Avrupa

Von der Leyen, “Avrupa Güvenlik Konseyi” önerdi

Yayınlanma

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bir süredir merakla beklenen “Avrupa Birliği’nin Durumu” konuşmasını yaptı.

75 dakika süren ve Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekillerinin “ruhsuz ve sıkıcı” bulduğu konuşmada von der Leyen, dijital düzenlemelerden güvenlik konularına değin çok sayıda konuya parmak bastı.

Başkan, AB’nin, Avrupa genelinde meydana gelen ve çoğu Rusya’ya atfedilen insansız hava aracı olaylarına, sabotaj eylemlerine ve siber saldırılara daha etkili bir şekilde müdahale edebilmek için NATO benzeri bir mekanizmaya ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Von der Leyen, “Avrupa’nın kendi hibrit tehditlere karşı eylem planına ihtiyacı var. Belirli olaylara nasıl tepki vereceğimiz konusunda acilen bir uzlaşmaya varmamız gerekiyor,” dedi ve özellikle “silahlı saldırı düzeyine ulaşmasa da ulusal güvenliğimizi açıkça tehdit eden” eylemlere atıfta bulundu.

Von der Leyen, bu sistemin, topraklarının tehdit altında olduğuna inanan ülkelerin acil toplantılar düzenlemesine imkân tanıyan NATO kuruluş antlaşmasının 4. maddesine benzer olması gerektiğini savundu ve şöyle dedi:

“Bir üye devlet tarafından tetiklendiğinde, tüm üye devletler bir araya gelerek Avrupa çapında bir müdahaleyi koordine edecek, daha fazla tırmanmayı önleyecek ve etkisini hafifletecek.”

NATO’nun 4. Maddesi, saldırı altındaki bir müttefike yardım etmekle yükümlü kılan kolektif güvenlik garantisi olan 5. Madde’den ayrı.

Von der Leyen ayrıca, Komisyon’un “Avrupa Güvenlik Konseyi’ni hayata geçirmek için fikirlerimizi ortaya koyacağını” da belirtti.

Bunun, İngiltere, Kanada, Norveç ve Ukrayna gibi diğer uluslararası ortakları da kapsayacağını söyledi ama konuyla ilgili ayrıntılı bilgi verilmedi.

Ayrıca von der Leyen, Avrupa Birliği’nin Kanada’nın ilk “ortak üye” olması için kapıyı açtığını belirtti ve bu statü, bloğun antlaşmalarında yer almıyor.

Von der Leyen’in açıklaması, AB politikasında önemli bir dönüşüm olarak görülüyor. Birlik, tarihsel olarak esnek kategorilere karşı çıkmış ve AB üyeleri, Mayıs ayında Almanya’nın Ukrayna’nın tam üyeliğe geçiş için bir basamak olması amacıyla önerdiği ortak üyelik teklifine ​soğuk yaklaşmıştı.

Von der Leyen şöyle konuştu:

“Ortaklıklar, Avrupa için stratejik bir tercihtir. Fakat bunlar aynı zamanda kurallara dayalı uluslararası sistemdeki kırılmaya da bir yanıt niteliğindedir. Dünyaya aynı gözle bakıyoruz: yapay zekadan iklim değişikliğine, Kuzey Kutbu’ndan jeopolitik meselelere kadar. Ve Ukrayna, savunma, hammaddeler ve tedarik zincirleri konularında hep birlikte hareket ettik. Fakat her şeyden öte… Avrupa ve Kanada demokrasiye inanıyor.”

Kanada Başbakanı Mark Carney, bu hafta başında Kanada’nın AB ile “benzersiz bir ittifak” kurmayı hedeflediğini ama üyelik peşinde olmadığını belirtmişti.

Von der Leyen, Carney’i Strazburg’a davet etti ve Carney perşembe günü kendi konuşmasını yapacak.

“Ortaklıklarını acilen yeniden kurgulamak gerektiğini” kaydeden Komisyon Başkanı, “Bu nedenle, Kanada’nın AB’nin ilk ortak üyesi olması için kapıyı açma konusunda sizinle birlikte çalışmak isterim,” dedi.

AB ve Kanada’nın imalattan yapay zekâya, kritik minerallerden enerjiye kadar çeşitli sektörlerde birlikte çalışacağını da sözlerine ekledi:

“Akıllı imalat konusunda çalışacağız. Bir teknoloji ittifakı kuracağız. Savunma sanayi üslerini entegre edeceğiz. Arktik’i amiral gemisi niteliğinde bir ortak proje haline getireceğiz.”

Von der Leyen, ABD Başkanı Donald Trump’ı ima ederek, “Bu, başka kimseye karşı olmayan bir ortaklıktır,” diye ekledi.

Ursula von der Leyen buna ek olarak 13 yaşın altındaki çocukların sosyal medyaya, çevrimiçi oyunlara ve sohbet robotlarına erişiminin yasaklanmasını önerdi.

Başkan, “Birçok kişinin Büyük Teknoloji şirketlerinin gücünü ezici ve geri döndürülemez olarak algıladığının farkındayım. Ben aynı fikirde değilim,” dedi ve şöyle devam etti:

“Bağımlılık yaratan özellikleri kabul etmek zorunda değiliz. Çocukların giderek daha aşırı içeriklere çekilmesini kabul etmek zorunda değiliz. Kızların fotoğraflarının yapay zeka tarafından üretilen cinsel içerikli görüntülerde kullanılmasını kabul etmek zorunda değiliz.”

Von der Leyen, önerisi kapsamında 13-15 yaş arası çocuklara, veliler tarafından denetlenen “mini hesaplar” verileceğini belirtti.

AB’nin 27 üye ülkesi şimdi bu öneri üzerinde oylama yapacak; bu öneri, Avrupa’nın teknoloji düzenlemelerini uzun süredir eleştiren ABD Başkanı Donald Trump ile gerginliklere yol açabilir.

Von der Leyen, konuşmasında, bu yılın başlarında ipucu verdiği bir planı daha ayrıntılı olarak ortaya koydu.

O dönemde çocukların sosyal medyayla “aşamalı ve kademeli” bir şekilde tanışması gerektiğini belirtmişti.

Avrupa Parlamentosu’ndaki en büyük siyasi grup olan Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) Başkanı Manfred Weber, von der Leyen’in konuşmasının ardından söz aldı.

Weber, AB’nin Avustralya’nın örneğini izleyerek vatandaşlara sosyal medya algoritmalarını devre dışı bırakma seçeneği sunması gerektiğini öne sürdü.

Weber, “Elon Musk bundan hoşlanmayacak, ama muhtemelen bunu yapmanın nedeni de budur,” dedi.

Alman Hristiyan Sosyal Birliği’nin (CSU) de üyesi olan Weber, Avrupa’nın üç sarsıntıyla karşı karşıya olduğunu savundu: Yapay zeka (AI) tarafından yönlendirilen teknolojik dönüşüm, Rusya ve Çin’den gelen jeopolitik tehdit ve Avrupa içinde artan iktisadi güvensizlik. 

AP’de yaptığı konuşmada, “Her ay 27.000 Avrupalı sanayi işçisi işini kaybediyor,” diyen Weber, yüksek ücretli istihdamı korumanın, “Avrupa’nın sosyal piyasa ekonomisi için hayati önem taşıdığını” belirtti.

Weber, von der Leyen’in daha sıkı savunma işbirliği çağrısını güçlü bir şekilde destekledi. Avrupa hükümetlerinin önümüzdeki on yıl içinde savunmaya 6,4 trilyon avro harcayacaklarını belirten Weber buna rağmen yine de 27 küçük ulusal ordudan ibaret kalınabileceğini ifade etti.

“Çözüm birliktir,” diyen Weber, ortak komuta yapıları, insansız hava araçları ve uydulara dayalı bir Avrupa savunma ayağı kurulması çağrısında bulundu.

Weber’e göre askeri işbirliği o kadar sıkı bir şekilde birbirine bağlanmalı ki, gelecekteki hükümetler bunu kolayca geri alamamalı.

Yapay zeka konusunda tek tek üye devletlerin ABD ve Çin’deki yatırımlarla boy ölçüşemeyeceğini belirten EPP lideri, bu nedenle, yeni Rekabetçilik Fonu bünyesinde bir Avrupa yapay zeka fonu kurulmasını önerdi.

Öte yandan Weber, Komisyon’un bazı iklim politikalarına yönelik yaklaşımına itiraz etti. İklim değişikliğinin gerçek olduğunu ama politikacıların, yakıt fiyatlarıyla boğuşan Avrupalılara, artan maliyetlerin çevre için iyi olduğunu söylememeleri gerektiğini ifade etti.

Weber, “Yasaklara değil, inovasyona ihtiyacımız var,” diye ekledi.

Konuşmasını, Kanada ile daha güçlü bir işbirliğine sıcak baktığını belirterek sonlandırdı.

Ticaret anlaşmalarının yeni pazarlardan ibaret olmadığına işaret eden Weber, “Bunlar, alternatif bir dünya düzeninin temelidir. Avrupa’nın artık yalnız olmadığı bir dünya düzeni,” diye konuştu.

Çok Okunanlar

Exit mobile version