Amerika
Rubio Venezuela’da iki yıl beklemeyeceklerini söyledi, takvimi açıkladı

ABD yönetimi, Venezuela’da yıl sonuna kadar Yüksek Mahkeme ve Ulusal Seçim Konseyi yenilendikten sonra devlet başkanlığı makamının boş ilan edilmesini ve altı ay içinde seçime gidilmesini planlıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio seçim için iki yıl beklemeyeceklerini söyledi.
ABD’de Trump yönetimi, Venezuela’da seçim reformlarını desteklemek ve ülkeyi devlet başkanlığı seçimlerine götürmek için hazırladığı planı açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, pazartesi günü uluslararası gazetecilerle yaptığı basın toplantısında Venezuela’daki mevcut seçim altyapısının “seçimlere hile karıştırmak üzere tasarlandığını” söyledi.
Yönetimin Venezuela politikasının baş mimarı olan Rubio, geçerli bir oylama yapılabilmesi için bu yapının hızla değiştirilmesi gerektiğini savundu.
Rubio’nun aktardığına göre, Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez hükümeti ile Dinorah Figuera liderliğindeki muhalefet kesimleri arasındaki görüşmeler somut bir takvime doğru ilerliyor.
Taraflar yıl bitmeden yeni bir Yüksek Mahkeme (TSJ) atamaya, hemen ardından da Ulusal Seçim Konseyi’ni (CNE) yenilemeye hazırlanıyor.
“Sürecin sorumlu bir şekilde ilerlemesini sağlamak için geçici Venezuela makamları üzerindeki nüfuzumuzu elbette kullanmamız gerekiyor. Amacımız seçim yapılması” diyen Rubio, bu yönde “ciddi ilerleme” kaydedilmesini memnuniyetle karşıladığını belirtti.
ABD’li bakan, “Her kim süreci raydan çıkarmaya kalkışırsa Venezuela’ya ciddi zarar verir” sözleriyle uyarıda bulundu.
Venezuelanalysis portalının haberine göre ayrı bir basın toplantısında konuşan ve adı açıklanmayan üst düzey bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi ise kurumsal yenilenmenin ardından atılacak adımı paylaştı.
Yetkiliye göre hem Yüksek Mahkeme hem de Ulusal Seçim Konseyi yeniden yapılandırıldıktan sonra Venezuela devlet başkanlığı makamının kalıcı olarak boşaldığı ilan edilecek ve böylece “rekabetçi koşullar altında” seçim yapılması için anayasal altı aylık süre işlemeye başlayacak.
Aynı yetkili, bu aşamada siyasi güvencelerin verilmesi ve basına erişim kurallarının düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Hükümet yanlısı kesimlerin “geçiş dönemine” dahil edilmesini de savunan yetkili, barışçıl demokratik geçişlerin çoğu zaman görevi bırakan grupların işbirliğini gerektirdiğini belirtti ve İspanya ile Portekiz’i bu duruma emsal gösterdi.
Seçim takvimi ve yargı mesaisi hızlanıyor
Kesin bir seçim tarihi sorulan Rubio, Rodríguez yönetiminin şimdiye kadar ABD’nin zaman çizelgelerine uyduğunu söyledi.
Seçim için iki yıl beklenmeyeceğini vurgulayan Rubio, “Böyle bir şey olmayacak. En iyi ihtimalle bu görevde iki yıl iki ayım kaldı” dedi.
Rubio’nun bu sözleri, hükümet temsilcileriyle yürütülen görüşmelerde muhalefet heyetine başkanlık eden Dinorah Figuera’nın açıklamalarıyla aynı döneme denk geldi.
Figuera, devlet başkanlığı seçimlerinin 2027 sonlarında veya 2028 başlarında yapılacağını öngörmüştü.
Diğer taraftan Venezuela’daki siyasi diyaloğun üçüncü turunda; Siyasi Partiler, Halka Açık Toplantılar ve Gösteriler Yasası da dahil olmak üzere siyasi katılımı, çoğulculuğu ve siyasi örgütlerin özerkliğini düzenleyen dört yasanın gözden geçirilmesi kararlaştırıldı.
Görüşmelerde kamu görevinden men cezaları ve siyasi haklara ilişkin yasal çerçevelerin incelenmesi de ele alındı.
Buna paralel olarak Venezuela Ulusal Meclisi, Yüksek Mahkeme’nin 32 yargıcını yenileme sürecini resmen başlattı.
Mahkemeye katılmak isteyen hukukçuların başvuruları 28 Ekim Çarşamba gününden 11 Kasım Çarşamba gününe kadar kabul edilecek. Diyaloğun dördüncü turu ise 11-15 Kasım tarihleri arasında yapılacak.
Rodríguez ve diğer üst düzey Venezuelalı yetkililer, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamaları hakkında henüz yorum yapmadı.
Machado’nun dönüşü ve konvoy tartışması
Beyaz Saray’ın Venezuela’daki reformlara ve seçimlere ilişkin iddiaları, aşırı sağcı muhalefet lideri María Corina Machado’nun pazar günü ülkeye dönüşüyle aynı zamana rastladı.
Bir yılı aşkın süredir yurt dışında yaşayan Machado’nun destekçileri, liderlerinin devam eden müzakerelere dahil edilmesi çağrısında bulundu.
Machado’nun dönüşüyle ilgili soruları yanıtlayan Rubio, Rodríguez hükümetine “haftalar önce” Machado’nun hiçbir engelle karşılaşmadan ülkeye dönebilmesi gerektiğini söylediğini aktardı.
Washington’ın Machado’nun dönüşünü engellediği iddialarını reddeden Dışişleri Bakanı, muhalif lidere yalnızca 24 Haziran’daki çifte depremin hemen ardından seyahat etmemesinin tavsiye edildiğini belirtti.
Geçici Devlet Başkanı Rodríguez ise muhalif siyasetçinin dönüş biçimini eleştirdi.
Machado’nun Lara eyaletindeki bir kilisede göründükten sonra “özgürlük” sloganları ve derhal devlet başkanlığı seçimi yapılması çağrıları eşliğinde, bir araç konvoyunun başında 400 kilometre yol kat ederek Karakas’a gitmesini “şov” olarak niteleyen Rodríguez, muhalif ismin bundan kaçınabileceğini söyledi.
Rodríguez, “Havalimanları orada duruyor. Şov yapmayı bırakalım. Barışçıl bir arada yaşamayı amaçlayan bu süreçten ve af yasasından yararlanan pek çok kişi, havalimanının yeni geçiş yapıları üzerinden ülkeye giriş yapabildi” ifadelerini kullandı.
Geçici Devlet Başkanı, Machado’nun Venezuela’ya yeniden girmek için hangi rotayı kullandığını açıklamayı reddetti.
Son yıllarda Venezuela’ya yönelik ekonomik yaptırımları ve yabancı bir askeri saldırıyı destekleyen Machado, Aralık 2024’te Nobel Barış Ödülü’nü almak üzere Oslo’ya gitmek için ülkeden ayrılmış, ardından bu ödülü Trump’a hediye etmişti.
Kendisi ve partisi, hükümetin daha önce yedi kez ülkeye dönüşünü engellediğini savunurken Venezuela makamları bu iddiayı reddediyor.
Yargının Machado’ya karşı harekete geçip geçmeyeceği sorulan Rodríguez, muhalif isimden “pişmanlık ve yön değişikliği” görmeyi umduğunu, muhalefet liderinin “ülkeye bir nebze katkıda” bulunabileceğini söyledi.
Amerika
Bolsonaro, uyuşturucu skandalına adı karışan bir ismin uçağı ile kaçtı iddiası

Flávio Bolsonaro, uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla karşı karşıya olan bir isimle bağlantılı Arjantinli şirket Baires Fly’ın filosuna ait uçakla Brezilya’dan kaçmış olabilir.
ABD’de uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla karşı karşıya olan Federico “Fred” Machado ile iş ilişkileri bulunan bir işadamına bağlı şirketin adı, Javier Milei hükümeti döneminde engellilere ayrılan fonlarla ilgili bir yolsuzluk soruşturmasında da geçiyor.
Revista Fórum’un araştırmacı birimi Fórum Investiga, Arjantin ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki mahkeme belgeleri ve kamu kayıtları aracılığıyla bu bağlantıları ortaya çıkardı.
Baires Fly’ın ticari aracısı olan Sergio Daniel Mastropietro, Machado’nun iş ortağıydı ve şu anda Arjantin Ulusal Engelliler Kurumu (ANDIS) skandalı kapsamında kara para aklama ve suç örgütü kurmak suçlamalarıyla karşı karşıya.
Arjantin hükümetinin çarşamba günü erken saatlerde Bolsonaro’nun eşi ve iki kızıyla birlikte ülkeye giriş yaptığını ve Ekvador’un Guayaquil kentine giden özel bir Baires Fly uçağına bindiğini doğrulamasının ardından, şirketin bu olayla ilgisi dikkat çekti.
Arjantin Ulusal Göç Müdürlüğü’ne göre, aile Salı günü saat 22:50’de Foz do Iguaçu ile Puerto Iguazú arasındaki Tancredo Neves Uluslararası Köprüsü üzerinden sınırı geçti.
Aile, saat 23:30’da uçağa bindi ve LV-JQW tescilli Gulfstream G400 tipi uçak, çarşamba günü saat 00:22’de havalandı.
Bu seyahat, Federal Yüksek Mahkeme Yargıcı Alexandre de Moraes’in Bolsonaro’nun pasaportlarına el konulmasını emretmesi ve Brezilya’dan ayrılmasını yasaklamasının ardından gerçekleşti.
Uyuşturucu kaçakçılığı bağlantısı, ABD’de kokain kaçakçılığı ve kara para aklamayla bağlantılı uluslararası bir örgüte katılmakla suçlanan, havacılık sektöründe faaliyet gösteren Arjantinli iş adamı Federico Andrés Machado (Fred Machado olarak biliniyor) üzerinden kuruluyor.
Machado, 2010 yılında havacılıkla ilgili girişimler için kurulan SO VAIN S.A. şirketinde Sergio Mastropietro ile iş ortağıydı. Arjantin’deki soruşturmalar, iki adamın Buenos Aires’te birlikte yaptıkları seyahatleri, iş bağlarını ve ortak adreslerini de belgeledi.
Şubat 2021’de ABD Adalet Bakanlığı, uyuşturucu kaçakçılığı, kara para aklama ve finansal dolandırıcılığı içeren uluslararası bir komploda yer aldıkları gerekçesiyle sekiz kişiye yönelik iddianameler açıkladı.
Machado, suçlananlar arasındaydı ve kendi şirketi South Aviation aracılığıyla uçak alım satımında faaliyet gösteren bir operatör olarak tanımlandı.
Soruşturma, ABD’de kayıtlı uçakları kullanan bir ağı kapsıyordu; bu uçakların bazıları, büyük miktarda kokain sevkiyatı taşırken başka ülkelerde ele geçirilmişti.
Machado, Kasım 2025’te Arjantin’den iade edildi ve daha sonra ABD savcılarıyla bir itiraf pazarlığı yaptı.
Ağustos 2026’da Teksas’taki bir federal mahkeme, onu kara para aklama ve elektronik dolandırıcılık suçlarına iştirak etmekten suçlu buldu.
İlk uyuşturucu kaçakçılığı suçlaması, bu anlaşmanın bir parçası olarak düşürüldü.
Machado’nun iş ilişkisi, doğrudan Baires Fly ile değil, Mastropietro ile kuruluyor. Şirketin resmi sahibi, Arjantin’in özel havacılık sektöründe onlarca yıldır çalışan Luis Grande.
Baires Fly’ı ilgilendiren diğer skandal, Arjantin’de engelli kişilere yardım sağlamaktan sorumlu kurum olan ANDIS’i merkezine alıyor.
Bu soruşturma, Milei yönetimi döneminde şüpheli ihalelerin yönlendirilmesi, fazla faturalandırma, rüşvet ve kara para aklama iddialarını inceliyor.
Federal savcı Franco Picardi’nin yürüttüğü soruşturmaya ait belgelere göre, iki ANDIS tedarikçisi olan Prolite Orthopedics ve Probock, 10 Eylül 2025 tarihinde Baires Fly’ın bir banka hesabına 95,06 milyon Arjantin pesosu aktardı. Bu tutar, 28 Ekim 2026 tarihli döviz kurlarına göre yaklaşık 62.000 dolara denk geliyor.
Ödemeler, Mastropietro’nun şirketin banka bilgilerini, soruşturma kapsamındaki dolandırıcılık planının arkasındaki isimlerden biri olarak tespit edilen Miguel Ángel Calvete’ye göndermesinin ardından gerçekleşti.
Bu havalelerin ardından, şirketin uçaklarında kullanılmak üzere uçuş saatlerinin peşin satın alınmasına ilişkin faturalar düzenlendi.
Soruşturmacılar, bu ticari işlemlerin, usulsüz kamu ihalelerinden kaynaklanan fonlara yasal bir görünüm kazandırmak için kullanıldığından şüpheleniyor.
Mali izleme çalışmaları daha da büyük meblağları ortaya çıkardı. Arjantin mahkemeleri tarafından incelenen belgelere göre, Baires Fly’ın 2023 ile 2025 yılları arasında soruşturma kapsamındaki sözleşmelerle bağlantılı beş şirkete yaklaşık 1,097 milyar peso (yaklaşık 720.000 dolar) tutarında fatura kestiği tespit edildi.
Bu rakam, kayıtlı ticari işlemleri yansıtıyor; zimmete geçirilen fonlar olarak tam olarak teyit edilmiş bir tutarı ifade ediyor.
16 Ekim’de federal yargıç Ariel Lijo, ağırlaştırılmış kara para aklama ve suç örgütü kurmak şüphesiyle Mastropietro aleyhine resmi suçlamada bulunulmasını emretti.
Karar, ANDIS’in eski müdürü ve Milei’nin eski müttefiki Diego Spagnuolo’ya yönelik suçlamaları da, komploda yer aldığı iddia edilen diğer kişilerle birlikte genişletti.
Arjantin Federal Savcılığı, soruşturmanın yardım programlarının yararlanıcılarına yönelik ilaç, protez ve ekipman sözleşmelerinde dolandırıcılık şüphesini ortaya çıkardığını belirtti.
Havayolu şirketi, Arjantin siyasetindeki isimlerle iş ilişkilerini sürdürüyor. Kasım 2023’te, başkanlık seçimlerini kazandıktan birkaç gün sonra Javier Milei, ABD’ye seyahat etmek için bir Baires Fly uçağını kullandı. Şirketin sahibi Luis Grande, o uçuşun pilotluğunu yaptı.
ANDIS soruşturmasında Mastropietro, Baires Fly’ı yönetmediğini veya resmi olarak şirketin bir parçası olmadığını reddetti ve sadece havacılık hizmetlerinin düzenlenmesinde aracı olarak hareket ettiğini söyledi.
Şirket ise kara para aklama iddialarıyla herhangi bir bağlantısı olmadığını savunuyor.
Belgeler, Bolsonaro’nun ANDIS planına veya herhangi bir uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetine karıştığını göstermiyor.
Fred Machado’nun uçuşun düzenlenmesinde herhangi bir rol oynadığına dair de bir kanıt bulunmuyor.
Amerika
ABD Kongresi’nde 11 Aralık mesaisi: Hükümet yine mi kapanacak?

ABD’de Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde yaşayacağı olası bir kayıp ve Başkan Trump’ın buna vereceği tepki, Kongre’deki yıl sonu bütçe görüşmelerini zora sokabilir. Federal hükümetin finansmanını 11 Aralık’a kadar uzatan Kongre üyeleri, 9 Kasım’da Washington’a döndüklerinde henüz dokuzu tamamlanmamış olan 12 ödenek tasarısı için iki haftalık sıkışık bir takvimle karşılaşacak.
ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin ara seçimlerde yaşayacağı ağır bir kayıp, Kongre’deki yıl sonu bütçe mücadelesini karmaşıklaştırabilir.
Washington’a dönmeye hazırlanan Kongre üyeleri, Cumhuriyetçilerin olası seçim yenilgilerine Başkan Trump’ın nasıl tepki vereceğine dair belirsizlikle karşı karşıya.
Kongre, federal hükümetin finansmanını 11 Aralık’a kadar sürdüren ve geçici bütçe kararı (CR) olarak da bilinen kısa vadeli bir düzenlemeyi kabul etmişti.
Her iki partiden Kongre üyeleri, 12 ödenek tasarısının tamamında çalışmaları bitiremezlerse yeni bir kısa vadeli düzenleme daha geçirmeyi beklediklerini ve hükümetin kapanma ihtimalinin düşük kaldığını söylüyor.
Ancak seçim sonuçları bütçe etrafındaki siyasi dengeleri değiştirebilir.
Cumhuriyetçiler gelecek yıl Kongre’deki çoğunluklarını kaybetmenin sarsıntısıyla uğraşmak zorunda kalırsa, Trump müzakerelerde ne yapacağı kestirilemeyen bir aktör olarak öne çıkabilir.
Üstelik yılın son haftaları, Demokratlar Temsilciler Meclisi veya Senato’da kontrolü devralmadan önce Cumhuriyetçilerin en önemli yasama önceliklerinden bazılarını ilerletmek için son şansı olabilir.
Taraflar kapanma ihtimali konusunda birbirini suçluyor
Temsilciler Meclisi Ödenekler Komisyonu’nda görev yapan ve bu dönemin sonunda emekliye ayrılacak olan New Jersey’li Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Bonnie Watson Coleman, bütçe görüşmelerinin seyrine dair endişelerini dile getirdi.
Watson Coleman, “Bir kapanma olup olmayacağını bilmiyorum, çünkü Cumhuriyetçilerin ne kadar çılgınca davranacağı ve çalışan ailelerin hayatını daha zor, daha pahalı hale getirecek ne tür şeyler sunacakları hakkında hiçbir fikrim yok. Seçimden sonra şu ya da bu şekilde umursayıp umursamayacaklarını bilmiyorum” dedi.
Cumhuriyetçilerin Seçim Günü ne olacağını ve dolayısıyla nasıl bir siyasi iklimde hareket edeceklerini görmek için beklemekle çok ilgilendiklerini tahmin ettiğini belirten Watson Coleman, “Cumhuriyetçiler cephesinden gelecek çok zorlu tartışmalara ve çok zorlu manevralara hazırlıklı olmamız gerektiğini düşünüyorum” diye ekledi.
Aynı dönemde Cumhuriyetçiler de sorumluluğun karşı tarafta olduğunu savunarak Demokratları işaret ediyor.
Yine Ödenekler Komisyonu üyesi olan Georgia’lı Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Andrew Clyde yazılı bir açıklama yaparak topu Senato’ya attı.
Clyde, “Hükümetin kapanıp kapanmayacağı, geçen yıl Amerikan halkına ABD tarihinin en uzun hükümet kapanmasını yaşatan Senato’daki Demokratlara bağlıdır” ifadesini kullandı.
Önceliğinin mümkün olan en muhafazakar ve mali açıdan en sorumlu ödenek tasarılarını geçirmek olduğunu belirten Clyde, gelecek haftalarda Washington’a döndüklerinde bu çalışmayı tamamlamayı sabırsızlıkla beklediğini kaydetti.
Kongre’yi iki haftalık sıkışık bir takvim bekliyor
Kongre üyeleri 9 Kasım’da Washington’a dönecek. Bu takvim onlara Şükran Günü tatili için tekrar ayrılmadan önce hükümet bütçesinde ilerleme kaydetmek üzere yalnızca iki hafta bırakıyor.
Ayrıca önlerinde yıllık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA), tarım yasa tasarısı ve diğer önceliklerin yer aldığı yoğun bir yasama gündemi var.
Temsilciler Meclisi şimdiye kadar 12 ödenek tasarısından üçünü kabul etti; Senato’daki ödenek komisyonu üyeleri ise toplam harcama üst sınırları konusunda çıkmazda kaldı.
Meclisin şu ana kadar geçirdiği ve askeri inşaat ile Gaziler İşleri Bakanlığı’nı, Dışişleri Bakanlığı’nı, ayrıca tarım ve kırsal kalkınmayı finanse eden tasarılar, uzlaşılması en kolay başlıklar arasında yer alıyor.
Konu İç Güvenlik, Savunma ve Sağlık ve İnsan Hizmetleri bakanlıkları gibi diğer kurumların finansmanına geldiğinde ise Louisiana’lı Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson’ın hem Demokratlardan hem de kendi partisinin içinden çok daha çetin bir direnişle karşılaşmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Kapanma ihtimali düşük görülse de geçici bütçe seçenekleri konuşuluyor
Güney Carolina’lı Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Nancy Mace yaptığı yazılı açıklamada, “Kapanma ihtimalinin düşük olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Mace, “Kongre meseleyi aralık ayına kadar ötelemeyi ve Noel’de bir torba bütçe ya da geçici bütçe kararı geçirmeyi gelenek haline getirdi” değerlendirmesini yaptı.
Ödenekler Komisyonu’nun İç Güvenlik Alt Komisyonu’ndaki en kıdemli Demokrat üyesi olan Teksaslı Temsilciler Meclisi Üyesi Henry Cuellar, Demokratların tutumunun yeni bir geçici bütçe kararı çıkarmak yerine 12 tasarının tamamını bitirmek olduğunu söyledi.
Cumhuriyetçilerin şimdi nasıl tepki vereceğini ve tasarıları tamamlamak isteyip istemeyeceklerini bilmediklerini belirten Cuellar, “Bunu yapabileceğimizi umuyorum ve başka bir geçici bütçe kararı çıkarmamak adına bir çözüm üretmek için her şeyi yapacağız. Mecbur kalırsak yaparız ama bunu tercih etmediğimizi biliyorsunuz ve kesinlikle bir kapanma istemiyoruz. Bir kapanma öngörmüyorum ama Washington’da beni şaşırtan şeyler olmuştur” diye konuştu.
Hükümetin kapanması her iki parti için de muhtemelen olumsuz sonuçlar doğuracak.
Kapanma yaşandığında önce bir partinin, ardından diğer tarafın kazanmadığını fark edene kadar kazandığını sandığını anlatan Cuellar, “Bu kapanmaları uzun ve tehlikeli kılan şey de budur. Ama günün sonunda kaybeden Amerikan halkı oluyor” dedi.
Temsilciler Meclisi Ödenekler Komisyonu’nun en kıdemli Demokrat üyesi Connecticut’lı Rosa DeLauro ise The Hill’e yaptığı yazılı açıklamada kimsenin bir kapanma istediğini düşünmediğini ve bunun pek olası olmadığını belirtti.
Hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin bu takvim yılı bitmeden tam yıllık ödenek tasarılarını tamamlama arzusu dile getirdiğini ve kendisinin de tam olarak bunu yapmaya hazır olduğunu kaydeden DeLauro, “Amerikan halkı hayat pahalılığı krizini ele almamızı ve bu yozlaşmış yönetimi dizginlememizi istiyor.
Demokratların çoğunluğu elde etmesi yaygın olarak beklenirken, yeni yılda bu Kongre’nin tamamlayamadığı işleri bitirmek zorunda kalmak değil, çalışmalara hızla başlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Amerika
ABD, yörüngedeki Çin uzay uçağının net görüntüsünü yayımladı

ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı, uydu görüntülerine yansıyan hava aracının Çin’e ait deneysel bir uzay uçağı olduğunu doğruladı. Teşkilatın yayımladığı raporda yüksek çözünürlüklü fotoğrafına yer verilen aracın, Amerikan X-37B uçağıyla olan yapısal benzerliği dikkat çekti.
ABD Savaş Bakanlığına (Pentagon) bağlı Savunma İstihbarat Teşkilatı (DIA), daha önce kamuoyuna sızan bir uydu görüntüsünde yer alan aracın Çin’e ait deneysel ve yeniden kullanılabilir bir uzay uçağı olduğunu resmen doğruladı.
The War Zone (TWZ) portalının DIA tarafından yayımlanan gizli olmayan yeni uzay tehditleri raporuna dayandırdığı habere göre, söz konusu doğrulama doğrudan istihbarat kayıtlarına girdi.
Kurum hazırladığı rapora, aracın bugüne kadar yayımlanmış en yüksek çözünürlüklü uydu görüntüsünü de ekledi.
Portalın aktardığı bilgilere göre bu kareyi, günümüzde Vantor adıyla faaliyet gösteren Maxar Technologies şirketi çekti.
Çekimin kesin tarihi raporda yer almazken görselin üzerinde 2024 yılına ait bir telif hakkı işareti dikkat çekiyor.
Amerikan istihbaratı, bu tip uzay araçlarının yörüngeye çeşitli nesneleri yerleştirmek, uzay ortamında testler yürütmek ve ardından Dünya’ya geri dönmek üzere tasarlanabileceğini vurguluyor.
TWZ’nin aktardığı ayrıntılara bakılırsa Çin uzay uçağının gövde mimarisi, ABD Uzay Kuvvetlerinin kullandığı Amerikan yapımı X-37B ile büyük benzerlikler taşıyor.
Çin aracında da küçük kanatlar, iki dikey kuyruk ve yukarı doğru açılan kargo bölümü kapakları yer alıyor.
Aracın kuyruk bölümünde ise her iki tarafında güneş panelleri taşıyan bir uzantı görülüyor.
Çin’e ait uzay uçağının görüntüsü açık kaynaklara ilk kez 2024 yılında yansıdı.
O dönem ABD Uzay Kuvvetlerinin Kore’deki birliğine komuta eden Albay John Patrick, Güney Kore’de düzenlenen Open Space forumundaki sunumu sırasında fotoğrafın daha düşük çözünürlüklü bir versiyonunu kamuoyuyla paylaştı.
Fakat o tarihte kadraja giren gövdenin tam olarak hangi araca ait olduğu kesinleşmemişti.
Haberde aktarılan askeri verilere göre ABD bugüne kadar iki adet X-37B uzay uçağı üretti.
Bu araçlar 2010 yılından bu yana toplam sekiz yörünge görevi gerçekleştirdi; serinin OTV-8 kodlu son görevi ise 22 Ağustos 2025 tarihinde fırlatıldı.
Daha önce Aralık 2023’te SpaceX şirketi, USSF-52 görevi kapsamında Amerikan ordusuna ait gizli uzay uçağını Falcon Heavy roketiyle yörüngeye taşımıştı.
Böylece ABD Uzay Kuvvetlerinin insansız ve yeniden kullanılabilir X-37B platformu bir kez daha uzaya gönderilmişti.
Amerika1 hafta önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Diplomasi4 gün önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Dünya Basını1 hafta önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Ortadoğu2 hafta önceIsrael Hayom yazdı: İsrailli istihbaratçılar yıllardır Riyad’da
Görüş1 hafta önceFransa sokaklarında kaos ve hesaplaşma
Ortadoğu2 hafta önceINSS: ABD gerileyen bir güç; artık etnik Yahudi kimliği demokratik normları önceliyor
Söyleşi6 gün önce“AfD, Alman büyük sermayesindeki iç çelişkinin bir ifadesi”
Dünya Basını7 gün önceAmerika inkâr girdabında: Üç düşünürden sistemin çöküşüne dair uyarılar











