Bizi Takip Edin

Diplomasi

Meksikalı kartel mensupları Ukrayna’da: Hükümet soruşturma başlattı

Yayınlanma

Meksika hükümeti, uyuşturucu kartelleriyle bağlantılı kişilerin Ukrayna ordusunda savaştığını gösteren görüntüler üzerine resmi inceleme başlattı. Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, videonun gerçekliği ile kişilerin bölgeye nasıl ulaştığının araştırıldığını duyurdu.

Meksika hükümeti, uyuşturucu kartelleriyle bağlantılı kişilerin Ukrayna ordusunda paralı asker olarak savaştığı yönündeki iddialar ve sosyal medyada paylaşılan görüntüler üzerine inceleme başlattı.

Sosyal medyada yayımlanan ve henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmayan videoda, Ukrayna askeri teçhizatı giymiş silahlı kişilerin çatışma bölgesinde Meksika’daki suç örgütlerine ait sloganlar attığı görülüyor.

Kayıttaki bir kişi, gruptaki diğer savaşçıların Sinaloa Karteli’nin bir kolu olan La Chapiza ile Jalisco Yeni Nesil Karteli mensubu olduğunu ima ediyor. Sigara içen gruptakilerin görüntülerde “Ukrayna’ya zafer. Çok yaşa Meksika, çok yaşa Kolombiya, çok yaşa Panama” dediği duyuluyor.

Görüntülerin ardından konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, hükümetin olayı iki aşamalı olarak ele aldığını açıkladı.

Sheinbaum, “Öncelikle videonun gerçek olup olmadığını, ikinci olarak da bu kişilerin o bölgeye nasıl ulaştığını belirlemek üzere inceleme yürütüyoruz” dedi.

İnceleme sonucunda videonun doğrulanması halinde yetkililerin, suç örgütlerine mensup olabilecek Meksikalıların Avrupa’daki bir silahlı çatışmaya nasıl dahil olduğunu tespit etmeye çalışacağını belirten Sheinbaum, bu kişilerin çatışmalarda yer alan özel bir şirket, bir ordu ya da bir hükümet tarafından silah altına alınmış olabileceğini dile getirdi.

Sosyal medyada yayılan paylaşımlarda ise söz konusu kişilerin çatışma bölgesini FPV (birinci şahıs görüşlü) dronlar, fiber optik yönlendirme sistemleri ve modern piyade taktikleri alanında ileri düzey bir eğitim sahası olarak kullandığı, cephe deneyiminin ardından Meksika’ya ve ABD sınırına dönecek kişilerin güvenlik tehdidi oluşturacağı iddiaları dile getiriliyor.

Meksika’da ele geçirilen FPV dron sevkiyatları ve fiber optik makaraların bu yetenek aktarımının başladığını gösterdiği savunuluyor.

Ukrayna makamları ise Sheinbaum’un açıklamalarına veya söz konusu videoya ilişkin henüz kamuoyuna izahat sunmadı.

Meksikalı karteller, Ukrayna’da savaşan paralı askerleri bünyesine katıyor

Latin Amerika’da dron saldırıları artıyor

Öte yandan Fransız bağımsız araştırmacı gazetecilik platformu Intelligence Online, Haziran 2025’te yayımladığı haberde, Meksika Ulusal İstihbarat Merkezinin (CNI) Ukrayna’yı uyuşturucu kartelleriyle bağlantılı kişilerin Uluslararası Lejyon’a katılma girişimleri konusunda uyardığını aktarmıştı.

Habere göre istihbarat birimi, paralı asker olmak isteyen bu kişilerin dayanışma amacıyla değil, Meksika güvenlik güçlerine ve rakip kartellere karşı kullanmak üzere FPV kamikaze dronlarını operasyonel düzeyde kullanmayı öğrenmek için cepheye gitmek istediğini bildirmişti.

Latin Amerika’daki suç örgütlerinin silahlı insansız hava araçlarını kullanımına ilişkin kaygılar, bölgedeki can kayıplarıyla da gündeme geliyor.

Foreign Policy dergisi de Kolombiya’da Temmuz 2024’te arkadaşlarıyla oynadığı sahaya dronla patlayıcı atılması sonucu hayatını kaybeden 10 yaşındaki Dilan Camilo Erazo Yela’nın, Silahlı Çatışma Konumu ve Olay Veri Projesi’ne (ACLED) göre ülkede dron saldırısıyla öldürüldüğü bilinen ilk kişi olduğunu aktardı.

ACLED verileri ve haber kaynakları, bu olayın ardından Kolombiya’da Ağustos 2025’te Antioquia’da 13 polisin ve Aguachica’da 7 askerin hedef alındığı benzer saldırıların düzenlendiğini kaydetti.

ACLED uzmanları, ülkedeki silahlı grupların bu savaş yöntemini Meksika’daki suç örgütlerinden öğrendiğini değerlendiriyor.

Aşırıcılık ve Teknoloji Küresel Ağı (GNET) bünyesinde çalışan Mathilde Gamba da yayımladığı analizde, silahlandırılmış dronların rakip örgütleri hedef almak, kolluk kuvvetlerine saldırmak, sivil halkı korkutmak ve toprak hakimiyeti sağlamak amacıyla rutin biçimde kullanıldığını belirtti.

Gamba, Meksikalı kartel mensuplarının Ukrayna savaşında geliştirilen taktikleri çevrim içi ortamlar üzerinden uyarlamakla kalmayıp doğrudan çatışma deneyimi kazanma arayışında olabileceğine dair kanıtların arttığını kaydetti.

Diplomasi

Newsweek Zelenskiy’nin yerine geçebilecek dört adayı açıkladı

Yayınlanma

Newsweek dergisi, Ukrayna’da Zelenskiy’nin yerine geçebilecek dört muhtemel ismi sıralarken eski Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy’ı en güçlü rakip olarak gösterdi. Anketlerde Zalujnıy’a güven oranı yüzde 64 ile Zelenskiy’nin önünde seyrediyor.

ABD merkezli haber dergisi Newsweek, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin yerine geçebilecek dört muhtemel ismi sıraladı.

ABD yönetiminden Ukrayna’da yeni bir devlet başkanlığı seçimi yapılması yönünde gelen çağrının ardından hazırlanan değerlendirmede, Zelenskiy’nin karşısındaki en güçlü rakip olarak eski Ukrayna Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy öne çıkarıldı.

Derginin paylaştığı listede, şu anda Ukrayna’nın Londra Büyükelçisi olarak görev yapan eski Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy, Ukrayna Askeri İstihbarat Teşkilatının (GUR) eski başkanı ve mevcut Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kırilo Budanov, eski Savunma ve Dijital Dönüşüm Bakanı Mihail Fedorov ile ülkenin beşinci devlet başkanı ve muhalefetteki Avrupa Dayanışması partisinin lideri Petro Poroşenko yer alıyor.

Ekim ayında Reyting adlı sosyolojik araştırma grubunun yayımladığı anket verileri, olası bir başkanlık yarışında Zalujnıy’ın Zelenskiy’ye en yakın isim olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre katılımcıların yaklaşık yüzde 23’ü Zelenskiy’ye, yüzde 20’den fazlası ise Zalujnıy’a oy vermeye hazır olduğunu ifade ediyor.

Kamuoyu güveninde ise eski Genelkurmay Başkanı önde görünüyor. Ankete katılanların yüzde 64’ü Zalujnıy’a güvendiğini belirtirken, mevcut Devlet Başkanı Zelenskiy’ye yönelik güven oranı yüzde 53 düzeyinde kalıyor.

Aberystwyth Üniversitesinden uluslararası politika uzmanı Jenny Mathers, Newsweek’e yaptığı değerlendirmede, siyasetçiler ve askeri figürlerin savaş sürecinde edindikleri itibarın seçmen tercihleri üzerinde belirleyici rol oynayabileceğini dile getirdi.

Mathers bununla birlikte, eski Devlet Başkanı Poroşenko’nun makam için şansı en düşük adaylardan biri olduğunu kaydetti.

Görevden ayrılışı ülke çapında kitlesel gösterilere yol açan eski Savunma ve Dijital Dönüşüm Bakanı Mihail Fedorov, ağustos ayında çatışmalara rağmen Ukrayna’da başkanlık seçimlerinin yapılması gerektiğini ifade etmişti.

Fedorov daha önceki beyanlarında aday olmayacağını vurgulamış, istifasının ardından lehine düzenlenen mitingleri de “siyasi mücadele” olarak değerlendirmediğini açıklamıştı.

Trump seçim çağrısı yaptı, Zelenskiy ateşkes şartı koştu

ABD Başkanı Donald Trump, 10 Ekim’de Ukrayna’da yeni bir seçime gidilmesi önerisinde bulunarak Zelenskiy’yi ABD’ye zarar vermek istemekle suçlamıştı.

Trump, “Anlaşmaya varabilecek yeni bir lider bulunmasını öneriyorum. Çünkü o pek çok anlaşma yapabilirdi fakat bir nedenle bunu hiçbir zaman yapmadı” ifadelerini kullanmıştı.

Milyarder Elon Musk da Trump’ın Ukrayna’da devlet başkanının değişmesi yönündeki çağrısına destek vermişti.

Zelenskiy ise ertesi gün ABC News kanalına verdiği mülakatta, Rusya’nın 60 günlük tam bir ateşkesi kabul etmesi durumunda Ukrayna’nın devlet başkanlığı seçimlerini düzenlemeye hazır olduğunu duyurmuştu.

Ukrayna’da devlet başkanlığı seçimlerinin Mart 2024 sonunda düzenlenmesi planlanıyordu ancak yürürlükteki sıkıyönetim sebebiyle sandık kurulmadı.

Zelenskiy’nin beş yıllık görev süresinin Mayıs 2024’te dolmasının ardından Moskova yönetimi Ukrayna liderini gayrimeşru ilan etti.

Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve ABD Dışişleri Bakanlığı ise görev süresinin sona ermesine rağmen Zelenskiy’yi Ukrayna Devlet Başkanı olarak tanımayı sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Trump, enerji ateşkesi için Ukrayna’ya desteği kesmekle tehdit etmiş

Yayınlanma

Kyiv Independent gazetesinin haberine göre ABD yönetimi, Rus petrol tesislerine yönelik saldırıları durdurması amacıyla Kiev’e silah ve istihbarat akışını kesme tehdidinde bulundu. Trump’ın Rusya ile ilan ettiği enerji ateşkesinin Ukrayna’ya önceden haber verilmediği ve Kiev heyetinin Miami’deki görüşmeleri planlanandan erken terk ettiği bildirildi.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Ukraynalı hükümet yetkilileri ve üst düzey askeri komutanlarla doğrudan irtibata geçerek Rusya’ya ait petrol tesislerine yönelik saldırıların durdurulmasını istediği, aksi takdirde silah ve istihbarat desteğini kesme uyarısında bulunduğu bildirildi.

CNN ve Kyiv Independent’ın kaynaklarına dayandırdığı haberlere göre Washington yönetimi, Kiev’den Rus petrol altyapısını hedef alan saldırı girişimlerine son vermesini talep etti.

ABD tarafı, söz konusu saldırıların sürmesi halinde Ukrayna’nın sonuçlarla karşılaşacağını iletti. Kyiv Independent’a konuşan Ukraynalı bir yetkili, “Üst düzey askeri yetkililerin tamamını arayıp tehdit savurdular” ifadesini kullandı.

