Diplomasi

Reuters, ABD-Ukrayna anlaşmasındaki ‘hukuki boşlukları’ yazdı

Yayınlanma

Reuters haber ajansı, Ukrayna ile ABD arasındaki maden kaynakları anlaşmasının uzmanlar tarafından incelenen taslağında, gelecekteki müzakerelerde giderilmesi gereken hukuki boşluklar olduğunu belirtti. Anlaşma, Kiev ile Washington tarafından yönetilecek bir Yatırım Fonu oluşturulmasını öngörse de, ABD’nin somut taahhütlerini içermiyor. Donald Trump’ın başlangıçta Ukrayna’ya yönelik sert eleştirileri, anlaşmanın müzakereleri sırasında gerginliğe neden olmuş, ancak daha sonra Trump’ın söylemi yumuşamıştı.

Reuters haber ajansının uzmanlarla yaptığı görüşmelere dayanarak yer verdiği habere göre, Ukrayna ile ABD arasındaki maden kaynakları anlaşması, gelecekteki müzakerelerde doldurulması gereken hukuki boşluklar içeriyor.

Ajans, belgenin taslağını inceledi. Taslakta, Kiev ile Washington tarafından yönetilecek bir Yatırım Fonu oluşturulmasından bahsedildiği ve “umut verici ifadeler” yer aldığı belirtilirken, ABD’nin somut taahhütlerine yer verilmediği vurgulandı.

Taslağa göre Ukrayna makamları, maden kaynaklarıyla ilgili herhangi bir devlet varlığından elde edilecek gelecekteki gelirlerin yarısını fona aktaracak ve bu gelirler “Ukrayna’nın güvenliğini ve refahını desteklemek” amacıyla yeniden yatırılacak.

Taslakta, ABDhükümetinin “istikrarlı ve ekonomik olarak müreffeh bir Ukrayna’nın gelişimine yönelik uzun vadeli mali taahhütlerini sürdüreceği” belirtilse de, bunun ne anlama geldiği açıklanmıyor.

Ayrıca, fonun yönetimine ilişkin miktarlar, süreler veya detaylar da belirtilmiyor.

Leiden Üniversitesi Uluslararası Hukuk Bölümü Doçenti Brian McGarry, detayların eksikliğinin şaşırtıcı olmadığını ve çerçeve anlaşmasının bu şekilde olması gerektiğini ifade etti.

McGarry, uluslararası anlaşmalar konusunda gelişmekte olan ülkelere danışmanlık yapıyor. McGarry’nin açıklamasına göre, taslak belge tarafları işbirliğine zorunlu kılıyor, fakat savunma niteliğinde somut yükümlülükler oluşturmuyor.

Duke Üniversitesi Uluslararası Hukuk Profesörü Tim Meyer ise, belgede anlaşmazlıkların çözüm mekanizmasının belirlenmediğini ve ABD’nin gelecekteki fondaki payının da tartışma konusu olduğunu belirtti.

Meyer’e göre, taslakta ABD’nin fonu yönetme yetkisi konusunda “bir miktar belirsizlik” bulunuyor.

Taslakta, ABD ve Ukrayna’nın, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım yolundaki “Ukrayna’nın taahhütleriyle çelişmekten kaçınmaya çalışacakları” ifade ediliyor.

McGarry, Trump’ın AB’ye yönelik düşmanca açıklamaları zemininde, “Bu süreç [Ukrayna’nın AB’ye katılımı] için ilginç bir siyasi destek var,” yorumunu yaptı.

Öte yandan Amerikan hukuk firması K&L Gates’in ulusal güvenlik ve uluslararası ticaret uzmanı Guillermo Christensen, belgede önerilen yapının diğer uluslararası anlaşmalarda daha önce karşılaşılmamış “benzersiz ve emsalsiz bir yaklaşım” olduğuna inanıyor.

Bununla birlikte, Reuters‘e konuşan bir diplomatik kaynak, anlaşma taslağını “her iki taraf için de oldukça avantajlı bir anlaşma” olarak nitelendirdi.

Başlangıçta ABD, Ukrayna’ya daha katı koşullar önermişti: Amerikan taslağına göre, Kiev, yatırımların toplamı 500 milyar dolara ulaşana kadar maden yataklarından elde edilen gelirlerin yarısını fona aktaracaktı. Ayrıca, Washington fonun tamamına sahip olmayı planlıyordu. Bu maddeler anlaşmadan çıkarıldı.

Bunun yanı sıra Kiev, ABD’nin güvenlik garantilerinin belgeye dahil edilmesinde ısrar etti ve sonuç olarak metne Washington’ın “Ukrayna’nın kalıcı bir barış yaratmak için ihtiyaç duyduğu güvenlik garantilerini alma çabalarını desteklediği” ifadesi eklendi.

Zelenskiy, anlaşmayı imzalamak için ABD’ye gidecek. Toplantı, 28 Şubat Cuma günü Türkiye saatiyle 19.00’da yapılacak.

Trump’ın Ukrayna’da maden hamlesindeki gizli özne: Çin

Çok Okunanlar

Exit mobile version