Japonya’nın ekonomik büyümesi, ekim-aralık döneminde bir önceki üç aylık döneme göre %0,1 veya yıllıklandırılmış %0,2 oranında hafif bir artış kaydetti. Kabine Ofisi tarafından pazartesi günü yayınlanan öncü verilere göre bu rakam, analist beklentilerinin oldukça altında kaldı.
Bu veri, temmuz-eylül ayları arasında görülen ve yıllıklandırılmış %2,6’lık gayri safi yurtiçi hasıla daralmasının ardından geldi. Söz konusu daralmada, ABD Başkanı Donald Trump tarafından uygulanan yüksek tarifeler ihracatı olumsuz etkilemişti.
Nikkei’in bir iştiraki olan Japonya Ekonomik Araştırma Merkezi (JCER) tarafından 36 ekonomistle yapılan bir ankete göre, ekonomistler geçen yılın dördüncü çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda ortalama %1,48’lik bir GSYH büyümesi bekliyorlardı.
Ekonomik faaliyetin yarısından fazlasını oluşturan özel tüketim, bir önceki çeyreğe göre sadece %0,1 arttı. Meiji Yasuda Araştırma Enstitüsü’nden başekonomist Yuichi Kodama, “Kış ikramiyeleri daha yüksekti ancak yüksek gıda fiyatları olumsuz etki yarattı” dedi.
Kodama’nın işaret ettiğine göre, mal ve hizmet ihracatı %0,3 düştü ve bu durum, kasım ayından bu yana Tayvan konusunda Tokyo ile Pekin arasında yaşanan gerginliğin tırmanmasının ardından Çin’den gelen gelen turizmdeki keskin düşüşü yansıtıyor gibi görünüyor.
Ancak iş dünyası yatırımları %0,2’lik bir artış kaydetti. Dai-ichi Life Araştırma Enstitüsü’nden kıdemli ekonomist Koichi Fujishiro bu artışı, beklenenden daha güçlü olarak nitelendirdi. Fujishiro, “İş dünyasındaki iyimserliğin devam edip etmemesi, ekonominin görünümü için çok önemli olacak” diye ekledi.
Ekonomik büyümedeki bu ılımlı hız, borsadaki yükseliş trendiyle tezat oluşturuyor. Nikkei Hisse Senedi Ortalaması son 12 ayda %45 yükselirken, son üç yılda değeri iki katına çıktı.
Japonya’nın hane halkı sektörü, kalıcı olarak yüksek fiyatlar karşısında zorlanmaya devam ediyor. Enflasyona göre düzeltilmiş reel ücretler, aralık ayında üst üste 12. ay ve yıllık bazda üst üste dördüncü yıl negatif seyretti. Japonya’daki nispeten gevşek para politikası ve yenin dolar karşısında değer kaybetmesi, kalıcı enflasyonun kısmen sorumlusu olarak görülüyor.
Japonya Merkez Bankası, bir yandan ekonomiyi desteklemek bir yandan da faiz oranlarını ihtiyatlı bir hızla artırarak enflasyonu kontrol altına almak arasında denge kurmaya çalışıyor. Merkez bankası, aralık ayında politika faizini 25 baz puan artırarak %0,75’e yükseltti ve bu yıl içinde başka bir faiz artışı daha yapması bekleniyor.
Son GSYH verileri, Japonya’nın ekonomisinin ve Başbakan Sanae Takaichi’nin karşı karşıya olduğu, ABD tarifeleri ve enflasyondan Çin ile yaşanan gerginliklere kadar uzanan çeşitli zorlukların altını çiziyor.
Takaichi’nin liderliğindeki koalisyon, 8 Şubat’ta yapılan erken genel seçimlerde ezici bir zafer kazandı. Bu durum, onun “sorumlu ve proaktif” maliye politikası felsefesi altında, önümüzdeki yıllarda agresif mali programların uygulanma ihtimalini artırdı. Trump, seçim gününden önce sosyal medyada yaptığı bir paylaşımla Takaichi’yi onaylamıştı.
Takaichi, aralık ayında parlamentodan 18,3 trilyon yen (120 milyar dolar) değerinde bir ek bütçe geçirerek hane halkı sektörüne enflasyon desteği sağladı. Kabine ayrıca 1 Nisan’da başlayacak yıl için Japonya’ya yatırımı teşvik etmeyi, ülkenin büyüme potansiyelini artırmayı ve ekonomik güvenliğini güçlendirmeyi amaçlayan rekor 122 trilyon yenlik yıllık bütçe taslağı hazırladı.
Dai-ichi Life Research’ten ekonomist Fujishiro, ocak ayında başlayan akaryakıt ve kamu hizmeti sübvansiyonlarının ocak-mart çeyreğinde özel tüketimi desteklemesinin beklendiğini söylüyor. Takaichi’nin göreve gelmesinden bu yana tüketici güvenindeki iyileşmenin de ekonomiye destek olma ihtimalinin yüksek olduğunu ekledi.
Enflasyona göre düzeltilmiş reel GSYH, 2025 yılının tamamında %1,1 büyüdü. İç talep 1,3 yüzde puan katkı sağlarken, dış talep 0,3 yüzde puanlık negatif katkıda bulundu. Enflasyona göre düzeltilmemiş olan nominal GSYH ise %4,5 arttı.
JCER’in anketi, ekonomistlerin ekonominin 2026’nın ilk ve ikinci çeyreklerinde sırasıyla yıllıklandırılmış %1,04 ve %1,12 oranında büyümesini ve sonrasında %1’in altında bir büyüme hızına yavaşlamasını beklediğini gösterdi.