Bizi Takip Edin

Avrupa

AB, Macaristan ve Slovakya’nın Rusya’dan doğalgaz ithalatını 2028’de bitiriyor

Yayınlanma

Avrupa Birliği, üç yıllık müzakerelerin ardından Macaristan ve Slovakya’nın Rusya’dan doğalgaz ithalatını 2028’e kadar sonlandırma kararı aldı. Nitelikli çoğunlukla kabul edilen ticari düzenleme, iki ülkenin vetosunu aştı ve Kremlin’in savaş makinesini finanse ettiği belirtilen alımları durdurmayı hedefliyor.

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, üç yıldır süren pazarlıkların ardından Macaristan ve Slovakya’nın Rusya’dan doğalgaz ithalatına son verilmesi konusunda anlaştı.

AB Konseyi, bugün Rusya’dan hem boru hattı hem de sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatını aşamalı olarak durduracak planı onayladı.

Konseyden yapılan açıklamada, “1 Ocak 2028’den itibaren Rusya’dan doğalgaz ve LNG ithalatına yönelik tam yasak yürürlüğe girecek” denildi.

Açıklamaya göre, 1 Ocak 2026’da başlayacak kısıtlamalar kapsamında mevcut sözleşmeler için bir geçiş süreci tanınacak.

17 Haziran 2025’e kadar imzalanan kısa vadeli sözleşmeler 17 Haziran 2026’ya kadar geçerli olacak. Uzun vadeli sözleşmeler ise 1 Ocak 2028’de sona erecek.

Mevcut sözleşmelerde bundan sonra yalnızca “dar kapsamlı teknik düzenlemeler” için değişiklik yapılabilecek.

Veto aşıldı, karar ticari düzenleme sayıldı

Enerji bakanları, planı nitelikli çoğunlukla kabul etti. Bu nedenle karar, tüm üye ülkelerin oybirliğini gerektiren bir yaptırım değil, ticari bir düzenleme niteliği taşıyor. Böylece Macaristan ve Slovakya, kararın uygulanmasını engelleyemeyecek.

Bloomberg‘in haberine göre, tasarının yıl sonuna kadar Avrupa Parlamentosu tarafından da onaylanması bekleniyor. Parlamento, kısa süre önce Rusya’dan petrol ve doğalgaz ithalatına yönelik ambargonun hızlandırılmasını istemişti.

İki ülke Rusya’ya ödemeleri artırmıştı

AB’nin çağrılarına rağmen Macaristan ve Slovakya, enerji tedarikinde çeşitlendirmeye gitmeyi reddediyordu.

Her iki ülke de denize çıkışlarının olmadığını ve Hırvatistan üzerinden geçen boru hattının kapasitesinin yetersiz kaldığını savunarak Rus enerji kaynaklarını uygun fiyata ikame edemeyeceklerini belirtiyordu.

Finlandiya merkezli Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) verilerine göre, iki ülke Rusya’dan alımlarını bu yıl içinde artırdı.

Macaristan ve Slovakya, 2025’in ilk dokuz ayında Rusya’ya 5,58 milyar avro ödedi. Bu miktar, 2024 yılının tamamındaki 5,56 milyar avroluk ödemeyi geride bıraktı.

Litvanya Enerji Bakanı Jıgimantas Vayçyunas, Politico dergisine yaptığı açıklamada, “Rusya Ukrayna’nın enerji altyapısını bombalamayı sürdürürken, Macaristan ve Slovakya milyarlarca avroyu Rusya’ya ödüyor. Bu paralar Kremlin’in savaş makinesini besliyor, bu kabul edilemez” diye konuştu.

Öte yandan Slovakya Başbakanı Robert Fico, ülkesine doğalgaz ithalatında istisna tanınmazsa Rusya’ya karşı hazırlanan 19. yaptırım paketini engelleyeceğini söylemişti.

Ancak Vayçyunas, Bratislava ve Budapeşte’nin bu tür tehditleri sürekli dile getirdiğini belirterek, “Şimdi gerçekten kararlı bir duruş sergilememiz gerekiyor” dedi.

Mevcut durumda Macar devlet enerji şirketi MVM’nin Gazprom ile 2036’ya, Slovakya’nın kamu şirketi SPP’nin ise 2034’e kadar uzanan uzun vadeli sözleşmeleri bulunuyor.

