Rusya
Yaptırım altındaki Lukoil, yurt dışı varlıklarını nasıl satacak?

Uluslararası petrol tüccarı Gunvor, ABD Hazine Bakanlığının lisans vermeyi reddetmesi üzerine, Lukoil’in yurt dışı varlıklarını elinde bulunduran iştirakini satın alma teklifini geri çekti. Yaptırımlar nedeniyle zorlaşan satış sürecinin daha da karmaşıklaşacağı ve Lukoil’in varlıklarını parça parça, daha yüksek bir indirimle elden çıkarmak zorunda kalabileceği belirtiliyor.
Geçen hafta uluslararası petrol tüccarı Gunvor, Lukoil’in yurt dışı varlıklarını elinde bulunduran iştiraki Lukoil International GmbH’yi satın alma teklifini geri çektiğini duyurdu.
Şirket, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, karara gerekçe olarak ABD Hazine Bakanlığının kendilerine lisans vermeyi reddetmesini gösterdi.
Gunvor, Hazine Bakanlığının kararını “temelden hatalı” olarak niteledi ve “Bu açık yanlış anlamanın düzeltilmesi için fırsat bulduğumuza memnunuz” ifadelerini kullandı.
ABD Hazine Bakanlığı ise 7 Kasım’da yaptığı açıklamada, Ukrayna’daki savaş sona ermeden Gunvor’a ticari faaliyet izni verilmeyeceğini bildirmişti.
Lukoil, Gunvor’dan satın alma teklifini 30 Ekim’de aldığını açıklamıştı. Bu teklif, ABD Hazine Bakanlığının Lukoil’i ve diğer bazı Rus şirketlerini yeni yaptırım listesine eklemesinden yaklaşık bir hafta sonra yapılmıştı.
Petrol şirketi ve altı iştiraki, en sert abluka tedbirlerini içeren yaptırım listesine alınmış ve bu şirketlerle yapılacak tüm işlemlerin 21 Kasım’a kadar tamamlanması gerektiği belirtilmişti.
Analistler, Lukoil’in yurt dışı varlıklarının değerini yaklaşık 12 milyar dolar olarak tahmin ederken, yaptırımlar nedeniyle Gunvor’un çok daha düşük bir bedel ödemesi bekleniyordu.
Kommersant gazetesinin verilerine göre, Lukoil International’ın 2023 sonu itibarıyla bilanço değeri 19,14 milyar avro düzeyindeydi.
ABD Hazine Bakanlığı lisansı neden gerekli?
NSP hukuk bürosu ortağı İlya Raçkov, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte ABD Hazine Bakanlığının Amerikalıların yaptırım listesindeki şirketler ve iştirakleriyle işlem yapabilmesi için lisans verdiğini belirtti.
Raçkov’a göre Lukoil’in yurt dışı varlıkları söz konusu olduğunda, bu varlıkların bulunduğu ülkelerin hükümetlerinin Washington’a giderek Donald Trump yönetiminden kendi ülkelerindeki iştiraklere uygulanan yaptırımların askıya alınmasını talep etmesi gerekecekti.
Avukat, Almanya hükümetinin de 2022’de benzer bir yol izlediğini, ancak oradaki Rus varlıklarının fiilen zaten devlet kontrolüne geçtiğini hatırlattı.
Raçkov, ABD ve Avrupa ülkeleri açısından Rusya bağlantılı herhangi bir yatırımcının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Raçkov ayrıca, ABD Hazine Bakanlığının bu hamlesiyle Lukoil’i, tıpkı ABD’nin TikTok’un Amerikan koluna uyguladığı baskıya benzer biçimde, varlıklarını Amerikalı yatırımcılara satmaya zorladığı görüşünü paylaştı.
Satış süreci daha zor olacak
Bununla birlikte Enerji ve Finans Enstitüsü Araştırma Direktörü Aleksey Belogoryev, Gunvor gibi büyük bir alıcının çekilmesiyle Lukoil’in yeni alıcılar aramaya devam edeceğini söyledi.
Ancak Belogoryev, ABD’nin sert tavrının ardından tüm varlıkları tek kalemde almak isteyen yatırımcı sayısının oldukça az olacağını belirtti.
Belogoryev, “Böyle bir anlaşma açıkça itibar riski taşır. Bu nedenle muhtemelen varlıkların parça parça satılması gerekecek. Bu da süreci hem karmaşıklaştırır hem uzatır. Bu yüzden ABD Hazine Bakanlığından lisans alınması yine de zorunlu olacaktır” diye konuştu.
Rusya Federasyonu Hükümetine bağlı Finans Üniversitesinden uzman İgor Yuşkov ise Gunvor’un Lukoil için uygun bir alıcı olduğunu ve her iki tarafın da kaçınılmaz indirim oranından memnun kaldığını düşündüğünü ifade etti.
Yuşkov, mevcut koşullarda sonraki muhtemel alıcıların, ister tüm varlıkları ister sadece bir kısmını alsın, çok daha yüksek bir indirim talep edeceğini vurguladı.
Yuşkov’a göre büyük anlaşmanın bozulmasıyla ortaya çıkan tüm senaryolar Lukoil açısından olumsuz sonuçlar doğuracak.
Bulgaristan, Lukoil’in rafinerisine kayyum atamaya hazırlanıyor
Amerikalı şirketler devrede mi?
İgor Yuşkov, ABD yönetiminin bu yolla Lukoil’i bazı varlıklarını Amerikalı şirketlere daha düşük fiyattan satmaya zorlayabileceğini de belirtti.
Örneğin Lukoil International, Chevron’un yüzde 15, ExxonMobil’in ise yüzde 7,5 paya sahip olduğu Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’nda yüzde 12,5 hisse bulunduruyor.
ExxonMobil, bir süredir Irak’ın Basra vilayetindeki Mecnun sahasında yeniden faaliyet göstermeye hazırlanırken, Lukoil de dünyanın en büyük ikinci rezervine sahip Batı Kurna-2 sahasında üretim yapıyor.
Yuşkov, “Amerikan şirketlerinin, hükümetlerinin siyasi kaldıraçlarını iktisadi çıkarlar için kullanmak amacıyla lobi kaynaklarını devreye sokmuş olması ihtimal dışı değil” dedi.
Hukuki süreç nasıl ilerleyecek?
Pen & Paper avukatlar kurulunun danışmanı Roman Kuzmin, ABD Hazine Bakanlığının şu ana kadar sadece Donald Trump’ın açıklamasını X platformundaki paylaşımında alıntıladığını ve bu konuda kendi ayrıntılı açıklamasını yapmadığını belirtti.
Kuzmin, mevcut 126 numaralı genel lisansın Lukoil ile ilişkilerin sonlandırılmasına yönelik işlemlere 21 Kasım 2025’e kadar izin verdiğini, ancak Gunvor’un satın alma kararını geri çekmesiyle artık bu lisans kapsamında bir satış işleminin fiilen imkânsız hâle geldiğini ifade etti.
Lukoil’in başlıca yurt dışı varlıkları arasında Irak’taki Batı Kurna-2 (yüzde 75) ve Eridu (yüzde 60) petrol sahalarındaki paylar ile Avrupa’daki rafineri yatırımları bulunuyor.
Bu yatırımlar Romanya’daki Petrotel Lukoil, Bulgaristan’daki Neftohim Burgas ve Hollanda’daki Zeeland rafinerisindeki yüzde 45’lik hisseden oluşuyor.
Bunlara ek olarak Rus şirketi, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri, Meksika, Mısır, Gana, Kongo, Nijerya ve Kamerun’da petrol arama ve üretim projelerinde de pay sahibi.
Lukoil ayrıca petrol ticareti yapan Litasco şirketine, Avusturya, Finlandiya, Romanya, Türkiye ve Kazakistan’daki endüstriyel sıvı üretim tesislerine (Lukoil Lubricants) ve 2024 sonu itibarıyla 20 ülkede yaklaşık 2 bin 400 istasyondan oluşan bir akaryakıt ağına sahip.
Yuşkov, Lukoil’in yurt dışı varlıklarının satışının ABD Hazine Bakanlığının belirlediği takvime yetişmeyeceğini öngördü.
Bu durumda Bulgaristan ve Romanya’daki rafinerilerin otomatik olarak yaptırım kapsamına gireceğini belirten uzman, bu tesislerin çalışmaya devam edebilmesi için ilgili ülkelerin ya yaptırımların ertelenmesini talep etmesi ya da Lukoil’e biçimsel bir tazminat ödeyerek tesisleri kamulaştırması gerekeceğini söyledi.
