Bizi Takip Edin

Avrupa

Zelenski: Diplomasi için kötü bir zaman

Yayınlanma

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, savaşın gidişatına ve Rusya ile olası müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

The Economist’e konuşan Ukrayna lideri, Kiev’in ‘uzun erimli bir savaşa’ hazırlandığını söyledi. Ukrayna ordusunun karşı saldırısının ‘sadece mütevazi bir ilerleme kaydettiğini’ vurgulayan The Economist, batılı liderler Ukrayna’yı ‘sonuna kadar destekleyeceklerini’ söyleseler de, Zelenski’nin bazı ortaklarında bir ‘ruh hali değişimi’ yakaladığını aktarıyor. Ukraynalı lider, “Sizinleyiz,” diyenleri ‘şu anda burada görmediğine’ işaret ediyor.

Makalede, “[Zelenski] Hayal kırıklığını ifade eden bir jestle ellerini açıyor. Bazı ortaklar Ukrayna’nın savaş alanında yaşadığı son zorlukları Rusya ile müzakerelere zorlamak için bir neden olarak görebilir. Fakat ‘Putin de aynı şeyi gördüğü için bu kötü bir an.’” deniyor.

Putin’in hesaplarına rağmen Rusya’nın kendisinin de kırılgan olduğunu savunan Zelenski, “[Putin] uzun savaşta kaybedeceğini anlamıyor. Çünkü [Rusların] %60 ya da %70’inin onu desteklemesi önemli değil. Hayır, ekonomisi kaybedecek,” iddiasında bulunuyor. Zelenski’ye göre Putin’in otoritesi gittikçe daha da zayıflayacak.

Ukrayna liderine göre Trump Putin’e destek vermez

Öte yandan Ukrayna lideri aynı zamanda batının ekonomik desteğini çekmeye başlaması halinde ülkesinin karşı karşıya kalacağı risklerin de farkında görünüyor. Zelenski, “Ukrayna’nın yanında olmazsanız Rusya’nın yanında olursunuz, Rusya’nın yanında olmazsanız Ukrayna’nın yanında olursunuz. Ve eğer ortaklar bize yardım etmezse, bu Rusya’nın kazanmasına yardım edecekleri anlamına gelir. İşte bu kadar,” diyor.

The Economist’e göre, batılı müttefiklerinin birçoğunun (Amerika dahil) gelecek yıl seçimlere gideceğini göz önünde bulunduran Zelenski, özellikle de cephede kayda değer bir ilerleme kaydedilmediği takdirde desteğin sürdürülmesinin zor olacağının farkında.

Zelenski, 2024 ABD Başkanlık seçimlerinde, Putin’in Donald Trump’ın kazanmasına yatırım yapmasının da gerçekçi olmadığını düşünüyor. Ukraynalı lider, Trump’ın Putin’i ‘asla desteklemeyeceğine’ inanıyor çünkü ona göre “Güçlü Amerikalılar böyle yapmaz.” Zelenski, “Afganistan, Bölüm 2 mi istiyorlar?” diye sorarak Joe Biden’ın yeniden seçilmesi halinde rotayı değiştirmeyeceğini düşünüyor ve Avrupa Birliği’nin sadece yardım sağlamaya devam etmekle kalmayıp, bu yıl Ukrayna’nın birliğe katılım sürecine ilişkin müzakereleri başlatacağını umuyor.

Cephede son durum

Moralleri yüksek tutmanın ‘çok önemli’ olduğunu düşünen Zelenski, bu nedenle cephe hattındaki sınırlı ilerlemenin bile çok önemli olduğunu söylüyor. Ukraynalı askerlerin Zaporijya bölgesindeki üç ana savunma hattından ilkini deldiğini ileri süren Ukrayna Devlet Başkanı, büyük bir ilerlemenin hala mümkün olduğu konusunda ısrarlı ve “Onları güneyden itersek kaçacaklardır,” iddiasında bulunuyor.

“Geniş çaplı savaşın ilk günlerinde sürekli geri püskürtüldük. Her gün. Bazı şehirleri, yüzlerce köyü aldılar,” itirafında bulunan Zelenski, ordunun ilerlemelerini ‘stratejik bir atılıma dönüştürmek’ gibi zorlu bir görevle karşı karşıya olduğunun farkında.

Zelenski, batıda karşı taarruzun yavaşlığına ilişkin iddialara cevaben, bu durumun ‘yüksek tehlike seviyesini’ yansıttığını söylüyor. Zelenski’ye göre Ukrayna daha fazla asker gönderme tavsiyesine uysaydı binlerce askerini kaybedebilirdi.

Askeri durum konusunda ihtiyatlı konuşan Ukrayna lideri, ‘zaferin yarın ya da yarından sonraki gün’ gelmeyeceğini söylüyor. Rusya ordusunun ‘çok sayıda insan’ kaybettiğini ve Ukrayna’nın ilerleyişini durdurmak için yedeklerini yeniden konuşlandırdığını ileri süren Zelenski, “Bu kaybettikleri anlamına geliyor,” iddiasında bulunuyor.

Müzakere kapısını kapattı

‘Rusya ile uzlaşma’ fikrini tamamen reddeden Zelenski, savaşın ‘Rusya Ukrayna topraklarında kaldığı sürece’ devam edeceğini söylüyor.

Rusya Devlet Başkanı’nın, Rusya’nın sınırlarında (örneğin Gürcistan’da) ‘dondurulmuş çatışmalar’ yaratarak ‘Sovyetler Birliği’ni yeniden kurma’ hedefini güttüğünü ileri süren Zelenski, “Kremlin’deki adamla konuşmayı tercih edenler kendilerini kandırıyorlar,” diyor. 

Zelenski’ye göre, “Hata diplomasi değil. Hata Putin ile diplomasi yapmak. O sadece kendisiyle pazarlık yapıyor.”

Batıya ‘sığınmacı’ tehdidi

Ukrayna’ya yapılan yardımların kesilmesinin yalnızca savaşı uzatacağını öne süren Zelenski, bu durumun batı için de ‘kendi arka bahçesinde’ riskler yaratacağı uyarısında bulundu.

Avrupa ülkelerindeki milyonlarca Ukraynalı mültecinin ‘ülkelerinin terk edilmesine nasıl tepki vereceklerini’ tahmin etmenin mümkün olmadığını savunan Zelenski, Ukraynalılar’ın genel olarak ‘iyi davrandıklarını’ ve kendilerini barındıranlara ‘çok minnettar’ olduklarını söylüyor ama üstü örtülü bir tehditte de bulunuyor: “Bu insanları ‘köşeye sıkıştırmak’ Avrupa için ‘iyi bir hikaye’ olmayacak,” diyor.

Zelenski ayrıca, hem cephedeki kayıplar, hem de iktisadi zorluklar nedeniyle ülkenin ‘tamamen askerleştirilmiş bir ekonomi’ye ihtiyaç duyabileceğini de sözlerine ekliyor.

Avrupa

Fransa’da liseli eylemleri sürüyor: Yüzlerce okul kapandı

Yayınlanma

Fransa’da lise protestoları sürerken 560’tan fazla okulda eğitim aksadı; eylemlerin başından bu yana 2 bin öğrenci gözaltına alındı.

Le Figaro’nun öğlen saatlerindeki verilerden aktardığına göre, lise protestoları devam ederken sürmekte olan kargaşadan dolayı 564 okul ve eğitim kurumunda eğitim aksadı ve bugün şu ana kadar yaklaşık 600 kişi gözaltına alındı.

The Guardian muhabirine konuşan 17 yaşındaki Sophia, Paris’teki Voltaire Lisesi’nin önünde kurulan barikatın en ön saflarında yer alıyordu.

Gerçek adının yayınlanmasını istemeyen öğrenci, “Bunun devasa bir gençlik protesto hareketine dönüşmesini umuyoruz,” dedi.

Yüzlerce kişiyle birlikte okul girişini kapatmanın ikinci gününde olan Sophia, tüm derslerin iptal edilmesini sağlamış.

Fransız öğrenci, “Sadece hükümetin bizi dinlemesini istiyoruz. Kötü koşullarda ders çalışmak zorunda kalmaktansa burada durup bunu yapmayı tercih ederiz. Sesimizi duyurmanın tek yolu bu,” dedi.

Fransa’da okul boykotları yayılıyor

“Okul bir haktır, ayrıcalık değil,” yazan bir karton pankartın önünde Sophia, Fransa genelindeki gençlerin şikayetlerini sıraladı: Eğitime yönelik devlet yatırımlarının yetersizliği, yıkılmak üzere olan binalarda 40 çocuğa kadar çıkan aşırı kalabalık sınıflar, öğretmenlerin düşük maaşları, personel devamsızlıkları ve başarıyı sosyal kökenin belirlediği eşitsiz bir sistem.

