Amerika
JD Vance, Ford Vakfı ile Açık Toplum Vakfını hedefe koydu

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, “radikal solcu delileri” bastırma sözü verirken, hedefine Ford Vakfı ile Soros bağlantılı Açık Toplum Vakfını yerleştirdi.
Suikaste kurban giden Charlie Kirk’ün popüler günlük radyo programına ev sahipliği yapan Vance, Beyaz Saray’ın en güçlü isimlerini resmi ofisine davet ederek, Rumble’da 250.000’i aşan izleyici kitlesinene seslendi.
Programda Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı Stephen Miller da Adalet Bakanlığı ve İç Güvenlik Bakanlığını kullanarak “şiddeti kışkırtan belirsiz şebekeleri” bozacağını söyledi.
Başkan Donald Trump da daha sonra Beyaz Saray’da gazetecilere, “Antifa”yı iç terör örgütü olarak tanımlamayı düşüneceğini söyledi.
Kararının üst düzey yetkililerinin desteğine bağlı olacağını da ekleyen Trump, “Evet, bunu yapardım. Bunu yüzde 100 yapardım. Antifa korkunç,” dedi.
Başkan ayrıca, diğer “kışkırtıcılar” aleyhine federal organize suç suçlamaları hakkında Başsavcı Pam Bondi ile görüştüğünü söyledi.
Trump, “Bunlar protesto değil, yaptıkları şey suç. ICE ve sınır devriye araçlarına tuğla atıyorlar. Bu ülkeye yaptıkları şey gerçekten yıkıcı,” ifadelerini kullandı.
Vance pazartesi günü “şiddeti kışkırtan, kolaylaştıran ve şiddet eylemlerine katılan STK ağının peşine düşeceğini” söyledi.
Miller, Oval Ofis’te gazetecilere, başkan yardımcısının şiddet içeren protestolara ve ayaklanmalara finansman sağladığını iddia ettiği kâr amacı gütmeyen kuruluşları ve örgütleri kastettiğini söyledi.
Başkan yardımcısı, Cumhuriyetçilerin uzun süredir öfkesini çeken iki hedefe işaret etti: Ford Vakfı ve George Soros tarafından yönetilen Açık Toplum Vakfı.
Vance, bu kuruluşların “cömert vergi muamelesi” gördüğünü ve Kirk’ü “yanlış alıntıladığını” iddia ettiği sol eğilimli haber dergisi The Nation’a finansman sağladığını söyledi.
Dergi ise bir açıklama yaparak, Soros veya Açık Toplum Vakfından hiçbir zaman destek almadığını ve şu anda Ford Vakfı tarafından finanse edilmediğini belirtti.
Açıklamada, “160 yıllık yayıncılık geçmişimizde, muhalefetin vatanseverliğin en yüksek şekli olduğuna uzun süredir inanıyoruz ve daha eşit ve adil bir dünya için sürdürdüğümüz gazetecilik mirasımızla gurur duyuyoruz. Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi görevliler tarafından eleştirildik ve başkan yardımcısının The Nation’da okudukları hakkında yorum yapmasından memnunuz, çünkü Beyaz Saray The Nation’ı okumalı,” denildi.
Kirk’ün yakın arkadaşı olan başkan yardımcısı, insanları Kirk’ün ölümünü kutlayanları eleştirmeleri için de teşvik etti. Vance, “Hadi, işverenlerini arayın. Siyasi şiddete inanmıyoruz, fakat nezakete inanıyoruz ve siyasi suikastı kutlamakta nezaket yoktur,” dedi.
Yetkililer cuma günü, 22 yaşındaki Tyler Robinson’ın Kirk’ün öldürülmesiyle bağlantılı olarak gözaltına alındığını duyurdu. Yetkililer, cinayetin nedenini açıklamadı ve Robinson’ın siyasi eğilimlerini tartışmadı.
Kirk suikastinin ardından çevrimiçi “intikam” faaliyetleri artıyor
Fakat birçok kişi, ateş edilmemiş kovanların üzerindeki yazıları inceleyerek, Utah Valisi Spencer Cox’un da belirttiği gibi, Robinson’ın “solcu bir ideolojiye” sahip olduğunu ileri sürdü.
Vance, “Bu ülkede bir araya gelebileceğimize gerçekten inanıyorum. Buna inanmamız gerektiğini düşünüyorum. Ama birlik, gerçek birlik, ancak gerçeğin dağına tırmandıktan sonra bulunabilir ve ülkemizde yüzleşmemiz gereken zor gerçekler var,” dedi.
Başkan yardımcısı, Kirk’ün ölümünden sonra yapılan bir YouGov anketini örnek göstererek, çok liberal yanıt verenlerin neredeyse dörtte birinin bir siyasi figürün ölümünden mutlu olmanın kabul edilebilir olduğunu söylediğini, buna karşılık çok muhafazakar yanıt verenlerin sadece yüzde 3’ünün böyle düşündüğünü belirtti.
Çok liberal yanıt verenlerin dörtte biri, siyasi şiddetin hiçbir zaman haklı gösterilemeyeceği görüşüne katılmıyordu, buna karşılık çok muhafazakâr yanıt verenlerin yüzde 3’ü böyle düşünüyordu.
Vance, “Bu, her iki tarafın da sorunu değil. Bir tarafın çok daha büyük ve kötü niyetli bir sorunu var ve bu, bize söylenmesi gereken gerçek,” dedi.
Açık Toplum Vakfının bir sözcüsü, örgütün “Charlie Kirk’ün korkunç cinayetini kesin bir dille kınadığını” ve “bu trajediyi, Amerikalıları tehlikeli bir şekilde bölmek ve Birinci Maddeye saldırmak için siyasi amaçlarla kullanmanın utanç verici olduğunu” söyledi.
İki saatlik yayında, birçok yönetim yetkilisi Kirk’ün güzel anılarını anlattı, onun inancına ve ailesine olan bağlılığının yanı sıra siyasi dehasına da değindi.
Charlie Kirk suikastı, Gladio tipi bir ‘faydalı trajedi’ mi?
Miller, sol eğilimli sivil toplum kuruluşlarının “geniş çaplı bir iç terör hareketi”nin ülkede şiddeti teşvik ettiğini iddia etti, fakat bu kuruluşların isimlerini vermedi.
Vance’e, Kirk’ün kendisine gönderdiği son mesajda Beyaz Saray’ın bu kuruluşların peşine düşmek için “organize bir stratejiye” ihtiyacı olduğunu söylediğini ve Kirk’ün adına bunu yapmak için Adalet Bakanlığı, İç Güvenlik Bakanlığı ve hükümetin geri kalanının tüm gücünü kullanacağına söz verdiğini söyledi.
Kirk’ün vurulduğu akşam sosyal medyada yayınlanan Oval Ofis konuşmasında Trump, cinayeti “radikal sol”a atfederek, “bu vahşete ve diğer siyasi şiddete katkıda bulunanların her birini, bunu finanse eden ve destekleyen örgütler de dahil olmak üzere bulmaya” söz verdi.
Vance ise dün, Demokratların ve siyasi solun “yüzde 99’unun” asla cinayet işlemeyeceğini, fakat “bu cinayeti kutlayarak, bunun için özür dileyerek ve Charlie’nin masumiyetini değil, bazılarının hoşuna gitmeyen şeyler söylediği gerçeğini vurgulayarak, hatta onun gerçekte söylediklerini çarpıtarak, bu insanların çoğu bu tür olayların kaçınılmaz olarak yaşanacağı bir ortam yarattığını” savundu.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa6 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa5 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa6 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor










