ABD Başkanı Donald Trump, geçen yaz imzalanan ABD-Japonya ticaret anlaşması kapsamındaki ilk proje paketinin resmen başlayacağını açıkladı.
Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda, “Japonya ile yaptığımız DEV Ticaret Anlaşması resmen hayata geçti!” ifadelerini kullandı.
“Japonya artık, Amerika Birleşik Devletleri’ne yatırım yapmak üzere verdiği 550 MİLYAR dolarlık taahhüdün İLK yatırım seti kapsamında resmen ve mali olarak ilerliyor,” diye devam etti.
Trump, projelerin Ohio’da gazla çalışan bir enerji santrali; Trump’ın adını “Amerika Körfezi” olarak değiştirdiği Meksika Körfezi’nde bir sıvılaştırılmış doğal gaz tesisi; ve Georgia’da kritik mineraller tesisi olduğunu açıkladı. Daha sonra yaptığı bir paylaşımda Ticaret Bakanı Howard Lutnick, ikinci projenin aslında bir LNG tesisi değil, “derin deniz ham petrol ihracat tesisi” olduğunu belirtti.
Geçen yaz varılan ticaret anlaşmasına göre Tokyo, Trump’ın karşılıklı ve sektör bazlı tarifeleri yüzde 15’e indirmesi karşılığında ABD’de toplam 550 milyar dolarlık projeye yatırım yapmayı ya da kredi ve kredi garantisi sağlamayı taahhüt etti. Trump, bunların “yatırım” olduğunu ve nakit bir “imza bonusuna” eşdeğer sayıldığını vurguladı.
Trump, salı günkü paylaşımında, bu tarihi ticaret anlaşmasının Amerikan sanayi tabanını yeniden canlandırmanın, yüz binlerce istihdam yaratmanın ve ulusal ile ekonomik güvenliği güçlendirmenin yollarını sağladığını söyledi.
Ohio’daki gaz santralinin tarihin en büyüğü olacağını, Meksika Körfezi’ndeki tesisin Amerikan enerji üstünlüğünü daha da ileri taşıyacağını ve kritik mineraller tesisinin “yabancı kaynaklara olan APTALCA bağımlılığımızı sona erdireceğini” ifade etti.
“Bu projelerin ölçeği o kadar büyük ki,” diye yazan Trump, gümrük tarifesi tehditleri olmasaydı bunların hayata geçirilemeyeceğini belirtti.
“Amerika yeniden inşa ediyor. Amerika yeniden üretiyor. Ve Amerika yeniden KAZANIYOR,” diye devam ederek bunun hem ABD hem de Japonya için tarihi bir dönem olduğunu söyledi.
Lutnick, Ohio’daki gazla çalışan tesisin 9,2 gigavat elektrik üreteceğini, derin deniz ham petrol ihracat tesisinin ABD’nin ham petrol ihracatında yıllık 20 milyar ila 30 milyar dolar gelir sağlamasının beklendiğini ve Georgia’daki kritik mineraller tesisinin sentetik endüstriyel elmas üretimine yönelik olduğunu açıkladı.
“Japonya sermayeyi sağlıyor. Altyapı Amerika Birleşik Devletleri’nde inşa ediliyor. Gelir yapısı Japonya’nın yatırım getirisini elde etmesini sağlarken Amerika stratejik varlıklar, genişlemiş sanayi kapasitesi ve güçlenmiş enerji üstünlüğü kazanıyor,” dedi.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Japonya saatiyle çarşamba günü sosyal medyada yaptığı paylaşımda, anlaşmanın iki taraf için “karşılıklı faydalar” üreteceğini, ekonomik güvenliği sağlayacağını ve ekonomik büyümeyi teşvik edeceğini belirtti.
“Projelerin hızlı ve sorunsuz şekilde uygulanmasını sağlamak için ayrıntıları netleştirme konusunda yakın koordinasyonu sürdüreceğiz,” dedi.
Japonya Ekonomi Bakanı Ryosei Akazawa ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Her projede Japonya ve ABD, kritik mineraller, enerji ve yapay zekâ veri merkezleri gibi ekonomik güvenlik açısından hayati alanlarda tedarik zincirleri oluşturmak için işbirliği yapacak,” dedi.
Gazetecilere konuşan Akazawa, bu yatırımların iki ülke arasındaki kazan-kazan ilişkisi ve özel ekonomik ortaklığın meyveleri olduğunu söyledi.
“Japon şirketleri için bunun, ilgili ekipman ve makinelerin tedariki de dâhil olmak üzere satışları artırması ve iş fırsatlarını genişletmesi bekleniyor. Bu projeler yalnızca büyük şirketlere değil, tedarik zinciri içinde bileşen sağlayan küçük ve orta ölçekli işletmelere de fayda sağlayacak,” dedi.
Bakana göre bu projelerle ilgilenen Japon şirketleri arasında sentetik endüstriyel elmaslar için Asahi Diamond Industrial ve Noritake; ham petrol ihracat tesisi için Mitsui O.S.K. Lines, Nippon Steel, JFE Steel ve MODEC; gazla çalışan enerji santrali için ise Toshiba, Hitachi, Mitsubishi Electric ve SoftBank Group bulunuyor.
Akazawa ayrıca, Takaichi’nin mart ayında ABD’yi ziyaretinde ek projelerin açıklanabileceğine işaret etti.
Önceki kabinede görev yaparken de müzakerelere katılmış olan Akazawa, Başbakan Takaichi ile Başkan Trump arasında kurulan güçlü bağ sayesinde ziyaretin “daha da verimli olması” için görüşmeleri sürdüreceğini söyledi.
SoftBank Group, ABD’nin açıklaması hakkında yorum yapmayı reddetti.
Analistler, bu projelerin gerçekten Japon yatırımı sayılıp sayılmayacağını sorguladı.
Ticaret anlaşmasına göre ABD ve Japonya, yarı iletkenler, ilaçlar, kritik mineraller, metaller, gemi inşası, enerji, yapay zekâ ve kuantum hesaplama gibi stratejik sektörlerdeki projeleri finanse etmek üzere 550 milyar dolarlık bir fon oluşturmayı kabul etti.
Finansmanı Japonya sağlayacak ancak Japonya, ana yatırımını ve faizi geri kazanana kadar projelerden elde edilen kâr ve temettüler 50-50 esasına göre paylaşılacak. Hudson Enstitüsü kıdemli uzmanlarından William Chou, bunu “550 milyar dolarlık bir kredi fonu” olarak nitelendiriyor.
Chou bu ay yayımlanan bir Hudson politika notunda şöyle yazdı: “Amerikan tarafı açısından yatırım fonu, yabancı yükümlülükleri yeniden dengeleme ve Amerikan sanayiinin yeniden canlandırılmasına yeniden yatırım yapma yönündeki yönetim çabalarını güçlendirdiği için Beyaz Saray’a açık bir cazibe sunuyor. Ancak kredi fonu ya da hatta sanayi liderliği fonu gibi daha doğru terimlerin kullanılması, Japon kamuoyunda gereksiz endişe yaratmadan aynı etkiyi sağlayacaktır.”