Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya genelinde valiler akaryakıt krizini yönetmeye çalışıyor

Yayınlanma

Rusya’da haziran ayından bu yana akaryakıt tedarikinde yaşanan aksaklıklar ve artan talep karşısında bölge valileri krizi yönetmek için farklı önlemlere başvuruyor. Bazı bölgelerde plaka numarasına göre yakıt satışı ve litre sınırı uygulanırken, federal hükümet iç piyasayı doyurmak için ek adımlar atmaya hazırlanıyor.

Rusya’da bölge valileri, haziran ayından bu yana akaryakıt gündeminin en önemli sözcüleri haline geldi. Süreçte ilginç olaylar da yaşandı.

Vologda Oblastı Valisi Georgiy Filimonov, 6 Temmuz günü Telegram kanalından halka çağrıda bulunarak “durumu anlayışla karşılamalarını, yedek yakıt stoku yapmamalarını ve telaşa kapılmamalarını” istedi.

Bu paylaşımdan bir saat sonra ise Vologda çevre yolunda yakıtının bittiğini duyuran Filimonov, “Depo tamamen boş” ifadesini kullandığı bir ses kaydı paylaştı ve yolculuğuna trafik polisi aracıyla devam etmek zorunda kaldı.

Vali Filimonov, 7 Temmuz günü Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ile bölgedeki akaryakıt durumunu görüştü. Filimonov ayrıca petrol şirketlerinin yönetimlerine kişisel bir ricada bulunarak, bölgeye başta Ai-92 ve Ai-95 olmak üzere istikrarlı akaryakıt sevkiyatı sağlanmasını ve tedarik miktarlarının artırılmasını talep etti.

Rusya, kırılgan bölgeler için yeni akaryakıt adımları hazırlıyor

Bölge yöneticisi, Telegram kanalından yaptığı açıklamada, “Sorunların hızlı çözümü için tedarikçilerle birlikte lojistik süreçleri yeniden yapılandırıyoruz” dedi.

Komşu Yaroslavl Oblastı Valisi Mihail Yevrayev ise RTVI kanalına verdiği demeçte, akaryakıt piyasasında “belirli bir hareketlilik” gözlendiğini ancak bölgede benzin sıkıntısı bulunmadığını iddia etti.

Yevrayev, bu hareketliliğin nedenini bazı petrol rafinerilerindeki aksamalara, yaz dönemi bakım çalışmalarına ve tatil sezonu dolayısıyla artan araç seyahatlerine bağladı.

Vali, bölgelerin önündeki temel görevin yakıt dolum ve tahliye süreçlerini hızlandırmak olduğunu ifade etti.

Orlov Oblastı’nda ise 4 Temmuz’dan itibaren plaka numarasına göre yakıt alım sistemi yürürlüğe girdi. Bu uygulamaya göre, devlet tescil plakası çift rakamla başlayan araçlar çift günlerde, tek rakamla başlayanlar ise tek günlerde yakıt alabiliyor.

Yakıt sıkıntısı yaşayan birçok diğer bölgede olduğu gibi burada da tek seferde en fazla 30 litre yakıt alınmasına izin verilirken, bidonlara yakıt doldurulması tamamen yasaklandı.

Vali Andrey Klıçkov, 4 Temmuz’da yaptığı açıklamada, plaka uygulamasının akaryakıt istasyonlarındaki kuyrukları ortadan kaldırdığını belirtti.

Novosibirsk Oblastı Valisi Andrey Travnikov, 2 iul’da yaptığı açıklamada, akaryakıt tedarikinde önceliğin hayati önem taşıyan işletmelere ve acil servis araçlarına verildiğini duyurdu.

Travnikov, bu kararı “yakıt tedarikindeki durumun karmaşıklaşmasıyla” gerekçelendirdi. 6 Temmuz’da ise Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne ait insansız hava araçları, komşu Omsk Oblastı’nda bulunan ve Rusya’nın en büyük petrol rafinerilerinden biri olan tesise ilk kez saldırı düzenledi.

