Bizi Takip Edin

AVRUPA

İtalya’da patronlar göçmen işçiler için yarışıyor

Yayınlanma

İtalya’da gelecek yıl AB dışı göçmen işçi çalıştırma izni almak iş dünyasından artan talep Giorgia Meloni hükümetini zorluyor.

İçişleri Bakanlığına göre İtalya’da Cumartesi sabahı başlayacak olan yıllık çalışma vizesi çekilişi öncesinde 608.000 ön başvuru yapıldı. Gelecek yıl için AB dışındaki ülkelerden gelen işçiler için hükümetin ayırdığı kota ise sadece 136.000.

Financial Times’a (FT) konuşan İtalya’nın ulusal inşaatçılar derneğinin gençlik kanadı başkanı Angelica Donati, “Daha fazla insanın çalışmasına izin verilmesine ihtiyacımız var. Şirketlerin yabancı işçilerden faydalanabilmesini sağlamak için daha fazla şey yapılması gerekiyor,” dedi.

Başbakan Meloni, hem artan göçmen sayısından endişe duyan seçmenlerine hem de işverenlerin daha fazla göçmen işçi taleplerine cevap vermeye çalışıyor. Bu yılın başlarında İtalya kıyılarında meydana gelen ölümcül gemi kazasının ardından, AB üyesi olmayan işçiler için yıllık çalışma vizesi sayısını kademeli olarak 2026 yılına kadar 165.000’e çıkarma sözü vermişti.

Bu sayı, görevdeki ilk yılında izin verilen ve önceki yıllara göre artırılan sayıdan daha fazla olacak, fakat yine de patronların istediği sayının altında kalacak.

Konunun hassasiyeti nedeniyle adının açıklanmasını istemeyen bir iş dünyası derneği yetkilisi, “Siyasi açıdan hassas bir konu. Bu yasadışı akınlar insanları göçmen işçiler konusunda çok şüpheci hale getiriyor,” dedi.

Patronlar daha fazlasını istiyor

İtalyan patron örgütleri, AB üyesi olmayan işçiler için kotanın kademeli olarak artırılmasını işgücü açığının giderilmesi için önemli bir ilk adım olarak selamladılar fakat emeklilik yaşına gelen İtalyan işçilerin sayısı göz önüne alındığında daha fazlasının yapılması gerektiğini söylediler.

Etkili bir tarımsal ticaret grubu olan Coldiretti’nin Avrupa politikaları direktörü Luigi Pio Scordamaglia, “Her sektörde insana ihtiyacımız var. İtalya’da işçi sıkıntısı çekmediğimiz hiçbir sektör yok,” iddiasında bulundu.

Yıllık ‘Tıklama Günü’ vize çekilişini yöneten İtalya İçişleri Bakanlığı, gelecek yıl için yapılan ön başvurulardan 260.953’ünün tarım ve turizm başta olmak üzere mevsimlik işler için, 253.473’ünün inşaat ve diğer sektörlerdeki mevsimlik olmayan işler için ve 86.074’ünün de sağlık ve sosyal alanlarda ev işçileri ve bakıcılar için olduğunu açıkladı.

İtalya, ikili anlaşmalarla ‘yasal göç’ peşinde

Kota, elektronik başvuru penceresi açıldığında ilk gelene ilk hizmet esasına göre tahsis edilecek olup bazı sektörlerin kendilerine ayrılmış kotaları olsa da, farklı vize türleri için farklı başvuru günleri olacak.

Scordamaglia, yasal göçmen işçilerdeki artışın İtalya’daki iş dünyasına, konut gibi olanakların sağlanması da dahil olmak üzere daha büyük ölçekli göçü yönetebileceğini kanıtlama fırsatı vereceğini de ileri sürdü. 

Scordamaglia, “Şirketler ve kuruluşlar olarak göçü adil ve doğru bir şekilde yönetebileceğimizi gösterdiğimizde bu sayıların önemli ölçüde artabileceğini umuyorum,” dedi.

Meloni hükümeti ayrıca Tunus gibi ülkelerle kotaya ek olarak ikili anlaşmalar da dahil olmak üzere yasal göç için başka yollar açma sözü vermişti.

AVRUPA

Ukrayna tavukçuluğuna AB desteği çiftçileri kızdırdı

Yayınlanma

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Ukrayna savaşından bu yana tavuk çiftliklerine ve diğer büyük Ukrayna gıda işletmelerine yaklaşık 1 milyar dolar verdi ve son zamanlarda AB genelinde çiftçi protestolarının artmasına neden olan ucuz ihracatı finanse etti. 

Financial Times’ta (FT) yer alan habere göre, EBRD, 2022’den bu yana Ukrayna’nın yumurta, kümes hayvanları ve şeker üreticilerine 890 milyon dolar borç verdi. Fakat EBRD, yakında AB’deki istihdamı korumak için kota kararları ile karşı karşıya kalacaklarını söyledi. 

