Asya

Japonya’da aşırı muhafazakar Takaichi’nin zaferi ne anlama geliyor?

Yayınlanma

Sanae Takaichi’nin koalisyonu, parlamentonun alt kanadında 352 sandalye kazanarak başbakana süper çoğunluk sağladı.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin iktidardaki koalisyonu pazar günü yapılan alt meclis seçimlerinde ezici bir zafer elde etti. Sonuçlar, ülke liderinin ABD politikaları doğrultusunda bölgede Çin’e karşı şahin tutumunu sürdürürken, savunma alanında daha fazla güçlenmeye gidileceğine  ve pasifist politikaların terk edileceğine işaret ediyor.

Kendisinin Birleşik Krallık’ın “Demir Leydi”si Margaret Thatcher’dan ilham aldığını söyleyen, Japonya’nın ilk kadın lideri aşırı muhafazakâr Takaichi, kamu yayıncısı NHK’nin pazartesi sabahı erken saatlerde yayımladığı sayım sonuçlarına göre Liberal Demokrat Parti (LDP) adına parlamentonun 465 sandalyeli alt kanadında 316 sandalye kazandı.

LDP tek başına çoğunluk için gereken 233 sandalyeyi rahatlıkla aşarken, koalisyon ortağı Japonya Yenilik Partisi 36 sandalye elde etti.

Toplamda 352 sandalye ile Takaichi alt mecliste süper çoğunluğa sahip oldu. Bu durum, üst mecliste çoğunluğa sahip olmamasına rağmen yasama gündemini kolaylaştırarak üst kanadı aşabilmesine olanak tanıyor.

Sonuçlar, partinin 1955’teki kuruluşundan bu yana elde ettiği en yüksek başarıyı temsil ediyor ve merhum başbakan Yasuhiro Nakasone döneminde 1986’da kazanılan 300 sandalyelik rekoru geride bırakıyor.

“Bu seçim büyük politika değişimlerini içeriyordu — özellikle ekonomi ve maliye politikasında büyük bir dönüşüm ile güvenlik politikasının güçlendirilmesi,” diyen Takaichi, sonuçlar açıklanırken verdiği televizyon röportajında şunları söyledi:
“Bunlar ciddi muhalefet çeken politikalar. Halkın desteğini aldıysak, bu konulara tüm gücümüzle eğilmemiz gerekir.”

LDP’nin eski koalisyon ortağı, Budist destekli daha güvercin çizgideki Komeito ile liberal eğilimli Japonya Anayasal Demokrat Partisi’nden oluşan yeni muhalefet ittifakının ise seçim öncesindeki toplam 167 sandalyelik gücünün yarısına düşmesi bekleniyor.

İlk tebrikler: ABD, Hindistan ve Tayvan

ABD Başkanı Donald Trump pazar günü Takaichi’nin koalisyonunu tebrik etti.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, “Başbakan Sanae Takaichi ve Koalisyonunu BÜYÜK BİR ZAFER dolayısıyla tebrik ederim,” ifadelerini kullandı.

“Sizi ve koalisyonunuzu desteklemek benim için bir onurdu. Güç yoluyla barış ilkesine dayanan muhafazakâr gündeminizi hayata geçirirken büyük başarılar diliyorum.”

Trump, cuma günü Takaichi’ye açık destek vermişti.

“Kendisi son derece saygın ve çok popüler bir lider,” diye yazan Trump, “Sanae’nin seçim çağrısı yapma yönündeki cesur ve akıllı kararı büyük ölçüde karşılık buldu,” ifadelerini kullandı.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi de tebrik mesajı gönderdi.

Modi, pazar günü sosyal medya paylaşımında, “Temsilciler Meclisi seçimlerindeki tarihi zaferiniz dolayısıyla tebrikler Sanae Takaichi!” dedi ve ekledi:

“Yetenekli liderliğiniz altında Hindistan-Japonya dostluğunu daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyorum.”