Axios: Trump Ukrayna’nın rafineri saldırılarına çok öfkeli

Enerji ateşkesi kararı Kiev’e önceden bildirilmedi

Ukraynalı kaynaklar, Trump’ın Rusya ile enerji alanında ateşkes sağlandığını duyurduğu açıklamasından önce kendilerine bilgi verilmediğini aktardı.

Habere göre bu duyurunun hemen ardından Kiev yönetimi, enerji sahasındaki ateşkes kararına uyması yönünde yoğun baskı altına girdi.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Trump’ın açıklamasının ardından olası bir enerji ateşkesine yönelik temasların sürdüğünü kaydetti.

Peskov, somut bir anlaşmaya varılıp varılmadığına, olası mutabakatın şartlarına veya bu adımın yalnızca petrol rafinerilerini mi yoksa diğer enerji tesislerini de mi kapsayacağına dair ayrıntı vermedi.

Peskov, daha önce eylül ayında yaptığı açıklamada enerji ateşkesine dair somut müzakereler yürütülmediğini dile getirmiş, Ukrayna’nın kalıcı bir çözüm yerine kendi “Aşil tendonu” niteliğindeki enerji sektöründe ateşkes önerdiğini savunmuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise ordunun Ukrayna altyapısına yönelik saldırılarını muharebe hedeflerine hizmet ettiği gerekçesiyle “etkili ve zamanında” olarak nitelemişti.

Financial Times’ın Avrupalı yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump yönetiminin Rus enerji tesislerine yönelik eylemleri durdurması için Ukrayna’ya silah tedarik mekanizmasını askıya alma tehdidinde bulunduğu belirtildi.

Haberde, Washington’ın istihbarat paylaşımını sonlandırma seçeneğini de gündeme getirdiği aktarıldı.

Axios ise Trump’ın ilan ettiği enerji ateşkesinin rafinerilere yönelik saldırıların sonlandırılmasını içerdiğini ve ABD yönetiminin Ukrayna’dan buna uymasını beklediğini yazdı.

Bloomberg’in haberine göre ise ABD liderinin özel temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner, Miami’de Ukrayna heyetiyle gerçekleştirdikleri toplantıda ABD’nin mühimmat ve istihbarat sağlayan güvenilir bir ortak olduğunu vurguladı.

Ancak Witkoff ve Kushner, rafinerilere saldırılmaması gerektiğini belirterek Kiev’e Amerikan tüketicilerine zarar verecek adımlardan kaçınmasını tavsiye etti.

Görüşmeyi aktaran kaynaklar, bu tavsiyenin istihbarat paylaşımının kesileceğine dair örtülü bir ikaz olarak algılandığını kaydetti.

Kaynaklara göre Ukrayna heyeti, Trump’ın Rusya ile dizel yakıt tedariki konusunda anlaşıldığını duyurmasının ardından 9 Ekim Cuma günü Miami’deki müzakereleri planlanandan önce sonlandırdı.

Demokratlardan Trump’ın Rusya ile dizel yakıt mutabakatına tepki

Okumaya Devam Et

Diplomasi

NATO, 32 üyenin onayladığı yeni askeri doktrinini duyurdu

Yayınlanma

NATO, üye ülkelere yönelik her türlü saldırıyı püskürtmeyi hedefleyen “Savaş Teorisi” adlı yeni savunma stratejisini tanıttı. İttifak üyesi 32 ülkenin onayladığı plan; kara birliklerini yapay zeka, otonom sistemler ve insansız hava araçlarıyla birleştirerek üç aşamalı bir savunma hattı öngörüyor.

NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) Alexus Grynkewich, ittifak üyesi bir ülkeye yönelik her türlü saldırıyı tamamen sonuçsuz bırakmayı amaçlayan yeni savunma stratejisini tanıttı.

