Dünya Basını
Eski istihbarat yetkilileri: Çin’in İran’a teslim ettiği radar sistemi stratejik dengeleri değiştirebilir
Eski CIA yetkilileri Larry Johnson ve Ray McGovern, ABD yönetiminin Yeni START anlaşmasını uzatmayı reddetmesinin ve Çin’in İran’a gelişmiş radar sistemleri teslim etmesinin küresel güvenlik mimarisini sarstığını belirtti.
Eski CIA yetkilileri Larry Johnson ve Ray McGovern, Andrew Napolitano’ya verdikleri mülakatta, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Yeni START (Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşması) süresini uzatma teklifini reddetmesini değerlendirdi.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un konuya ilişkin hayal kırıklığını dile getirdiğini belirten McGovern, “Lavrov, ABD’nin bu tutumu karşısında Rusya’nın kendi sonuçlarını çıkaracağını ifade etti” diye konuştu.
McGovern, Lavrov’un açıklamalarında “bir şeyi kesmeden önce yedi kez ölçmek” gerektiğini hatırlatan bir Rus atasözüne atıfta bulunduğunu kaydederek, Moskova’nın Washington’a olan güveninin tamamen sarsıldığını belirtti.
McGovern, Rus tarafının Trump’ın kendi kararlarını veremediği ya da ilişkileri normalleştirmek istemediği sonucuna vardığını dile getirdi.
Moskova’da Rus heyetine yönelik suikast girişimi
Larry Johnson, Rusya ile yürütülen müzakerelerin zeminini sarsan önemli bir gelişmeye dikkat çekti.
Johnson, Rusya’nın başkenti Moskova’da, son dönemdeki üçlü görüşmelerde Rusya’nın başmüzakerecisinin yardımcısı olan generale yönelik bir suikast girişimi düzenlendiğini anımsattı.
Generalin dairesinde sırtından vurulduğunu ancak hayatta kalmayı başardığını belirten Johnson, “Bu, Rus generallere yönelik dördüncü saldırı. Lavrov, Kiev’in bu tür eylemlerle müzakereleri sabote etmeye çalıştığını belirtti” ifadelerini kullandı.
Johnson, ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımları hafifletmek bir yana, Hindistan gibi ülkelere Rus petrolü alımını durdurmaları için baskı yaptığını, bu ortamda ciddi bir müzakere zemininden bahsetmenin zor olduğunu vurguladı.
Çin’den İran’a stratejik radar sevkiyatı
Bölgesel askeri dengeler açısından kritik bir gelişmeyi aktaran Johnson, Çin’in İran’a YLC8B tipi gelişmiş bir stratejik üç boyutlu radar sistemi teslim ettiğini bildirdi.
Bu sistemin GPS sinyallerini devre dışı bırakma kapasitesine sahip bir sistemle birlikte konuşlandırıldığını belirten Johnson, bu durumun ABD’nin olası bir hava harekâtını imkânsız hale getirebileceğini ifade etti.
Johnson, sevkiyatın askeri önemi hakkında şu değerlendirmede bulundu:
“Bu radar sistemi, ABD’ye ait F-35 gibi beşinci nesil hayalet uçakları tespit edebiliyor. İran bu sistemleri sınırlarından 150 kilometre içeriye konuşlandırırsa, Basra Körfezi ve Umman Denizi’nden yaklaşan hava unsurlarını 600-700 kilometre mesafeden itibaren hedef almaya başlayabilir.”
Ray McGovern, İran’ın nükleer silah edinme konusundaki tutumunun değişebileceğine dair işaretler olduğunu belirtti. İran halkındaki eğilimin nükleer silaha doğru kaydığını ifade eden uzmanlar, halkın yüzde 65’inden fazlasının savunma amacıyla nükleer silah sahibi olunması gerektiğini düşündüğünü kaydetti.
McGovern, İran lideri Ayetullah Hamaney’in nükleer silahı yasaklayan fetvasının henüz yürürlükte olduğunu ancak ABD’nin baskılarının bu durumu tersine çevirebileceğini belirtti.
Johnson ise konuya ilişkin olarak, “ABD’nin İran’a yönelik ekonomik saldırıları, Tahran’ı kendini korumak için nükleer seçenek dahil her türlü adımı atmaya itebilir” dedi.
Suudi Arabistan’ın nükleer kapasitesi tartışması
Mülakatta, eski bir CIA yetkilisi olan Dewey Clarage’ın geçmişte Suudi Arabistan’ın halihazırda nükleer silahlara erişimi olduğu yönündeki iddiaları da gündeme geldi.
Larry Johnson, Clarage’ın güvenilir bir kaynak olduğunu ve Pakistan’ın nükleer programını finanse eden Suudilerin bu teknolojiye erişim sağlamış olabileceğini ifade etti.
Buna karşın Ray McGovern, bu iddiaya mesafeli yaklaşarak Suudi Arabistan’ın nükleer silaha sahip olduğu yönündeki söylemleri “hayal ürünü” olarak nitelendirdi.
McGovern, operasyonel bir nükleer kapasitenin varlığına dair somut veri bulunmadığını savundu.
Ukrayna cephesinde son durum
Ukrayna’daki çatışmalara da değinen Larry Johnson, Rus kuvvetlerinin sahada ilerleyişini hızlandırdığını, Kiev yönetiminin ise toprak tavizine dayalı bir ateşkesi henüz kabul etmediğini belirtti.
Johnson, “Rusya, bir ateşkes karşılığında kontrol ettiği topraklardan geri çekilmeyecektir. Zelenskiy ise henüz bu gerçeği kabullenmiş görünmüyor” dedi.
McGovern ise Rusya’nın nihai amacının sadece askeri bir zafer olmadığını, Avrupa’da kendi temel güvenlik çıkarlarının garanti altına alındığı yeni bir statüko kurmak istediğini ifade etti.
Bu garantiyi sadece ABD’nin verebileceğini belirten McGovern, Moskova’nın bu nedenle diplomatik kanalları tamamen kapatmadığını ancak şartlarının ağırlaştığını sözlerine ekledi.
Eski CIA yetkilileri: ABD’nin İran’a yönelik askeri müdahalesi yakın