Amerika
Kirk suikastinin ardından çevrimiçi “intikam” faaliyetleri artıyor

ABD’li Cumhuriyetçiler, muhafazakâr-sağcı yorumcu Charlie Kirk suikastinin ardından, Amerikalılara bir uyarıda bulunarak, “Onu saygıyla anın ya da sonuçlarına katlanın,” diyor.
Geçtiğimiz birkaç gün içinde, Demokrat ve Cumhuriyetçi liderler, Trump dünyasının ünlü ismi Kirk’ün cinayetini geniş çapta kınadılar.
Reuters’ın röportajlar, kamuoyuna yapılan açıklamalar ve yerel basın haberlerine dayanan hesaplamasına göre, cinayeti çevrimiçi olarak tartışan en az 15 kişi işinden kovuldu veya askıya alındı. Bu sayıya gazeteciler, akademisyenler ve öğretmenler de dahil.
Cuma günü, bir Nasdaq çalışanı, Kirk ile ilgili paylaşımları nedeniyle işten atıldı.
Diğerleri ise çevrimiçi taciz yağmuruna maruz kaldı veya ofisleri, cinayetin ardından sağcıların öfkesinin artmasıyla birlikte, işten atılmalarını talep eden telefonlarla kitlendi.
Bazı Cumhuriyetçiler daha da ileri gitmek istiyor ve Kirk’ü eleştirenlerin ABD’den sınır dışı edilmesini, yoksulluğa sürükleyecek davalar açılmasını veya ömür boyu sosyal medyadan men edilmesini öneriyor.
Trump’ın ünlü destekçisi yorumcu Laure Loomer, “Onun ölümünü kutlayacak kadar hastaysanız, tüm mesleki gelecek hayallerinizin mahvolmasına hazır olun,” dedi.
Kongre üyesi Clay Higgins, X’te yayınladığı bir gönderide, “o güzel genç adamın iğrenç cinayetini kutlayarak ukala nefretlerini dile getiren” herkesin “TÜM PLATFORMLARDAN SONSUZA DEK MENEDİLMESİ” gerektiğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau da “bazılarının sosyal medyada bu olayı övmesini, haklı göstermeye çalışmasını veya hafife almasını görmekten tiksindiğini” ve “konsolosluk yetkililerimize uygun önlemleri almaları talimatını verdiğini” söyledi.
Cumhuriyetçilerin Kirk’ün mirasına saygısızlık edenlere duydukları öfke, Kirk de dahil olmak üzere bazılarının geçmişte siyasi şiddetin kurbanlarına yönelik alaycı tavırlarıyla tezat oluşturuyor.
Örneğin, eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin eşi Paul, 2022 ara seçimlerinden kısa bir süre önce San Francisco’daki evlerine giren biri tarafından çekiçle kafasına vurularak saldırıya uğradığında, Higgins saldırıyı alay eden bir fotoğraf paylaşmış, daha sonra bu paylaşımı silmişti.
Loomer da Paul Pelosi ve saldırganın sevgili olduklarını öne sürmüş ve adama yapılan saldırıyı “kötü sonuçlanan bir seks randevusu” olarak nitelendirmişti.
Öte yandan Kirk’ü eleştirenleri işlerinden kovma çağrıları X’te yoğunlaşıyor. Yeni kayıt olan “Expose Charlie’s Murderers” adlı sitede, “çevrimiçi siyasi şiddeti desteklediği” iddia edilen 41 kişinin adı yer alıyor ve sitenin 20.000’den fazla başvuruyu işleme koymak için çalıştığı iddia ediliyor.
Reuters’ın siteye gönderilen ekran görüntülerini ve yorumları incelediği sonuçlara göre, sitede yer alan bazı kişiler Kirk’ün ölümünü şaka konusu yapmış veya kutlamış.
Birisi “Hak ettiğini buldu” derken, diğerleri “Karma acımasızdır” şeklinde çeşitli yorumlarda bulunmuş. Fakat bazıları, sağcı figürü eleştirirken şiddeti açıkça kınamış.
Diğerleri ise, uzun süredir silah kontrolü karşıtı olan bir kişinin vurularak öldürüldüğünü belirtmekten öteye gitmemiş görünüyor. En az üç kişi, Kirk’ün 2023 yılında yaptığı, bazı silahla ölümlerin “buna değer” olduğunu ve ABD’de her yıl silahla işlenen cinayetlerin Anayasanın İkinci Maddesi karşılığında “makul bir anlaşma” olduğunu söylediği yorumlarını aktardı.
Sitede yer alan bir kişi, işvereninin telefon bombardımanına uğradığını ve arayanların işten atılana veya disiplin cezası alana kadar pes etmeyeceklerini söylediklerini belirtti. Bu kişi, önümüzdeki günlerde ofise gitmemeyi planladığını söyledi.
“Çok açık olmak gerekirse, Charlie Kirk’ün öldürülmesini onaylamıyorum,” diyen kişi, daha fazla tacizden kaçınmak için ismini vermemeyi şart koşarak Reuters’a telefonla konuştu.
Öte yandan “bu durumun ironisini de takdir etmek zorunda olduğunu” kaydeden aynı kişi, Kirk’ün yıllarca silah kontrolüne karşı yüksek sesle muhalefet ettikten sonra boynundan tüfekle vurulmasına atıfta bulundu.
Reuters, web sitesini kimin yönettiğini tespit edemedi. Site, sahipliği, metodolojisi veya Kirk’ün sözlerini doğru bir şekilde alıntılamanın neden “siyasi şiddeti desteklemek” olarak görülebileceği ile ilgili sorulara yanıt vermedi. Sitenin domain adresinin bulunduğu Squarespace, yorum talebiyle gönderilen mesajlara yanıt vermedi.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak









