Rusya

Trump’ın elçisiyle Putin’in ‘verimli’ görüşmesinden neler çıktı?

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, özel temsilcisi Steve Witkoff ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki görüşmeyi “verimli” olarak nitelendirirken, Kremlin de Ukrayna krizinin çözümüne ilişkin “bazı sinyallerin” alındığını belirtti. Ancak görüşmeden saatler sonra Beyaz Saray, Rusya’dan petrol aldığı gerekçesiyle Hindistan’a yüzde 25’lik gümrük vergisi getiren bir kararname yayımladı.

ABD Başkanı Donald Trump, özel temsilcisi Steve Witkoff ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 6 Ağustos’ta gerçekleşen görüşmeyi “verimli” olarak nitelendirdi.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, “Önemli ilerleme kaydedildi! Bunun ardından bazı Avrupalı müttefiklerimizi bilgilendirdim,” ifadelerini kullandı.

Herkesin Ukrayna’daki çatışmaların sona ermesi gerektiği konusunda hemfikir olduğunu belirten Trump, “Önümüzdeki günler ve haftalarda bu konu üzerinde çalışacağız!” diye ekledi.

Putin’in dış politika danışmanı Yuriy Uşakov da TASS haber ajansına yaptığı açıklamada, tarafların yapıcı müzakereler yürüttüğünü ve Ukrayna krizinin çözümüne ilişkin “bazı sinyaller” alışverişinde bulunduğunu söyledi.

Yaklaşık üç saat süren görüşmede hazır bulunan Uşakov, tarafların sadece Ukrayna’yı değil, Washington ile Moskova arasında stratejik işbirliğini geliştirme imkânlarını da ele aldığını belirtti.

Görüşmelere katılan bir diğer isim de Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı ve Devlet Başkanı’nın yabancı ülkelerle yatırım ve ekonomik işbirliği özel temsilcisi Kirill Dmitriyev’di.

Sabah saatlerinde Witkoff’u Vnukovo-2 hükümet havaalanında karşılayan Dmitriyev, daha sonra kendisine Zaryadye Parkı’nda bir sabah turu düzenledi.

Dmitriyev, Kremlin’deki görüşmelerin ardından Telegram kanalından, “Rusya-ABD yapıcı diyaloğu devam ediyor,” yorumunu yaptı.

RIA Novosti‘nin haberine göre Witkoff, ABD’ye dönmeden önce Moskova’daki Amerikan Büyükelçiliğinde 50 dakika geçirdi.

Görüşme sonrası ilk adım Hindistan’a yaptırım oldu

Görüşmelerin ardından Reuters ajansının aktardığı Beyaz Saray açıklamasında, “Görüşme iyi geçti. Rusya, ABD ile daha fazla etkileşimde bulunmaya hazır. İkincil yaptırımların cuma günü [8 Ağustos] yürürlüğe girmesi hâlâ bekleniyor,” denildi.

Bu tarih, Trump’ın Ukrayna konusunda anlaşmaya varılması için tanıdığı 10 günlük sürenin sonuydu. İkincil yaptırımların, üçüncü ülkelerin Rusya ile ticaret yapmasına yönelik gümrük vergilerini kapsadığı anlaşılıyor.

Trump, 14 Temmuz’daki açıklamasında, Ukrayna’da anlaşma sağlanamaması durumunda ABD’nin, Rusya’nın ticaret ortaklarına, özellikle de petrolünü alan başlıca ülkeler olan Çin ve Hindistan’a karşı yüzde 100’lük gümrük vergileri getirmeyi planladığını söylemişti.

Moskova’daki görüşmelerin sona ermesinden yaklaşık iki saat sonra Beyaz Saray’ın internet sitesinde, Trump’ın Hindistan’a Rusya’dan petrol ve petrol ürünleri satın aldığı için yüzde 25’lik cezai gümrük vergisi getiren kararnamesi yayımlandı.

Kararnamede, bu yeni vergilerin belgenin kabulünden 21 gün sonra yürürlüğe gireceği vurgulandı.

Ayrıca Trump’ın 6 Ağustos’ta Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile telefon görüşmesi yaptığı da Reuters tarafından bildirildi. İki liderin bir gün önce de görüştüğü belirtildi.