Protestonun diğer nedenleri arasında, üniversite başvuruları için kullanılan şeffaf olmayan ve kullanımı zor çevrimiçi sistemin yanı sıra, Mayıs ve Haziran aylarındaki sıcak dalgaları sırasında sınıflarda yaşanan dayanılmaz sıcaklıklar da yer alıyordu.

Sanat eğitimi almak ve animasyon alanında çalışmak isteyen Sophia, “Eğitim bütçesi paramparça edilirken, orduya çok fazla ek fon aktarılıyor,” dedi.

Öğrenci, gösterilerin ve barikatların önümüzdeki haftaya da devam etmesini umduğunu belirtti. Birkaç öğretmen de destek vermek amacıyla barikatların yanında durdu.

Gazetecilere “Jean” takma adıyla tanıtan bir öğrenci ise Paris’te lisenin son sınıfında okuyor.

17 yaşındaki öğrenci, kendisinin ve sınıf arkadaşlarının okulların yakılmasını istemediklerini, sadece eğitimin “daha iyi” olmasını istediklerini söylüyor.

BBC’ye konuşan genç, “Bence Fransa, eğitim konusunda Avrupa’nın en kötü ülkelerinden biri. Artık yeter diye karar verdik,” diyor.

Hasar verenlerin “kendileri ile hiçbir ilgisi olmadığını” ve öğrencilerin talep ettiği değişimin gerçekleşmesine “katkıda bulunmadıklarını” belirtiyor.

Öğrenci, “Buraya nazik davranmak için gelmedik ama kaos da istemiyoruz. Sadece sesimizin hükümet tarafından duyulmasını istiyoruz,” dedi.

Öte yandan ülke genelinde eylemlere yönelik polis şiddeti haberleri de gelmeye devam ediyor.

Fransız yetkililer, olaylar sırasında en az 65 personelin ve 305 polis memurunun yaralandığını, yaklaşık 2.000 kişinin ise gözaltına alındığını bildirdi.

Eğitim Bakanı Édouard Geffray, öğrencilere önerilen bir danışma platformunun ayrıntılarını açıkladı.

Cuma sabahı öğretmen sendikalarıyla yapılan bir toplantıda Geffray, danışma platformunun önümüzdeki pazartesi günü faaliyete geçeceğini belirtti.

Bu kapsamda iki soru sorulacak:

  • Hangi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
  • Beklentileriniz nelerdir?

Öğrencilerin, Azizler Günü tatili sonrasında başlayacak analiz ve tartışma aşamasına kadar yanıt vermek için üç haftaları olacak.

Bu geri bildirim aşaması, Ulusal Meclis’teki bütçe tartışmalarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşecek.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Jaecoo 7 Britanya’da en çok satan araç oldu

Yayınlanma

Çinli markaların Avrupalı rakiplerini geride bırakmasıyla, Jaecoo 7 Eylül ayında Birleşik Krallık’ta en çok satan yeni otomobil oldu.

Bazı internet kullanıcılarının “Temu’dan aldığım Range Rover” dedikleri bu SUV, daha önce Mart ayında da sıralamanın zirvesinde yer almıştı; bu da, yeni otomobil pazarı için yılın en önemli iki ayında ülkenin en popüler modeli olduğu anlamına geliyor.

Mart ve Eylül, tarihsel olarak satışların en yüksek olduğu aylar çünkü bu aylarda plakalardaki yıl kodları değişir ve bu da alıcıları, plakalarından anlaşıldığı üzere yollardaki en yeni otomobilleri tercih etmeye teşvik eder.

Sektör kuruluşu Motor Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT) tarafından açıklanan ön verilere göre, geçen ay 7 modelinden 10.813 adet tescil edildi.

Tesla Model 3, 9.929 tescil ile ikinci sırada yer alırken, onu Ford Puma (6.958) izledi.

İlk 10’da yer alan tek diğer Çinli otomobil, sekizinci sırada yer alan MG HS oldu (5.444).

Yüksek satış rakamlarına sahip tek tek model sayısı az olmasına rağmen, Çinli üreticiler geçen ay Birleşik Krallık pazarının %23’ünü oluşturdu.

BYD, 20.140 kayıtla en çok satan ikinci marka oldu ve 18.399 kayıt kaydeden Kia’nın önüne geçti.

