Avrupa
Petrol ve gaz şirketleri, Arktik’te sondaj yapma fırsatını değerlendirmek için kolları sıvadı
Norveç merkezli Equinor dahil petrol ve gaz şirketleri ile Shell, TotalEnergies ve ConocoPhillips tarafından desteklenen bir lobi grubu, Avrupa Birliği’nin Arktik’te gelecekte yapılacak sondajlara yönelik fiili yasağını kaldırma çağrılarına destek verdi.
Ondan fazla petrol ve gaz şirketi ile sektör grubu, AB’nin Arktik politikasına ilişkin istişaresine yanıt olarak enerji güvenliği argümanlarını kullandı ve hidrokarbonlara erişimin devam etmesi gerektiğini vurguladı.
Norveç merkezli KonKraft grubu, “Arktik enerjisi olmadan Avrupa enerji güvenliği olmaz” diyerek Offshore Norge ve Norveç Sanayi Federasyonu gibi kuruluşların görüşlerini yansıttı.
İklim politikası üzerine küresel kurumsal lobi faaliyetlerini izleyen InfluenceMap’e göre bu lobi faaliyeti, iklim değişikliğiyle mücadele için on yıllardır yapılan çalışmaları bozma riski taşıyan “endişe verici bir petrol ve gaz geliştirme baskısını” yansıtıyor.
AB, 2021’de Arktik stratejisinin bir parçası olarak petrol ve gaz sondajına ilişkin uluslararası bir moratoryum üzerinde çalışma taahhüdünde bulunmuştu. Ancak şimdi, Ukrayna savaşından önce sonuçlandırılan stratejiyi gözden geçiriyor.
InfluenceMap’ten analist Ella Westlake, sektörün “jeopolitik istikrarsızlıktan faydalanarak, yenilenebilir enerji yerine fosil yakıtları sunan yanıltıcı argümanları tekrarlamaya” çalıştığını söyledi.
Bu baskının, AB’nin hem sera gazı emisyonlarının azaltılması hem de biyolojik çeşitliliğin korunması konusunda yaptığı uluslararası taahhütlerle çeliştiğini belirtti.
Arktik bölgesinin önemli miktarda keşfedilmemiş petrol ve gaz rezervi barındırdığı düşünülüyor ancak sondaj çalışmaları, iklim etkisi ve ekosistem kaybı dahil olmak üzere önemli maliyetler ve çevresel riskler getirecektir.
Politika tartışmalarına aşina bir AB yetkilisi, Financial Times’a, bunların “embriyonik aşamada” olduğunu ve incelemenin enerji ile çevrenin yanı sıra Arktik savunmasına ilişkin hususları da kapsayacağını söyledi. Eylül ayında bir AB-Arktik forumu öncesinde tartışmaları sonuçlandırmanın hedeflendiğini ekledi.
Uluslararası Petrol ve Gaz Üreticileri Birliği’nin (üyeleri arasında Shell, TotalEnergies ve ConocoPhillips bulunmaktadır) Avrupa strateji başkanı Nareg Terzian, bir yasağın “mümkün olan en kötü zamanda yanlış sinyal göndereceğini” söyledi.
Terzian, “Kuzey Norveç gibi bölgelerde üretimin kısıtlanması talebi azaltmaz, ancak emisyon yoğunluğu daha yüksek tedariklere bağımlılığı artırma riski taşır” dedi.
Norveç’in en büyük gaz ihracatçılarından Vår Energi’nin CEO’su Nick Walker da ülkesinin, “enerji güvenliğinin önemli bir stratejik ve jeopolitik öneme sahip olduğu bir dönemde” Avrupa için öngörülebilir bir enerji tedarikçisi olduğunu savundu.
Walker, AB’de tüketilen gazın üçte birinin Norveç’ten geldiğini ve bunun da yaklaşık üçte birinin Arktik ve yarı-Arktik su kütleleri olan Norveç Denizi ve Barents Denizi’nde üretildiğini belirtti.
Vår Energi, AB’ye verdiği yanıtta Arktik’in daha kesin tanımlanması çağrısında bulunarak Barents Denizi bölgesinin yıl boyunca buzsuz olduğunu savundu.
İngiltere’nin İşçi Partisi hükümeti de Ortadoğu’ya yayılan İran savaşının ardından Kuzey Denizi’nde yeni petrol ve gaz ruhsatlarına getirdiği yasağı tersine çevirmesi yönünde baskı altına girdi.
Trump yönetimi altında ABD bu ay, Alaska Arktik’indeki Ulusal Petrol Rezervi’nde sondaj yapma hakkı için açık artırmalar düzenledi ve bunun 163 milyon dolarlık teklif getirdiğini açıkladı.