Diplomasi
Tayvan muhalefet lideri ABD ziyaretine hazırlanıyor
Tayvan’ın muhalefet partisi KMT lideri, Çin gezisinin ardından şimdi de ABD ziyaretine hazırlanıyor.
Tayvan’ın ana muhalefet partisi Kuomintang’ın (KMT) lideri pazartesi günü, Washington çevrelerinin, partisinin savunma konusundaki tutumuna ve Pekin’e eğilimine giderek daha temkinli yaklaştığı bir dönemde, dış politika ve savunma politikası konusundaki yetkinliğini güçlendirmeyi amaçlayan bir ABD turuna çıkacak.
KMT genel merkezine göre Cheng Li-wun’un San Francisco, Boston, New York, Washington ve Los Angeles’ı ziyaret etmesi, ardından 16 Haziran’da Tayvan’a dönmesi planlanıyor.
Ziyareti, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Pekin’de görüşmesinden yalnızca haftalar sonra gerçekleşiyor. Bu arada KMT milletvekilleri, Tayvan başkanı Lai Ching-te’nin savunma reformlarını aylarca engellemiş, kısa süre önce kabul edilen bütçede ise finansmanın önemli bir bölümünü kesmişti.
Daha küçük bir müttefikiyle birlikte yasama organını kontrol eden KMT, son iki yılda Lai’nin güvenlik ve yönetim gündeminin büyük bölümünü Tayvan’ın çıkarlarına aykırı olduğunu gerekçesiyle engellemeye çalıştı. Bu kilitlenme, ABD’li milletvekilleri ve yetkililerden tekrarlanan eleştiriler gelmesine yol açtı.
Jamestown Foundation Başkanı Peter Mattis, “Cheng’in ABD ziyaretindeki en büyük sınavı, Amerikan hükümetini KMT’nin bir bütün olarak Pekin’in Hong Kong’daki elitleri gibi vekilleri değil, iyi niyetli bir aktör ve Tayvan siyasetinin normal bir parçası olarak görülmesi gerektiğine ikna edip edemeyeceğidir,” dedi.
Mattis, Nikkei Asia’ya yaptığı açıklamada, “ABD’li yetkililer Tayvan’ın savunmasına daha fazla yatırım yapmasını bekliyor, ancak KMT çoğu zaman olumlu bir rol oynamaya çalışmak —ya artan savunma harcamalarını desteklemek ya da Tayvan’ın nasıl savunulacağına ilişkin alternatif ve yapıcı bir vizyon sunmak— yerine engelleme ve mazeret üretme görüntüsü veriyor,” ifadelerini kullandı.
Pazartesi günü yola çıkmadan önce gazetecilere konuşan Cheng, “ABD’deki dostlarımızın, II. Dünya Savaşı’nın başlangıcından bugüne kadar Çin Kuomintang’ının en sadık ve sorumlu aktör olduğunu anlamasını” hedeflediğini söyledi.
Cheng’e göre KMT, “Tayvan Boğazı’nda barışı koruyabilir ve ABD’nin kaçınılabilir bir savaşa dahil olup ABD’nin ulusal çıkarlarına büyük zarar gelmesini önleyebilir.”
Yine de Cheng, algılar konusunda bir meydan okumayla karşı karşıya. ABD’nin Taipei’deki resmi olmayan fiili elçisi Raymond Greene, Tayvan medya kuruluşu CNA’ya verdiği yakın tarihli bir röportajda, uluslararası haberlerin KMT’nin Amerikan ya da Japon çıkarlarını göz ardı ederken, temel diplomatik ve güvenlik meselelerinde “ÇKP’nin (Çin Komünist Partisi) pozisyonlarını benimsemeye ya da taklit etmeye başladığı” yönünde bir izlenim yarattığını belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen ay Pekin’e yaptığı ziyaretin ardından ABD’nin Tayvan’a silah satışlarına ilişkin belirsizlik sürerken, riskler özellikle yüksek görünüyor. Trump, Tayvan konusunda Xi’ye “hiçbir taahhütte” bulunmadığını söyledi, ancak silahları da “çok iyi bir pazarlık kozu” olarak nitelendirdi.
KMT’nin ABD temsilcisi Victor Chin, Tayvan medyasına yaptığı açıklamada Cheng’in hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat partilerden Kongre üyeleriyle görüşeceğini; ayrıca Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrar, bölgesel güvenlik ve Tayvan-ABD ilişkilerinin geleceği konularına odaklanan üç düşünce kuruluşu toplantısına katılacağını söyledi.
Programda ayrıca çeşitli akademik kurumlarda konuşmalar ya da toplantılar ile yurt dışındaki Tayvan diasporasıyla temaslar da yer alıyor. Cheng, kamuoyu önünde Trump ile görüşme talebinde bulunmuş olsa da pazartesi günü bu ihtimali düşük gösterdi ve 1979’da resmi diplomatik ilişkilerin sona ermesinden bu yana böyle bir temas gerçekleşmediğini kabul etti.
KMT geçmişte Çin’i yönetiyordu, ancak 1949’da iç savaşı kaybettikten sonra Tayvan’a kaçtı. Cheng’in temel önermesi, Tayvan’ın daha büyük bir Çin ulusuna ait olduğu yönünde; bu pozisyon genellikle 1992 Mutabakatı olarak çerçeveleniyor. Cheng bu temelde Pekin’le daha fazla temas kurulmasını istiyor.
Çin, Birleşmiş Milletler kararına rağmenTaipei’nin Pekin’e tabi olmadığında ve “bağımsız” olduğunda ısrar eden Lai ve Demokratik İlerleme Partisi (DPP) yönetimiyle temas kurmayı reddetti.
Büyük Güç Rekabetinden Stratejik İstikrara: Çin-ABD İlişkilerinde Yeni Yönelim