Avrupa
Trump destekli Reform, Britanya’daki iki partili sistemi sarsabilir

Birleşik Krallık’taki Nigel Farage liderliğindeki sağ parti Reform UK, YouGov tarafından yapılan bir ankette yaklaşık yüz yıldır iktidar tekeline sahip Muhafazakârlar ve İşçi Partisi’nin önüne geçerek ülkedeki siyasi kamuoyu yoklamalarında zirveye yerleşen son alternatif parti oldu.
Farage, özellikle ABD’deki Donald Trump iktidarı ile birlikte İşçi Partisi ve Muhafazakârların Westminster’daki hakimiyetini nihayet kırabilecek siyasi lider olmayı umuyor.
Bu haftaki YouGov anketi de dahil olmak üzere son zamanlarda yapılan bir dizi anket Reform’u zirveye taşırken, parti bu yıl şimdiye kadar yapılan bir dizi kamuoyu yoklamasında ortalama yüzde 24,3 oy aldı.
Bu oran Reform’u yüzde 23,1 ile muhalefetteki Muhafazakâr Partinin üzerinde ve yüzde 25,5 ile iktidardaki İşçi Partisi ile neredeyse aynı seviyeye getiriyor.
Önceki seçim dönemlerinin çoğunda, seçim günü yaklaştıkça ve ana iki parti tabanlarını konsolide ettikçe üçüncü partilere olan destek azalmıştı.
Reform’un selefi Brexit partisi, Birleşik Krallık’ın AB’den resmen ayrılmasından önceki son seçim olan 2019 Avrupa Parlamentosu seçimlerinden hemen sonra benzer bir destek zirvesine ulaşmış ve yüzde 23 civarında oy almıştı.
Fakat Boris Johnson’ın Muhafazakârların lideri ve Birleşik Krallık başbakanı olmasının ardından Brexit partisinin gücü, kısmen partinin Brexit yanlısı Muhafazakârların yarıştığı sandalyelerden bazı adayları geri çektiği bir seçim anlaşması nedeniyle hızla dağıldı.
Muhafazakârlar Aralık 2019’da ezici bir genel seçim zaferi kazanırken Brexit partisi sıfır sandalyede kalmıştı.
İngiliz siyasetinde iki partinin hakimiyetini kırmaya yönelik daha önceki çabalar, Birleşik Krallık’taki ilk turda seçilme sistemi nedeniyle kalıcı bir etki yaratamadan sönüp gitmişti. Bu sistemde partiler iyi oy alabilirler, fakat her seçim bölgesinde oyların çoğunluğunu kazanamazlarsa sandalyesiz kalırlar.
1980’lerin başında Sosyal Demokrat Parti kısa bir süre için hem İşçi Partisi’nin hem de Muhafazakârların üzerinde bir oy oranına sahip olmuş, ama 1983 seçimlerinde üçüncü sıraya gerilemişti.
Liberal Demokratlar da 2010 seçimleri öncesinde de benzer bir yükseliş göstermiş ve sık sık Muhafazakârlar ve İşçi Partisi ile aynı oy oranına sahip olmuştu.
Seçim günü Liberal Demokratlar oyların sadece %23’ünü alarak 57 sandalye kazanmış, ama Muhafazakârlarla bir koalisyon hükümeti kurmayı başarmıştı.
Birleşik Krallık’ın iki ana partisinden biri en son 1922’de yerinden edilmiş, İşçi Partisi resmi muhalefet olarak Liberal Parti’nin yerini almış ve bu değişim milyonlarca işçi sınıfı seçmenine seçme hakkının tanınmasıyla gerçekleşmişti.
Muhafazakârlar ve İşçi Partisi o zamandan beri en büyük iki parti olarak kaldı fakat konumlarının aşınmakta olduğuna dair bazı işaretler var.
2024 genel seçimlerinde İşçi Partisi sandalye sayısı bakımından büyük bir çoğunluk elde etse de, İşçi Partisi ve Muhafazakârların toplam oy oranı yüzde 59’a düşerek son yüzyılın en düşük seviyesine geriledi.
Liberal Demokratlar, Reform, Yeşiller ve bağımsız adaylar da rekor sayıda sandalye kazandı.
Mevcut kamuoyu yoklamaları İşçi Partisi ve Muhafazakârların oyların ancak yarısından azını kazanabileceğini gösteriyor.
Bir sonraki seçim sınavı mayıs ayında İngiltere’de yapılacak yerel seçimlerle verilecek.
Farage’ın Trump ve Cumhuriyetçilerle olan yakın ilişkisinin de partisinin rüzgarlarını şişerebileceği düşünülüyor.
Örneğin ABD’deki yemin törenine de katılan Nigel Farage, dün Wiltshire’da yaptığı konuşmada ABD Başkanı Donald Trump’a “dostum” demekten gurur duyduğunu ve Cumhuriyetçilerin Amerika’daki başarısının partisi için iyiye işaret olduğuna inandığını söyledi.
Öyle ki Farage, Trump’ın ABD’ye Gazze’yi ele geçirme ve bölgeyi “Orta Doğu’nun Rivierası” haline getirme yönündeki “çekici” planını memnuniyetle karşıladığını söyledi.
Farage, “Hırsı seviyorum, iyi maaşlı işler, kumarhaneler, gece hayatı ile zengin, harika, gelişen bir yer düşüncesi bana çok çekici geliyor,” dedi.
Elon Musk’ın yakın dönemde Farage ile girdiği polemiğe rağmen, Trump’ın İngiliz lidere yönelik muhabbeti devam ediyor.
Avrupa
Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.
Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.
Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.
Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.
Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.
Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.
Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.
Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.
Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.
Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.
Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.
Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor
Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.
Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.
Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.
Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.
Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.
Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.
Avrupa
Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.
Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.
Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.
Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.
Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.
Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor
Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.
Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.
Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.
Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.
İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.
Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.
Avrupa
Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.
25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.
Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.
Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.
Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.
Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.
Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.
Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.
Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.
Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.
Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.
61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.
Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.
Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.
Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.
Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.
Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.
Amerika4 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBerlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Rusya2 hafta önceRosatom davasında mahkeme Finlandiya’nın sözleşme feshini hukuka aykırı gördü