Saldırının gerçekleştiği gün Omsk Oblastı’nda bidonlara yakıt satışı yasağı kaldırıldı. Bu gelişmenin ardından komşu Novosibirsk Oblastı’nda akaryakıt durumu nedeniyle yüksek teyakkuz rejimi ilan edildi.

Rusya yakıt krizine karşı kükürt oranını artırdı

Rusya Siyasi Kültür Araştırmaları Merkezi’nin 29 Haziran – 5 Temmuz günleri arasında yaptığı çalışmaya göre, nüfus ve internet kullanıcısı oranına göre hesaplanan “akaryakıt endişesi” endeksinde liderliği Pskov Oblastı, Karelya Cumhuriyeti, Kaliningrad Oblastı, Sivastopol, Arhangelsk Oblastı, Krasnodar Krayı ve Moskova paylaştı.

Buna karşın İrkutsk Oblastı Valisi İgor Kobzev, 7 Temmuz’da Telegram kanalından yaptığı açıklamada akaryakıt durumunun normale döndüğünü bildirdi. Kobzev, bazı belediyelerde duraksama döneminin ardından akaryakıt istasyonlarının yeniden açıldığını ve istasyonlardaki araç kuyruklarını düzenleyen gönüllülerin görevine son verildiğini duyurdu.

Vali Kobzev, daha önce 22 Haziran’da yaptığı açıklamada bölgedeki bazı istasyonlarda benzin satışına sınırlandırma getirildiğini belirtmiş ve bu durumu Ukrayna ordusunun saldırılarıyla açıklamıştı. Benzer şekilde Tataristan, Vladimir, Lipetsk, Tambov ve Samara gibi birçok bölgenin yöneticileri de daha önce akaryakıta yönelik aşırı talebi rapor etmişti.

Stratejik çalışmalar yürüten Peterburgskaya Politika Vakfı Başkanı Mihail Vinogradov, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte, bazı valilerin kendi bölgelerinde farklı yöntemler denediğini ancak süreçte valilerin etkisinin son derece sınırlı olduğunu belirtti.

Vinogradov’a göre bölge başkanları kriz yöneticisi olmaktan ziyade durumun rehinesi konumunda bulunuyor ve bu nedenle temel görevleri toplumsal risklerin birikmesini önlemekle sınırlı kalıyor.

Bölgesel Politika Geliştirme Merkezi Başkanı İlya Graşenkov ise valilerin benzin üretemeyeceğini, fakat halkta bir düzen ya da kaos algısı yaratma gücüne sahip olduklarını ifade etti.

Siyaset bilimci Rostislav Turovski, valiler için en önemli konunun toplumsal huzursuzluğun büyümesini engellemek olduğunu vurguladı.

Turovski, bölge başkanlarının Başbakan Yardımcısı Novak liderliğindeki hükümet merkeziyle yürüttüğü diyaloğun kritik önemde olduğunu belirterek, “Deneyimler gösteriyor ki bazı bölge yöneticileri kendi bölgeleri adına özel kararlar aldırabiliyor. Örneğin Yakutistan yakın zamanda garantili yakıt tedariki için kota almayı başardı. Ancak bu durum genellikle sorunlarını merkeze daha kolay aktarabilen uzak bölgeler için geçerli” değerlendirmesini yaptı.

Uzak Doğu bölgelerinin akaryakıt tedarikindeki özel durumuna dikkat çeken Devlet Duması Milletvekili Aleksey Korniyenko da hükümete resmi bir talep gönderdi.

Korniyenko, bölgedeki akaryakıt istasyonu sıklığı, ulaşım imkanları ve iklim-coğrafya özelliklerini dikkate alan farklılaştırılmış bir düzenleme yaklaşımı geliştirilmesini istedi.

Milletvekili, akaryakıt istasyonları ve yerleşim yerleri arasındaki mesafelerin çok uzak olması nedeniyle bu bölgelerde halkın yakıt stoku yapmamasının imkansız olduğunu ifade etti.

Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 7 Temmuz’da hükümetin durum merkezinde düzenlenen toplantıda, yaz dönemi talep zirvesi ve rafinerilerdeki plansız bakım çalışmaları nedeniyle mevcut durumun gerginliğini koruduğunu kabul etti. Novak, hükümetin iç akaryakıt piyasasını doyurmak için ek önlemleri değerlendireceğini açıkladı.

Bu kapsamda özellikle İrkutsk Oblastı, Zabaykalskiy Krayı ve yoğun tarım faaliyetlerinin sürdüğü güney bölgelerinin yakıt ihtiyaçlarının karşılanmasına öncelik verileceği bildirildi.

Nabiullina: Yakıt şokunun enflasyona etkisi geçici

Rusya

Lahey kararının ardından Finlandiya Rus mülklerinin haciz sürecini durdurdu

Yayınlanma

Finlandiya yargısı, Ukrayna şirketi Naftogaz’ın davası kapsamında Rus mülklerine yönelik yürütülen yeni haciz işlemlerini askıya aldı. Daha önce el konulan Rus Bilim ve Kültür Merkezi dahil yaklaşık 44 milyon euro değerindeki gayrimenkul üzerindeki kısıtlamaların yürürlükte kalacağı bildirildi.

Finlandiya’da mahkeme kararıyla, Ukrayna şirketi Naftogaz’ın açtığı dava kapsamında 2024 sonbaharında başlatılan Rus mülklerine yönelik haciz işlemleri durduruldu.

Helsingin Sanomat gazetesinin haberine göre, Finlandiya İcra Dairesi (Ulosottolaitos) son dönemde yeni bir haciz işlemi uygulamadığını yayın organına teyit etti.

Rus varlıklarına yönelik hacizlerin durdurulması, Helsinki Temyiz Mahkemesinin 4 Kasım Çarşamba günü aldığı ara karara dayandırılıyor.

Söz konusu hüküm, Lahey Temyiz Mahkemesinin eylül ayında aldığı kararla bağlantı taşıyor.

Lahey Temyiz Mahkemesi, Ukrayna şirketi Naftogaz’ın açtığı davada Lahey’deki tahkim heyetinin 2024 yılında Rus varlıklarının önemli bir bölümü üzerinde yetkisinin bulunmadığına hükmetmişti.

Finlandiya mahkemesi, yeni koşullar ışığında ayrıntılı bir inceleme yapılıncaya veya davaya ilişkin nihai karar verilinceye kadar ülkedeki Rus varlıklarına yönelik mevcut icra işlemlerinin askıya alınmasını kararlaştırdı.

Helsinki’deki Rus Bilim ve Kültür Merkezinin arsası ve binası da dahil olmak üzere, Finlandiya makamlarının daha önce el koyduğu yaklaşık 44 milyon euro değerindeki Rus varlıklarına uygulanan kısıtlamalar ise yürürlükte kalmayı sürdürüyor.

Finlandiya, 2024 yılında Lahey Mahkemesinin kararını uygulamaya koyan ilk ülke olmuştu.

Finlandiyalı icra memurları, Ekim 2024’te ülkenin farklı noktalarında bulunan onlarca Rus gayrimenkulüne haciz koymuş, haczedilen taşınmazların yarısının diplomatik dokunulmazlık koruması altında olduğu belirtilmişti.

Yalnızca Ekim 2024’te yaklaşık 40 milyon euro değerinde 40’tan fazla gayrimenkule haciz uygulanmıştı.

Bu taşınmazlar arasında Helsinki’deki Rus Bilim ve Kültür Merkezi, Kirkkonummi’de diplomatların dinlenme amacıyla kullandığı deniz kıyısındaki geniş bir arazi, 30’u aşkın lojman ve konut, ofis binaları ile Aland Adaları’ndaki mülkler yer alıyordu.

Finlandiyalı siyasetçiler Rus varlıklarına yönelik geniş kapsamlı haciz işlemlerini kamuoyunda gündeme getirmezken Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, konuyu siyasi bir mesele olarak görmediğini ve durumun bir mahkeme kararının icrasından ibaret olduğunu ifade etmişti.

Rusya Federasyonu ise varlıkların haczedilmesinin yasa dışı olduğunu savunarak bu adımlara Finlandiya mahkemelerinde itiraz etmeyi sürdürüyor.

Helsinki Bölge Mahkemesi geçen yıl Rus devlet mülkleri üzerindeki haczin kaldırılması talebini reddetmiş, uzmanlar da itiraz süreçlerinin yıllarca sürebileceği uyarısını yapmıştı.

Finlandiya makamları bu yılın haziran ayında, sınır ötesi işbirliği programı çerçevesinde birkaç yıl önce aktarılan 3,7 milyon euro değerindeki Rus fonuna da el koymuştu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Lüksemburg Mahkemesi, Rus varlıklarında AB tüzüğü yorumunu geçersiz saydı

Yayınlanma

Lüksemburg İdare Mahkemesi, AB yaptırım listesinde yer almayan Rus şirketine ait menkul kıymetlerin iadesini reddeden Maliye Bakanlığı kararını mevzuat yorumunu hatalı bularak iptal etti. Kararda, yaptırımlardan önceki sözleşmelere dayalı ödeme kavramının menkul kıymet devirlerini de kapsadığı ve ret tarihinde şirketin yaptırım altında olmadığı kaydedildi.

Lüksemburg İdare Mahkemesi, Avrupa Birliği (AB) yaptırım listesinde bulunmayan Rus şirketine ve müşterilerine ait menkul kıymetlerin blokajının kaldırılması talebini reddeden Lüksemburg Maliye Bakanlığının kararını iptal etti.

Mahkemenin 30 Ekim tarihli kararına göre, Lüksemburg Maliye Bakanlığının AB yaptırım mevzuatına getirdiği yorum hatalı bulundu.

İsmi açıklanmayan Rus şirketi, AB’nin Ulusal Takas Depozitosu’na (NRD) Haziran 2022’de uyguladığı yaptırımların ardından bloke edilen kendi varlıkları ile müşterilerinin varlıklarının iadesi için hukuk mücadelesi yürütüyordu.

Rus şirketi, Aralık 2022’de Lüksemburg Maliye Bakanlığına başvurarak varlıkların serbest bırakılması için izin talep etti ancak ret cevabı aldı.

Bakanlık, ret kararını Eylül 2023’te yeniden teyit etti.

Lüksemburg Maliye Bakanlığı ret gerekçesinde, 269/2014 sayılı AB Tüzüğü’nün 6. maddesinin yalnızca yaptırımlardan önce akdedilen sözleşmeler kapsamındaki ödemelere izin verdiğini, menkul kıymetlerin devrini kapsamadığını ileri sürdü.

Mahkeme, bakanlığın bu yorumunu geçersiz bularak AB tüzüğündeki ödeme kavramının yalnızca para transferleriyle sınırlı olmadığını, menkul kıymetlerin hak sahiplerine iadesini de kapsadığını karara bağladı.

İdare Mahkemesi ayrıca, Lüksemburg Maliye Bakanlığının ret kararı verdiği tarihte ne şirketin ne de müşterilerinin AB yaptırım listesinde yer almadığını tespit etti.

Mahkeme, bu gerekçelerle bakanlığın ret kararını hukuka aykırı bularak iptal etti.

2022 yılı başı itibarıyla Rusya’nın dondurulan egemen varlıklarının tutarı yaklaşık 300 milyar dolar olarak hesaplanıyordu.

Rusya’nın Avrupa’daki rezervlerinin büyük bölümü Belçika merkezli Euroclear depozitosunda tutuluyor.

Avrupa Birliği, Aralık 2025’te Rusya’ya ait 210 milyar euro tutarındaki varlığı süresiz olarak dondurdu.

Batılı ülkeler son aylarda dondurulan bu kaynakların Ukrayna’ya yardım amacıyla kullanılmasını yeniden tartışmaya açtı.

Moskova yönetimi ise yurt dışındaki varlıklarına yönelik her türlü adımı yasa dışı olarak nitelendiriyor ve hukuki sonuçlar doğuracağı uyarısını yapıyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, eylül ayı başında yaptığı açıklamada, Rus varlıklarını açıkça çaldıkları gerekçesiyle Batılı ülkelere duyulan güvenin tamamen kaybolduğunu belirtti.

Lavrov, “Gizlice çalıyorlar, bildiğiniz üzere açıkça da yağmalıyorlar. Batı şu anda hem varlıklar hem de sözde gölge filo konusunda açık bir yağma yürütüyor” ifadelerini kullandı.

Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Basın Bürosu ise AB’nin Rus kaynaklarını ele geçirme girişimlerinin Avrupa genelindeki kurumlara güveni sarsacağını duyurdu.

SVR’ye göre Avrupa ülkeleri, Rusya’nın varlıklarına el koymadan Ukrayna’yı süresiz finanse edemeyeceklerinden endişe duyuyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Ermenistan’da iş insanı Samvel Karapetyan ve yeğeninin evinde arama

Yayınlanma

Ermenistan Soruşturma Komitesi, Taşir Grubu Başkanı Samvel Karapetyan ve yeğeni milletvekili Narek Karapetyan’ın evlerinde arama başlattı. Soruşturma, Taşir Vakfı üzerinden aktarıldığı öne sürülen 4,4 milyon dolar ile 230 bin euroluk kaynak ve kara para aklama iddialarıyla bağlantı taşıyor.

Ermenistan Soruşturma Komitesi müfettişleri, Taşir Şirketler Grubu Başkanı ve Güçlü Ermenistan Partisi Genel Başkanı Samvel Karapetyan ile yeğeni milletvekili Narek Karapetyan’ın evlerinde arama başlattı.

Aramaların Karapetyan ailesiyle bağlantılı diğer adresleri de kapsadığı bildirildi.

Gelişmeyi Güçlü Ermenistan Partisi Sözcüsü Agavni Sukiasyan sosyal medya hesabından duyurdu.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Sukiasyan, “Ermenistan Soruşturma Komitesi müfettişleri, sabah saatlerinden itibaren Güçlü Ermenistan Partisi Genel Başkanı Samvel Karapetyan ve Meclis Grubu Başkanı Narek Karapetyan’ın evlerinde arama yürütüyor. Aramalar Karapetyan ailesiyle bağlantılı diğer adreslerde de sürüyor.” açıklamasını yaptı.

Karapetyan hakkındaki kara para aklama suçlaması

Aynı zamanda Güçlü Ermenistan Partisi Meclis Grubu Başkanı olan Narek Karapetyan’ın evi, bir ceza soruşturması kapsamında 31 Temmuz 2026 tarihinde de kolluk kuvvetlerince aranmıştı.

Aramadan bir hafta önce Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu, Başsavcılığın Karapetyan’ın milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması yönündeki talebini onaylamıştı.

Narek Karapetyan’a bu süreçte nitelikli kara para aklama suçlaması yöneltildi.

Sputnik Ermenistan’ın aktardığı bilgilere göre soruşturma, partinin destekçilerinden Aleksan Aleksanyan hakkındaki suçlamalarla bağlantı taşıyor.

Soruşturma makamları, Aleksanyan’ın Karapetyan’a ait Taşir Vakfından hediye ve kredi adı altında yaklaşık 4,4 milyon dolar ile 230 bin euro aldığını öne sürüyor.

Taşir Şirketler Grubunun sahibi olan iş insanı Samvel Karapetyan hakkında ise Haziran 2025’te Ermenistan’da yönetimi zorla ele geçirmeye yönelik kamuoyu önünde çağrıda bulunma suçlamasıyla dava açılmıştı.

Soruşturmanın sonraki aşamalarında Karapetyan’a ayrıca nitelikli vergi kaçırma ve kara para aklama suçlamaları yöneltildi.

İş insanı kendisine yöneltilen üç suçlamayı da reddetti. Güçlü Ermenistan Partisi, Şubat 2026’da Karapetyan’ı parlamento seçimleri için başbakan adayı olarak göstermişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English