Bizi Takip Edin

Rusya

Japonya Rusya’ya uçak yakıtı sevkiyatını yasakladı

Yayınlanma

Rusya’da insansız hava araçlarının rafinerilere yönelik saldırıları sonrası yaşanan uçak yakıtı krizini aşmak için planlanan ithalat girişimi Japonya engeline takıldı. Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanı Ryosei Akazawa, Rusya’ya yönelik uçak yakıtı ihracatı yasağının doğrudan gönderimlerin yanı sıra üçüncü ülkeler üzerinden dolaylı sevkiyatları ve denizdeki yük transferlerini de kapsadığını açıkladı.

Rusya Federal Hükümetinin ülke genelinde yaşanan geniş çaplı havacılık yakıtı açığı zemininde dışarıdan ithalata başlama girişimleri Japonya’nın engellemesiyle karşılaştı.

Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanı Ryosei Akazawa salı günü yaptığı açıklamada, ülkesinin bu tür yakıtların Rusya’ya ne doğrudan ne de aracılar vasıtasıyla gönderilmesine izin vermediğini bildirdi.

Geçtiğimiz hafta Reuters haber ajansının konuya yakın üç kaynağa dayandırdığı haberinde, Rusya’nın Japonya’nın Chiba Limanı’ndan bir parti uçak yakıtı ithal etmeye hazırlandığı belirtilmişti.

Plan doğrultusunda en az 200 bin varil uçak yakıtının temmuz ayının ilk yarısında öncelikle Güney Kore’ye gönderilmesi, ardından bir aracı zinciri üzerinden Rusya’ya ulaştırılması öngörülüyordu.

Ancak Bakan Ryosei Akazawa, Rusya’ya yönelik ihracat yasağının üçüncü ülkeler üzerinden yapılan sevkiyatları ve denizdeki gemiden gemiye yakıt transferlerini de kapsadığını vurguladı.

Bakan Akazawa, Japonya’nın G7 ülkeleri ve uluslararası toplumun diğer üyeleriyle koordinasyon halinde hareket ettiğini belirterek, Rusya’ya yönelik yaptırımlar çerçevesinde bir dizi ürünün ihracatının yasaklandığını ve teslimat yöntemine bakılmaksızın uçak yakıtının da bu yasak kapsamında yer aldığını söyledi.

Akazawa, bakanlığın yaptırımların delinmesini önlemek için sanayi temsilcilerini bilgilendirmek, uyarılarda bulunmak ve hem yerel hem de yabancı resmi makamlarla bilgi paylaşımı yapmak suretiyle önlemler aldığını ifade etti.

Bakan konuya ilişkin şunları kaydetti:

“Uluslararası konjonktürü göz önünde bulundurarak diğer ülkelerle işbirliği içinde sıkı ihracat kontrolleri uygulamaya devam edeceğiz.”

Rusya Hükümeti, Ukrayna’nın ülkedeki en büyük 10 petrol rafinerisinin tamamını hedef alan insansız hava aracı saldırılarının ardından, haziran ayından itibaren uçak yakıtı ihracatını yasaklamıştı. Bu yasağa rağmen, içeride yaşanan açık nedeniyle toptan uçak yakıtı fiyatları geçen ay tarihi zirvelere ulaştı.

Kommersant gazetesine konuşan bir kaynak, St. Petersburg Uluslararası Meta ve Hammadde Borsası’ndaki işlem seanslarında neredeyse hiç arz bulunmadığını aktardı.

Aynı dönemde Mahaçkale, Mineralnıye Vodı, Krasnodar, Astrahan ve Nijniy Novgorod dahil olmak üzere bazı büyük havalimanlarında uçaklara yakıt ikmali yapılmasına kısıtlamalar getirilmeye başlandı.

Haziran ayının sonlarında, Rusya’nın güneyinde faaliyet gösteren ve merkez üssü Rostov-na-Donu olan en büyük havayolu şirketlerinden Azimuth, kritik düzeyde gaz yağı sıkıntısı yaşandığını duyurdu.

Rusya’da uçak yakıtının yanı sıra benzin kıtlığı da yaşanıyor. Hükümet bu açıkla mücadele edebilmek amacıyla Belarus’tan yapılan ithalatı artırdı ve Kazakistan’dan destek talep etti.

Kazakistan ise Rusya’nın yalnızca yarım günlük tüketimini karşılayacak miktardaki benzini insani yardım olarak vermeyi kabul etti. Rus yetkililer ayrıca Hindistan’dan da benzin alımı yapmaya başladı.

Rusya

Rusya tahıl gemilerini dronlara karşı silahlandırmayı planlıyor

Yayınlanma

Rus makamları, Ukrayna dronlarının saldırılarına karşı Azak Denizi’ndeki tahıl gemilerine ağır makineli tüfekler ve roketatarlar yerleştirmeyi tartışıyor. Son iki haftada durma noktasına gelen sevkiyatlar nedeniyle Rusya’nın aylık 1,5 milyon tona kadar ihracat kaybı yaşayabileceği belirtiliyor.

Rus yetkililer, Ukrayna insansız hava araçlarının saldırılarından korunmak amacıyla tahıl taşıyan yük gemilerini ağır makineli tüfekler ve roketatarlar ile silahlandırma seçeneğini değerlendiriyor.

Bloomberg’in görüşmelere aşina kaynaklara dayandırdığı habere göre; Rusya Ulaştırma Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve Deniz ve Nehir Taşımacılığı Federal Ajansı, Azak Denizi’ndeki gemilerin korunmasına yönelik önlemleri görüşmek üzere tahıl tüccarları ve gemi sahipleriyle temas yürütüyor.

Normal şartlarda Rusya’nın toplam tahıl ihracatının yaklaşık dörtte birinin gerçekleştiği bu rota, son iki haftada limanlara, gemilere ve deniz altyapısına düzenlenen saldırılar nedeniyle neredeyse tamamen durdu.

Araştırma şirketi SovEcon’un verilerine göre, kısıtlamaların sürmesi halinde Rusya her ay 500 bin ila 1,5 milyon ton arasında tahıl ihracatı kaybı yaşayabilir. Bu durum, hasat sezonunun ortasında milyarlarca dolarlık tahıl ticaretini tehdit ederken ihracat gelirlerini ve çiftçilerin kazancını da azaltıyor.

Gemilere zırh ve makineli tüfek konuşlandırılması öneriliyor

Bloomberg’in ulaştığı kaynaklar ve incelediği belgelere göre yetkililer, kuru yük gemilerine zırh plakaları, kum torbaları ve dron savar ağlar takılmasını, ayrıca ağır makineli tüfekler için mevziler hazırlanmasını tavsiye ediyor. Plana göre askeri personel, rotanın ilk bölümünde gemilere eşlik edecek.

Askerler Azak Denizi limanlarında gemilere binecek, termal veya gece görüş dürbünlü makineli tüfekler monte edecek ve Kerç Boğazı geçildikten sonra gemiden ayrılacak.

Görüşülen bir diğer önlem ise tahıl gemilerinin Azak Denizi ile Karadeniz arasında devriye botları korumasında konvoylar halinde hareket etmesi. Kaynaklar; gemilerin yeniden donatılması ve askeri refakat sağlanması masraflarının gemi sahipleri ve tahıl tüccarları tarafından karşılanmasının istendiğini aktarıyor.

Ancak sektör temsilcilerinin bir kısmı, önerilen adımların etkinliği konusunda şüphe duyuyor ve maliyetlerin çok yüksek olabileceği uyarısında bulunuyor.

Kremlin uluslararası hukuk sınırlarına işaret etti

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Deniz Kuvvetlerinin ticari gemileri koruma kapasitesine sahip olduğunu, bu gemilere yapılan saldırıların ise korsanlık eylemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, uluslararası hukukun sivil gemilere silah yerleştirilmesini yasakladığını kabul etmekle birlikte, tahıl gemilerine silahlı askeri birliklerin konuşlandırılması önerisi hakkında doğrudan yorum yapmaktan kaçındı.

Son iki haftada Rusya ve Ukrayna’nın Karadeniz’deki ticari gemilere ve limanlara yönelik saldırılarını artırması, küresel gıda arzına ilişkin kaygıları tırmandırdı ve buğday fiyatlarının son iki yılın en yüksek seviyesine çıkmasına yol açtı.

Geçen haftadan bu yana Rus saldırıları nedeniyle Ukrayna’nın Karadeniz limanı Odessa’dan yapılan tahıl sevkiyatı da durdu.

Ukrayna, Eylül 2023’ten bu yana bu limanlar üzerinden 100 milyon ton tahıl taşımıştı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiga, Moskova’nın küresel gıda güvenliğini rehin aldığını iddia ederek “Bu, kasıtlı bir ekonomik ve insani terördür” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Brüksel yaptırımları esnetti, TotalEnergies Yamal doğalgaz satışına devam edecek

Yayınlanma

Avrupa Birliği’nin Rusya’dan tedarik edilen sıvılaştırılmış doğalgaza (LNG) yönelik yaptırımları esnetme kararı, Fransa merkezli enerji devi TotalEnergies ile Yunan gemicilik şirketi Dynagas’a avantaj sağlayacak. Financial Times gazetesinin haberine göre TotalEnergies, Sibirya’daki Yamal LNG projesi kapsamındaki yakıtı Asyalı müşterilerine satmayı sürdürebilecek.

Dünyanın en büyük petrol ve gaz şirketleri arasında yer alan Fransız enerji grubu TotalEnergies, Avrupa Birliği’nin (AB) Rus sıvılaştırılmış doğalgazına (LNG) yönelik yaptırımları esnetme kararından fayda sağlayacak.

Financial Times (FT) gazetesinin konuya vakıf üç kaynağa dayandırdığı haberine göre şirket, Sibirya’da bulunan ve yüzde 20 hissesine sahip olduğu Yamal LNG projesinden Asyalı müşterilerine yakıt satmaya devam edebilecek.

Söz konusu esnetme, Brüksel tarafından Ekim 2025’te yürürlüğe konulan ve Avrupalı şirketlerin Rus LNG’sini AB dışındaki ülkelere sevk etmesini yasaklayan kararı kaldırıyor.

Bir AB yetkilisi, Avrupalı şirketlerin LNG aktarma sözleşmelerini yerine getirebileceğini bildirdi.

Yetkili, bu imkanın sözleşmelerin Şubat 2022’den önce imzalanmış olması ve sevkiyat hacimlerinin 2025 düzeyini aşmaması şartına bağlı bulunduğunu açıkladı.

Газета, kararın Yunanistan’ın uyguladığı baskı sonucunda alındığına dikkat çekti. Kısıtlamaların kaldırılmasından, karlı sevkiyatlarını sürdürecek olan Yunan gemicilik şirketi Dynagas da kazanç sağlayacak.

TotalEnergies CEO’su Patrick Pouyanné, şubat ayında yaptığı açıklamada, yaptırım metnindeki belirsizliklerin şirketi Yamal projesinden yapılan sevkiyatları tamamen durdurmaya zorlayabileceğini belirtmişti. Ancak ikinci çeyrek raporunun sunumunda Pouyanné, bazı Avrupa LNG tankerleri kullanılarak AB dışına satış yapılması şeklinde bir esnetme ihtimalini dile getirdi.

Pouyanné konuya ilişkin olarak, “Rus LNG’sinin AB dışına Avrupalı şirketler tarafından değil de sadece rakiplerimiz tarafından satılmasına izin vermek biraz garip olurdu” değerlendirmesinde bulundu.