Yuşkov, bu tazminatın Avrupa’daki bloke bir hesaba aktarılacağını ve şirketin bu parayı fiilen alamayacağını da sözlerine ekledi.
Kuzmin ise “(Satış için) izin verilmesi her durumda ABD Hazine Bakanlığının siyasi iradesine ve takdirine bağlı. Ayrıca Lukoil’in varlıklarının bulunduğu ülkeler, bunların bölgesel enerji ve toplumsal istikrar açısından önem taşıması hâlinde gerçekten de dış yönetim uygulayabilir” diye ekledi.
ABD yaptırımları Lukoil’in yurt dışı operasyonlarını felç etti
Rusya
Petrol fiyatlarındaki artış Rusya’nın bütçe açığını kapatmaya yetmedi

Rusya federal bütçesinin petrol ve gaz gelirleri, mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34 artarak 678,9 milyar rubleye ulaşsa da ilk beş aylık toplam gelirler geçen yılın yüzde 30 gerisinde kaldı. Güvenlik harcamalarının bütçenin yaklaşık yüzde 40’ını yutması nedeniyle Maliye Bakanlığı, savunma dışındaki kalemlerde milyarlarca rublelik kesinti ve harcama dondurma kararı önerdi.
Petrol fiyatlarının yükselmesiyle elde edilen ham madde gelirleri, yıla ilk dört ayda 5,8 trilyon rublelik rekor açıkla başlayan Rusya bütçesine ulaştı.
Federal kasa mayıs ayında petrol ve gazdan, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 34 artışla ve ocak ile şubat aylarına kıyasla yaklaşık yüzde 70 daha yüksek bir seviyede, toplam 678,9 milyar ruble gelir elde etti.
Rusya Maliye Bakanlığı verilerine göre, petrol gelirleri yıllık bazda yüzde 28 artarak 550 milyar rubleye, gaz gelirleri ise yüzde 56 artışa imza attı.
Bununla birlikte, bütçedeki her beş rubleden birini sağlayan maden çıkarma vergisinden (NDPI) elde edilen gelirler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 57, ocak ve şubat aylarına göre ise iki kattan fazla artış gösterdi.
Buna karşılık Raiffeisenbank analistleri, Maliye Bakanlığının Ulusal Refah Fonunu (NWB) desteklemek için yönlendirdiği ek gelirlerin beklentilerin üçte bir oranında altında kaldığını kaydetti.
Analistler 330 milyar ruble ek gelir öngörürken, fiili rakam 208 milyar ruble olarak gerçekleşti. Mayıs vergileri için ortalama petrol fiyatının varil başına 95 dolara ulaşarak 2014 yılından bu yana en yüksek seviyesini görmesine rağmen, bütçenin topladığı miktar, petrol fiyatlarının 70 dolar civarında seyrettiği ve aylık ortalama 700 ila 800 milyar ruble toplandığı 2024 yılının gerisinde kaldı.
Arikapital Genel Müdürü Aleksey Tretyakov, bütçenin vergi gelirlerini eksik almaya devam ettiğini ifade etti. Tretyakov, bu durumun temel sebebinin, bahar aylarında petrol rafinerilerine yönelik bir dizi saldırıyla karşılaşan petrol şirketlerine ödenen sübvansiyonlar olduğunu belirtti.
Bütçenin maden çıkarma vergisinden 1 trilyon ruble toplamasına rağmen, her üç rubleden birini petrol üreticilerine iade ettiği aktarıldı.
Bu kapsamda petrol şirketlerine “damping mekanizması” üzerinden 204 milyar ruble, ters özel tüketim vergisi üzerinden ise 153 milyar ruble geri ödendi. Benzin perakende fiyatlarını istikrara kavuşturmayı amaçlayan damping mekanizması kapsamında, petrol şirketlerine sadece nisan ve mayıs aylarında bütçeden 400 milyar rubleden fazla ödeme yapıldığı ve bunun 2023 yılından bu yana en yüksek rekor tutar olduğu bildirildi.
Petrol gelirleri ilk beş ayda geçen yılın gerisinde kaldı
Yılın ilk 5 ayının birikimli toplamında petrol ve gaz gelirleri, geçen yılki 4,24 trilyon rubleye karşı 2,98 trilyon rublede kalarak geçen yılın yüzde 30 altında seyretmeye devam ediyor.