AB’nin en büyük tavuk üreticisi Polonya’da çiftçiler, Brüksel’in Kiev’den ithalata yönelik kısıtlamaları kaldırma kararına karşı aylarca süren protestolara öncülük etti. Polonyalı tarım işletmeleri, son iki yılda EBRD’nin tüm kredilerinin beşte birinden fazlasını alan Ukrayna’nın en büyük kümes hayvanı şirketi MHP’nin finansmanı konusunda özellikle endişeli.

Önceki Polonya hükümetinde tarımdan sorumlu devlet bakanı olan muhalefet (Hukuk ve Adalet, PiS) milletvekili Janusz Kowalski, FT’ye verdiği demeçte, “Polonya’daki kümes hayvanı endüstrisi çöküyor ve bir şirket, MHP zenginleşiyor. Ukrayna’dan gümrüksüz tavuk ve diğer tarım ürünleri ithalatı derhal durdurulmalıdır,” dedi.

MHP Başkanı John Rich, şirketinin tek başına Polonya’nın üretimini baltaladığı iddiasını reddetti. Başkan, hoşnutsuz çiftçilere sempati duyduğunu, fakat bunun yakıt sübvansiyonlarındaki kesintiler ve iklimle ilgili düzenlemeler gibi karşılaştıkları daha ciddi sorunlar nedeniyle olduğunu söyledi.

Rich, “Çiftçi olsaydım, ben de gösteri yapardım,” dedi fakat Ukrayna’nın ihracatını kısıtlamanın ‘politika açısından mantıklı olmadığını’ ileri sürdü. Rich, Ukrayna tarım ticaretinin yaklaşan AB çapında seçimler, ortak tarım politikasındaki değişiklikler ve sağa doğru siyasi bir hareket arasında kaldığını söyledi.

Bununla birlikte Rich, ihracatının AB fiyatları üzerinde önemli bir etkisi olmadığını, çünkü şirketinin diğer ihracatçılar Brezilya ve İngiltere’den pazar payı aldığını söyledi.

Rich, Brüksel’in Ukrayna ihracatına yeniden kısıtlamalar getirmesinin sadece ‘şezlongları değiştirmek’ ve Brezilya’nın ihracat liderliğini yeniden kazanmasına yardımcı olmak anlamına geleceğini savundu. Başkan ayrıca MHP’nin Suudi Arabistan’a ve talebin arttığı diğer pazarlara daha fazla ihracat yapacağını tahmin ettiğini söyledi.

AB istatistik ofisi Eurostat’a göre, AB’nin Ukrayna’dan yıllık kümes hayvanı ithalatı, savaştan bu yana iki kattan fazla arttı.

Polonya kümes hayvanı yetiştiricileri ve üreticileri birliği başkanı Andrzej Danielak, AB’nin aynı hayvan refahı standartlarına veya AB işgücü ve üretim kurallarına uymak zorunda olmayan MHP gibi dev Ukraynalı üreticilerin finansmanına yardımcı olarak kendi çiftçiliğini baltaladığını söyledi. Rich ise, kümes hayvanı çiftliklerinin AB normlarına göre kurulduğunu söyledi.

MHP, 28.000 kişiyi istihdam ediyor ve Ukrayna’da yaklaşık 360.000 hektarlık bir alanı kontrol ediyor ki bu, AB üyesi Lüksemburg’dan daha büyük bir alan. Şirket 2022’de 2,64 milyar dolar gelir elde etti. 

Şirketin kurucusu ve CEO’su Yuriy Kosiuk, eski bir emtia komisyoncusu ve eski Ukrayna cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun eski danışmanı. Londra borsasında da işlem gören hisselerin yüzde 60’ını elinde tutuyor. Savaştan önce şirketi 600 milyon dolar temettü ödedi.

MHP’nin Kıbrıs’ta kayıtlı olmasına rağmen Rich, şirketin Ukrayna’da vergi ödediğini ve geçen yıl devlet kasasına 160 milyon dolar katkıda bulunduğunu söyledi.

Ekim ayında EBRD, MHP’ye 480 milyon dolarlık uluslararası finansman paketinden 100 milyon dolar sağladı ve şirketin ‘Ukrayna’nın ve küresel gıda güvenliği için hayati öneme sahip olduğunu’ ve ‘Ukrayna’da çok önemli bir sosyal ve ekonomik rol oynadığını ve bunun ülke savaştayken özellikle önemli hale geldiğini’ söylemişti.

Avrupa Parlamentosu’ndaki merkez sağ Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) başkan yardımcısı Siegfried Mureşan FT’ye verdiği demeçte, kredinin Kiev’in tarımsal ihracatını desteklemek için gerekli olduğunu söyledi. Mureşan, “Ukrayna’nın ekonomik güvenliği Avrupa’nın çıkarınadır. Afrika ve Ortadoğu’da Ukrayna gıdasına ihtiyaç var,” dedi.

Okumaya Devam Et

AVRUPA

Romanya ordusunun Çin yapımı gözetleme sistemlerini kullandığı ortaya çıktı

Yayınlanma

ABD ve Birleşik Krallık’ın ‘casusluk için kullanıldığından’ şüphelendiği Çin yapımı gözetleme ekipmanının Romanya ordusu tarafından stratejik yerlerde kullanıldığı tespit edildi.

ABD bağlantılı Radio Free Europe tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Romanya’da SRI gizli servisi, polis, jandarma, gümrükler, valilikler ve hatta parlamento sarayında bulunan Senato da dahil olmak üzere çok sayıda kurum, Çinli şirket Hikvision ve bir başka Çinli gözetleme ekipmanı üreticisi olan Dahua tarafından üretilen ekipmanları kullanıyor.

Habere göre bu iki şirket birkaç yıldır Romanya’da video gözetim ekipmanı satıyor. ABD’de yasaklanmış ve Britanya ve Avustralya gibi ülkeler tarafından güvenlik nedenleriyle, çevrimdışı kullanım için bile ‘işaretlenmiş’ olsalar da, Rumen makamları herhangi bir kısıtlama getirmedi. Hikvision, ürünlerinin hiçbir zaman herhangi bir güvenlik tehdidi göstermediğini belirterek iddiaları reddetti.

Romanya Savunma Bakanlığı, Romanya pazarında kısıtlamaların bulunmadığına işaret ederek, Çinli şirketlerden tedarikin yasal olduğunu savundu.

ABD veya Britanya’dan farklı olarak, Romanya’da devlet kurumlarında bile bu tür kameraların kullanılması yasaklanmış değil. Savunma Bakanlığı, askeri birliklerdeki Çin teçhizatının internete değil, verilerin gizliliğini garanti eden dahili güvenli ağlara bağlı olduğu konusunda ısrar ediyor.

Okumaya Devam Et

AVRUPA

“İsveç’in NATO üyeliği müzakere konusu değil”

Yayınlanma

İsveç Savunma Bakanı Pål Jonson, Euractiv’e verdiği demeçte, ülkesinin NATO üyeliğini elinde tutan Macaristan ile görüşmeye hazır olduklarını fakat ittifak üyeliğinin ‘müzakere konusu olmadığını’ söyledi.

Jonson, “Macar meslektaşımdan aldığım mesaj, Macar parlamentosunun bizi mümkün olan en kısa sürede onaylayacağı yönünde,” dedi.

Jonson, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın talep ettiği gibi görüşmeler için Budapeşte’ye gitmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda, İsveç’in NATO üyeliğinin ‘müzakere konusu olmadığını’ söyledi.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson da Orban’la buluşmayı ‘dört gözle beklediğini’ söylemiş ve “Gelecekteki müttefikler olarak bir diyalog kurabiliriz (…) ve daha sonra hangi işbirliği konularını keşfetmekle ilgileneceklerini daha ayrıntılı olarak göreceğiz. Örneğin, Macarlar [İsveç] Gripen [savaş uçakları] sistemini işletiyorlar ve iyi bir askeri-askeri işbirliğimiz var, bu yüzden kesinlikle bir diyalog kurabiliriz,” dedi.

İsveçli bakan ise, “İttifaka katılmaya hazırız. [Diğer NATO üyeleriyle] yüksek düzeyde birlikte çalışabilirliğe sahibiz ve özellikle İsveç’in stratejik derinlik sağlayabileceği savunma bölgesel planlarının güçlendirilmesinde bir güvenlik sağlayıcısı olabiliriz ve bir hazırlık ve üs alanı sağlayabiliriz,” dedi.

İsveç Sivil Savunma Bakanı Carl-Oskar Bohlin’in vatandaşlarına ‘Rusya ile yaklaşmakta olan bir savaşa hazırlanmaları’ yorumu da sorulan Jonson, şu anda İsveç’in dahil olduğu bir savaşın ‘yakın olmadığını, ancak güvenlik ortamının son dört veya beş ay içinde daha da kötüleştiğini’ söyledi. 

Bakan, “Rusya’nın ekonomisini ve savunma sanayii tabanını bir savaş zeminine oturttuğunu görüyoruz. Aynı zamanda, uzun vadeli askeri destek için hem AB hem de ABD içinde sallantıda,” dedi.

Jonson, Ukrayna’daki savaşın Rusya’nın lehine gelişmesi durumunda Avrupa’da ‘çok fazla sorun yaşıyor olacaklarını’ öne sürerken, Rusya’nın ‘siyasi ve askeri riskler alma konusunda büyük bir iştahı olduğunun farkında olmaları gerektiğini’ savundu.

Jonson, “Bu nedenle Ukrayna’yı desteklemek, güvenliğimize yapılan bir yatırımdır,” diye konuştu.

AB’nin savunma üretim kapasitesini geliştirmesi söz konusu olduğundaysa İsveçli bakan, AB dışındaki ortakların da kendileri için hayati önemde olduğunu belirtti ve Norveç’in ve transatlantik desteğin önemine işaret etti.

Jonson, “Savunma sanayi temelimiz oldukça atlantikçidir ve ABD ile güçlü bir teknik işbirliği olmadan savaş uçakları inşa edemezdik,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English