğunu söyledi.
Avrupa ile ilişkiler
Ayrıca Wang, Çin’in Avrupa ile dostluk ve işbirliğini sürdürmeye devam ettiğini ve Çin-Avrupa ilişkilerinin sağlıklı gelişimine bağlı kalmaya devam ettiğini belirtti.
“Çin ve Avrupa, gerçek çok taraflılığı uygulamak ve iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik gibi küresel zorlukları aşmak için küresel sahnede birlikte çalışıyor” diyen Wang, bu tür bir işbirliğinin dünya için büyük önem taşıdığını ve insanlığa bir ilham kaynağı sunduğunu kaydetti.
Çin’in karşılıklı saygı ve eşitlik temelinde farklılıkları ve anlaşmazlıkları uygun şekilde ele almak, stratejik iletişimi ve sonuç odaklı işbirliğini güçlendirmek için Avrupa tarafıyla sürekli çalışacağını vurgulayan Wang, aynı zamanda Avrasya kıtası için ortak bir istikrar çapası olarak hareket etmeye ve kalkınma ve refahın yeni güç merkezi olarak hizmet etmeye devam edeceklerini belirtti.
Asya bölgeselciliği
Wang Yi, üçüncü olarak, Çin’in, birlikte istikrarlı ve müreffeh bir “Asya evi” inşa etmek için açık bir bölgeselcilik izlediğini ifade etti. Çin’in, bazı ülkelerin Asya’yı cepheleştirme ve bölgedeki barış ve istikrarı bozma girişimleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Wang, buna rağmen ülkesinin dostluk, samimiyet, karşılıklı yarar ve kapsayıcılık ilkelerine ve iyi komşuluk ve dostluk politikasına bağlı kaldığını vurguladı.
Wang’a göre, güçlü bir başlangıç yapan Çin-ASEAN kapsamlı stratejik ortaklığı sağlam bir ivme kazanıyor. Çin ve Orta Asya ülkelerinin, diplomatik ilişkilerin 30. yılını kutladığını belirten Wang, devlet başkanları düzeyinde bir toplantı mekanizması kurma ve ortak bir geleceğe sahip daha da yakın bir Çin-Orta Asya topluluğu inşa etme konusunda anlaşıldığını kaydetti.
Gelişmekte olan ülkelerle ilişkiler
Dışişleri Bakanı, dördüncü unsur olarak, Çin’in “samimiyete, gerçek sonuçlara, dostluğa ve iyi niyete dayalı olarak” diğer gelişmekte olan ülkelerle dayanışma ve işbirliğini teşvik ettiğini belirterek, Çin-Afrika işbirliğinin her alanda geliştiğinin altını çizdi. Ayrıca Çin ve Latin Amerika ve Karayipler’in stratejik fikir birliğini derinleştirdiğini vurgulayan Wang, Çin’in Pasifik Adası ülkeleriyle de ilişkilerinde “çığır açan bir ilerleme” kaydettiğini bildirdi.
‘Sorumluluk almak’
Beşinci unsur olarak, Çin’in, küresel zorlukları ele almada yapıcı bir rol oynadığını ve büyük bir ülke olarak güçlü bir “sorumluluk ve misyon duygusu” sergilediğini dile getiren Wang, ülkesinin insanlığın ortak sorunları karşısında sorumluluk almaktan geri kalmadığını söyledi.
Altıncı olarak, Çin’in herhangi bir hegemonik güçten veya onun zorbalığından korkmadığını vurgulayan Wang Yi, temel çıkarlarını ve ulusal onurunu korumak için kararlı bir şekilde hareket ettiğini belirtti.
Tayvan kırmızı çizgi
Tayvan sorununun, Çin’in temel çıkarlarının tam merkezinde yer aldığını söyleyen Wang, bunun Çin-ABD ilişkilerinin kuruluşunun temeli olduğunu ve Çin-ABD ilişkilerinde aşılmaması gereken bir kırmızı çizgi olduğunu vurguladı.
Wang, “Tayvan sorununda Çin ile dayanışma içinde olan ülkelerin dünya nüfusunun yüzde 80’inden fazlasını temsil etmesi, uluslararası toplumun tek Çin ilkesine kesin bağlılığının güçlü bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.
Dışa açılmada yeni ivme
Yedinci olarak, Çin’in, dünya ekonomisinin toparlanması için büyük fırsatlar sunan dışa açılma ve uluslararası işbirliğinde yeni bir ivme yarattığına işaret eden Wang, bu yıl beş ülkeyle daha Kuşak ve Yol işbirliği belgelerini imzaladıklarını ve toplamda 150 ülke ve 32 uluslararası kuruluşu inisiyatife dahil ettiklerini bildirdi.
Wang, bunun uluslararası ekonomik işbirliğinde yeni bir zirveye işaret ettiğini ve tüm ülkelerin kalkınmasına yön veren yeni bir motor görevi gördüğünü söyledi.
Yurtdışındaki Çinlilere çağrı
Sekizinci unsur olarak, Çin’in, yurtdışındaki Çin vatandaşlarının çıkarlarını korumak için diplomasi çalışmalarına değinen Wang, ülkesinin dünya çapında bir dizi acil duruma anında yanıt verdiğini, zamanında güvenlik uyarıları yayınladığını, Çinlileri yüksek riskli bölgelerden tahliye ettiğini ve Çinli rehineleri kurtarmak için hiçbir çabadan kaçınmadığını söyledi.
2023 görevleri
Wang Yi, son olarak, 2023’te Çin’in devlet başkanı diplomasi ve merkezi görevlere daha çok odaklanacağını, çok yönlü diplomasiyi koordineli bir şekilde genişleteceğini, küresel yönetişimde mümkün olan en geniş çıkar yakınlaşmasını aramaya devam edeceğini, aktif olarak yüksek kaliteli kalkınmaya ve dışa açılmaya hizmet edeceğini, ulusal çıkarları korumak için daha güçlü bir savunma hattı oluşturmaya ve uluslararası iletişim kapasitesini güçlendirmeye odaklanacaklarını ve Çin’in sesini tüm dünyada yüksek ve net bir şekilde duyuracaklarını açıkladı.
Asya
Mao gafı krize yol açtı: Mbappe özür diledi, Çin’de boykot başladı

Kylian Mbappe, internette yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle üç dilde özür diledi. Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını iptal etmesinin ardından devlet televizyonu La Liga maçlarının yayınına ara verdi.
Fransa Milli Takımı ve Real Madrid’in yıldız futbolcusu Kylian Mbappe, internette hızla yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkında şaka yapması üzerine patlak veren krizin ardından özür diledi.
Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını peş peşe feshetmesiyle başlayan tepki dalgası, İspanya 1. Futbol Ligi La Liga’nın Çin’deki televizyon yayınlarının askıya alınmasına kadar uzandı.
Tepki çeken videoda Mbappe, kendisiyle ilgili internette gördüğü en komik görselin, yüzünün fotomontajla “bir adamın, sanırım bir Çin diktatörünün” bedenine yerleştirildiği içerik olduğunu söylüyor.
Bu sözlerin, futbolcunun yüzünün Mao Zedong’un bilinen portresine yerleştirildiği bir internet mizahına gönderme olduğu görülüyor.
Tepkilerin büyümesi üzerine Fransız forvet Fransızca, Çince ve İngilizce olmak üzere üç dilde yayımladığı yazılı açıklamada, “Yaptığım yorum düşüncesizceydi. Şimdi Çin’de ve dünya genelindeki Çinli topluluklarda birçok insanı incittiğini anlıyorum. Sözlerimin üzdüğü herkesten özür dilerim” dedi.
Krizin büyümesi üzerine La Liga yönetimi de resmi bir özür açıklaması yayımlamak zorunda kaldı.
Açıklamada, “Kylian Mbappe’nin son yorumlarının Çinli taraftarlar arasında yarattığı kırgınlıktan derin üzüntü duyuyoruz. Bu yorumlar kişisel sıfatla yapılmıştır ve La Liga’yı temsil etmemektedir” ifadeleri yer aldı.
Çin’de, 1976 yılında hayatını kaybeden ve sert politikaları tarihçiler tarafından kitlesel kıtlık ile milyonlarca insanın ölümüyle ilişkilendirilen kurucu lider Mao hakkında espri yapmak en katı tabular arasında kalmayı sürdürüyor.
Sponsorlar anlaşmaları tek tek bozdu
Açıklamanın ardından Çin’in önde gelen ticari markaları yıldız futbolcuyla yollarını ayırdı.
Bu yılki Dünya Kupası sırasında Mbappe’nin yapay zekayla üretilmiş görüntülerini spor içeceği reklamlarında kullanan içecek devi Dongpeng, Fransız kaptanla tüm işbirliğini sonlandırdığını duyurdu.
Şirket açıklamasında, “Firmamız, ulusal duyguları inciten her türlü davranışa kesinlikle karşı çıkmakta ve sıfır tolerans politikası uygulamaktadır” dedi.
Çin’in en büyük süt ürünleri üreticisi Mengniu ve peynir markası Milkground da bugüne dek ülkede milyonlarca sosyal medya takipçisiyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan Mbappe ile bağlarını kopardığını açıkladı.
Çin’in sosyal medya platformu Weibo’da “Dongpeng İçecek Mbappe ile işbirliğini sonlandırdı” başlığı, 430 milyon görüntülenmeyle en çok konuşulan konu haline geldi. Bir Weibo kullanıcısı söz konusu ifadelerin “kırmızı çizgiyi aşan son derece ciddi yanlış sözler” olduğunu yazarken, birçok kullanıcı Dongpeng’e Mbappe’nin resimlerini şişelerden kaldırması çağrısında bulundu.
Ülkenin en büyük çevrimiçi futbol platformlarından Dongqiudi de Mbappe’nin ifadelerinin “Çin’e ve Çin halkına yönelik bir hakaret” niteliği taşıdığını belirtti.
Geçtiğimiz pazartesi günü dünyanın en iyi futbolcusuna verilen Ballon d’Or ödülünde İngiliz forvet Harry Kane’in arkasında ikinci sırayı alan 27 yaşındaki futbolcu, eylül ayında Fransız spor gazetesi L’Equipe’e verdiği bir mülakatta kendisini askeri bir diktatör olarak gösteren eski bir internet mizahına değinmişti.
Mbappe o söyleşide, “Bunun komik bir yanı var… Ama bir diğer yanı da bu tür insanların tarih boyunca yol açtığı yıkım yüzünden o kadar komik değil” ifadelerini kullanmıştı.
Dışişleri devrede, devlet televizyonu maçları kesti
Gelişmeler Pekin yönetiminin de gündemine girdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun olağan basın toplantısında, Mbappe ile ilgili haberlerden haberdar olduklarını belirterek, “Çin halkının duygularını inciten söz ve eylemler, Çin toplumunun tüm kesimlerinden doğal olarak ortak bir ret tavrıyla karşılaşacaktır” diye konuştu.
The Paper yayın organının devlet televizyonu kaynaklarına dayandırdığı habere göre, CCTV kanalı La Liga maçlarının tüm yayınlarını askıya aldı ve Mbappe’nin yer aldığı tüm reklamları yayından kaldırdı.
Bununla birlikte CCTV’nin internet sitesinde, bu hafta sonu oynanacak La Liga karşılaşmaları çevrimiçi yayın akışı çizelgesinde görünmeye devam ediyor.
Pekin merkezli spor danışmanlığı şirketi Key-Solution Sports Consulting’in kurucusu Adam Zhang, Mbappe özür dilemeden önce AFP’ye yaptığı açıklamada, krizin yatışması için hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “İçten bir açıklama yapmak şart. Ne kadar erken olursa o kadar iyi” uyarısını yapmıştı.
Çinli taraftarlar da tepkilerini doğrudan dile getirdi. Pekin’deki bir alışveriş merkezinde çalışan 30 yaşındaki Zhang Jingqi, “Mbappe’yi sahada izlemekten gerçekten keyif alırdım. Fakat dün bu haber çıktığından beri, üzülerek söylüyorum ki bu hayranlığımı tamamen kaybettim” dedi.
Tayvan, Tibet ve Hong Kong gibi Pekin açısından hassas konulara değinen küresel spor yıldızları daha önce de Çin’de benzer tepkilerle karşılaşmış ve sponsorlarını kaybetmişti.
Asya
Çin, ticari sırlarını ‘yabancı kuruluşlara’ karşı korumak için yeni kurallar hazırladı

Kamuoyunun görüşüne açılan düzenleme taslağı, Çin’in ticari sırlarını yabancı kuruluşlara karşı koruyarak ‘ulusal egemenliğini’ ve ‘kalkınma çıkarlarını’ güvence altına almayı hedefliyor.
Çin Ticaret Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkenin ticari sırlarını korumaya yönelik özel kurallar hazırladığını ve önerilen düzenlemeleri kamuoyunun görüşüne açtığını duyurdu.
South China Morning Post’un bakanlığın yayımladığı taslak metinden aktardığına göre düzenlemeler, “yabancı bir kuruluşun uluslararası ekonomi, ticaret ve bunlarla bağlantılı faaliyetler sırasında Çin’e ait ticari sırları ihlal eden eylemlerde bulunması” ve bu eylemlerin “Çin’in ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını tehlikeye atması veya bunlara yönelik gerçek bir tehdit oluşturması” durumlarında uygulanacak.
Taslağa göre Ticaret Bakanlığı, yasaklanmış faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen yabancı kuruluşlara bir veya birden fazla yaptırım uygulayabilecek. Bu yaptırımlar arasında söz konusu kuruluşların Çin ile mal, teknoloji ve hizmet ticaretinin kısıtlanması veya yasaklanması ve Çin’de yeni yatırım yapmalarının sınırlandırılması da bulunuyor.
Öngörülen diğer tedbirler arasında, kuruluşların personelinin ve taşıtlarının Çin’e girişinin sınırlandırılması, ülkede bulunan personelin çalışma izinleri ve oturma haklarının iptal edilmesi veya kısıtlanması ve ihlalin ağırlığıyla orantılı para cezaları uygulanması yer alıyor.
Taslak düzenleme, Çin’in elektrikli araçlar, bataryalar ve nadir toprak elementlerinin işlenmesi gibi sektörlerde lider konuma yükseldiği bir dönemde hazırlandı. Bu sektörlerde teknolojik bilgi birikimi ve ticari sırlar, rekabet gücünün temel unsurları arasında yer alıyor.
Economist Intelligence Unit’in kıdemli ekonomistlerinden Xu Tianchen, “Çin’in ABD ve Avrupa Birliği ile rekabeti bağlamında ticari sırların korunması gerçekten daha önemli hale geldi” dedi.
South China Morning Post’a konuşan Xu, “Özellikle Çin’in uluslararası ziyaretçilere yönelik daha açık bir politika benimsemesiyle birlikte şirketler, olası ticari casusluk faaliyetlerine karşı dikkatlerini artırmak isteyeceklerdir” ifadelerini kullandı.
Ticaret Bakanlığının hazırladığı düzenleme, bu ayın başında Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile birlikte yayımladığı ayrı bir taslak planın ardından geldi. Söz konusu planda, yapay zekâdan biyoteknolojiye ve fotovoltaik güneş enerjisine kadar uzanan sektörlerde 14 teknolojiyi kapsayan ihracat yasakları önerilmişti.
Xu, teknoloji ihracat kataloğunda yapılması planlanan değişikliklerin hangi teknolojilerin korunması gerektiğini tanımladığını, yeni düzenlemelerin ise hükümetlerin ve şirketlerin bu tür durumlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini belirleyeceğini söyledi.
Yeni kurallar, Ticaret Bakanlığına yabancı kuruluşların faaliyetlerinin Çin’in egemenliği, güvenliği veya kalkınma çıkarları açısından tehdit oluşturup oluşturmadığını soruşturma yetkisi de verecek.
Düzenlemeler, soruşturma altındaki yabancı kuruluşların yetkililerle işbirliği yapmasını ve ilgili bilgileri sağlamasını zorunlu kılarken, söz konusu kuruluşlara kendilerini savunma hakkı da tanıyor. Bununla birlikte, bir kuruluşun işbirliği yapmaması veya “soruşturmayı başka şekillerde engellemesi” durumunda Bakanlık, mevcut bulgulara dayanarak karar verebilecek.
Taslak metne göre şirketler ve bireyler de yabancı kuruluşların ticari sırları ihlal ettiğine ilişkin iddialarını Ticaret Bakanlığına bildirebilecek.
Bakanlığın açıklamasına göre taslak düzenleme şu anda kamuoyunun görüşüne açık bulunuyor. Görüş ve önerilerin 24 Kasım’a kadar iletilmesi gerekiyor.
Geçen hafta ABD Dışişleri Bakanlığı, Amerikan şirketlerine ait ticari sırları çaldıklarından şüphelenilen beş Çinli kuruluşa, Amerikan Fikri Mülkiyetini Koruma Yasası kapsamında kapsamlı yaptırımlar uygulayacağını duyurmuştu.
Yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında, eski Google yazılım mühendisi Ding Linwei tarafından kurulan Shanghai Zhisuan Technology, risk sermayesi şirketi MiraclePlus ve bunlarla bağlantılı üç kuruluş yer alıyor.
Çin Ticaret Bakanlığı ise buna karşılık yaptığı açıklamada, söz konusu adıma “kesinlikle karşı çıktığını” belirtti. Bakanlık, yaptırımların “Çinli şirketleri damgaladığını” ve bu şirketlerin hak ve çıkarlarına ciddi zarar verdiğini savundu.
Bakanlık ayrıca Çinli yapay zekâ şirketlerinin hızlı gelişiminin, temel araştırma alanında yıllardır sürdürülen çalışmaların ve inovasyona yapılan kesintisiz yatırımların sonucu olduğunu, ticari sırların çalınmasıyla hiçbir ilgisi bulunmadığını vurguladı.
Asya
Pentagon Şefi Hegseth, ASEAN kapsamında ABD müttefikleriyle görüşmek üzere Filipinler’e gidecek

Pentagon, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in bölgedeki müttefiklerle görüşmek üzere bu hafta Filipinler’e gideceğini duyurdu.
Filipinler’e ziyaret, Washington’ın Hint-Pasifik bölgesindeki güvenlik ilişkilerini güçlendirme çabalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşecek.
Eski Fox News sunucusu Hegseth, İran’a karşı yürütülen savaşı yönetme biçimi nedeniyle Demokratların ve bazı Cumhuriyetçilerin eleştirilerinin hedefinde. Ayrıca savaşın ABD’nin dikkatini Hint-Pasifik bölgesinden uzaklaştırabileceğine ilişkin endişeler de dile getiriliyor.
Filipinler, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’nin (ASEAN) yıllık zirvesine gelecek ay başkent Manila’da ev sahipliği yapacak. ASEAN ülkelerinin savunma bakanları ise bu ayın sonunda Cebu kentinde ABD’nin de aralarında bulunduğu bölgesel ortaklarla bir araya gelecek.
ASEAN’ın yıllık rotasyon sistemi kapsamında dönem başkanlığını üstlenen Manila yönetimi, bu görevi daha geniş kapsamlı bölgesel işbirliğini teşvik etmek ve ABD’nin bölgedeki ilişkilerini güçlendirmesine yardım etmek için kullanmayı hedefliyor.
Pentagon, Hegseth’in savunma bakanları toplantısına katılacağını ve “Amerika’nın Pasifik’te güç yoluyla barışa bağlılığını yeniden teyit etmek” amacıyla çeşitli ikili ve çok taraflı görüşmeler gerçekleştireceğini açıkladı.
Pentagon ayrıca toplantıların “caydırıcılığı güçlendirmeyi, temel ittifakları ve ortaklıkları ilerletmeyi ve bölge genelinde yük paylaşımını genişletmeyi” amaçladığını belirtti.
South China Morning Post (SCMP), geçen hafta yayımladığı özel haberinde, ABD’nin müttefiklerinin Filipinler’in başkenti Manila’da düzenlenecek ASEAN zirvesi kapsamında bir araya gelmeyi planladığını bildirmişti.
Hegseth’in ziyareti, Trump’ın Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesi için Çin’in Shenzhen kentine yapması beklenen ziyaretten önce gerçekleşecek. Trump’ın burada Çinli mevkidaşı Xi Jinping ile bu yıl üçüncü kez görüşmesi bekleniyor.
Ziyaret, Manila ile Pekin arasında Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik iddiaları nedeniyle gerilimin sürdüğü bir döneme de denk geliyor. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., bu konuda daha agresif ve iddialı bir tutum izliyor.
Anlaşmazlık, ihtilaflı bölgeler yakınlarında Filipin ve Çin gemileri arasında bir dizi karşı karşıya gelmeye yol açtı. Bu gelişmeler üzerine Manila, ABD ve diğer müttefikleriyle ilişkilerini güçlendirmeye yöneldi.
Filipinler’in Washington Büyükelçisi Jose Manuel Romualdez, kısa süre önce SCMP’ye yaptığı açıklamada, ABD, Filipinler, Avustralya ve Japonya’dan oluşan gayriresmî “Squad” grubunun Filipinler’de düzenlenecek ASEAN etkinlikleri kapsamında toplantılar gerçekleştirmesinin muhtemel olduğunu söyledi.
Romualdez, bu toplantılara söz konusu ülkelerin savunma bakanlarının da katılabileceğini belirterek, “Böyle bir fırsat doğarsa bunu mutlaka değerlendireceklerinden eminim” dedi.
Öte yandan Washington, Filipinler’in yer almadığı, Hindistan’ın ise üyesi olduğu dört ülkeli Quad grubunun da ASEAN zirvesi kapsamında bir araya geleceğini doğruladı.
Hegseth, bu hafta Cebu’da ASEAN savunma bakanları ile ABD, Çin, Japonya, Avustralya, Güney Kore, Rusya ve Yeni Zelanda’nın da aralarında bulunduğu sekiz diyalog ortağını bir araya getirecek toplantıya katılacak.
Çin ve Filipinler, son iki toplantıya katılan Çin Savunma Bakanı Dong Jun’un bu toplantıda hazır bulunup bulunmayacağını henüz doğrulamadı.
Amerika1 hafta önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Diplomasi3 gün önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Dünya Basını7 gün önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Ortadoğu2 hafta önceIsrael Hayom yazdı: İsrailli istihbaratçılar yıllardır Riyad’da
Ortadoğu2 hafta önceINSS: ABD gerileyen bir güç; artık etnik Yahudi kimliği demokratik normları önceliyor
Görüş1 hafta önceFransa sokaklarında kaos ve hesaplaşma
Ortadoğu1 hafta önceMısır parlamentosu, Suudi Arabistan’a asker gönderme oylamasını erteledi
Söyleşi5 gün önce“AfD, Alman büyük sermayesindeki iç çelişkinin bir ifadesi”









