Bizi Takip Edin

Amerika

Hannity, Cumhuriyetçilere “günah keçisi aramayın” dedi

Yayınlanma

Fox News sunucusu Sean Hannity, ara seçimlerdeki hezimetin acısını yaşayan Cumhuriyetçilere “Birbirinizi suçlamayı bırakın,” tavsiyesinde bulundu.

Trump’ın medya dünyasındaki müttefiki, çarşamba günü Hannity programındaki monologunda, Demokratların hem Temsilciler Meclisi’ni hem de Senato’nun kontrolünü ele geçirmesinin ardından Cumhuriyetçilere “birbirini suçlama” oyununa girmemeleri çağrısında bulundu.

Wall Street Journal ve New York Times gibi yayınlar, Donald Trump’ın kendi ekibinin felakete nasıl hazırlandığına dair sızıntıları haber yaptı.

Hannity şunları söyledi:

“Bu akşamki mesajım şudur: Herkes el ele versin; iç çatışmalardan, birbirini suçlamalardan ve suçu başkalarına atmaktan uzak durun. Demokratların şu anda yaptıkları gibi gerçek yüzlerini göstermelerine izin verin; karşı tarafta ise somut çözümler hazırlayın.”

Wall Street Journal’a göre, Hannity, seçim kampanyası sırasında Trump’a seçmenlerin yaşam maliyeti sorununu daha ciddiye alması için sessizce baskı yapan Beyaz Saray dışı danışmanlar arasındaydı.

New York Times’ın haberine göre ise, Seçim Günü’ne bir haftadan az bir süre kala, yirmiden fazla danışmanı bir video görüşmesine katıldı. Konuşma kısa sürede cenazeler, hapishane ve aflarla ilgili kara mizah ve esprilere dönüştü.

Bu toplantıda konuşan Trump’ın ara seçim kampanyasını yöneten eski genel sekreter yardımcısı James Blair, “İşlerimi yoluna koyuyorum. Herkesin de aynısını yapmasını öneririm,” dedi.

Trump’ın anketçisi Tony Fabrizio ise bir kaçış yolu önererek, “Belki İsrail’den sığınma hakkı alabiliriz,” diye şaka yaptı.

Başkanın kendisi de kapalı kapılar ardında çoktan sert eleştirilerde bulunmaya başlamış ve kendi payına düşen suçlamalarda bulunmuş.

Pazartesi günü Lincoln Anıtı’nın Yansıma Havuzu’nda yaptığı son seçim öncesi konuşmasının ardından Trump, kötü bir sonucun kendi suçu olmayacağını vurgulamıştı.

New York Times, kapalı kapılar ardında Trump’ın da “İran’a hiç girmesek, ara seçimlerde ne olurdu sence?” diye sorduğunu aktardı.

Amerika

ABD ara seçimlerinde seçmenler veri merkezlerine karşı oy kullandı

Yayınlanma

ABD ara seçimlerinde seçmenler veri merkezlerine sert tepki gösterirken, yerel pusulalardaki 41 kısıtlama teklifinden 40’ı kabul edildi. Tesislerin yerel etkileri Teksas ve Ohio’daki kritik yarışlarda Demokrat adayların galibiyetinde belirleyici unsurlar arasında yer aldı.

ABD genelinde bu hafta yapılan kritik ara seçimlerde veri merkezlerine yönelik sert seçmen tepkisi, Demokratların önemli yarışları kazanmasında etkili oldu.

Veri merkezlerinin doğrudan halk oylamasına sunulduğu bölgelerde ise söz konusu tesis projeleri ezici bir çoğunlukla reddedildi.

Ara seçimlerde seçmenler, sektörün desteklediği adayları geri çevirirken veri merkezi inşaatlarını durdurmayı hedefleyen tasarıları büyük bir çoğunlukla onaylayarak sektöre ağır bir darbe vurdu.

Seçim Günü, veri merkezlerine yönelik toplumsal algı açısından bugüne kadarki en büyük sınav niteliğini taşıdı.

Teknoloji gözlem grupları sonuçları değerlendirerek verilerin, halkın bu tesisleri ve besledikleri teknolojiyi büyük ölçüde reddettiğini gösterdiğini savundu.