Tayvan lideri William Lai Ching-te de sosyal medyada yayımladığı mesajla “içten tebriklerini” iletti.

64 yaşındaki Takaichi, geçen yılın sonlarında uzun süredir iktidarda olan LDP’nin başına geçmesinin ardından yükselen kişisel onay oranlarından yararlanmak amacıyla nadir görülen bir kış erken seçimi çağrısında bulunmuştu.

Seçmenler, onun açık sözlü ve çalışkan imajına ilgi gösterirken, vergi indirimleri vaatleri finansal piyasalarda tedirginlik yarattı. Aşırı milliyetçi eğilimleri ve güvenliğe yaptığı vurgu ise güçlü komşu Çin ile ilişkileri gerdi.

Göreve geldikten haftalar sonra Takaichi, Çin anakarasının Tayvan’a olası bir müdahalesine Tokyo’nun nasıl yanıt verebileceğini kamuoyuna açıklayarak Pekin ile son on yılın en büyük anlaşmazlığını başlattı.

Kasım ayında Tayvan’a yönelik olası bir Çin saldırısına karşı Japonya’nın müdahil olabileceğini ima etmesi, Pekin ile gerilimi tırmandırdı. Çin buna karşılık Japonya’ya nadir toprak elementleri sevkiyatına kısıtlamalar getirdi ve ülkeye seyahat konusunda uyarılarda bulundu.

Pekin, Birleşmiş Milletler tarafından da kendisine bağlı olduğu kabul edilen Tayvan’la yeniden birleşme planlarını 2026 için de vurguladı. ABD dâhil birçok ülke Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor; ancak Washington, Çin’e karşı Tayvan’a silah sağlamayı ve ayrılıkçı eğilimleri desteklemeyi sürdürüyor. Bu tartışmaya ABD lehine dahil olan Takaichi, Pekin’in tepkisini çekti.

Güçlü seçim yetkisi, Takaichi’nin Japonya’nın savunmasını güçlendirme planlarını hızlandırabilir. Pekin ise bunu ülkenin militarist geçmişini yeniden canlandırma girişimi olarak nitelendiriyor.

Şirketlere jeopolitik risk konusunda danışmanlık veren Asia Group’un yöneticilerinden David Boling, “Pekin Takaichi’nin zaferini memnuniyetle karşılamayacaktır,” dedi.

“Çin artık onun sağlam biçimde yerleştiği ve kendisini tamamen izole etme çabalarının başarısız olduğu gerçeğiyle karşı karşıya” diye ekledi.

Genç seçmenleri yakaladı

Takaichi, sosyal medyada geniş bir takipçi kitlesi oluşturması ve genç seçmenlerle bağ kurması sayesinde partinin kaderini kısmen tersine çevirmeyi başardı.

North Carolina State Üniversitesi’nden profesör Levi McLaughlin, This Week in Asia’ya yaptığı açıklamada, “Takaichi’nin kişisel çekiciliği, normalde seçilmekte zorlanabilecek LDP adaylarının onun desteği sayesinde sandalye kazanmasına imkân tanıyacak,” dedi.

Başbakan, parlamentoda kullandığı çanta ve pembe kalem gibi ürünlere yoğun talep doğuran ve kabaca “Sanae çılgınlığı” olarak çevrilebilecek sanakatsu adlı gençlik odaklı beklenmedik bir akımı da tetikledi.

Kansai Gaidai Üniversitesi’nden doçent Mark Cogan, “Davul çalıyor. Kore ürünleri, müziği ve eğlence sektörüne ilgisi var. Partisinin geri kalanından farklı olarak sosyal medyada da aktif,” dedi.

“Oldukça durağan yaşıtlarından belirgin biçimde farklı,” diyen Cogan, bunun Pekin ile diplomatik gerilim de dâhil olmak üzere birçok siyasi fırtınayı atlatmasına yardımcı olduğunu belirtti.

