Ortadoğu

Süveyda’da çatışmalar dördüncü gününde sokak savaşına dönüştü

Yayınlanma

Suriye’nin güneyindeki Süveyda kentinde yerel gruplar ile HTŞ güçleri arasındaki çatışmalar dördüncü gününde sokak savaşına dönüştü. Kent sakinlerinin bir bölümü evlerinde mahsur kalırken, temel hizmetlerin kesilmesi ve yeni göç dalgalarının başlamasıyla bölgede insani kriz derinleşiyor. Siviller ve aktivistler, çatışma bölgelerinden tahliyeler için acilen güvenli insani koridorlar açılmasını talep ediyor.

Suriye’nin güneyindeki Süveyda kenti ve kırsalında, yerel gruplar ile Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) yönetiminin içişleri ve savunma bakanlıklarına bağlı unsurlar ve aşiret güçleri arasındaki çatışmalar dördüncü gününe girerken sivillerin yaşadığı sıkıntılar giderek artıyor.

Kent merkezindeki manzara, keskin nişancıların varlığı ve sivillere yönelik infazların kaydedilmesiyle tam bir sokak savaşına dönüşmüş durumda.

Bu durum, güvenli bölgelere göç etmek isteyen sivillerin hareket alanını bütünüyle kısıtlıyor.

Geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şaraa yönetimine bağlı güçlerin kente girmesinin ardından başlayan şiddetli çatışmalar, halkın büyük bir bölümünün göç etmesine yol açtı.

Fakat nüfusun yaklaşık dörtte biri, hayatın kısa sürede normale döneceği umuduyla evlerinde kalmayı tercih etti.

Siviller, çoğu hizmetin kesilmesiyle kendilerini evlerinde mahsur bulurken, güvenli insani koridorların sağlanması için yardım çağrıları yapılıyor.

‘Durum felaket, evlerimizden çıkamıyoruz’

Kendisini Ebu Raafat olarak tanıtan bir Süveyda sakini, el-Ahbar‘a yaptığı açıklamada, “Keskin nişancıların ve sivil mülklerini yağmalayan kontrolsüz çetelerin varlığı nedeniyle kentteki durum felaket,” dedi.

Kentte kalanların çatışmaların ve keskin nişancı ateşinin şiddeti nedeniyle hareket edemediğini belirten Ebu Raafat, “Sivillerin evlerinden çıkıp daha güvenli yerlere ulaşabilmeleri için güvenli koridorlar açılmalı,” çağrısında bulundu.

Kentinde yaşananlar karşısında şaşkınlığını dile getiren Ebu Raafat, “Ülkede 14 yıldır devam eden savaşa rağmen Süveyda’da bugünlerde yaşananların olacağını tahmin etmiyorduk,” diye konuştu.

Kendisini Ümmü Rami olarak tanıtan bir başka kent sakini ise “Elektrik, su ve ekmeğin kesilmesi, yaşam için gerekli hiçbir şeyin kalmamasıyla durum feci bir hâl aldı,” ifadelerini kullandı.

Gıda maddeleri, sebze ve yiyeceğin kentte kalanlar için bir hasret haline geldiğini belirten Ümmü Rami, “savunmasız sivillere yönelik ihlallerin faillerine” karşı harekete geçilmesini talep etti.

Süveyda’da kalmayı tercih ettiği için bu suçların kendi ailesinin de başına gelmesinden endişe duyduğunu belirtti.

İsrail, Dürzileri koruma bahanesiyle Şam yönetimini vurdu

Yerel kaynaklar: Evler basılıyor, mülkler yağmalanıyor

Kent mahallelerinde devam eden çatışmalarla birlikte sivillere yönelik suçlar da sürüyor. Bu kapsamda iki doktor ve üç kardeşin öldürüldüğü bildirildi.

Yerel haber portalı Süveyda 24, “Askeri güçler tarafından kentteki bazı mahallelerde evlere baskınlar düzenlendi. Kanavat yolu üzerindeki kilise yakını, Mesakin el-Hadr mahallesi ve diğer mahallelerdeki sakinlerden imdat çağrıları geldi,” bilgisini paylaştı.

Haberde ayrıca, “Süveyda’nın batı kırsalındaki köylerde sivillerin evlerini yağmalama ve talan etme operasyonları devam ediyor. Vatandaşların mülklerini yağmalayan araçlar el-Lajat ve Deraa kırsalına doğru gidiyor,” denildi.

Yeni göç dalgası Ürdün sınırına dayandı

Süveyda 24, yüz binlerce sivilin insani krizinin derinleştiğine dikkat çekerek Şam-Süveyda yolunun tamamen kapalı olduğunu, kent hastanesinin neredeyse hizmet dışı kaldığını, sokaklarda cesetlerin olduğunu, elektrik kesintisi nedeniyle su ve iletişim şebekelerinin geniş alanlarda çöktüğünü aktardı.

Çatışmaların, kent sakinlerinin çoğunun kaçtığı Süveyda’nın güney kırsalına yaklaşmasıyla birlikte, bu bölgelerden Ürdün ve işgal altındaki Golan sınırındaki diğer yerlere doğru yeni göç dalgaları başladı.

Şam-Süveyda yolunun kapalı kalması, vilayetin diğer tüm Suriye vilayetlerinden kopması anlamına gelirken, insani durumun daha da kötüleşmesinden endişe ediliyor.

Sayıları binlerle ifade edilen kaçak sivillerden bazıları, her türlü yardım imkânından yoksun bir şekilde tarım arazilerine sığınmış durumda.

Sadece yerel halkın sunduklarıyla hayata tutunmaya çalışan bu insanları, elektrik, su ve iletişimin tamamen kesilmesi, depolanan un ve yakıtın tükenmesi gibi tehlikeler bekliyor; bu da kaçınılmaz bir insani felaket anlamına geliyor.

Bu gelişmeler üzerine çok sayıda aktivist, ailelerin akrabalarının yanına kaçabilmesi için Şam ve kırsalına doğru güvenli koridorlar açılması veya ateşkes sağlanıp kente sükûnet dönene kadar çatışmalardan kaçanları barındırmak üzere Ürdün’e geçici bir insani koridor açılması çağrısında bulundu.

Çok Okunanlar

Exit mobile version