Ortadoğu

Netanyahu’nun danışmanları, Katar’a Mısır hakkındaki gizli bilgileri vermekle suçlandı

Yayınlanma

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun üç danışmanının, Doha’nın maaşlı çalışanları oldukları dönemde, Mısır’la ilgili İsrail’in endişelerine dair gizli bilgileri Katar’a sızdırdığını ileri sürüldü.

Israel Hayom’da yer alan habere göre, Katarlılar, bu üçlüden (Jonatan Urich, Yisrael Einhorn ve Eli Feldstein) aldıkları bilgileri İsrailli gazetecilere sızdırdı.

Bu, Kahire’yi İsrail kamuoyunun gözünde itibarsızlaştırmayı ve Doha’nın Hamas ile rehineler konusunda yürütülen müzakerelerde lider rol üstlenmesine zemin hazırlamayı amaçlayan bir kampanyanın parçasıydı.

Mısır ve Katar, İsrail ile Hamas arasında ateşkes sağlanması ve savaşı tetikleyen 7 Ekim 2023’te düzenlenen saldırı sırasında Hamas tarafından rehin alınan kişilerin serbest bırakılmasını amaçlayan görüşmelerde iki kilit arabulucu rolünü üstlenmişti.

Sızıntılar, Mart-Mayıs 2024 tarihleri arasında Netanyahu, Ulusal Güvenlik Konseyi, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ve Şin Bet’in katıldığı toplantılardan kaynaklandı.

Bu toplantılarda İsrail-Mısır ilişkileri ve Mısır’ın Sina Yarımadası’na asker göndererek 1979 barış anlaşmasının şartlarını ihlal edip etmediği incelenmişti.

Mısır’ın olası ihlallerine ilişkin haberler, 2024 yılında ve 2025 yılının başlarında İsrail basınında yer almıştı.

Einhorn, Urich ve Feldstein, “Qatargate” soruşturmasının başlıca şüphelileri.

Bu soruşturma, esas olarak bu kişilerin başbakan için çalışırken, yabancı bir acentayla temas kurmak ve lobicilerle işadamlarını içeren bir dizi yolsuzluk eylemi de dahil olmak üzere, Katar yanlısı lobi faaliyetleriyle bağlantılı olduğu iddia edilen çok sayıda suçu işledikleri yönündeki şüpheler etrafında şekilleniyor.

Qatargate soruşturmacıları, bu üç kişinin Katar’dan bilgi aldığını ve bunu İsrailli gazetecilere aktardığını düşünüyordu.

Fakat yeni ortaya çıkan bilgiler, bilgi akışının her iki yönde de gerçekleştiğini gösteriyor.

Urich ve Feldstein, bu davadaki şüpheli rollerinden dolayı gözaltına alındı ve sorguya çekildi. Sırbistan’da ikamet eden Einhorn ise, tutuklanmaktan korktuğu için İsrail’e gelmeyi reddetmesi üzerine, kısa süre önce Belgrad’da İsrailli soruşturmacılar tarafından sorguya çekildi.

Israel Hayom gazetesine göre, savunma yetkilileri, sızıntıların Mısır ile yapılan barış anlaşmasını tehlikeye atabileceğinden ve Kahire’nin Hamas tarafından rehin tutulan kişilerin serbest bırakılmasına yardımcı olma istekliliğini azaltabileceğinden endişe duyuyordu.

Gazete, bu iddiaları araştırmak için gizli görüşmelere katılan başka bir güvenlik yetkilisiyle görüştüğünü belirtti.

Bu yetkili, ilk kaynağın görüşmelerde ele alınan konularla ilgili anlatımını doğruladı ve farklı sızıntıların zamanlamalarının birbiriyle örtüştüğünü kaydetti.

Einhorn’un avukatı pazar günü yayınlanan haberi “yalan, asılsız ve tamamen reddettikleri” bir haber olarak nitelendirdi.

Urich, bunun “seçim sezonunun ortasında siyasi rakipler tarafından yayınlanan tam bir yalan” olduğunu belirterek, “Gizli bir görüşmede hiçbir zaman bulunmadım ve gizli olmayan bilgiler dahil olmak üzere hiçbir bilgiyi kimseye aktarmadım,” diye ekledi.

Israel Hayom’un haberi, 27 Ekim’de yapılacak seçimlerde başbakanın muhaliflerinden öfkeli tepkilere yol açtı.

Bu muhalifler, “Qatargate” skandalını savaş zamanında ülkeye ihanet olarak defalarca nitelendirmiş ve Netanyahu’nun Katar’ı düşman olarak değil de “karmaşık” olarak tanımlamasını sert bir şekilde eleştirmişlerdi.

Demokratlar Partisi’nin başkanı Yair Golan, “İşte İsrail Devleti’ne karşı ihanet böyle bir şeydir. Katar’dan para alan Netanyahu’nun danışmanları, Katar’ın çıkarlarına hizmet etmek için Mısır ile olan stratejik ilişkilerimizi tehlikeye attılar,” diye konuştu.

Golan, X’e yazdığı mesajda şöyle devam etti:

“Beş savaş ve binlerce şehit, bizi Mısır ile barış anlaşmasına ulaştırdı; fakat Netanyahu’nun ofisi, maddi hırs uğruna bu anlaşmayı tehlikeye atmaktan çekinmedi. En iyi evlatlarımız cephede can verirken, onların banka hesapları İsrail’in dış ve güvenlik politikasını yönlendiriyordu.”

Anketlerde şu anda önde olan Yashar Partisi Başkanı Gadi Eisenkot da Netanyahu’yı sert bir dille eleştirdi ve bir devlet soruşturma komisyonu kurulması çağrısında bulunarak, “Her makul başbakan, ortalığı netleştirmek ve halkının başka bir ülke değil, İsrail Devleti’nin çıkarları için çalıştığından emin olmak amacıyla bir soruşturma emri verirdi  ama bu başbakan öyle değil,” dedi.

Eisenkot, seçilmesi halinde göreve başladıktan sonra ilk icraatının böyle bir soruşturma komisyonu kurmak olacağını belirtti.

Netanyahu, 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısı ve ardından gelen savaşlarla ilgili konularda, büyük olayları soruşturmakla görevli geleneksel organ ve tanıkları mahkemeye çağırma yetkisine sahip tek kurum olan devlet soruşturma komisyonunun kurulmasına yönelik çabaları engellemeye çalıştı.

Muhalefet lideri Yair Lapid, Likud’un Katar’ı düşman devlet ilan etmeyi öngören kendi yasa teklifini engellediğini belirtti.

Öte yandan, Lapid’in B’Yachad koalisyon ortağı Naftali Bennett (ki kendisi de Doha’yı düşman ilan etme sözü vermişti) bu haberi Körfez devletine saldırmak için kullandı ve onu “zehirli bir düşman” olarak nitelendirerek, seçilmesi halinde Gazze üzerindeki etkisini ortadan kaldırmak için çalışacağını söyledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version