Avrupa

İzlanda ABD baskısı ve Grönland krizi nedeniyle AB üyeliğine yöneliyor

Yayınlanma

Trump’ın Grönland üzerindeki kontrol talepleri ve Washington’ın uyguladığı gümrük vergileri, İzlanda’yı Avrupa Birliği üyeliğini yeniden değerlendirmeye itiyor. Reykjavik’teki tartışmalar ekonomik eksenden çıkarken kamuoyu yoklamaları üyelik desteğinin arttığını gösteriyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etmeye dönük açıklamaları, adanın sınırlarını aşan bir şok etkisi yarattı.

Euractiv’in haberine göre, bu baskı dalgası komşu İzlanda’ya kadar yayıldı ve ülkeyi Avrupa Birliği üyeliği seçeneğine yöneltti.

Reykjavik’te AB’ye katılım konusu artık ekonomik gerekçelerden ziyade, uzun vadeli savunma stratejisi ve jeopolitik yönelim meselesi olarak tartışılıyor.

İzlanda Bifröst Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Eirikur Bergmann, “Grönland sorunu İzlandalıları uluslararası ilişkilerini yeniden düşünmeye itiyor ve AB’ye katılım tartışmalarını büyük ölçüde besliyor” ifadelerini kullandı.

“ABD’nin Grönland argümanları İzlanda için de geçerli”

Avrupa Birliği ile daha yakın iş birliği konusu geçmiş yıllarda da gündeme gelmiş, ancak İzlanda’daki tartışmalar öncelikle balıkçılık, egemenlik ve para politikası ekseninde şekillenmişti.

Uzmanlara göre Reykjavik, AB ile ilişkilerini ilk kez güvenlik bağlamında ele alıyor. Bergmann, mevcut durumu şu sözlerle özetledi: “ABD’nin Grönland’ı edinmek için öne sürdüğü tüm argümanlar İzlanda için de geçerli.”

İzlanda’nın AB’ye artan ilgisi yalnızca Trump’ın Grönland üzerindeki kontrol isteğinden kaynaklanmıyor. Reykjavik yönetimi, mevcut Amerikan yönetiminin uluslararası anlaşmalara yetersiz bağlılığı ve Beyaz Saray’ın İzlanda ürünlerine getirdiği yüzde 15 oranındaki gümrük vergileri nedeniyle, Washington’ın güvenlik alanındaki güvenilirliğini sorguluyor.

“Üyelik artık kaçınılmaz hale geldi”

İzlanda eski Başbakanı Thorsteinn Palsson, ABD’nin tutumunun stratejik bir kırılma yarattığını vurguladı.

Palsson, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“ABD’nin İzlanda’nın hayati çıkarlarına yönelik saldırısı durumu kökten değiştiriyor. İzlanda’nın Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin mantıklı bir adım olduğu uzun zamandır açıktı; ancak çıkarlarımızı uzun vadede korumak istiyorsak, bu artık neredeyse kaçınılmaz bir hal aldı.”

Kendi ordusu bulunmayan İzlanda, NATO ve Avrupa Ekonomik Alanı üyesi olmasının yanı sıra Schengen Bölgesi’ne de dahil.

Reykjavik 2009 yılında AB üyeliği için başvuruda bulunmuş ve müzakerelere başlamıştı. Ancak İzlanda ekonomisinin en kritik sektörlerinden biri olan balıkçılıkla ilgili anlaşmazlıklar süreci zorlaştırdı.

Sonuç olarak, 2015 yılında ülkede yönetime gelen Avrupa şüphecisi hükümet başvuruyu geri çekti.

Referandum süreci baharda başlayabilir

Euractiv’in aktardığına göre, İzlanda Parlamentosu önümüzdeki bahar aylarında AB üyeliği konusunda bir referandum yapılmasına ilişkin karar tasarısını görüşecek.

Tasarının onaylanması halinde, oylamanın dokuz ay içinde yapılması öngörülüyor.

2025 yılında yapılan kamuoyu yoklamaları, halkın çoğunluğunun AB üyeliğini desteklediğini gösteriyor.

Prósent araştırma şirketinin verilerine göre halkın yüzde 45’i üyeliğe “evet” derken, karşı çıkanların oranı yüzde 35’te kaldı. Gallup tarafından yapılan anketler de benzer sonuçlar ortaya koydu.

Haberde, İzlandalıların referandumda üyeliğe destek vermesi durumunda, AB’ye katılımın birkaç yıl içinde gerçekleşebileceği belirtildi.

Avrupa’da Grönland tartışmaları

Çok Okunanlar

Exit mobile version