Diplomasi
Tayvan, nükleer silahlanma ve Rusya: Pentagon’un 2025 Çin raporunda neler var?
ABD Savaş Bakanlığının Kongreye sunduğu 2025 yılı Çin raporu, Pekin’in 2049 yılına kadar “dünya standartlarında” bir ordu kurarak ABD’nin küresel gücünü yerinden etmeyi hedeflediğini ortaya koydu. Raporda, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun nükleer başlık sayısını 2030’a kadar 1000’in üzerine çıkaracağı ve Tayvan’a güç kullanarak müdahale etmek için amfibi harekât dahil dört ana askeri senaryo üzerinde çalıştığı vurgulandı.
ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), Çin Halk Cumhuriyeti’nin askeri ve güvenlik alanındaki gelişmelerini ele alan yıllık raporunu Kongreye sundu.
“Çin Halk Cumhuriyeti ile İlgili Askeri ve Güvenlik Gelişmeleri 2025” başlıklı çalışmada, Pekin’in askeri kapasitesini artırarak küresel güç dengesini lehine çevirme çabaları detaylandırıldı.
Pentagon, Çin’in 2049 yılına kadar “Çin ulusunun büyük canlanışı” hedefine ulaşmak için ulusal gücünü seferber ettiğini bildirdi. Raporda, bu hedefin merkezinde Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun (ÇHKO) “dünya standartlarında” bir güce dönüştürülmesinin yer aldığı belirtildi.
Bakanlığa göre Çin, ABD’yi “güçlü düşman” olarak tanımlıyor ve stratejilerini bu rekabet üzerine kuruyor. Raporda, “ÇHKO, konseptlerini ve kabiliyetlerini ABD’nin ‘güçlü düşman’ profiline göre ölçüyor. Dahası, Çin’in en üst düzey askeri stratejisi, Pekin’in ‘ulusal topyekûn savaş’ olarak adlandırdığı, tüm ulusun seferber edildiği bir çabayla ABD’nin üstesinden gelmeye odaklanıyor” ifadelerine yer verildi.
“Nükleer başlık sayısı 1000’i aşacak”
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden birini Çin’in nükleer silahlanma programı oluşturuyor. Pentagon, Çin’in nükleer savaş başlığı stokunun 2024 yılı itibarıyla 600’lü sayılarda olduğunu, ancak üretimin hız kesmeden devam ettiğini kaydetti.
ABD Savunma Bakanlığı, Çin’in nükleer genişleme hızına ilişkin öngörüsünü korudu. Raporda, “ÇHKO, 2030 yılına kadar 1000’den fazla savaş başlığına sahip olma yolunda ilerliyor” değerlendirmesi yapıldı.
Ayrıca Çin’in Eylül 2024’te, 1980’den bu yana ilk kez Pasifik Okyanusu’na silahsız bir Kıtalararası Balistik Füze (ICBM) fırlattığı bilgisi paylaşıldı.
Raporda bu denemeyle ilgili, “Eylül 2024’teki fırlatma, ÇHKO’nun barış zamanında bu tür bir operasyonun prosedürleri ve taktikleri üzerinde eğitim yapmasını sağladı.
Çin 1980’den beri ICBM’leri neredeyse sadece kendi sınırları içinde test etmişti; bu fırlatma, tam menzilli yörünge ile ICBM performansını doğrulama fırsatı sundu” denildi.
Tayvan için dört askeri seçenek
Pentagon, Çin’in Tayvan üzerindeki baskısını artırdığını ve adayı ana karaya bağlamak için güç kullanma seçeneğini masada tuttuğunu bildirdi. Rapora göre Pekin, Tayvan’ı birleştirmek için dört ana askeri harekat tarzı üzerinde duruyor:
- Savaş dışı zorlama: Ekonomik ambargolar, siber saldırılar ve diplomatik izolasyon ile Tayvan hükümetini teslim olmaya zorlamak.
- Müşterek saldırı: Hava üsleri, radar sahaları ve iletişim merkezleri gibi kritik hedefleri vurarak Tayvan’ın savunma direncini kırmak.
- Müşterek abluka: Deniz ve hava trafiğini keserek adayı tecrit etmek.
- Müşterek çıkarma: Tayvan’a yönelik en karmaşık ve riskli seçenek olarak tanımlanan amfibi harekat.
Raporda, Çin’in 2027 yılına kadar Tayvan’a müdahale kabiliyetine ulaşmayı hedeflediği belirtildi. Xi Jinping yönetiminin orduya, “2027’ye kadar Tayvan’a karşı stratejik mutlak zafer kazanacak kabiliyetlere ulaşma” talimatı verdiği aktarıldı.
Pentagon, “Çin, 2027 sonuna kadar Tayvan’da savaşma ve kazanma kabiliyetine sahip olmayı bekliyor” tespitinde bulundu.
Uzay ve siber alanda “bilgi hakimiyeti”
Çin’in modern savaşın yeni cepheleri olan uzay ve siber alandaki faaliyetleri de raporda geniş yer buldu. Pekin’in, Nisan 2024’te Stratejik Destek Kuvvetlerini lağvederek yerine Bilgi Destek Kuvvetleri, Havacılık ve Uzay Kuvvetleri ve Siber Uzay Kuvvetlerini kurduğu hatırlatıldı.
Pentagon, Çin’in siber casusluk faaliyetlerinin ABD altyapısını hedef aldığını vurguladı. Raporda şu ifadelere yer verildi:
“Çinli siber aktörler, 2024 yılında Volt Typhoon gibi kampanyalarla ABD’nin kritik altyapısına sızdı. Bu durum, bir çatışma anında ABD ordusunu sekteye uğratabilecek ve Amerikan çıkarlarına zarar verebilecek kabiliyetleri ortaya koydu.”
Çin’in uzaydaki askeri varlığını da güçlendirdiği belirtilen raporda, Pekin’in yörüngedeki istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) uydu sayısını 2018’den bu yana üç katına çıkararak 359’un üzerine taşıdığı kaydedildi.
Çin’in askeri gücünü kendi sınırlarının ötesine taşıma çabası, raporun bir diğer odak noktası oldu. Cibuti’deki askeri üsse ek olarak, Kamboçya’daki Ream Deniz Üssü’nün genişletildiği ve Çin donanmasının burayı kalıcı olarak kullanmaya başladığı ifade edildi.
Pentagon, Çin’in Afrika, Orta Doğu ve Pasifik’te yeni üsler kurma arayışında olduğunu belirtti. Raporda, “Çin; Angola, Bangladeş, Burma, Küba, Ekvator Ginesi, Endonezya, Kenya, Mozambik, Namibya, Nijerya, Pakistan, Papua Yeni Gine, Seyşeller, Solomon Adaları, Sri Lanka, Tacikistan, Tayland, Tanzanya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Vanuatu’da üs kurmayı değerlendiriyor” bilgisi paylaşıldı.
Rusya ile derinleşen ortaklık
Raporda, Çin ve Rusya arasındaki savunma ilişkilerinin 2024 yılında daha da derinleştiği, ancak tarafların resmi bir savunma ittifakı kurmaktan kaçındığı belirtildi. İki ülkenin ortak askeri tatbikatlarının kapsamını genişlettiğine dikkat çekilen raporda, şu tespitlere yer verildi:
“Çin ve Rusya, stratejik ortaklıklarını derinleştirdi; bu durum neredeyse kesinlikle ABD’ye karşı koyma yönündeki ortak çıkardan kaynaklanıyor. Temmuz 2024’te Çin ve Rusya, ilk kez ABD Alaska Hava Savunma Tanımlama Sahası’nda (ADIZ) müşterek bombardıman devriyesi icra etti.”
Orduda yolsuzlukla mücadele
Xi Jinping’in ordu içindeki yolsuzlukla mücadele kampanyasının etkileri de raporda ele alındı. Savunma Bakanı Li Shangfu ve Füze Kuvvetleri komutanlarının görevden alınması gibi üst düzey tasfiyelerin, ordunun savaşa hazırlık durumunu kısa vadede etkilese de uzun vadede sadakati artırmayı amaçladığı vurgulandı.
Raporda, “Yolsuzluk soruşturmaları, ÇHKO’nun operasyonel etkinliğinde kısa vadeli aksamalar yaratma riski taşıyor. Ancak ÇHKO, mevcut kampanyayı yolsuzluğa zemin hazırlayan sistemsel sorunları ortadan kaldırmak için kullanırsa, gelecekte daha yetkin bir savaş gücü olarak ortaya çıkabilir” denildi.