Gemilerin Çinli işletmecilerin eline geçme riski kararda etkili oldu

AB yetkilileri yaptırımların yumuşatılmasını, aksi takdirde gemilerin el konularak Çinli işletmeciler tarafından ele geçirilme riskiyle gerekçelendirdi.

Avrupa Komisyonu temsilcisi, Japonya ve Güney Kore’ye yönelik tedarik süreçlerinde aksama yaşanmaması amacıyla Sahalin-2 projesinden yapılan LNG taşımacılığının da Mart 2028’e kadar yaptırımlardan muaf tutulduğunu bildirdi.

Haberde, TotalEnergies şirketinin Rusya’daki projelerin çoğundan çekildiğini, ancak Yamal LNG projesindeki hissesini koruduğunu kaydetti.

Şirket, yalnızca doğrudan yaptırım uygulanması durumunda projeden ayrılacağını savunuyor. Pouyanné, şirketin Yamal LNG projesindeki doğalgaz satışından ve Novatek firmasından elde ettiği temettülerden sağladığı yıllık gelirin yaklaşık 400 milyon dolar olduğunu hesapladı.

Bununla birlikte Pouyanné, TotalEnergies şirketinin Arctic LNG 2 projesinde sahip olduğu hisselerin Novatek bünyesindeki bir yapıya devredilmesi sürecini yakın zamanda tamamlamayı beklediğini dile getirdi.

AB’nin Rusya’ya yönelik 21’inci yaptırım paketinde neler var?

Moskova, batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımları yasadışı olarak değerlendiriyor. Kremlin tarafından yapılan açıklamalarda, Rusya’dan gaz alımının durdurulmasının Avrupa’yı gazı yüksek fiyatlarla satan ABD’ye bağımlı kılacağı ve tedarik yollarını çeşitlendirme imkanından yoksun bırakacağı kaydedildi.

The New York Times gazetesinde yer alan bir haberde de Avrupa ülkelerinin bu sorunun farkında olduğu aktarıldı. Haberde, Rus LNG ithalatından vazgeçilmesinin ardından bölgenin Washington’ın öngörülemeyen politikalarına yeni bir bağımlılık geliştirmesinden endişe duyulduğu yazıldı.

AB, 23 Temmuz tarihinde Rusya’ya yönelik 21’inci yaptırım paketini kabul etti. Bu paket, 48’i gerçek ve 170’i tüzel kişi olmak üzere toplam 218 hedefi kapsayan, son dört yılın en geniş kapsamlı bireysel kısıtlama listesini içeriyor. Yaptırımlar ayrıca finans, enerji, ticaret ve kripto para sektörlerini kapsıyor.

Mutabakat, özellikle Yunanistan’ın talep ettiği belirli kısıtlamalar üzerindeki uzun tartışmaların ardından sağlandı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da yakıt krizi demiryollarına sıçradı

Yayınlanma

Ukrayna ordusunun Rus petrol rafinerilerine düzenlediği saldırıların ardından tırmanan yakıt krizi, Rusya’daki sanayi demiryolu taşımacılığını etkisi altına aldı. Sanayi hatlarını işleten Promjeldortrans Derneği, toptan tedarik aksamaları ve fırlayan fiyatlar nedeniyle Rusya Enerji Bakanlığından öncelikli motorin tahsisi talep etti. Sektör temsilcileri, mevcut durumun sanayi lojistiği için bir hayatta kalma meselesine dönüştüğünü bildirdi.

Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin Rus petrol işleme tesislerine düzenlediği insansız hava aracı saldırıları sonucunda Rusya genelinde baş gösteren yakıt krizi, sanayi demiryolu taşımacılığı sektörüne ulaştı.

Sektörel yayın organı Gudok’un aktardığına göre; fabrikalardan, madenlerden ve taş ocaklarından çıkarılan yüklerin Rusya Demiryollarının (RJD) ana hat ağına taşınmasını sağlayan kamuya kapalı demiryolu hatlarının işletmecileri, motorin fiyatlarındaki keskin artış ve toptan tedarikte yaşanan aksamalar nedeniyle daha pahalı olan küçük toptan alımlara yönelmek zorunda kaldı.

Yaşanan gelişmeler üzerine Promjeldortrans Derneği, Rusya Enerji Bakanlığına başvurarak sanayi demiryolu taşımacılığı işletmelerine öncelikli motorin tedariki sağlanmasını istedi.

Dernek, mevcut tablo karşısında yakıt erişiminin sektör için bir hayatta kalma meselesi haline geldiği uyarısında bulundu.

Kamuya kapalı hatlar; kömür, metal, askeri mühimmat ve kimya sanayisi ürünleri de dahil olmak üzere Rusya genelindeki tüm yüklerin yüzde 80’inden fazlasının taşınmasında kilit rol oynuyor.

2026 yılının ilk yarısında RJD ağı üzerindeki yükleme miktarı yaklaşık 549 milyon tona ulaşırken, her bir tren seferinden önce bağlantı hatlarında manevra çalışmaları yürütülüyor.

Elektrikli çekiş sisteminin yaygın biçimde kullanıldığı ana hat ağının aksine, sanayi demiryolu taşımacılığı dizel lokomotiflere ve dizel jeneratörlere bağımlı bir yapı gösteriyor.

Promjeldortrans tarafından paylaşılan verilere göre, işletmeler yakıt teslimatlarında gecikmelerle ve borsa üzerinden yapılan alımlarda teknik sorunlarla karşılaşıyor.

Bazı bölgelerde motorinin litre fiyatı 150 ila 180 ruble seviyesine yükselerek yıl başındaki fiyat düzeyinin iki katından fazla bir noktaya ulaştı.

Dernek, litre fiyatının 60 rubleden bu seviyelere tırmanmasının yalnızca bir haftalık bir zaman diliminde gerçekleştiğini kaydetti.

Uzun vadeli sözleşmeler ve düzenlemeye tabi tarifeler kapsamında faaliyet gösteren işletmeler açısından bu fiyat artışı ağır bir mali baskı oluşturdu.

Ekonomi Yüksekokulundan (VŞE) Farid Husainov, bağlantı hatları işletmecileri için motorin kullanımını teknik olarak başka bir enerji kaynağıyla değiştirmenin mümkün olmadığını belirtti.

Ulusal Taşımacılık ve Altyapı Araştırma Merkezi Başkanı Pavel İvankin, motorinin yalnızca dizel lokomotiflerde değil, altyapı bakımını sağlayan yardımcı teknik ekipmanlarda da kullanıldığını vurguladı.

Promjeldortrans Direktörü Aleksandr Manyahin ise bölge düzeyinde Enerji Bakanlığı ile ortak çalışma grupları oluşturulmasını önerdi.

Manyahin, bu grupların kesintisiz lojistik zincirini sağlayan işletmelere motorin teslimat sırasını manuel olarak belirlemesi gerektiğini ifade etti.

Reuters tarafından yapılan hesaplamalara göre Rusya, Ukrayna saldırıları sonucunda petrol rafinerisi kapasitesinin yaklaşık yüzde 40’ını kaybetti.

Temmuz ayının ikinci haftasında günlük benzin üretimi, 115 bin ila 120 bin ton arasındaki yaz dönemi tepe talebine karşılık 75 bin ila 80 bin tona geriledi.

RBK medya kuruluşunun aktardığı verilere göre, haziran ve temmuz aylarında Rusya bölgeleri ile Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarını kapsayan toplam 80 bölgede yakıt satışlarına tam veya kısmi kısıtlamalar getirildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English