Raiffeisenbank raporuna göre, yılbaşından bu yana yüzde 6 değer kazanan güçlü ruble bütçeyi olumsuz etkiliyor.
Ayrıca petrol üretiminin geçen yılki günlük 9,2 milyon varilden günlük 8,8 milyon varile gerilemesi ve petrol rafinerisindeki zorluklar nedeniyle petrol şirketlerine yönelik sübvansiyonların artması da bütçe üzerinde baskı oluşturuyor.
Bütçeye ek petrol gelirleri girse de yetkililer, bu hacmin İçişleri Bakanlığı, Rusya Ulusal Muhafızları (Rosgvardiya), Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve diğer kolluk kuvvetlerinin bütçeleri dahil federal kasanın neredeyse yüzde 40’ını, yani 16,8 trilyon rubleyi yutan “güvenlik” harcamalarını karşılamaya yetmediği görüşünü taşıyor.
Bloomberg’e konuşan hükümete yakın kaynaklar, ekonomide bir iyileşme hissedilebilmesi için petrol fiyatlarının yıl boyunca 100 dolar civarında kalması gerektiğini dile getirdi.
Financial Times’ın aktardığı verilere göre, artan bütçe açığı sebebiyle Maliye Bakanlığı, savunma ile ilgili kalemler dışındaki tüm maddelerde cari yıl bütçe harcamalarını 2,9 trilyon ruble tutarında dondurmayı teklif ediyor.
Maliye Bakanı Anton Siluanov’un mektubunda, harcamaların sınırlandırılmaması halinde, yıl sonuna kadar “olumsuz senaryoda” bütçe aşımının 4 trilyon rubleye ulaşabileceği uyarısı yer aldı.
Siluanov, artan askeri harcamaları karşılamak amacıyla cari 3 yıllık bütçe döneminin tamamında bütçe kısıntısına gidilmesini önerdi.
Bu kapsamda, bu yılki yaklaşık 3 trilyon rublenin yanı sıra, 2027 yılında 5,4 trilyon ruble ve 2028 yılında 7,1 trilyon rublelik harcamanın “dondurulması” öngörülüyor.
Rusya
Rusya’nın en büyük ekonomi forumunda dev anlaşmalar imzalandı

Rusya’nın en önemli iş etkinliği olan St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu, son yıllarda trilyonlarca ruble değerinde anlaşmalara ev sahipliği yaparak küresel iş bağlantılarının merkezi haline geldi. Bu yıl 130’dan fazla ülke ve bölgeden 20 bini aşkın katılımcıyı ağırlayacak olan forum, diplomatik ilişkilerin 100. yılı vesilesiyle Suudi Arabistan’ı konuk ülke olarak misafir edecek.
Rusya’nın en önemli iş etkinliği olan XXIX. St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF), 3 Haziran’da kapılarını açıyor.
Kuzey başkentinde 1997 yılından bu yana her yıl düzenlenen (sadece 2020 yılında Kovid-19 salgını nedeniyle gerçekleştirilemeyen) ve 2006 yılından beri Rusya Devlet Başkanı’nın himayesinde ve katılımıyla yürütülen forumun son yıllardaki öne çıkan verileri ve imzalanan en büyük anlaşmalar şöyle:
Bu yılki SPIEF-2026 organizasyonuna 130’dan fazla ülke ve bölgeden 20 binden fazla kişinin katılması bekleniyor. Diplomatik ilişkilerin kurulmasının 100. yıl dönümü vesilesiyle bu yılki forumun konuk ülkesi Suudi Arabistan olacak.
Geçen yıl bu statü Bahreyn’e, 2024 yılında ise Umman’a verilmişti. Krallık heyetine Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman başkanlık edecek.
Forumun organizatörü olan Roscongress Vakfı’nın verilerine göre, 2025 yılındaki forum 144 ülkeden 24 bin 200 katılımcı ile tarihi bir rekor kırmıştı.
Genel katılımcı sayısındaki artışla birlikte, son yıllarda forumu ziyaret eden Rus ve yabancı şirket temsilcilerinin sayısı da yükseliyor. Geçen yıl bu sayı, bir önceki yılın 8 bin 300 ve 2022 yılının 1700 olan seviyelerini geride bırakarak 8 bin 700’ün üzerine çıktı.
SPIEF, iş bağlantıları kurma noktasında her geçen gün daha aktif bir platforma dönüşüyor. Roscongress ve Rusya Kamuoyu Araştırma Merkezi (VtSIOM) tarafından ortaklaşa yapılan bir ankete göre, 2022 yılında katılımcıların yalnızca yüzde 29’u forumdaki temel amaçlarının kendileri için önemli ortaklarla ilişkiler kurmak olduğunu belirtirken, bu oran 2025 yılında yüzde 44’e yükseldi.
Bunun yanı sıra, anketin yapıldığı an itibarıyla bu tür bağlantıları halihazırda kurmayı başarmış olan katılımcıların oranı da artış gösterdi. Bu gösterge 2022 yılındaki yüzde 12 seviyesinden 2025 yılında yüzde 27’ye ulaştı.
Ticari sır niteliğinde olan ve tutarı açıklanmayan anlaşmalar hariç tutulduğunda, 2007 yılından bu yana SPIEF kapsamında toplam değeri 47,5 trilyon rubleyi aşan anlaşmalar imzalandı.
Forum tarihinde 2013 yılı, toplam 9,6 trilyon ruble değerinde 102 anlaşmanın imzalanmasıyla rekor bir dönem oldu. O yıl ve aynı zamanda SPIEF tarihindeki en büyük işlem, Rosneft ile Çin Ulusal Petrol ve Gaz Şirketi (CNPC) arasında uzun vadeli petrol sevkiyatına yönelik yapılan 270 milyar dolarlık anlaşma olarak kayıtlara geçti.
2025 yılının sonuçlarına göre ise katılımcılar, toplam 6,48 trilyon ruble değerinde 1084 anlaşmaya imza attı. 2024 yılında ise 6,49 trilyon ruble tutarında 1073 anlaşma imzalanmıştı.
Son yılların en büyük anlaşmaları
SPIEF-2021 kapsamında imzalanan en büyük proje, Leningrad Bölge Valisi Aleksandr Drozdenko ile Rusgazdobıça AŞ Genel Müdürü Konstantin Mahov tarafından imzalanan, Ust-Luga’da 868 milyar ruble değerindeki entegre gaz işleme ve petrokimya tesisi inşaatı anlaşması oldu.
İnşaat süreci Gazprom ve Rusgazdobıça (operatör Ruskhimalliance) tarafından yürütülüyor. Etan içerikli gaz işleme kompleksi her yıl 45 milyar metreküp gaz işleyecek ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) üretimi 13,1 milyon ton olacak. Ham madde olarak Nadım-Pur-Tazovskiy bölgesinden gelen gaz kullanılacak. Gaz işleme kompleksinin ilk etabının 2026 yılında, LNG tesisinin ilk etabının ise 2027 yılında işletmeye alınması planlanıyor.
Aynı forumda Russkaya Platina, VEB ve VTB, Krasnoyarsk Krayı’ndaki Çernogorskoye maden yatağının geliştirilmesine yönelik toplam yatırım tutarı 570 billion ruble olan bir iyi niyet anlaşması imzaladı.
Yıllık 7 milyon ton bakır-nikel cevheri işleme kapasitesine sahip maden zenginleştirme tesisinin ilk etap inşaat maliyeti o dönemde 190 milyar ruble olarak öngörülürken, bu tutar daha sonra 240 milyar rubleye yükseldi. Yaptırımların etkisiyle tesisin işletmeye alınma tarihi 2026 yılının ikinci yarısına ertelendi.
2022 yılında ise çok sayıda büyük ölçekli anlaşma gerçekleştirildi. Rus şirketi Novıy Suhoputnıy Zernovıy Koridor (Yeni Kara Tahıl Koridoru) ile Çin devlet kuruluşu China Chengtong International Investment, Çin’e Sibirya tahılı tedarik edilmesini ve Ural, Sibirya ile Uzak Doğu bölgelerinde silo ağının geliştirilmesini öngören bir sözleşme imzaladı. Anlaşmanın toplam değeri yaklaşık 1 trilyon ruble olarak belirlendi ve sevkiyatlar 2023 yılının mayıs ayı sonunda başladı.
Aynı yıl St. Petersburg Forumu’nda Sber ve DOM.RF, 2022-2025 döneminde 1 trilyon rubleye kadar ipotek teminatlı menkul kıymet ihraç edilmesine yönelik bir mutabakat zaptı imzalayarak Rusya menkul kıymetleştirme piyasasında rekor bir seviyeye ulaştı. Bu hedefe Aralık 2025’te ulaşıldı.
Diğer bir büyük işlem ise Rusya Demiryolları (RJD) ile VTB arasında imzalanan beş yıl vadeli ve 630 milyar rubleye kadar olan kredi anlaşması oldu. Bu anlaşma, Avrupa kaynaklı kredilerin kısmen ikame edilmesine ve ulaşım altyapısının modernizasyonunun sürdürülmesine olanak tanıdı.
SPIEF-2023’ün en büyük işlemi, Rusal bünyesindeki Russkiy Alyuminiy Menedjment AŞ ile Leningrad Bölgesi hükümeti arasında bölgede iki etaplı bir alümina fabrikası inşa edilmesine yönelik anlaşma oldu. Proje; dört teknolojik alümina üretim hattı, derin deniz limanı ve liman altyapısı, çamur depolama alanı, enerji altyapısı ve yardımcı tesislerin inşasını kapsıyor.
Projeye yapılması planlanan yatırım tutarı 400 milyar ruble olarak açıklandı. İlk etabın 2028 yılında işletmeye alınması hedefleniyor. Tesisin inşası, yerli alüminyum sanayisinin ihtiyaç duyduğu ham maddenin ülke içinden karşılanmasına katkı sağlayacak.
Ayrıca Leningrad Bölgesi, Samolet Şirketler Grubu ile 323,2 milyar rublelik bir işbirliği sözleşmesi imzaladı. Sözleşme kapsamında sonraki 11 yıl içinde bölgede 2,26 milyon metrekare konut inşa edilmesi planlanıyor. Geliştirici firma ayrıca 2034 yılına kadar 13 anaokulu ve sekiz okul inşa edecek.
2024 yılındaki forum sırasında VEB.RF ve RusHydro, Uzak Doğu’da termik santral modernizasyonu projelerinin uygulanmasında işbirliği yapmak üzere bir anlaşma imzaladı.
Toplamda altı proje finanse edilecek: Partizanskaya GRES’in genişletilmesi, Neryungrinskaya GRES’in ikinci etabının inşası, Vladivostokskaya TETs-2’nin rekonstrüksiyonu, ayrıca Artemovskaya TETs-2, Habarovskaya TETs-4 ve Yakutskaya GRES-2’nin ikinci etabının inşası. Yeni veya modernize edilen enerji tesislerinin toplam elektrik kapasitesi 2100 MW, toplam yatırım hacmi ise 650 milyar ruble olacak.
SPIEF-2024 kapsamında Tomsk Bölgesi hükümeti de on yıl vadeli 500 milyar rublelik büyük bir sözleşmeye imza attı. Anlaşmaya göre Sibagro AŞ, Tom Nehri’nin sol yakasında konut, ticari, eğitim, spor ve kültür tesislerinin yer alacağı yeni bir bölge inşa edecek.
2025 yılının en büyük anlaşması, VEB.RF ile Natsproektstroy Şirketler Grubu arasında imzalanan kamu-özel ortaklığı projelerine yönelik işbirliği mutabakat zaptı oldu. Anlaşma çerçevesinde 2030 yılına kadar yaklaşık 1 trilyon ruble tutarında yatırım yapılması öngörülüyor.
Kaynaklar; büyük köprü geçişlerinin ve şehir çevre yollarının inşasına, ana altyapının geliştirilmesine, deniz ve nehir limanlarının genişletilmesine aktarılacak. VEB.RF, SPIEF-2025 kapsamında toplamda 1,6 trilyon ruble değerinde 12 anlaşma imzaladı.
2025 yılı forumunun diğer büyük işlemleri arasında, RJD ile Alfa-Bank arasında demiryolu altyapısının geliştirilmesini finanse etmek amacıyla kurulan 400 milyar rubleye kadar limitli kredi hattı anlaşması yer aldı.
Aynı dönemde St. Petersburg hükümeti ile Birleşik Gemi İnşa Şirketi, St. Petersburg’daki Severnaya Verf tersanesinin 2030 yılına kadar 300 milyar ruble yatırımla modernize edilmesi konusunda anlaşmaya vardı.
Rusya
Rusya parlamentosu, Merkez Bankası ve Sberbank’a İHA yetkisi verdi

Rusya parlamentosunun üst kanadı; Merkez Bankası, bağlı kuruluşu Rosinkas, Sberbank ve Özel Posta İletişim Kuruluşu’na insansız araç saldırılarını engelleme yetkisi veren yasayı onayladı. Düzenleme, bu kurumların tesislerini insansız hava, su üstü ve su altı araçlarından gelebilecek saldırı veya saldırı tehdidine karşı korumayı amaçlıyor. Yasa tasarısı Ağustos 2025’te Devlet Duması’na sunulmuştu.
Rusya parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi, Rusya Merkez Bankası’na, Merkez Bankası’nın bağlı kuruluşu Rosinkas’a, Sberbank’a ve Özel Posta İletişim Kuruluşu’na (Spetssvyaz) insansız araçların faaliyetlerini durdurma ve saldırıları engelleme yetkisi veren yasayı onayladı.
Düzenleme, söz konusu kurumların insansız araçlarla gerçekleştirilen saldırılara karşı koyabilmesini öngörüyor.
Federasyon Konseyi Hukuk Dairesi’nin değerlendirme metninde, “Federal yasa, Rusya Merkez Bankası ve Rus Tahsilat Birliği’nin tesislerinin yanı sıra özel posta iletişim kuruluşunun ve Sberbank Rossii Halka Açık Anonim Şirketi’nin tesislerinin, insansız araçlarla gerçekleştirilen saldırılara veya saldırı tehdidine karşı korunmasını sağlamayı amaçlamaktadır” ifadelerine yer verildi.
Yasa, bu kuruluşlara insansız araçların kontrol sinyallerini bastırma yetkisi tanıyor.
Düzenleme ayrıca insansız hava araçlarının yanı sıra su üstü ve su altı dronlarının hasara uğratılmasına veya tamamen imha edilmesine de izin veriyor.
Rusya’da halen kurumsal güvenlik birimleri, Rusya Ulusal Muhafızları (Rosgvardiya), İçişleri Bakanlığı, Federal Güvenlik Servisi (FSB), Federal Koruma Servisi (FSO), Dış İstihbarat Servisi (SVR), Federal Ceza İnfaz Servisi (FSIN) ve Acil Durumlar Bakanlığı’na bağlı kurtarma askeri birliklerinin personeli insansız hava araçlarının faaliyetlerini durdurma yetkisine sahip bulunuyor.
Söz konusu yasa tasarısı Ağustos 2025’te Devlet Duması’na sunuldu.
Yasa tasarısının gerekçesinde, askeri operasyon sürecinde Rusya Merkez Bankası’na ait tesislerin korunmasının öncelik olarak değerlendirildiği belirtildi.
Gerekçede, yeni federal bölgelerde bulunan Merkez Bankası tesislerinin de bu kapsamda yer aldığı kaydedildi.
Belgede, “Yasa tasarısının kabul edilmesi, Rusya Federasyonu’na karşı insansız araçlar kullanılarak gerçekleştirilen sabotaj ve terör eylemlerindeki artışın arka planında, ilgili tesislerin korunması gerekliliğinden kaynaklanmaktadır” denildi.
Rusya’da St. Petersburg Ekonomi Forumu gününde İHA saldırısı
Yasa girişiminin yazarlarından biri olan Devlet Duması Finansal Piyasalar Komisyonu Başkanı Anatoliy Aksakov, yaptığı açıklamada, korunacak tesislerin yakınında İHA karşıtı savunma sistemlerinin konuşlandırılacağını söyledi.
Aksakov, personele silah da verileceğini belirtti.
Aksakov, koruma sisteminin nasıl işleyeceğine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Öncelikle ilgili tesislere yöneltilmesini ve saldırı düzenlenmesini zorlaştırmak için elektronik karıştırma uygulanacak. Yani çeşitli sinyaller bastırılacak. Bunun yanı sıra bu insansız araçları düşürmeye imkân veren sistemler de kullanılacak ve böylece ilgili tesisler korunacak.”
Aksakov, yasa tasarısının insansız araçlara karşı korunma faaliyetlerinin ilgili kuruluşların kendi bütçelerinden finanse edilmesini öngördüğünü de ifade etti.
Aksakov, “Ödemeyi kendileri yapacak. Eğer konu Merkez Bankası ise Merkez Bankası ödeme yapacak. Eğer konu Sber ise ödemeyi Sber yapacak” dedi.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor










