Dünya Basını
Eski çalışanları bile anlatamıyor: Teknoloji devi Palantir aslında ne yapıyor?
Kamuoyunda genellikle yanlış anlaşılan tartışmalı yazılım şirketi Palantir, eski çalışanlarına göre bile tanımı zor bir yapıya sahip. Wired portalına konuşan eski personel, şirketin askeri ve istihbarat kurumlarıyla olan bağlarını, bilinçli olarak yarattığı gizemli imajı ve yazılımının “yanlış ellerde tehlikeli olabileceği” uyarısını dile getiriyor.
“Liberteryen” teknoloji milyarderi Peter Thiel tarafından kurulan yazılım şirketi Palantir, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza, Savunma Bakanlığı ve İsrail ordusuyla yaptığı çalışmalar nedeniyle sık sık protestoların hedefi oluyor.
Şirketin adı, bazıları için distopik gözetim kavramıyla eş anlamlı hale gelmiş durumda. Ancak Wired portalına konuşan çok sayıda eski Palantir çalışanı, kamuoyunun şirketin gerçekte ne yaptığını ve yazılımının nasıl çalıştığını büyük ölçüde yanlış anladığına dikkat çekiyor.
Bazıları Palantir’i özel şirketlerden bilgi satın alıp hükümete satan bir veri komisyoncusu, bazıları interneti tarayarak özel bilgiler toplayan bir veri madencisi, bazıları ise tüm müşterilerinden topladığı verileri dev bir merkezi veritabanında tutan bir yapı olarak görüyor.
Gerçekte Palantir bunların hiçbirini yapmıyor, ancak bu yanlış kanılar varlığını sürdürüyor.
Şirket, “Palantir Bir Veri Şirketi Değildir” gibi başlıklar taşıyan blog yazılarıyla bu algıyı düzeltmeye çalışsa da, eski çalışanlar bile şirketi net bir şekilde tanımlamakta zorlanıyor.
“Eski çalışanları bile açıklamakta zorlanıyor”
2022-2024 yılları arasında Palantir’de mühendis olarak çalışan Linda Xia, “Palantir’in ne üzerinde çalıştığını veya ne yaptığını açıklamak gerçekten çok zor. Orada çalışmış biri olarak bile tutarlı bir açıklama yapmanın ne kadar güç olduğunu anlıyorsunuz,” diye konuştu.
Xia, mayıs ayında yayınlanan ve şirketin Trump yönetimiyle işbirliği yaparak otoriterliğe suç ortağı olma riski taşıdığını savunan açık mektubu imzalayan 13 eski Palantir çalışanından biri.
Wired‘a konuşan diğer eski çalışanlar gibi o da, Palantir’i ve dünyadaki rolünü anlamak için önce ne olduğunu doğru kavramak gerektiğini savunuyor.
Şirketin doğrudan rakiplerinin kim olduğu sorulduğunda, ismini vermek istemeyen iki eski çalışan net bir cevap veremedi. Biri, “Dürüst olmak gerekirse, bu soruya hala nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum,” dedi.
Pazarlama stratejisi: Gizem ve askeri güç imajı
Palantir’de içerik stratejisti olarak çalışan ve açık mektubu imzalayanlardan Juan Sebastián Pinto, şirketin gizemli kamu imajını kasıtlı olarak geliştirdiğine inandığını söyledi.
Palantir’in ana hedef kitlesi, ürünlerini sıradan kullanıcılara net bir şekilde açıklaması gereken tüketici odaklı girişimlerin aksine, büyük devlet kurumları ve Fortune 500 şirketleri.
Şirketin bu kurumlara sattığı şey sadece bir yazılım değil, aynı zamanda karmaşık sorunlara kusursuz ve neredeyse sihirli bir çözüm vaadi.
Bu imajı yaratmak için Palantir, kendisini güçlü, yarı askeri bir istihbarat ortağı olarak konumlandırarak sık sık savaş dili ve estetiği kullanıyor.
Palantir CEO’su Alexander Karp, şubat ayındaki bir yatırımcı toplantısında, “Palantir, ortaklık kurduğumuz kurumları dünyanın en iyisi yapmak, gerektiğinde düşmanları korkutmak ve zaman zaman onları öldürmek için burada,” ifadelerini kullanmıştı.
Şirket, çalışanlarını “ileri konuşlandırılmış yazılım mühendisleri” olarak adlandırarak müşteri organizasyonlarının içine danışman gibi yerleştiriyor. Bu terim, düşman saldırılarını caydırmak için hasım bölgelerde konuşlandırılan “ileri konuşlandırılmış birlikler” kavramından esinlenilmiş görünüyor.
Eski bir çalışan, şirketin bazı iş unvanları için NATO’nun askeri telsiz konuşmalarında kullandığı fonetik alfabeden alınmış “Delta” (ileri konuşlandırılmış mühendis) ve “Echo” (ürün yöneticisi) gibi kod adları kullandığını belirtti.
Bir başka eski çalışan ise Palantir personelinin sık sık “bilginize” (FYI) yerine askeri bir terim olan “durumsal farkındalığınız için” (FYSA) ifadesini kullandığını söyledi.
Yüzüklerin Efendisi’nden ilham alan kültür
Palantir’in en bilinen jargonu ise Yüzüklerin Efendisi evreninden alınma. Şirketin adı, J.R.R. Tolkien’in eserindeki uzak yerleri görmeye ve iletişim kurmaya yarayan sihirli taşlar olan “palantíri”ye bir gönderme.
Şirket çalışanlarına bazen “hobbitler” deniyor ve ilk günlerdeki yaygın sloganlardan biri, hobbitlerin anavatanına atıfla “Shire’ı Kurtar” idi.
Palantir sözcüsü Lisa Gordon, Wired‘a yaptığı açıklamada, şirketin “ABD hükümetini, özellikle de savaşçılarımızı desteklemekten gurur duyduğunu” ve “Batı’yı destekleme ve dünyanın en önemli kurumlarını güçlendirme” misyonundan asla sapmadığını belirtti.
Yarbay Palantir ve kişisel verilerin Batının hizmetine sunulması
Yazılım aslında nasıl çalışıyor?
Pazarlama ve jargonun altında Palantir, müşterilerinin verileri ayıklamak için kullandığı araçlar satıyor.
Palantir’i diğer teknoloji şirketlerinden ayıran şey, ürünlerinin ölçeği ve kapsamı. Potansiyel müşterilere sunduğu vaat, tek bir sistem satın alarak belki de bir düzine farklı kontrol panelini ve programı değiştirebilecekleri fikri.
Palantir, bir kuruluşun mevcut veri toplama veya akış mimarisini değiştirmiyor. Bunun yerine, yazılımı müşterinin karmaşık sistemlerinin üzerine oturarak, altta yatan yapıyı düzeltmeye gerek kalmadan verileri entegre etmelerine ve analiz etmelerine olanak tanıyor.
Bu yönüyle, 1960’lardan kalma programlama dilleriyle yazılmış eski sistemleri modern yazılımlarla bir arada kullanan devlet kurumları için özellikle uygun bir çözüm sunuyor.
Şirketin iki ana platformu bulunuyor: Ticari kullanıcılar için Foundry ve kolluk kuvvetleri ile hükümet kullanıcıları için Gotham. Her ikisi de verileri alıp insanların üzerinde çalışabileceği düzenli bir platform sunuyor. Temel fark, hangi verileri işledikleri.
Gotham, suç raporları, gözaltı kayıtları veya bir sosyal medya şirketinden mahkeme kararıyla alınan bilgiler gibi kolluk kuvvetlerinin sahip olduğu her türlü veriyi işleyebiliyor.
Müşterilerin analiz etmek istedikleri veriye zaten sahip olmaları gerekiyor; Palantir’in kendisi herhangi bir veri sağlamıyor.
“İnsan önyargısını güçlendiren bir araç”
Gotham’ı kullanmış eski bir çalışan, bir kolluk görevlisinin veya hükümet analistinin dakikalar içinde bir kişinin sosyal ağını haritalandırabildiğini ve onları birbirine bağlayan belgeleri görebildiğini söylüyor.
Ayrıca, bir kişi hakkında ehliyetindeki göz renginden trafik cezasındaki plakasına kadar bilinen her şeyi tek bir yerde merkezileştirerek ayrıntılı bir istihbarat raporu oluşturmayı kolaylaştırıyor.
Eski çalışanlardan Pinto, Palantir gibi bir yazılımın insan önyargısını ortadan kaldırmadığını, aksine güçlendirebileceğini belirtiyor.
Otoriter bir devletin bu gücü, yakalamak veya sınır dışı etmek istediği göçmenler veya muhalifler hakkında “istedikleri anlatıyı oluşturmak” için kullanabileceğinden derin endişe duyduğunu ifade ediyor.
Verilerle nasıl çalışılacağını, hangi soruların sorulacağını ve hangi sonuçların çıkarılacağını seçenler yine insanlar.
Bir başka eski Palantir çalışanı ise şu uyarıda bulunuyor: “Bu gerçekten çok güçlü bir araç. Yanlış ellerde olduğunda gerçekten tehlikeli olabilir. Bence insanlar bundan gerçekten korkmalı.”