Piyasalarda ‘sınırlı’ fiyat artışı bekleniyor

Politico dergisine konuşan Macar enerji sektöründen bir temsilci, AB’nin yeni planının “felakete yol açmayacağını” söyledi.

Aynı temsilci, “Hükümet ve siyasetçiler ‘Kurt geliyor’ diye bağırıyor. Bakalım gerçekten gelecek mi?” ifadelerini kullandı.

Erste Bank’ın petrol ve doğalgaz analisti Tamaş Pletsser ise fiyatların orta vadede yüzde 5 ila 10 arasında artmasını beklediğini belirtti.

Pletsser, Avrupa Komisyonu’nun doğalgaz transit ücretlerinde indirim için bir anlaşmaya aracılık etmesi halinde bu artışın yüzde 40’a kadar azaltılabileceğini de ekledi.

Pletsser’e göre Macaristan, Batı Avrupa ülkeleri ve Yunanistan’dan LNG ithalatı yapabilir. Bunun yanı sıra 2027’nin ortasından itibaren Romanya’nın Karadeniz kıta sahanlığındaki yeni sahasından gaz tedarik etme olanağı doğacak.

Analist, “Gaz endüstrisi buna tamamen hazır” değerlendirmesini yaptı.

‘Aynı hatayı tekrarlamamalıyız’

Bloomberg’e göre, Rusya’dan ithal edilen LNG, Avrupa’nın toplam sıvılaştırılmış gaz ithalatının yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor. Bu konuya ilişkin ayrıntılı önlemlerin hafta içinde ayrıca görüşüleceği belirtiliyor.

Avrupa Birliği Enerjiden Sorumlu Komiseri Dan Yorgensen, toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, “Mesele sadece bugünkü çatışma değil. Bu, geleceğe dair bir mesele. Böyle bir hatayı bir daha asla tekrarlamamalıyız” dedi.

Avrupa

İspanya ve İtalya sınır kontrollerini bitirecek

Yayınlanma

İspanya ve İtalya, geçen Temmuz ayında göç krizinin ardından başlayan sınır kontrollerini askıya alma konusunda anlaşmaya vardı.

Yaz aylarında Fas’tan Ceuta’ya gerçekleşen kitlesel göçmen geçişinin tetiklediği, aylar süren Schengen anlaşmazlığı şimdilik sona eriyor.

Bu karar, geçen hafta düzenlenen AB zirvesinde İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında yapılan toplantının ardından ayarlanan, İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi ile İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska arasındaki telefon görüşmesinin ardından alındı.

Her iki ülke de ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda, bu kararın “durumun dikkatli bir şekilde analiz edilmesinin ardından” alındığını ve “Schengen bölgesinin tam güvenliğini sağlamak için bilgi paylaşımının güçlendirilmesiyle destekleneceğini” belirtti.

Kara sınırı paylaşmayan İspanya ve İtalya arasında yaşanan eşi görülmemiş gerginlik, hava ve deniz yoluyla gelen yolcular için rastgele pasaport kontrollerinin uygulanmasına yol açmış ve bu karar aylar boyunca sistematik olarak yenilenmişti.

İlk olarak 1 Ağustos’ta bir ay süreyle uygulamaya konulan bu önlemler, başlangıçta 48 saatlik bir süre içinde 80.000 göçmenin Fas’tan Kuzey Afrika’daki İspanyol eksklavı Ceuta’ya ani ve kitlesel geçişi nedeniyle tetiklenmişti.

İspanya İçişleri Bakanlığı’na göre, sonraki günlerde 72.000’den fazla göçmen Fas’a geri döndü.

Ardından AB liderleri Sánchez’e karşı birleşerek, onun göç yanlısı politikalarının bir çekim faktörü yarattığını iddia ettiler.

Finlandiya ve İtalya gibi ülkeler, İspanya ile Schengen bölgesinin kapatılmasını hızla talep ettiler

Bu göç akını, İspanya’yı eşi görülmemiş bir acil duruma sürükledi. Bu durum, geçiş girişiminde 141’den fazla kişinin hayatını kaybetmesi ve binlerce kişinin hâlâ bu küçük şehirde mahsur kalmasıyla devam eden siyasi ve insani bir krize dönüştü.

Yerel yetkililer, çoğu çocuk olan yaklaşık 15.000 göçmenin Ceuta’da kaldığını iddia ediyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Saharov Ödülü’nü UCM kazandı

Yayınlanma

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve yetkilileri, 2026 Saharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü’nü kazandı.

Bu ödül, insan hakları alanındaki çalışmalar için AB’nin verdiği en yüksek onur ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, perşembe günü kazananı açıkladı.

Metsola, Avrupa Parlamentosu üyelerinin ayakta alkışladığı konuşmasında, “AB, çok taraflılığa ve uluslararası kurumlara saygı üzerine kurulmuştur ve bu ödül, uluslararası hukuku ve adaleti korumadaki mahkemelerin önemli çalışmalarını takdir etmektedir,” dedi.

Savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçları yargılayan Lahey merkezli mahkeme, faaliyetlerini felce uğratma tehdidi oluşturan ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya.

Washington, en son önlemleri Ekim ayı başında, Nobel Barış Ödülü’nün, İsrail’in Gazze’de soykırım gerçekleştirdiği sonucuna varan bir BM raporunu denetleyen mahkemenin eski yargıçlarından Navi Pillay’e verilmesinden birkaç saat sonra duyurdu.

Sosyalistler ve Demokratlar, ödülün mahkemeye siyasi destek sağlamasını umarak UCM’yi aday göstermişti.

Adaylık sürecini başlatan Fransız sosyalist Chloé Ridel, bu zaferi “tarihi” olarak nitelendirdi.

Ridel, Rapporteur’e verdiği demeçte, “Bu, Donald Trump’a gönderilen bir umut ve direniş mesajıdır. Ne kadar sürerse sürsün UCM’nin yanında olacağız,” dedi.

Perşembe sabahı Parlamento’daki siyasi grup liderleri, kazananı belirlemek üzere kapalı kapılar ardında bir araya geldiklerinde, UCM’nin kazanma ihtimalinin düşük olduğu düşünülüyordu.

Sonuçsuz geçen ilk turda, üç sağcı grup –Avrupa Halk Partisi (EPP), Avrupa Muhafazakârları ve Reformcuları (ECR) ve Egemen Ulusların Avrupası (ESN)– Tanzanyalı muhalefet lideri Tundu Lissu’yu destekledi.

S&D, Renew, Yeşiller ve Sol’dan oluşan sol koalisyon ise UCM’yi destekledi. Avrupa için Vatanseverler (PfE) ise kendi adayları olan İranlı Taraneh ve Romina Rahimi kardeşlerin arkasında durdu.

PfE’nin adayı daha sonra yarıştan elendi ve ikinci turda Tundu Lissu ile UCM arasında bir yarışma yaşandı.

Ardından istişareler için kısa bir ara verildi. Bir yetkiliye göre bu sırada EPP’den Manfred Weber, ECR’den PfE’yi Tanzanyalı adayı desteklemeye ikna etmesini istedi.

Ne var ki PfE, Tanzanyalı aktivisti desteklemek yerine nihai oylamada çekimser kaldı ve böylece UCM’yi destekleyenlere dar bir çoğunluk sağladı.

Bu zafer, UCM’ye Brüksel’de bir miktar siyasi destek sağladı. Fakat Hollandalı EPP milletvekili Dirk Gotink, ödülün mahkemeyi “kurtaramayacağını” söyledi.

Yine de Gotink, Rapporteur’e verdiği demeçte, bu zaferin “Parlamento’nun bu kurumu ve uluslararası hukukun önemini desteklediğine dair net bir sinyal” olduğunu belirtti:

“Bunun… UCM’nin Amerikan yönetiminin bu eşi görülmemiş saldırısı altında faaliyetlerine devam etmesini sağlayacağını tüm kalbimle umuyorum.”

ICC ve yetkilileri, 16 Aralık’ta Strazburg’da 50.000 avroluk ödülü alacaklar.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Avrupa, ABD’deki ara seçimlerin “Ukrayna’yı kurtarmasını” beklemiyor

Yayınlanma

Avrupalı yetkililer, Demokrat Parti’nin 2026 ara seçimlerini kazanmasının Ukrayna’yı Trump yönetiminin Rusya lehine politikasından kurtaramayacağını değerlendiriyor. Politico’ya konuşan müzakereciler, Kongre zaferinin kapsamlı askeri yardımlar yerine sadece uydu erişimi ve hava savunma füzelerinde sınırlı kazanımlar getirmesini bekliyor.

Avrupalı yetkililer, ABD’de kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerinde Demokrat Parti’nin kazanmasının Ukrayna politikasını kökten değiştirmeyeceğini düşünüyor.