Varşova Güvenlik Forumu’nda konuşan Grynkewich, “Savaş Teorisi” adı verilen konseptin, hasım unsurların NATO topraklarına sızmasını ve buralarda çatışma yürütmesini engellemek üzere tasarlandığını söyledi.

İttifak sınırları içinde yaşayan bir milyar insana güvence vermeyi hedeflediklerini savunan Grynkewich, Rusya gibi hasımlara da olası bir işgale karşı hazırlıklı olunduğu mesajını iletmek istediklerini öne sürdü.

Grynkewich, “Saldırıya uğrarsak bu gece bile savaşa girmeye hazırız” dedi.

Üç aşamalı savunma planı yürürlüğe giriyor

İttifak üyesi 32 ülkenin tamamı tarafından onaylanan plan, kara birlikleri ve klasik silah sistemlerini insansız hava araçları, dron savar sistemler ve yapay zeka gibi ileri teknolojilerle birleştiriyor.

Stratejinin şekillenmesinde Ukrayna’daki kara ve hava muharebeleri ile Ortadoğu’daki güncel çatışmalardan çıkarılan dersler belirleyici rol oynuyor.

Grynkewich’in aktardığına göre yeni savunma doktrini, NATO yaklaşımının merkezini oluşturan üç temel aşamaya dayanıyor:

Planın ilk ayağı olan “engelleme” (block) aşamasında, hasım güçlerin müttefik topraklarını ele geçirmesini önlemeye odaklanılıyor.

Bu kapsamda NATO kara unsurları taarruza geçen birliklerle doğrudan çatışmaya girecek, manevra kabiliyetlerini sınırlandıracak ve ittifak sınırlarını yarmaya çalışan kuvvetleri etkisiz hale getirecek.

Taarruzun sürmesi halinde devreye girecek ikinci aşamada (blunt), saldırının hızını kesmek ve ilerleyen güçleri yıpratmak amacıyla insan müdahalesine asgari düzeyde ihtiyaç duyan otonom sistemler ile gelişmiş sensör ağları kullanılacak.

Bu sistemlerle tehditler anlık olarak tespit edilecek ve farklı harekat alanlarındaki yetenekler birleştirilerek hasmın ilerleyişi durdurulacak.

Son aşama olan “çökertme” (break) adımında ise doğrudan taarruz birlikleri değil, bu birlikleri ayakta tutan operasyonel savaş sistemi hedef alınacak.

Komuta merkezleri, tedarik zincirleri ve lojistik hatlar, uzun menzilli hassas vuruş sistemleri ve sensör ağlarıyla vurularak hasmın askeri harekatı sürdürme kabiliyeti ortadan kaldırılacak.

Grynkewich, “Düşman komutanlar birliklerini yönetemeyecek, ikmal hatları kesilecek ve lojistik araçları imha edilecek” ifadelerini kullandı.

NATO komutanı Varşova’da ittifakın “zafer teorisini” açıklayacak

Strateji toprak kazanımını değil “sınırları korumayı” amaçlıyor

NATO’nun herhangi bir toprak kazanma niyetinin olmadığını ve stratejinin bütünüyle savunma odaklı olduğunu kaydeden Grynkewich, “Vatandaşlarımızı ve topraklarımızı korumanın ötesinde bir planımız, niyetimiz ya da hırsımız yok” dedi.

İttifak topraklarına yönelik doğrudan bir saldırı ihtimalini düşük gördüğünü belirten komutan, buna rağmen müttefikleri hedef alacak her türlü girişim karşısında tereddüt etmeden karşılık vereceklerini dile getirdi.

Grynkewich, ABD’nin ittifaka bağlılığı konusundaki soru işaretlerine de değinerek Washington’ın temmuz ayındaki NATO zirvesinde 5. Madde’ye olan bağlılığını teyit ettiğini hatırlattı.

NATO’nun kolektif savunma ilkesinin temelini oluşturan 5. Madde, bir müttefike yapılan silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış sayılmasını öngörüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English