Rusya
Yaptırım altındaki Lukoil, yurt dışı varlıklarını nasıl satacak?
Uluslararası petrol tüccarı Gunvor, ABD Hazine Bakanlığının lisans vermeyi reddetmesi üzerine, Lukoil’in yurt dışı varlıklarını elinde bulunduran iştirakini satın alma teklifini geri çekti. Yaptırımlar nedeniyle zorlaşan satış sürecinin daha da karmaşıklaşacağı ve Lukoil’in varlıklarını parça parça, daha yüksek bir indirimle elden çıkarmak zorunda kalabileceği belirtiliyor.
Geçen hafta uluslararası petrol tüccarı Gunvor, Lukoil’in yurt dışı varlıklarını elinde bulunduran iştiraki Lukoil International GmbH’yi satın alma teklifini geri çektiğini duyurdu.
Şirket, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, karara gerekçe olarak ABD Hazine Bakanlığının kendilerine lisans vermeyi reddetmesini gösterdi.
Gunvor, Hazine Bakanlığının kararını “temelden hatalı” olarak niteledi ve “Bu açık yanlış anlamanın düzeltilmesi için fırsat bulduğumuza memnunuz” ifadelerini kullandı.
ABD Hazine Bakanlığı ise 7 Kasım’da yaptığı açıklamada, Ukrayna’daki savaş sona ermeden Gunvor’a ticari faaliyet izni verilmeyeceğini bildirmişti.
Lukoil, Gunvor’dan satın alma teklifini 30 Ekim’de aldığını açıklamıştı. Bu teklif, ABD Hazine Bakanlığının Lukoil’i ve diğer bazı Rus şirketlerini yeni yaptırım listesine eklemesinden yaklaşık bir hafta sonra yapılmıştı.
Petrol şirketi ve altı iştiraki, en sert abluka tedbirlerini içeren yaptırım listesine alınmış ve bu şirketlerle yapılacak tüm işlemlerin 21 Kasım’a kadar tamamlanması gerektiği belirtilmişti.
Analistler, Lukoil’in yurt dışı varlıklarının değerini yaklaşık 12 milyar dolar olarak tahmin ederken, yaptırımlar nedeniyle Gunvor’un çok daha düşük bir bedel ödemesi bekleniyordu.
Kommersant gazetesinin verilerine göre, Lukoil International’ın 2023 sonu itibarıyla bilanço değeri 19,14 milyar avro düzeyindeydi.
ABD Hazine Bakanlığı lisansı neden gerekli?
NSP hukuk bürosu ortağı İlya Raçkov, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte ABD Hazine Bakanlığının Amerikalıların yaptırım listesindeki şirketler ve iştirakleriyle işlem yapabilmesi için lisans verdiğini belirtti.
Raçkov’a göre Lukoil’in yurt dışı varlıkları söz konusu olduğunda, bu varlıkların bulunduğu ülkelerin hükümetlerinin Washington’a giderek Donald Trump yönetiminden kendi ülkelerindeki iştiraklere uygulanan yaptırımların askıya alınmasını talep etmesi gerekecekti.
Avukat, Almanya hükümetinin de 2022’de benzer bir yol izlediğini, ancak oradaki Rus varlıklarının fiilen zaten devlet kontrolüne geçtiğini hatırlattı.
Raçkov, ABD ve Avrupa ülkeleri açısından Rusya bağlantılı herhangi bir yatırımcının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Raçkov ayrıca, ABD Hazine Bakanlığının bu hamlesiyle Lukoil’i, tıpkı ABD’nin TikTok’un Amerikan koluna uyguladığı baskıya benzer biçimde, varlıklarını Amerikalı yatırımcılara satmaya zorladığı görüşünü paylaştı.
Satış süreci daha zor olacak
Bununla birlikte Enerji ve Finans Enstitüsü Araştırma Direktörü Aleksey Belogoryev, Gunvor gibi büyük bir alıcının çekilmesiyle Lukoil’in yeni alıcılar aramaya devam edeceğini söyledi.
Ancak Belogoryev, ABD’nin sert tavrının ardından tüm varlıkları tek kalemde almak isteyen yatırımcı sayısının oldukça az olacağını belirtti.
Belogoryev, “Böyle bir anlaşma açıkça itibar riski taşır. Bu nedenle muhtemelen varlıkların parça parça satılması gerekecek. Bu da süreci hem karmaşıklaştırır hem uzatır. Bu yüzden ABD Hazine Bakanlığından lisans alınması yine de zorunlu olacaktır” diye konuştu.
Rusya Federasyonu Hükümetine bağlı Finans Üniversitesinden uzman İgor Yuşkov ise Gunvor’un Lukoil için uygun bir alıcı olduğunu ve her iki tarafın da kaçınılmaz indirim oranından memnun kaldığını düşündüğünü ifade etti.
Yuşkov, mevcut koşullarda sonraki muhtemel alıcıların, ister tüm varlıkları ister sadece bir kısmını alsın, çok daha yüksek bir indirim talep edeceğini vurguladı.
Yuşkov’a göre büyük anlaşmanın bozulmasıyla ortaya çıkan tüm senaryolar Lukoil açısından olumsuz sonuçlar doğuracak.
Bulgaristan, Lukoil’in rafinerisine kayyum atamaya hazırlanıyor
Amerikalı şirketler devrede mi?
İgor Yuşkov, ABD yönetiminin bu yolla Lukoil’i bazı varlıklarını Amerikalı şirketlere daha düşük fiyattan satmaya zorlayabileceğini de belirtti.
Örneğin Lukoil International, Chevron’un yüzde 15, ExxonMobil’in ise yüzde 7,5 paya sahip olduğu Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’nda yüzde 12,5 hisse bulunduruyor.
ExxonMobil, bir süredir Irak’ın Basra vilayetindeki Mecnun sahasında yeniden faaliyet göstermeye hazırlanırken, Lukoil de dünyanın en büyük ikinci rezervine sahip Batı Kurna-2 sahasında üretim yapıyor.
Yuşkov, “Amerikan şirketlerinin, hükümetlerinin siyasi kaldıraçlarını iktisadi çıkarlar için kullanmak amacıyla lobi kaynaklarını devreye sokmuş olması ihtimal dışı değil” dedi.
Hukuki süreç nasıl ilerleyecek?
Pen & Paper avukatlar kurulunun danışmanı Roman Kuzmin, ABD Hazine Bakanlığının şu ana kadar sadece Donald Trump’ın açıklamasını X platformundaki paylaşımında alıntıladığını ve bu konuda kendi ayrıntılı açıklamasını yapmadığını belirtti.
Kuzmin, mevcut 126 numaralı genel lisansın Lukoil ile ilişkilerin sonlandırılmasına yönelik işlemlere 21 Kasım 2025’e kadar izin verdiğini, ancak Gunvor’un satın alma kararını geri çekmesiyle artık bu lisans kapsamında bir satış işleminin fiilen imkânsız hâle geldiğini ifade etti.
Lukoil’in başlıca yurt dışı varlıkları arasında Irak’taki Batı Kurna-2 (yüzde 75) ve Eridu (yüzde 60) petrol sahalarındaki paylar ile Avrupa’daki rafineri yatırımları bulunuyor.
Bu yatırımlar Romanya’daki Petrotel Lukoil, Bulgaristan’daki Neftohim Burgas ve Hollanda’daki Zeeland rafinerisindeki yüzde 45’lik hisseden oluşuyor.
Bunlara ek olarak Rus şirketi, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri, Meksika, Mısır, Gana, Kongo, Nijerya ve Kamerun’da petrol arama ve üretim projelerinde de pay sahibi.
Lukoil ayrıca petrol ticareti yapan Litasco şirketine, Avusturya, Finlandiya, Romanya, Türkiye ve Kazakistan’daki endüstriyel sıvı üretim tesislerine (Lukoil Lubricants) ve 2024 sonu itibarıyla 20 ülkede yaklaşık 2 bin 400 istasyondan oluşan bir akaryakıt ağına sahip.
Yuşkov, Lukoil’in yurt dışı varlıklarının satışının ABD Hazine Bakanlığının belirlediği takvime yetişmeyeceğini öngördü.
Bu durumda Bulgaristan ve Romanya’daki rafinerilerin otomatik olarak yaptırım kapsamına gireceğini belirten uzman, bu tesislerin çalışmaya devam edebilmesi için ilgili ülkelerin ya yaptırımların ertelenmesini talep etmesi ya da Lukoil’e biçimsel bir tazminat ödeyerek tesisleri kamulaştırması gerekeceğini söyledi.
Yuşkov, bu tazminatın Avrupa’daki bloke bir hesaba aktarılacağını ve şirketin bu parayı fiilen alamayacağını da sözlerine ekledi.
Kuzmin ise “(Satış için) izin verilmesi her durumda ABD Hazine Bakanlığının siyasi iradesine ve takdirine bağlı. Ayrıca Lukoil’in varlıklarının bulunduğu ülkeler, bunların bölgesel enerji ve toplumsal istikrar açısından önem taşıması hâlinde gerçekten de dış yönetim uygulayabilir” diye ekledi.
ABD yaptırımları Lukoil’in yurt dışı operasyonlarını felç etti