Amerika
Kripto milyarderi Sun, Trump’ın projesine dava açtı

Kripto milyarderi Justin Sun, ABD Başkanı Trump’ın kurucuları arasında yer aldığı World Liberty Financial platformuna karşı, varlıklarının dondurulduğu ve haklarının gasbedildiği gerekçesiyle Kaliforniya federal mahkemesinde dava açtı. Sun, Trump’ın yönetim vizyonunu desteklediğini ancak proje yöneticilerinin şahsi varlıklarını “yakmakla” tehdit ederek suç işlediklerini ifade etti.
Kripto para dünyasının önde gelen isimlerinden milyarder Justin Sun, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın iştirakiyle hayata geçirilen World Liberty Financial (WLF) platformuna karşı Kaliforniya eyaletindeki federal mahkemede hukuk mücadelesi başlattı.
Sun, dava sürecine ilişkin detayları sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamayla kamuoyuna duyurdu.
World Liberty Financial, kullanıcıların kripto varlıkları üzerinden borç alıp verebildiği, sabit coinlerle (stablecoin) işlem yapabildiği ve likidite havuzları oluşturabildiği bir merkezsiz finans platformu olarak faaliyet gösteriyor.
2024 yılında Zachary Folkman, Chase Herro, Alex Witkoff ve Zac Witkoff tarafından kurulan platformda, Donald Trump’ın aile üyeleri de kurucu ortaklar arasında yer alıyor.
Mevcut anlaşmalar uyarınca Trump ailesi, WLFI token satışlarından elde edilen net kârın yüzde 75’ini ve sabit coin işlemlerinden doğan gelir payını alma hakkını elinde bulunduruyor.
Varlıkların dondurulduğu ve imha tehdidi yapıldığı iddia ediliyor
Justin Sun, Trump yönetiminin Amerika’yı kripto dostu bir merkez haline getirme çabalarını ve bizzat Başkan Trump’ı desteklemeyi sürdürdüğünü belirtmekle birlikte, WLF yönetimindeki bazı isimlerin projeyi başkanın değerlerine aykırı şekilde yönettiklerini dile getirdi.
Sun, söz konusu yöneticilerin kendisine ait tüm tokenleri dondurduğunu, yönetim önerilerindeki oy hakkını elinden aldığını ve herhangi bir yasal dayanak olmaksızın varlıklarını “yakarak” yok etmekle tehdit ettiklerini ifade etti.
Milyarder iş insanı, “Başkan Trump’ın bu durumlardan haberdar olması halinde bu eylemleri onaylayacağına inanmıyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Durumu mahkemeye taşımadan önce uzlaşma yoluyla çözmeye çalıştığını kaydeden Sun, tokenlerin üzerindeki blokajın kaldırılması ve haklarının iadesi taleplerinin reddedildiğini bildirdi.
Sun, konuya ilişkin açıklamasında, “Tek isteğim, token alan diğer tüm erken dönem yatırımcılarla aynı muameleyi görmek; ne daha iyisi ne de daha kötüsü” ifadelerine yer verdi.
Trump’ın kripto para projesi World Liberty Financial’da oylama krizi
Zararın yüz milyonlarca dolar seviyesinde olduğu kaydedildi
Bloomberg tarafından aktarılan bilgilere göre Sun, 2024 ve 2025 yılları süresince 45 milyon dolar karşılığında 3 milyar adet WLFI tokeni satın aldı.
Ayrıca projeye sunduğu danışmanlık hizmetleri karşılığında kendisine 1 milyar adet token daha tahsis edildiği belirtildi.
Salı günü sunulan dava dilekçesinde Sun, WLF’nin kendisine ait varlıkları dondurmasına olanak tanıyan yetkileri “gizlice tesis ettiğini” ve bu durumun şahsi şirketleri ile kendisini yüz milyonlarca dolarlık zarara uğrattığını kaydetti.
Haberde ayrıca, Eylül ayında WLF kurucu ortağı Chase Herro’nun, Sun’ın o dönemdeki piyasa değeri 776 milyon dolar olan tokenlerini yakmakla tehdit ettiği bilgisine yer verildi.
Dilekçede, Sun’ın haklarını araması durumunda yetkili makamlara ihbar edilmekle korkutulduğu ve bu baskı taktiklerinin “suç teşkil eden şantaj ve irtikap” kapsamında değerlendirildiği vurgulandı.
Kripto milyarderi mahkemeden tazminat ve ihtiyati tedbir talep etti
Justin Sun, mahkemeden varlıkları üzerindeki blokajın kaldırılmasını, uğradığı zararın tazmin edilmesini ve World Liberty Financial’ın tokenlerini imha etmesinin engellenmesini talep etti.
Forbes verilerine göre güncel serveti 8,5 milyar dolar olarak tahmin edilen Sun; TRON platformunun kurucusu, kripto borsası Huobi HTX’in küresel danışmanı ve Rainberry şirketinin sahibi konumunda bulunuyor.
Öte yandan Sun’ın geçmişteki yasal süreçlerine de değinilen kayıtlarda, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) Mart 2023’te Sun ve şirketleri aleyhine açtığı davaya dikkat çekildi.
Söz konusu davada Sun; Tronix ve BitTorrent varlıklarının yasa dışı dağıtımı, işlem hacimlerinin yapay olarak şişirilmesi ve reklam yapan ünlü isimlere ödenen ücretlerin gizlenmesiyle suçlanmıştı.
2025 yılının Şubat ayında başlayan uzlaşma görüşmeleri sonucunda, Mart ayında SEC ile Justin Sun arasında anlaşmaya varıldığı ve suçlamaların düşürüldüğü anımsatıldı.
Bu uzlaşma kapsamında Rainberry şirketinin 10 milyon dolar tutarında idari para cezası ödemesine hükmedilmişti.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi4 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya1 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya1 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak











