Diplomasi

Davos’ta Trump’tan ‘ortodoks’ politikaların ölüm ilanı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, dün Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’na (WEF) video konferans yoluyla seslendi ve on yıllardır gündemde olan, fakat özellikle 2008 krizinden sonra aşınan “ortodoks” iktisadi politikaların ölümünü yüksek perdeden ilan etti.

Ana akım iktisatçıların bu tür yaklaşımların ekonomiye zarar vereceği yönündeki uyarılarına rağmen, eski politikalar başarısız olduktan sonra iktisadi büyümeyi canlandırmak hedefi ile ekonomide artık yeni deneylere girişilecek.

Trump, “İş dünyasına mesajım basit: Gelin ürününüzü Amerika’da yapın, biz de size dünyadaki en düşük vergi oranını verelim. Fakat ürünü burada yapmazsanız, gümrük vergisi ödemek zorunda kalırsınız,” diyerek buna ilişkin ipuçlarını verdi.

Ama “turpun büyüğü” heybesinden daha sonra çıktı. Suudi Arabistan ve OPEC’e çağrı yaparak petrol fiyatlarını düşürmelerini isteyen Trump, ham petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte “faiz oranlarının derhal düşmesini talep edeceğini” de söyleyerek bombayı bıraktı. 

Aynı şekilde tüm dünyada da faizlerin düşmesi gerektiğini kaydeden ABD Başkanı, küresel faiz oranlarının ABD’yi takip etmesi gerektiğini savundu.

Davos’ta Trump gölgesi: Leyen’den ‘küresel ekonomi’ uyarısı

Wall Street’ten ‘heteredoks’ politikalara zımni destek

Trump’ın gümrük vergisi tehditlerinin patronlar katında da kimi olumlu yankılar bulduğunu söylemek mümkün. Örneğin Bank of America CEO’su Brian Moynihan Axios’a verdiği bir mülakatta, tarifelerin “ölçülü” kullanılması halinde destekleyebileceklerinin sinyalini vererek, “Daha düşük regülasyon yükü, daha yüksek kâr marjları ile sonuçlanacak ve tarife yükünü farklı şekilde yönetmemize olanak sağlayacak,” dedi.

Moynihan, ilk Trump yönetimi sırasında konulan gümrük vergilerini “absorbe ettiklerini” ve bunların “istenen etkiyi yaratmadığını” söyleyerek, “On yıl sonra, eğilimlere ve dünyanın geri kalanına göre aşırı bir iktisadi büyümeden konuşuyoruz,” ifadelerini kullandı.

Wall Street’ten gelen olumlu yanıtlar Moynihan’dan ibaret edeğil. JPMorgan CEO’su Jamie Dimon da dün CNBC’de gümrük vergileri hakkında sorulan bir soruya verdiği yanıtta, “[Gümrük vergileri] Eğer biraz enflasyonistse ama ulusal güvenlik için iyiyse, öyle olsun. Yani, aşın artık bunu,” dedi.

Jake Sullivan’dan kritik konuşma: Küresel ekonomide yeni bir dönemin ilanı

Bessent’in uyarıları: Hazine artık bizi kurtaramaz

Trump’ın bir sonraki Fed başkanı olması muhtemel adaylardan Kevin Warsh geçen hafta Wall Street Journal’da yazdığı bir yazıda, “Trump yönetimi mali ve parasal bir karmaşayı devralıyor,” diye yazmıştı.

Nitekim yeni Hazine Bakanı Scott Bessent de Kongre onay oturumunda borca dikkat çekti. Bessent, önümüzdeki yıllarda açıkların GSYİH’nin %7’si civarında olacağını belirtti ve “durgunluk ya da savaşın olmadığı durumlarda bunu daha önce hiç görmediklerine” işaret etti.

“Endişeliyim çünkü ABD Hazinesi birçok kez ulusu kurtarmaya çağrıldı,” diten Bessent, bunlar arasında İç Savaş, Büyük Buhran, İkinci Dünya Savaşı ya da son COVID-19 salgınını sıraladı.

Bessent’e göre Hazine, tüm hükümet ve Kongre ile birlikte, borçlanma kapasitesini birliği kurtarmak, dünyayı kurtarmak ve Amerikan halkını kurtarmak için kullandı ama şu anda ABD’nin sahip olduğu şeye bakılırsa, artık bunun aynısını yapmak için fazlasıyla zor.

Kongre Bütçe Ofisi geçen cuma günü yaptığı açıklamada 2025 yılında 1,9 trilyon dolarlık bir bütçe açığı öngördü ki bu da öngörülen GSYİH’nin %6,2’sine tekabül ediyor.

Ofis, ulusal borcun bu yıl GSYİH’nin yaklaşık %100’ünden, durgunluk, savaş ya da diğer krizlerin olmaması halinde, 2035’te %119’una yükseleceğini öngörüyor.

Milei’den liderlere ‘artık senaryoya göre hareket etmeyin’ çağrısı

Trump’ın ve Elon Musk’ın kıtanın güneyindeki müttefiki Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei de Davos’ta yaptığı konuşmada benzer bir noktaya işaret etti.

Milei, ana akım iktisadi düşünceyi eleştirerek, “Tüm küresel liderlere söylüyorum, senaryodan kurtulmanın zamanı geldi,” dedi.

WEF gibi forumlar aracılığıyla teşvik edilen fikirlerde “fena halde yanlış olan bir şeyler” bulunduğunu savunan Arjantinli, “yeni bir altın çağ” başlatmak için “bu ideolojik zincirleri kırmanın şart olduğunu” vurguladı.

Mario Draghi’den AB için kritik konuşma: Radikal bir değişime ihtiyacımız var

AB’nin ABD’ye taviz sinyalleri

Zincirin ilk halkasının Atlantik’in öte yakasında kırıldığı açık. Atlantik’in bu yakasında ise endişe hakim. Trump konuşmasında, Brüksel’in rekabet kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle ABD’li teknoloji şirketlerine kestiği cezaları “bir tür vergilendirme” olarak nitelendirerek AB’ye de sert tepki gösterdi.

Trump, “Onlar Amerikan şirketleri ve bana kalırsa bunu yapmamaları gerekiyor. Bu bir çeşit vergilendirmedir. AB ile çok büyük şikâyetlerimiz var,” diye konuştu.

Tam bu noktada Avrupalı liderler ekonomileriyle ilgili acı verici bir tercihle karşı karşıya: Ya yeni bir yaklaşım benimseyecekler ya da yıllardır sürdürdükleri mücadelenin daha da gerisine düşecekler.

Avrupa Birliği’nin ekonomiden sorumlu komisyon üyesi Valdis Dombrovskis ise çarşamba günü CNBC’ye yaptığı açıklamada, bloğun iktisadi çıkarlarının savunulması gerektiğinde AB’nin “orantılı bir şekilde” karşılık vereceğini söyledi.

Almanya, mali kurallarını gevşetme eğiliminde

Bu kapsamda, mali yönden şahin AB ülkelerinin başını çeken Almanya’daki “borç freni” tartışmaları hayli öğretici. Anayasal borç freni, enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı konusunda on yıllardır en sert tutumları aldığı bilinen Alman Merkez Bankası Bundesbank, anayasal borç freni reformuna yeşil ışık yaktı.

Başkan Joachin Nagel, uzun süredir devam eden borç kuralının iyi işlediğini söyledi ama ekledi: “Fakat şimdi tektonik bir değişim dünyasında yaşıyoruz ve bunu ele almamız gerekiyor. … Alışılmışın dışına çıkmaya başlamalıyız.”

Keza Davos’ta konuşan Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, altyapı yatırımları için borçlanmanın genişletilmesini istedi; ki bu fikrin, geçen yıl trafik lambası hükümetinin dağılmasına neden olduğu unutulmamalı.

Bundesbank’tan borç kurallarının gevşetilebileceği sinyali

Berlin’in Washington’a sınai ve ticari bağımlılığı

Dahası, Almanya’nın ABD’ye ticari ve sınai bağımlılığı şu anda geri dönülemez bir noktada. ABD, 2015’ten bu yana Almanya’nın en büyük ihracat pazarı konumunda. 2024’te ise, 2015’ten bu yana ilk kez, Çin’in önüne geçerek Almanya’nın en büyük ticaret ortağı konumuna yükseldi.

ABD, Alman dış yatırımları için açık ara önde gelen destinasyon.  Bundesbank istatistikleri, 2022 yılında ABD’deki doğrudan ve dolaylı Alman yatırımlarının 448 milyar avroya ulaştığını, Çin’deki doğrudan Alman yatırımlarının ise sadece 122 milyar avro olduğunu gösteriyor.

Federal Cumhuriyet, ABD ile ticaretten diğer ülkelerle ticaretten kazandığından daha fazlasını kazanıyor: 2023 gibi erken bir tarihte, ABD söz konusu olduğunda Almanya’nın ihracatının ithalattan fazlası 63 milyar avrodan fazlaydı.

ABD ile ticarette yüksek bağımlılık, bu nedenle ABD’nin olası gümrük tarifelerinin Almanya’yı özellikle zorlayacağı anlamına geliyor.

Örneğin Fransa bu meselede daha iyi durumda olacak; zira dış ticaret ortakları sıralamasında ABD, Almanya, Çin, İtalya ve İspanya’nın ardından sadece beşinci sırada yer alıyor.

Alman ekonomisi: Avrupa’nın iktisadi motoru dağılıyor mu?

Bunun yanı sıra, ABD’nin Meksika’dan ithalata uygulayacağı gümrük vergileri de Alman şirketleri için ciddi sonuçlar doğuracak. Pek çok Alman firması Kuzey Amerika serbest ticaret anlaşması USMCA’den faydalanarak ABD pazarı için Meksika’da düşük ücretlerle mal ürettiriyor.

Örneğin, Volkswagen’in ABD’de sattığı araçların neredeyse yüzde 60’ı Meksika’nın Puebla kentindeki VW de México tarafından üretiliyor. 2024 yılında ABD’de yeni tescil edilen Audi araçların yüzde 29’u da Meksika’da üretilmişti.

Bu nedenle Alman sanayiciler de temkinli ve ABD’nin “suyuna giden” bir yaklaşım belirleme taraftaruç Alman Sanayi Federasyonu (BDI) yönetim kurulu üyesi Wolfgang Niedermark geçen hafta perşembe günü “AB ekonomik işbirliği tekliflerinde bulunmalı” talebinde bulundu.

Christine Lagarde: Gümrük tarifelerine hazırlanmalıyız

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde da çarşamba günü CNBC’ye verdiği demeçte, Avrupa’nın “hazırlıklı olması” ve Donald Trump’ın potansiyel ticaret tarifelerini öngörmesi gerektiğini söyledi.

Lagarde, Trump’ın başkanlığının ilk gününde genel gümrük tarifeleri uygulamamasının “çok akıllıca bir yaklaşım” olduğunu, zira genel gümrük tarifelerinin her zaman beklenen sonuçları vermediğini savundu.

Lagarde, bu nedenle Trump’ın gümrük vergilerinin “daha seçici ve odaklı” olmasını beklediğini söyledi.

WEF zirvesinde CNBC’den Karen Tso’ya verdiği demeçte AMB Başkanı, “Avrupa’da yapmamız gereken şey hazırlıklı olmak ve karşılık vermek için neler olacağını tahmin etmektir,” dedi.

Lagarde, “ithal ikame” teorisinin, yani ABD’deki üretimi güçlendirmek amacıyla Avrupa’dan yapılan ithalatın azaltılmasının, “sorgulanabilir olduğunu” çünkü ABD ekonomisinin şu anda neredeyse “sıcak olduğunu” söyledi.

AMB Başkanı Lagarde’dan ‘birlik’ çağrısı: Vidalar sıkılıyor 

AMB lideri, “[ABD] işgücü piyasasına bakarsanız, çok düşük bir işsizlik oranına sahip olduğunuzu görürsünüz. Kapasiteye bakarsanız, zaten neredeyse tam kapasite çalışıyor. Dolayısıyla artık ithal etmeyeceğiniz şeyleri üretebileceğiniz ya da çok daha yüksek fiyatlarla ithal edeceğiniz fikri… biraz zaman alacak bir şey,” uyarısında bulundu.

Lagarde, ithalatçıların da uzun süre düşük marjlarla iş yapamayacağını, bunun da eninde sonunda “paranın tüketiciye geçeceği” anlamına geldiğini sözlerine ekledi.

Lagarde ayrıca Avrupa içinde ticaretin önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulunarak, tek bir pazar yaratma arzusuna rağmen, mal ve hizmetlerin zaman zaman bozulmadan seyahat etmesini engelleyen bariyerlerin hâlâ mevcut olduğunu belirtti.

AMB Başkanına göre bu, aynı zamanda ABD’nin değişen ticaret politikasına verilebilecek cevaplardan da biri. Lagarde’a göre içeride güçlü olunursa bunun önemli olduğunu savunarak, “Korumacı bir yaklaşıma geçmek istediğimizi söylemiyorum, çünkü düşük bariyerlerin bize öğrettiği şey ticaretin aslında çok yararlı olduğudur,” dedi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version