Trump’ın tehditlerine rağmen Rusya’dan Hindistan’a petrol sevkiyatı devam ediyor

“Rusya, ikili görüşmelerin gündemini azami ölçüde çeşitlendirmeye odaklanıyor”

Vedomosti gazetesine demeç veren Valday Uluslararası Tartışma Kulübü uzmanı Andrey Kortunov, Moskova’daki müzakerelerin, tüm süreçlerin bir yöne ya da diğerine gidebileceği bir “yol ayrımı” olduğunu söyledi.

Rusya’nın ikili görüşmelerin gündemini azami ölçüde çeşitlendirmeye odaklandığını, zira Rus-Amerikan ilişkileri sadece Ukrayna’yı kapsamaması gerektiğini kaydeden Kortunov, iki ülke arasında stratejik işbirliği açısından Moskova ve Washington’un potansiyel olarak ilgisini çekebilecek pek çok alan bulunduğunu, ancak Trump’ın bu konuya Ukrayna’daki çözümün tamamlayıcısı mı yoksa alternatifi olarak mı baktığının bilinmediğini ekledi.

Rusya Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (IMEMO) Kuzey Amerika Çalışmaları Merkezi Başkanı Viktoriya Juravlyova ise Witkoff ile yapılan görüşmenin gerilimi düşürmeye yönelik bir mekanizma olabileceğini düşünüyor.

Juravlyova, herhangi bir atılım olmasa bile bu görüşmenin taraflar arasında doğrudan fikir alışverişi yaratması bakımından önemli olduğunu ve bunun bu tür ihtilafların çözümünde kilit faktör olduğunu vurguladı.

Juravlyova, “ABD’de Trump’tan beklenen Rusya ile işbirliği değil. Ondan ya müzakerelerde ilerleme ve Ukrayna’daki ihtilafın çözülmesi ya da vaat ettiği gibi politikanın sertleştirilmesi isteniyor. Bu nedenle, Ukrayna krizi bir şekilde çözülene kadar Rusya ve ABD arasında geniş çaplı işbirliğinin önünde engel olmaya devam edecek,” diye konuştu.

Ulusal Araştırma Üniversitesi Yüksek Ekonomi Okulu (VŞE) bünyesindeki Kapsamlı Avrupa ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi Direktör Yardımcısı Dmitriy Suslov, Trump yönetiminin imkânlarının sınırlı olduğunu anladığını ve Rusya ile ilişkilerde gerilimi tırmandırmak istemediğini belirtti.

Suslov’a göre Washington, müzakere sürecini desteklemeye, Avrupalılara silah satmaya devam edecek ve muhtemelen 8 Ağustos’ta Rusya ile önemli ticaret ortaklarına karşı sembolik yaptırımlar uygulayacak.

Suslov, Witkoff’un Moskova ile olası yeni kısıtlamalara karşı itidalli bir tepki verilmesi konusunda anlaşmış olabileceğini de sözlerine ekledi.

Trump’ın Moskova ve Kiev temsilcileri

Trump’ın Kasım 2024’teki seçim zaferinin ardından, Rusya-Ukrayna çözüm süreci için özel temsilci olarak emekli general Keith Kellogg atanmıştı. Şubat 2025’ten itibaren bu sürece Witkoff da dahil edildi.

Basına sızan bilgilere göre, Kellogg’a Kiev ile, Witkoff’a ise Moskova ile iletişim kurma görevi verildi. Witkoff’un Rusya başkentine yaptığı bu ziyaret, resmi olarak beşinci ziyareti.

Mayıs ayından ağustos başına kadar olan dönemde Witkoff, Ukrayna konusundaki kamuoyu açıklamalarının sıklığı açısından Kellogg’un gerisinde kalmış ve bu arka planda Trump’ın Moskova’ya yönelik söylemi nispeten daha sertleşmişti.

Trump, ABD’nin arabuluculuk rolünden çekilebileceğini ima etmiş ve müzakere sürecinde yeterli ilerleme kaydedilmemesi nedeniyle Putin’den duyduğu memnuniyetsizliği dile getirmişti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version