Senatör John Cornyn’in 2014 yılındaki seçim kampanyasını yürüten ve şu anda Alliance for Secure AI adlı kuruluşun CEO’su olan Brendan Steinhauser, The Hill gazetesine verdiği demeçte, “Veri merkezleri, seçmenlerin yapay zeka yüzünden işsiz kalma, geçim kaynaklarını kaybetme ve yerel enerji fiyatlarının artması korkusunu ve kaygısını temsil ediyor” dedi.

Steinhauser ayrıca, bu merkezlerin “büyük teknoloji oligarklarından” kaynaklanan “yolsuzluğun” da bir göstergesi olduğunu söyledi.

Ekonomi, akaryakıt fiyatlarındaki artış, yolsuzluk ve demokrasinin durumu seçmenlerin öncelikli kaygıları arasında yer alırken çıkış anketleri veri merkezlerinin salı gecesi Demokratların elde ettiği başarıda rol oynayan etkenlerden biri olduğunu gösterdi.

NBC News tarafından yayımlanan çıkış anketine katılan seçmenlerin yüzde 23’ü veri merkezlerinin Kongre tercihlerinde “belirleyici” olduğunu kaydetti.

Seçmenlerin yüzde 33’ü veri merkezlerinin “önemli” bir faktör olduğunu aktarırken yüzde 76’sı ise kendi yerel topluluklarında yeni bir veri merkezi inşa edilmesine karşı çıkacağını ifade etti.

Climate Power Başkanı Lori Lodes gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu, insanlar için geçim koşullarını gerçekten tanımlayan bir meseleydi; valiler, senatörler ve yeni seçilen Temsilciler Meclisi üyeleri bunu büyük bir fırsat olarak gördü” dedi.

Veri merkezleriyle ilgili endişeler, özellikle Ohio ve Teksas başta olmak üzere oy pusulalarının genelindeki kritik seçim yarışlarında görünürlük kazandı.

League of Conservation Voters Başkanı Pete Maysmith, Ohio Senato yarışına işaret ederek durumu değerlendirdi.

Maysmith, yarışa ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Senatör Jon Husted’ın veri merkezi geliştiricilerine yönelik devasa vergi indirimleri için oy kullandığı, bunun seçim yarışında yoğun şekilde tartışıldığı, onlara pahalıya mal olduğu ve eski Senatör Sherrod Brown’ın bu yarışı kazanmasına yardımcı olduğu çok net bir örnek.”

Yılın erken dönemlerinde Ulusal Cumhuriyetçi Senatörler Komitesi, veri merkezlerinin “Husted’ın boynunda asılı bir çapa” olduğu uyarısını yapmıştı.

Ayrıca Husted ve diğer bazı Cumhuriyetçi isimler, halkın tepkisi büyümesine rağmen veri merkezlerini destekleyen Başkan Trump’ın denetim karşıtı tutumundan kendilerini ayrıştıramadı.

Yapay zeka gelişiminin somut göstergelerinden biri olan veri merkezleri, bu teknolojiye yönelik genel tepkinin bir parçası olarak itirazlarla karşılaşıyor.

Tesislerin yerel topluluklar ve çevre üzerindeki etkilerine dair endişelerle birlikte birçok Demokrat, veri merkezlerini siyasi bir koz olarak değerlendirdi.

Demokratlar seçimden yaklaşık bir yıl önce bu konu etrafında toplanırken Teksas Valisi Greg Abbott ve Teksas Başsavcısı Ken Paxton dahil artan sayıda Cumhuriyetçi isim, kamuoyu tepkisi karşısında görüşlerini aniden değiştirdi.

Abbott, valilik yarışını Teksas eyalet meclisi üyesi Demokrat Gina Hinojosa’ya karşı kaybetti.

Paxton ise Senato’daki boş koltuk yarışında eyalet meclisi üyesi Demokrat James Talarico’ya yenildi.

Abbott, bu yılın başlarında eyaletin yeni veri merkezleri için izin vermeyi durduracağını açıklayarak dikkatleri üzerine çekmişti.

Sivil toplum kuruluşu Public Citizen, taahhüde rağmen bazı izinlerin verilmeye devam ettiğini tespit etmiş ve eyalet yönetimi otomatik izin sistemini kapatmıştı.