Volkswagen ise 25.972 kayıtla birinci sırada yer aldı.

Öte yandan, Eylül ayında köklü birkaç marka önemli düşüşler yaşadı. Hyundai’nin 10.002 kayıt rakamı, bir önceki yıla göre %31,9’luk bir düşüşe karşılık gelirken, Renault’nun 6.721 araçlık sonucu %29,7 oranında geriledi.

Omoda-Jaecoo genel müdürü Victor Zhang, ikiz markaların Birleşik Krallık’taki benzeri görülmemiş yükselişinin ardından “burada kalıcı olduklarını” söyledi.

Zhang, artık hedeflerinin “en hızlı büyüyen markadan, sağlam bir konuma sahip bir markaya” dönüşmek olduğunu da sözlerine ekledi.

Omoda-Jaecoo’nun ana şirketi Chery, araçlarını Birleşik Krallık pazarına daha iyi uyarlayabilmek amacıyla, sürücü destek sistemleri ve şasinin ayarlanmasına odaklanarak, Bedfordshire’daki UTAC Millbrook test pistinde kısa süre önce bir Ar-Ge merkezi açtı.

Chery ayrıca, Japon firmanın Sunderland’daki fabrikasında araçlarını üretme olasılığı konusunda Nissan ile bir mutabakat zaptı imzaladı; bu araçlar arasında Jaecoo 7 de yer alabilir.

Eylül ayı, genel olarak yeni otomobil pazarı için güçlü bir ay oldu. Toplam kayıt sayısı, bir önceki yıla göre %12,7 artışla 350.518’e ulaştı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB Komiseri Kos: Ukrayna’nın 2027’de üyeliği imkansız

Yayınlanma

AB Genişleme Komiseri Marta Kos, Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de birliğe üye olmasının imkansız olduğunu ve sürecin liyakat esasına dayandığını açıkladı. Adaylara ayrıcalık tanınamayacağını vurgulayan Kos, mevcut prosedürlerin değiştirilmesi çağrısında bulundu.

Avrupa Birliği’nin (AB) genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos, İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği mülakatta, Ukrayna’nın 2027 yılının başında birliğe katılımının mümkün olmadığını söyledi.

Sürecin liyakat esasına dayandığını vurgulayan Kos, “1 Ocak 2027 tarihi Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından dile getirilmişti. Katılım liyakat esasına dayanıyor; bu tarihin imkansız olduğu açıktır” ifadesini kullandı.

Jeopolitik koşulların değişmesiyle birlikte AB üyeliğinin yalnızca Ukrayna için değil birçok ülke açısından öncelik haline geldiğini belirten Kos, üyelik sürecinde hiçbir adayın ayrıcalığı olmadığını kaydetti.

Fakat Ukrayna’nın içinde olduğu şartların gözetilmesi gerektiğini ifade eden Kos, “Tam da bu nedenle ona yardım etmekle yükümlüyüz” dedi. Genişleme Komiseri, bu yılın sonuna kadar Ukrayna ile katılım müzakerelerinde mümkün olduğunca fazla fasıl kümesinin açılmasını umduğunu dile getirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, yılın başında yaptığı açıklamada AB üyeliğinin hem ülkesi hem de Avrupa için temel güvenlik garantilerinden biri olduğunu savunmuş ve katılım tarihi olarak 2027’yi işaret etmişti.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz de bu tarihin imkansız olduğunu belirterek “Bu süreçler genellikle birkaç yıl sürer” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Mevcut prosedürler nedeniyle Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de katılımını olanaksız gören Kos ise AB’ye giriş sürecinde değişikliğe gidilmesi çağrısı yaptı.

Kos, haziran ayında yaptığı açıklamada AB’nin Ukrayna’nın üyeliği konusunda iki senaryo üzerinde durduğunu aktarmıştı. İlk senaryonun tam üyelik gerçekleştikten sonra ülkelerin entegre olduğu standart model olduğunu belirten Kos, ikinci seçeneğin ise adayın gerekli şartları karşıladıkça belirli alanlarda AB politikalarına dahil olduğu sektörel entegrasyonu kapsadığını kaydetmişti. Kos, o dönemde birlik yetkilileri ile Ukrayna’nın bu ikinci seçenek üzerinde çalıştığını ifade etmişti.

Ukrayna, 2022 yılında resmi olarak AB’ye aday ülke statüsü aldı; katılım müzakerelerinin ilk bölümü ise Haziran 2026’da başladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English