Ancak Cogan, bu ilginin kalıcılığını sorguladı:

“Asıl soru ‘Sanae çılgınlığının’ ne kadar süreceği. Bu, gençlerin yeni veya farklı bir şeye merakla kapıldığı; fakat kendi çıkarlarına her zaman uymayan politika pozisyonlarını göz ardı ettiği bir durum mu?”

Seçim, savaş sonrası dönemde şubat ayında yapılan üçüncü genel seçim oldu; oysa sandıklar genellikle daha ılıman aylarda kuruluyor.

Takaichi’yi hangi zorluklar bekliyor?

19 Ocak’ta alt meclisin feshedilmesinin ardından, başbakanın seçilmesi için özel bir oturumun toplanması gerekiyor. Bu oturumun 18 Şubat’ta gerçekleştirilmesi bekleniyor. Takaichi’nin acil önceliği, nisan ayında başlayacak mali yıl için yıllık bütçeyi geçirmek olacak.

Bütçe görüşmeleri genellikle yaklaşık iki ay sürse de, erken seçim kararı nedeniyle süreç aksadı. Takaichi’nin, mali yılın ilk haftalarında Japonya’nın mali işleyişini sürdürebilmesi için geçici bir bütçe hazırlaması bekleniyor.

Bir diğer öncelik, proaktif maliye politikasını somutlaştırmak olacak. Seçim kampanyası sırasında verdiği mesajlardan biri, yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörlere yatırım yaparak yurtiçi yatırımları artırmaktı. Ayrıca “kur dalgalanmalarına dayanıklı bir ulus” inşa etmekten söz etti. Haziran civarında açıklanması beklenen temel ekonomi ve maliye politikası çerçevesinde, özel yatırımları yeniden Japonya’ya çekmeye yönelik önlemleri ortaya koyması bekleniyor.

Diplomatik alanda ise Takaichi’nin ABD ve Çin ile ilişkileri nasıl yöneteceği belirleyici ve aynı zamanda zorlu olacak.

Takaichi’nin güçlü Japonya-ABD ortaklığını yeniden teyit etmeye odaklanması bekleniyor.

19 Mart’ta ABD’ye giderek Beyaz Saray’da Trump ile görüşecek olan Takaichi, aralarındaki güçlü ilişkiyi daha da pekiştirmeyi hedefliyor.

Takaichi’nin Japonya-Çin ilişkilerini nasıl yöneteceği ise belirsizliğini koruyor. Trump’ın nisan ayında Çin’i ziyaretinde Çin lideri Xi Jinping ile görüşmesi planlanıyor ve ABD Başkanının Çin’le ilişkileri daha “istikrarlı” bir seviyeye taşımak istediği düşünülüyor.

Takaichi’nin seçmenlerden aldığı güçlü yetkiye rağmen, Japan Foresight’tan Harris zorlukların sürdüğünü belirtiyor.

“Piyasalar attığı her adımı yakından izliyor,” diyen Harris sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gerçek şu ki Trump ile Xi’nin görüşmesi gerçekleştiğinde ne olacağını öngörmek mümkün değil. ABD ve Çin birbirine yaklaşırken Japonya ile Çin’in aynı yönde ilerlememesi, Takaichi’yi hâlâ hassas bir konumda bırakıyor. Bu da Japonya’yı rahatsız edici bir pozisyona itiyor.

Savunma harcamaları meselesi son derece karmaşık olacak. Daha fazla harcama yapılması konusunda bir uzlaşı var, ancak bunun nasıl finanse edileceği konusunda hiçbir uzlaşı yok. Bu ciddi bir zorluk yaratacak; daha büyük bir LDP’yi yönetmek de öyle. … Güçlü bir tabanı olacak, fakat bu sorunları ortadan kaldırmaz; yalnızca onları ele alırken kendisine daha geniş bir hareket alanı sağlar.”

Takaichi: Japonya’nın Tayvan krizinden kaçması hâlinde ABD ile ittifak çöker

Çok Okunanlar

Exit mobile version