İzinlerin durdurulması açıklaması, Cumhuriyetçi valinin halk tepkisi yükselmeden önce geçen yıl Teksas’ın “yapay zeka gelişiminin merkez üssü” olacağını açıklamasının ardından geldi.

Seçim kampanyası sürecinde Hinojosa, veri merkezleri konusundaki ani dönüşü nedeniyle Abbott’ı hedef aldı.

Hinojosa, eyaletin veri merkezi izinlerini durdurma adımını “göstermelik” olarak nitelendirdi.

Veri merkezi inşaatlarına moratoryum getirme sözü veren Hinojosa’nın salı gecesi elde ettiği zafer, Teksas’taki veri merkezi yatırımlarını belirsizliğe sürükledi.

Steinhauser, Abbott’ın tutumu hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: “Abbott sadece bir moratoryum için değil, aynı zamanda büyük teknoloji şirketlerini daha sorumlu tutacak kısıtlamalar için daha önce ve daha güçlü bir duruş sergileseydi, performansı daha iyi olabilirdi.”

Steinhauser, “Fakat kaybettiği oy farkına bakıldığında, kazanabileceğini söylemek benim için zor olurdu” diye konuştu.

Teksas valilik yarışının sektör için önemli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.

Yapay zeka için güvenlik standartlarını savunan kâr amacı gütmeyen Americans for Responsible Innovation kuruluşunun başkanı ve eski Oklahoma Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Brad Carson, X platformunda paylaşım yaptı.

Carson paylaşımında, “Yapay zeka açısından Hinojosa’nın zaferi gerçekten sarsıcı. Veri merkezi inşası, çok az bir abartıyla, tamamen bir Teksas hikayesidir” ifadesini kullandı.

Hinojosa, diğer Demokratlar gibi veri merkezlerine yönelik popülist bir yaklaşım benimsedi ve tesislerin sahibi olabilecek aşırı zengin kesime karşı seçmen hissiyatına hitap etti.

Sendika destekli ve popülist çizgideki siyasi eylem komitesi Guardrails Alliance’ın genel direktörü Shaunna Thomas, salı günkü sonuçların veri merkezlerine tepkinin partiler üstü bir nitelik kazandığını gösterdiğini belirtti.

Thomas, “Ülke genelindeki insanlar gürültü kirliliği, elektrik fiyat artışları ve büyük teknoloji şirketlerinin yerel yönetimleri ezmeye çalışmasıyla karşı karşıyayken, veri merkezlerine yönelik tepki çağımızın partiler üstü en belirgin siyasi meselelerinden biridir” dedi.

Thomas, The Hill’e yaptığı açıklamada, “Her siyasi görüşten Amerikalı, yapay zeka sektörünün hayatımızın her alanını kontrol etmeye çalışmasından, topluluklarımızda veri merkezleri kurmasından, verilerimizden kâr elde etmesinden ve hükümette bizi kimin temsil edeceğini denetleme çabasından bıkıp usandı” değerlendirmesinde bulundu.

Yerel pusulalarda veri merkezi inşaatlarını kısıtlamaya yönelik yer alan 41 oylamanın biri hariç tamamında seçmenler merkezlerin aleyhinde oy kullandı.

Bünyesinde 200’den fazla veri merkezi bulunan Ohio, bu kısıtlama oylamalarından 21’ine ev sahipliği yaptı.

Sektör temsilcisi Data Center Coalition’ın eyalet politikaları ve kamu ilişkilerinden sorumlu başkan yardımcısı Dan Diorio, yazılı bir açıklama yayımladı.

Diorio açıklamasında, kuruluşun “güven kazanmak, sorumlu veri merkezi büyümesini desteklemek ve her Amerikalı için daha güçlü bir ekonomik gelecek inşa edilmesine katkı sağlamak amacıyla federal, eyalet ve yerel düzeydeki karar vericiler, yerel topluluklar ve diğer paydaşlarla birlikte çalışmayı sabırsızlıkla beklediğini” kaydetti.

Diorio, sektörün “topluluk önceliklerini anlamak ve dijital altyapı büyümesinin ülke genelindeki yerel toplulukların talep ettiği net faydaları sunmasını sağlamak amacıyla bölge sakinleri ve yerel liderlerle temaslarını sürdüreceğini” ekledi.