Politico‘ya konuşan ve Ukrayna müzakerelerinde yer alan beş Avrupalı yetkili, seçim zaferinin Kiev’i Başkan Donald Trump yönetiminin Rusya lehine yönelen çizgisinden kurtarmaya yetmeyeceği görüşünde birleşiyor.

Demokratlar seçimleri kazanmaları halinde Trump’ın son adımlarını soruşturma ve cephedeki Ukrayna birliklerini güçlendirecek yasa tasarılarını geçirme sözü veriyor.

Görüşlerine yer verilen Avrupalı yetkililer ise yalnızca Kiev’in uydu hizmetlerine erişiminin yeniden sağlanması ve hava savunma füzelerinin teslimatının hızlandırılması gibi sınırlı kazanımlar bekliyor.

Avrupalı kaynaklar, Kongre içindeki en kararlı Ukrayna destekçilerinin dahi askeri desteği keskin biçimde artıracak büyük çaplı bir yardım paketini geçiremeyeceğini vurguluyor.

Yetkililerden biri, genel ruh halini şu sözlerle aktarıyor:

“Seçim zaferi bir rahatlama yaratır ancak ABD hükümetinin nasıl işleyeceği sorusu açık kalır. Sanki her şeyi zaten gördük.”

Habere göre Demokratlar, Kongre’yi kazansalar bile yürütme organı üzerindeki denetim yetkilerini Temsilciler Meclisi ve Senato’nun yeni yasama dönemine başlayacağı 2027 yılının başında kullanabilecek.

Demokratların Kiev’e destek verebilmesi için dikkat bekleyen çok sayıda iç meseleye rağmen Ukrayna’yı öncelikli gündem maddesi yapması gerekiyor.

Temsilciler Meclisi üyesi Demokrat Adam Smith de CNN kanalına verdiği mülakatta bu sınırlara işaret ederek “Seçimi kazanmak iyi bir ilk adım olur ancak yeterli gelmez” değerlendirmesini yapıyor.

Avrupa kendi seçim takvimine odaklanıyor

Ukrayna’ya verilen desteğin sürdürülmesinde Avrupa tarafında da güçlükler yaşanıyor. Gelecek yıl kıtanın önde gelen bazı büyük ülkelerinde sandık başına gidilecek olması kararları doğrudan etkiliyor.

Politico‘ya konuşan yetkililerden biri, “Avrupalılar Demokratların zaferinin Ukrayna’ya desteği artıracağına bel bağlamıyor. Şu anda aralarında Fransa’nın da yer aldığı ülkelerdeki büyük seçimler öncesinde doğru adımları atmaya çok daha fazla odaklanmış durumdalar” diyor.

ABD’de Kongre ara seçimleri 3 Kasım 2026 tarihinde düzenlenecek. Oylamada Temsilciler Meclisi’nin 435 üyesinin tamamı ile 100 sandalyeli Senato’nun yaklaşık üçte biri belirlenecek.

Politico, Avrupalı diplomat ve yetkililerin Donald Trump’ın Vladimir Putin’e, Volodimir Zelenskiy’den daha fazla sempati beslemesinden çekindiğini daha önce aktarmıştı.

Bazı Avrupalı yetkililer Ukrayna’ya dönük mesafeli tutumu ABD Başkanı’nın kişisel tercihleriyle ilişkilendiriyor.

Eski bir üst düzey ABD istihbarat yetkilisine dayanan The Washington Post da Trump’ın Putin’in pozisyonunu desteklemeye yakın durduğunu yazmıştı. İstihbarat kaynağı, Trump’ın bu tavrını Ukrayna’nın askeri bir zafer kazanamayacağına inanmasına dayandırıyor.

Trump ise Zelenskiy’nin bir anlaşmaya varmak istememesi halinde bunun “çok kötü sonuçlar” doğuracağı uyarısını yapıyor. Rusya’yı “durmaksızın ilerleyen büyük bir makineye” benzeten Trump, Ukrayna liderinin uzun zaman önce barış yapabileceğini ve kendisini dinlemiş olsaydı “çok daha iyi bir anlaşma elde edebileceğini” öne sürüyor.

Trump, ABD’nin Ukrayna’ya çok şey verdiğini, karşılığında ise “acı, ölüm ve devasa mali kayıplardan” başka hiçbir şey almadığını savunuyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English