Avrupa
Varşova’da Ukrayna milliyetçiliğine karşı yeni adımlar gündemde

Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Ukraynalı sığınmacılara sağlanan mali yardımları ve sağlık hizmetlerini uzatan yasayı veto etti. Nawrocki ayrıca, Volın katliamlarıyla ilişkilendirilen Banderacı sembollerin yasaklanmasını önererek Varşova’nın Ukrayna politikasında yeni bir döneme işaret ediyor.
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Ukraynalı sığınmacılara sağlanan yardımların süresini uzatan yasayı veto ederek Varşova’nın Ukrayna politikasında önemli bir değişikliğe gitti.
Veto edilen yasa, Ukraynalı mültecilere ücretsiz sağlık hizmeti ve işsiz ebeveynlerin çocuklarına aylık 800 zloty (yaklaşık 200 dolar) ödeme yapılmasını öngörüyordu.
Nawrocki, söz konusu imtiyazların yalnızca çalışan ve vergi ödeyen ailelere tanınması gerektiğini savundu. Cumhurbaşkanının danışmanı Blazej Poboji, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Ukrayna vatandaşları Polonya vatandaşlarından daha ayrıcalıklı bir grup olmamalı,” dedi.
Polonya basını, göreve bir aydan kısa süre önce başlayan Nawrocki’nin bu adımla birlikte dört yasayı reddettiğini bildirdi.
Önceki Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, 10 yıllık görev süresinde 1850 yasayı onaylarken yalnızca 19’unu veto etmişti.
“Ukrayna vatandaşları daha ayrıcalıklı olmamalı”
Kamuoyu yoklamaları, Polonya halkının yaklaşık yüzde 60’ının cumhurbaşkanının vetosunu desteklediğini, yüzde 25’inin ise karara karşı çıktığını gösteriyor.
Uzmanlar, tepkinin ekonomik gerekçelerden çok ideolojik nedenlerden kaynaklandığını belirtiyor.
Resmi verilere göre, çalışma çağındaki Ukraynalı göçmenler 2024 yılında Polonya bütçesine 15,1 milyar zloty katkı sağladı.
Devletin Ukraynalı çocuklara yönelik harcaması ise 4 milyar zlotinin altında kaldı.
Varşova Ekonomi Okulundan Pavel Kubitskiy ise durumu, “İşsiz ailelerin çocuklarını daha da derin bir yoksulluğa itmekle hiçbir şey kazanamayız. Ama bazı siyasetçiler için Ukraynalıların yaşamını zorlaştırmak, seçmenlerin öfkesine cevap vermenin en kolay yolu,” sözleriyle değerlendirdi.
Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki’den ‘Banderacılıkla mücadele’ hamlesi
Toplumsal gerilim ve vatandaşlık tartışması
Polonya medyasında yer alan haberlere göre, Ukraynalılara yönelik hoşnutsuzluk günlük yaşamda artıyor. Polonyalıların, Ukraynalıların “misafir gibi değil, ev sahibi gibi davrandığını” düşündüğü ve bazı Ukraynalıların Varşova’yı Kiev’e yeterince destek vermemekle eleştirdiği ifade ediliyor.
Polsat News kanalında çalışan Polonya vatandaşı Ukraynalı gazeteci Vitaliy Mazurenko’nun, vetosu nedeniyle Nawrocki’yi “mafya babası” olarak nitelemesi üzerine kanal yönetimi tarafından işine son verildi.
Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı Zbigniew Bogutski, olayın ardından, “Polonya vatandaşlığına geçen bir Ukraynalının bu tavrı, vatandaşlık için kalıcı oturum şartının 10 yıla çıkarılması gerektiğini kanıtlıyor,” dedi.
Banderacı sembollere yasak teklifi
Cumhurbaşkanı Nawrocki, sığınmacı yardımlarını veto etmenin yanı sıra Ukrayna milliyetçiliğinin simgesi olarak görülen Ukrayna Milliyetçileri Örgütü (OUN) ve Ukrayna İsyan Ordusu (UPA) ve diğer Banderacı* sembollerin yasaklanmasını gündeme getirdi.
Nawrocki, özellikle Volın katliamlarında kullanıldığı belirtilen siyah-kırmızı bayrağın yasaklanmasını teklif etti. Önceki Başbakan Mateusz Morawiecki de bu öneriye destek verdi.
Kiev yönetimi ise teklife tepki gösterdi. Ukrayna Ulusal Hafıza Enstitüsünün eski başkanı, Polonya’nın bu adımını Rusya’nın “denazifikasyon” politikasıyla kıyasladı.
Analistler, Polonya’nın Ukrayna politikasının bir çıkmaza girdiğini belirtiyor. Varşova, Rusya’yı dengelemek ve bölgedeki etkisini artırmak için Avrupa yanlısı güçlü bir Ukrayna’yı destekliyordu.
Fakat Rusya karşıtı kimliğini Stepan Bandera kültü üzerine inşa eden bir Ukrayna’nın, tarihsel nedenlerle Varşova’ya tabi olmasının mümkün olmadığı vurgulanıyor.
Yeni mülteci dalgası endişesi
Kamuoyu araştırmaları, Polonyalıların yüzde 61’inin Ukrayna’ya asker gönderilmesine karşı olduğunu, bu fikri destekleyenlerin oranının ise yüzde 17’de kaldığını ortaya koyuyor.
Analistlere göre Nawrocki ve ekibi, gelecekte Polonya vatandaşı olup siyasete girme potansiyeli taşıyan bu yeni grubun Polonya kimliğini dönüştürme riskine karşı şimdiden önlem almaya çalışıyor.
(*) Stepan Bandera, 20. yüzyılın ortasında Ukrayna milliyetçi hareketinin önde gelen isimlerinden biri oldu. 1909’da Batı Ukrayna’da doğdu, 1930’lu yıllarda Ukrayna Milliyetçiler Örgütü’nün (OUN) lider kadrosunda yer aldı. İkinci Dünya Savaşı sırasında örgütün radikal kanadını yönetti. Bandera, doğu Galçiya’da Nazi Almanyası ile işbirliği yaparak bu dönemde Yahudilere, Polonyalılara ve diğer bölge halklarına yönelik soykırım eylemlerine katıldı.
Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki, Almanya’dan savaş tazminatı talep etti
Avrupa
Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.
Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.
Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.
Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.
Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.
Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.
Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.
Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.
Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.
Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.
Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.
Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor
Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.
Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.
Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.
Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.
Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.
Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.
Avrupa
Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.
Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.
Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.
Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.
Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.
Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor
Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.
Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.
Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.
Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.
İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.
Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.
Avrupa
Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.
25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.
Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.
Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.
Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.
Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.
Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.
Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.
Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.
Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.
Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.
61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.
Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.
Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.
Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.
Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.
Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.
Amerika4 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBerlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Rusya2 hafta önceYandex veri merkezine saldırı Rusya’da dijital hizmetleri vurdu