Buna karşın birçok teknoloji iyimseri, veri merkezlerinin seçim yarışlarında belirleyici bir rol oynadığı görüşüne katılmıyor.

Merkez sol teknoloji politikaları grubu Chamber of Progress’in kurucusu ve CEO’su Adam Kovacevich, The Hill’e yaptığı değerlendirmede seçimin genel tablosuna değindi.

Kovacevich, seçimin “Trump ve onun ekonomisi üzerine bir referandum” olduğunu belirterek “Bunu bir yapay zeka seçimi veya veri merkezi seçimi olarak görme çabaları temenniden ibarettir” dedi.

Enerji politikalarına odaklanan Cumhuriyetçi stratejist Chris Johnson, veri merkezlerinin bu ara seçim döneminde en belirgin mesele olmadığını ifade etti.

Johnson, konunun “özellikle enerji fiyatlarıyla bağlantılı olarak geçim şartlarına ilişkin tartışmaların bir parçası haline geldiğini” söyledi.

Ara seçimlere en az 474 milyon dolar aktardığı belirtilen Elon Musk ise X platformundaki paylaşımında tesislerin kamuoyundaki olumsuz algısını kabullenen bir tutum sergiledi.

Musk paylaşımında, “Uzaydaki veri merkezleri şu anda kulağa oldukça cazip geliyor” ifadesini kullandı.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

Pentagon, teknolojik sabotaj birimi inşa ediyor

Yayınlanma

Pentagon, Amerikan askeri üstünlüğüne tehdit olarak görülen yabancı teknoloji programlarını sabote etmek amacıyla yeni bir teknoloji ajansı kurdu.

POLITICO’nun bildirdiğine göre ne Savunma Bakanı Pete Hegseth ne de başka herhangi bir üst düzey Pentagon yetkilisi, bu ajansın geçtiğimiz Nisan ayında kurulmasından bu yana kamuoyuna herhangi bir açıklama yaptı.

Bu durum, ordunun modernizasyonu veya yabancı düşmanlara karşı sert yeni politikaları duyurmaktan büyük keyif alan bir bakanlık için dikkat çekici bir ihmal olarak göze çarpıyor.

Teknoloji Destek Ofisi (Technology Support Office) ya da kurum içinde kısaca TSO olarak anılan bu birim hakkında Pentagon web sitelerinde bilgi bulmak neredeyse imkansız.

Kurumun adı, daha önce kamuoyuna açıklanmamış birkaç Savunma Bakanlığı kaydı ve gizli yazışmada geçiyor.

Çalışmalarının ayrıntıları son derece gizli olsa da, POLITICO, kurumun nasıl kurulduğunu, misyonunun genel hatlarını ve operasyonlarının neden gizlilikle örtülü olduğunu anlamak için TSO hakkında farklı düzeylerde bilgiye sahip 12 mevcut ve eski ABD ulusal güvenlik yetkilisiyle görüştü.

Özel sermaye milyarderi ve Başkan Donald Trump’ın ilk döneminde Beyaz Saray İstihbarat Danışma Kurulu’nun eski başkanı olan Savunma Bakan Yardımcısı Steve Feinberg, TSO’nun kurulması yönündeki çabaları yönetti.

Pentagon’da Feinberg’in kıdemli danışmanı olan Tom Rakusan da TSO’nun kurulmasında yakından rol aldı.

Rakusan, CIA’in gizli servisinde uzun süredir görev yapmış biri ve son olarak Feinberg’in özel sermaye şirketinde çalışıp burada yeni gelişen teknolojilere odaklanmıştı.

Hegseth ve Feinberg, TSO’yu hızlı bir şekilde ve dışarıdan dikkat çekmeden kurdu çünkü ajansı büyük ölçüde, 2023 yılından bu yana daha küçük ölçekte benzer gizli teknoloji sabotaj çalışmaları yürüten iki gizli Pentagon istihbarat programını yeniden düzenleyerek oluşturdular.

Öte yandan bu çalışmaları genişletmeye adanmış bir kurum oluşturarak Savunma Bakanlığı, yurtdışında bir dizi agresif gizli faaliyeti artırma niyetini ortaya koyuyor.

Bu faaliyetler arasında siber saldırılar, tedarik zinciri kesintileri ve dezenformasyon operasyonları da yer alabilir.

POLITICO’ya görüş veren pek çok kişi, Pentagon’un, yapay zekayı ve insansız hava araçları gibi gelişmiş ticari teknolojileri, Amerika’nın askeri üstünlüğünü zayıflatabilecek yaratıcı yöntemlerle kullandıklarını söyledikleri yabancı rakiplere karşı koyabilmesi için bu agresif yeni girişimin gerekli olduğunu savundu.

Örneğin TSO hakkında doğrudan bilgi sahibi olan eski bir üst düzey Pentagon istihbarat yetkilisi şunları söyledi:

“Bu, hükümetin en üst kademelerinden bu tür faaliyetlere yönelik yeniden odaklanma anlamına geliyor ve bu, çok uzun zamandır acil bir ihtiyaçtı.”

Diğerleri ise, Trump yönetiminin, sivillere zarar verebilecek veya Çin gibi ABD’nin savaş halinde olmadığı düşman ülkelerle gerilimi tırmandırabilecek programlar üzerindeki denetimden kaçınmak için TSO’dan kamuoyu önünde kasıtlı olarak bahsetmekten kaçındığından endişe duyuyor.

Bir başka eski üst düzey Pentagon yetkilisi, TSO gibi bir girişimin başarılı olabilmesi için, “filmlerdeki gibi casusluk becerilerini sergilemek gerektiğini” savundu:

“Ama asıl sorular şunlar: Onay süreçleri nasıl işliyor, denetim nasıl yapılıyor, Amerikan halkına yaptığınızın değerlerimizle uyumlu olduğuna ve beş yıl sonra inanılmaz derecede sorunlu olarak görülecek bir şey yaratmadığınıza dair güveni sağlamak için kimler bilgilendiriliyor?”

TSO ve bu haberin ayrıntılarıyla ilgili bir dizi soruya yanıt olarak, Pentagon Basın Sözcüsü Yardımcısı Jacob Bliss, “Bu soru, tamamen doğru olmayan bilgilere dayandırılmış gibi görünüyor. Size bu iddiaları aktaran kişi, ya ciddi şekilde yanlış bilgilendirilmiş ya da kendi fantezilerini yaymak için sizi kasten yanıltıyor,” dedi.

TSO, gizli operasyonları doğrudan yürütmek için yasal yetkiye sahip olmasa da, ABD ordusu ve istihbarat teşkilatındaki üst düzey yetkililerle yakın işbirliği içinde çalışarak, düşmanların kritik savunma teknolojilerine erişimini engellemek (ya da bu teknolojileri uzaktan bozulmaya uğratmak) amacıyla en son teknolojiye sahip araçlar ve stratejiler geliştirmekle mükellef.

TSO’nun kadrosunda mühendisler, özel harekatçıları ve istihbarat görevlileri yer alıyor. Kurumun faaliyetleri, özel olarak tasarlanmış siber saldırı araçlarının geliştirilmesinden, düşmanları kandırarak önemli yabancı silah platformlarına hatalı bileşenler takmalarını sağlayan karmaşık aldatma operasyonlarının planlanmasına kadar her alanı kapsıyor.

TSO’nun genel amacı, büyük bir çatışmada ABD ordusunu en çok tehdit edecek teknolojilerin geliştirilmesini geciktirmek ya da engellemek.

Pentagon yetkilileri, bir yılı aşkın süredir TSO gibi yeni bir kurum kurulup kurulmayacağını değerlendiriyorlardı.

Üç eski istihbarat yetkilisine göre, Savunma Bakanlığı’nın istihbarat programlarını denetleyen Savunma Bakanlığı İstihbarat ve Güvenlik Müsteşarlığı (I&S) bünyesindeki personel, 2025 yılının başlarında Pentagon’un mevcut iki gizli teknoloji sabotaj programının nasıl genişletilebileceğini inceleyen bir “beyaz kitap” üzerinde çalışmaya başladı.

O sonbaharda tamamlanan beyaz kitapta, her iki programın da Pentagon’un dijital savaş birimi olan ABD Siber Komutanlığı’na bağlanması değerlendirildi.

Fakat nihayetinde bu çabaların kendi bütçesi ve tedarik yetkileri olan yeni bir kurumda birleştirilmesi önerildi.

Bu adım, kurumun özel sektörden en son teknolojileri daha hızlı bir şekilde entegre etmesini ve hangi yabancı savunma teknolojilerinin ABD askeri kuruluşları genelinde en büyük tehditleri oluşturduğu konusunda daha stratejik düşünmesini sağlayacaktı.

Girişimi yakından bilen eski bir Pentagon yetkilisi, Pentagon’un üst düzey yönetiminin Savunma Bakanlığı istihbarat programları üzerinde bir miktar kontrolü elinde toplama fırsatı da gördüğünü belirtti.

Yetkili, “TSO, ‘yukarıdaki kademede’ bir miktar kontrolü merkezileştirme yönündeki bu hamlenin kesinlikle bir parçası,” diye açıkladı.

Bu yaz, Pentagon, TSO’nun direktörü olarak eski Deniz Piyadeleri özel harekat subayı Grant Hundley’i atadı.

Ayrıca, yakın zamanda Kara Kuvvetleri Gelecek Komutanlığı’nda görev yapan kariyerli bir Kara Kuvvetleri subayı olan William Nelson’ı, Hassas Faaliyetler ve Özel Programlar İstihbarat Direktörü olarak seçti; Nelson, Hansell ile birlikte I&S biriminden kurumun iç işleyişini denetleyecek.

Bir başka eski Pentagon yetkilisi ve eski bir ABD ulusal güvenlik yetkilisi, kurumun bazı savunma şirketlerine saldırı amaçlı siber saldırı yetenekleriyle ilgilendiğini bildirdiğini söyledi

Eski üst düzey Pentagon istihbarat yetkilisi, yalnızca gizli sözleşmeler için ayrılan bütçenin muhtemelen 1,5 milyar doların üzerinde olduğunu tahmin ediyor.

Söz konusu yetkili, kurumun “teknolojinin en ileri noktasında” yer alan müteahhitler aradığını ve “hayal gücünüzün ulaşabildiği her türlü aracı” temin etmeyi umduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump’ın ekibi avukat topluyor

Yayınlanma

Kongre’deki ara seçimleri kazanan Demokratlar, Trump yönetimi yetkililerine yönelik geniş kapsamlı soruşturmalar başlatacaklarını açıkladı. Kabine bakanlarından orta kademe personele kadar çok sayıda yönetim yetkilisinin olası denetim süreçleri için özel avukatlarla anlaştığı bildirildi.

ABD’de Demokratlar, salı günü yapılan ara seçimlerde elde ettikleri kazanımların ardından Kongre’deki soruşturma yetkilerini kullanacaklarını duyurdu.

Parti temsilcileri, bugüne kadar denetim girişimlerini yanıtsız bıraktıklarını savundukları Trump yönetimi yetkililerine yönelik peş peşe uyarılarda bulundu.

Temsilciler Meclisi Denetim ve Hükümet Reformu Komisyonunun yeni başkanı olması beklenen Demokrat Robert Garcia, Trump yönetimi yetkililerine “Avukat tutun” mesajıyla seslendi.

Garcia’nın heyeti, daha önce de Trump yönetimi yetkililerine yönelik çok sayıda resmi talep iletmişti.

Demokrat Senatör Ron Wyden ise sosyal medya hesabında yalnızca “İfade celpleri” ifadesini paylaştı.

Bu paylaşım, Demokratların artık yönetim yetkililerini ve diğer ilgilileri ifade vermeye zorlama yetkisine sahip olacağını gösteren bir hatırlatma olarak değerlendirildi.

Gelecek dönem Temsilciler Meclisi Başkanı olması beklenen Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, salı gecesi Demokratik Kongre Kampanya Komitesinin etkinliğinde partililere hitap etti.

Jeffries, “Bu ülkeyi eşi görülmemiş bir yolsuzluğa sürükleyenlerden hesap soracağız” dedi.

Konuşmasını sürdüren Jeffries, “Yüksek makamlardaki kişiler kendilerini, aile fertlerini, arkadaşlarını veya bağışçılarını zenginleştirmeye odaklanmışsa, Amerikan halkının yaşamını iyileştirmeye odaklanamazlar; ancak Temsilciler Meclisindeki Demokratlar Amerikan halkını ilk sıraya koyacaktır” diye konuştu.

Trump’ın azline oy veren tüm Cumhuriyetçiler Kongreye veda ediyor

Bazı Demokrat isimler, önümüzdeki yıl yürütecekleri çalışmaların önceliklerini hemen kamuoyuyla paylaştı.

Garcia’nın ekibi; “Trump Suç Ailesi”, Amerikan halkını zarara uğratan yandaş şirketler, başkanlık makamı üzerinden çıkar sağlayan yolsuz yönetim yetkilileri ve Jeffrey Epstein’in bağlantılarının soruşturulacağını bildirdi.

Ekip ayrıca, İç Güvenlik Bakanlığındaki kamu ihalelerini yakınlarına yönlendirmekle suçlanan Corey Lewandowski’yi doğrudan hedef aldı.

Diğer taraftan, Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonundaki Demokratlar, çarşamba günü yeni denetim, soruşturma ve yasama danışmanları istihdam etmek üzere iş ilanı yayımladı.

Komisyonun Demokrat üyeleri X platformundan yaptıkları açıklamada, “Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu Demokratları, Trump bataklığından taşan denetimsiz ve yaygın yolsuzluğa son vermeye hazırdır” ifadesine yer verdi.

Açıklamanın devamında, “Soruşturmalar ve yasal düzenlemeler yoluyla kamu kaynaklarının suistimal edilmesini, rüşveti, hükümetteki süregelen yolsuzluğu ve hukukun üstünlüğünün pervasızca yıkılmasını açığa çıkarmak, engellemek ve tasfiye etmek için çalışacağız; Anayasa’yı ve Haklar Bildirgesi’ni savunurken asla geri adım atmayacağız” denildi.

Temsilciler Meclisi İç Güvenlik Komisyonu üyesi Demokratlar ise İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin’e hitaben “Programınızı boşaltın” uyarısında bulundu.

Bu açıklamalar, Demokratların yeni soruşturmalar başlatma ve halihazırda süren incelemelere geri dönme konusundaki kararlılığını gösterirken, yetki alanlarının kesişmesi nedeniyle parti içinde nüfuz rekabeti yaşanabileceğine de işaret ediyor.

Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu Başkanlığını üstlenecek olan Maryland Temsilcisi Jamie Raskin, eski bir anayasa hukuku profesörü olarak Başkan Trump’ın başkanlık makamından mali menfaat sağlaması konusunu uzun süredir takip ediyor.

Raskin, başkana verilen hediyelerin ve yapılan diğer ödemelerin Anayasa’nın Menfaat Maddesi’ni ihlal ettiğini savunuyor.

Bunun yanı sıra Garcia da başkanlık makamını kullanarak kazanç sağlayan kişilere odaklanacağını açıkladı.

Garcia, Trump’ın damadı Jared Kushner ile Yunanistan büyükelçiliği adaylığı onay oturumu öncesinde kredi kartı borçlarını ödemek için Trump’ın bir yakınından para istediği mesajları ortaya çıkan Kimberly Guilfoyle’a mektup gönderdi.

Garcia ayrıca Rus bir oligarkın Donald Trump Jr.’ın düğününe yaptığı katkıları konu alan başka bir mektupla da yakından ilgileniyor.

Kongre’de Trump’ın göçmenlik politikalarının uygulanmasına yönelik soruşturmalar da bulunuyor; bu dosya Temsilciler Meclisindeki üç, Senatodaki iki komisyon tarafından eş zamanlı yürütülüyor.

Jeffries’in ofisi, komisyonlar arasındaki bu görev ve ilgi alanı kesişimlerinin nasıl koordine edileceğine dair soruları yanıtsız bıraktı.

Yine de bazı alanlardaki görev dağılımı şimdiden netleşti.

Garcia, cezaevinde ölen cinsel istismar suçlusu Jeffrey Epstein soruşturmasını koordine etmeye devam edecek.

Raskin ise Trump’ın daha sonra af yetkisini kullandığı kişilerden aldığı bağışları, Beyaz Saray’ın sonradan belirli alanlarda ücretsiz hukuki danışmanlık vermeyi kabul eden hukuk firmalarına uyguladığı baskıyı ve Adalet Bakanlığının federal kurumların siyasallaşmasını engellemeye dönük fonuna ilişkin yürütülen tahkikatı soruşturuyor.

Demokratlar daha önce de soruşturma başlatma konusunda kararlı davransa da sundukları taleplerin birçoğunun Trump yönetimi tarafından yanıtsız bırakıldığını kabul ediyor.

Demokratların Kongre’de yeniden güç kazanması, bu hukuki ve idari engellerin tamamen kalktığı anlamına gelmiyor.

Adalet Bakanlığı Hukuk Müşavirliği Ofisi, bu yılın başlarında başkanlık ayrıcalığının başkanın dış danışmanlarla yaptığı görüşmeleri de kapsadığını savunan bir hukuki görüş yayımlamıştı.

Bu adım, Trump yönetiminin gelecekteki Demokrat denetimlerini engelleme girişimi olarak değerlendirilmişti.

Söz konusu argümanın resmi olarak öne sürülmesi halinde yargıya taşınması bekleniyor; ancak mahkeme sürecinin uzun zaman alabileceği öngörülüyor.

Kıdemli bir Demokrat çalışan, bu durumun soruşturmaların yeniden başlatılma biçimini belirleyebileceğini söyledi.

Demokrat yetkili, “Soruşturma yürütürken önce daha az hasmane yaklaşımlar sergileyen aktörlerden işbirliği yoluyla bilgi almak bizim için daha kolay, ardından büyük hedeflere yönelebiliriz” dedi.

Yetkili değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Adalet Bakanlığı Hukuk Müşavirliği Ofisinin bu görüşüne karşı mahkemede kesinlikle mücadele edeceğiz; ancak bu durum gerekli incelemeleri yapmamıza ve talepleri yenilememize engel değil, büyük hukuk firmalarına gidip ‘İşbirliği yapmak ve gönüllü olmak için bu sizin son şansınız’ diyeceğiz.”

Trump yönetimi yetkililerinin ise Garcia’nın adımlarından önce harekete geçtiğine dair işaretler bulunuyor.

The Wall Street Journal gazetesi geçen ay yayımladığı haberde, kabine bakanlarından orta düzey çalışanlara kadar çok sayıda personelin şimdiden özel avukatlar tuttuğunu yazdı.

Yetkililerin; Trump’ın yeni bir balo salonu, golf sahası ve kendi adına bir anıt inşa etme girişimlerinin yanı sıra Kennedy Center ile yürüttüğü ilişkilere yönelik açılacak soruşturmalara hazırlandığı aktarıldı.

Hukuk firmalarının aynı soruşturmada adı geçebilecek birden fazla personeli temsil etmesinin mesleki kurallar gereği zor olması nedeniyle yönetim yetkililerinin istedikleri bürolarla anlaşabilmek için yoğun çaba gösterdiği ifade edildi.

Bununla birlikte, yönetim cephesinden Demokratların denetim sürecini yavaşlatmaya çalışacaklarına yönelik açıklamalar gelmeye başladı.

Temsilciler Meclisi İç Güvenlik Komisyonu Üyesi Delia Ramirez, İç Güvenlik Bakanı Mullin’in yanı sıra sınır politikaları yetkilisi Tom Homan ve Beyaz Saray Danışmanı Stephen Miller’ın da aralarında bulunduğu üst düzey isimlerden ifade için hazır bulunmalarını istedi.

Bu talebin üzerine İç Güvenlik Bakanlığı Başhukuk Müşaviri James Percival tepki gösterdi.

Percival, X platformundan yaptığı paylaşımda, “Demokratların ülkeyi yönetmek yerine siyasi oyunlarla ilgilenmesi üzücüdür” değerlendirmesinde bulundu.

Percival paylaşımını, “Yine de Bakan Mullin’in vatanı korumaya odaklanmaya devam edebilmesi için bu anlamsız girişimlerle mücadele etmeye tamamen hazır olduğumuzdan emin olabilirsiniz” ifadeleriyle tamamladı.

Vance seçim faturasını savaşa kesti: “Kaybetmemizin nedeni İran”

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English