Ortadoğu

ABD Dışişleri Bakanlığı Gazze Yardım Vakfına yönelik soruşturma başlattı

Yayınlanma

ABD Dışişleri Bakanlığı Genel Müfettişliği, Gazze’de yardım dağıtmak üzere kurulan ve daha sonra faaliyetleri askıya alınan tartışmalı Gazze Yardım Vakfının 30 milyon dolarlık acil yardımı nasıl harcadığını incelemek üzere geniş kapsamlı bir soruşturma yürütüyor. Washington ve İsrail desteğiyle Birleşmiş Milletler faaliyetlerine alternatif olarak hayata geçirilen vakfın, gıda ve lojistik alımlarında piyasa değerinin çok üzerinde fahiş ödemeler yaptığı iddia ediliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren denetleme organının, halihazırda operasyonlarına son verilmiş olan “Gazze Yardım Vakfı” (GHF) adlı sivil toplum kuruluşunun milyonlarca dolarlık acil insani yardım bütçesini nasıl kullandığına yönelik kapsamlı bir soruşturma yürüttüğü bildirildi.

Financial Times gazetesinin konuya aşina üç kaynağa dayandırdığı habere göre, Dışişleri Bakanlığı Genel Müfettişliği (OIG) tarafından yürütülen inceleme, bakanlığın geçen haziran ayında Gazze’de insani yardım dağıtmak amacıyla kurulan bu özel kuruluşa tahsis ettiği 30 milyon dolarlık hibe kararına ve bu bütçenin kullanım detaylarına odaklanıyor.

Söz konusu vakıf, Birleşmiş Milletler’in (BM) Gazze’deki insani yardım faaliyetlerini ikame etmek amacıyla geçen yıl Donald Trump yönetimi ve İsrail hükümetinin desteğiyle kurulmuştu. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), GHF’yi fonladığını kamuoyuna açıkça beyan eden tek ülke olurken; BM yetkilileri bu yapıyı İsrail’in savaş hedefleri doğrultusunda kullanılan bir “kamufle aracı” olarak nitelendirmiş, uluslararası insani yardım kuruluşları ise vakıfla işbirliği yapmayı reddetmişti.

Kaynaklardan biri, Genel Müfettişliğin “paranın tam olarak neye ve nasıl harcandığını”, bütçenin hangi kalemden çıktığını ve nasıl dağıtıldığını araştırdığını söyledi. Başka bir kaynak ise müfettişlerin, GHF’nin bakanlık fonlarıyla satın aldığı yardım malzemeleri ve lojistik hizmetlerin fiyatlandırma mekanizmasını da mercek altına aldığını aktardı.

Dışişleri Bakanlığı Genel Müfettişliği, yürütülen soruşturmalar hakkında yorum yapmadıklarını, iddiaları doğrulamayacaklarını veya yalanlamayacaklarını belirtirken; şubat ayında bakanlığın “Batı Şeria ve Gazze’ye gıda yardımı sağlama çabalarına” yönelik genel bir denetim süreci başlattıklarını hatırlattı.

Gıda malzemeleri piyasa değerinin üzerinde alındı

GHF’nin operasyonları hakkında bilgi sahibi iki kaynak, Dışişleri Bakanlığı’nın parayı vakfa aktardığını, GHF’nin de bu fonu yükleniciler aracılığıyla gıda ve lojistik satın almak için kullandığını söyledi. Kaynaklardan biri, GHF’nin gıda malzemeleri için ABD’nin daha önce bölgede ödediği meblağların çok daha üzerinde, fahiş ödemeler yaptığını vurguladı.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir GHF sözcüsü ise Genel Müfettişlik soruşturmasından haberdar olmadıklarını iddia ederek, gıda malzemelerinin büyük ölçüde yerel piyasadan ve makul fiyatlarla tedarik edildiğini savundu. Buna karşın sözcü, vakfın kendi iç değerlendirmesinde, aktif bir savaş bölgesinde faaliyet göstermenin getirdiği riskler nedeniyle özellikle nakliye maliyetlerinin aşırı yüksek çıktığının tespit edildiğini kabul etti.

Sözcü, nakliye maliyetlerini düşürmek için bir plan hazırladıkları sırada, ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkes nedeniyle İsrail hükümetinin ekim ayında kendilerinden faaliyetlerini askıya almalarını talep ettiğini söyledi. GHF sözcüsü, kuruluşun mali tablolarına ilişkin daha fazla detay vermekten kaçındı.

ABD hükümetinin iç denetim mekanizmaları doğrudan cezai yaptırım uygulama yetkisine sahip değil; ancak federal yasaların ihlal edildiğine dair makul şüphe bulduklarında, ilgili kurumlara yasal işlem başlatılması tavsiyesinde bulunabiliyor veya dosyayı doğrudan ABD Adalet Bakanlığı’na sevk edebiliyor.

Kurulduğu günden beri tartışmaların odağında

Mayıs 2025’te kurulan GHF, şeffaf olmayan kuruluş yapısı, gizemli finansman kaynakları ve yardım noktalarında paralı askerler kullanması nedeniyle faaliyetlerinin ilk gününden itibaren tartışmalara yol açmıştı. İsrail’in Gazze ablukasına ve bunun ağır insani maliyetine yönelik uluslararası kınamaların tırmandığı bir dönemde, vakfın kurucu icra direktörü ve yardımcısı, operasyonlar henüz başlamadan görevlerinden istifa etmişti.

Hamas kontrolündeki bölgenin sağlık yetkilileri, GHF’nin dağıtım merkezlerine ulaşmaya çalışan yaklaşık 1000 Filistinlinin İsrail ateşiyle hayatını kaybettiğini duyurmuştu. İsrail’in GHF dışındaki çoğu uluslararası kuruluşa erişim kısıtlaması getirdiği dönemde, BM kuruluşları ablukadaki bölgede büyük bir kıtlık yaşandığı konusunda uyarılarda bulunmuştu.

Diplomatlar projeyi savunmaya zorlandı

GHF, Trump yönetiminin ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nı (USAID) tasfiye ettiği süreçte faaliyete geçmişti. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ve yükleniciler, bu hamlenin yardım dağıtımında tam bir kaosa yol açtığını belirtiyor.

ABD’li bir yetkili, bakanlığın 30 million dolarlık hibeyi insani yardım fonlarından karşıladığını ve yönetimin diğer ülkeleri de bu yapıya para yatırmaya teşvik ettiğini söyledi. Ancak Washington’daki yetkililer, GHF’nin tam olarak nasıl çalıştığını anlamakta bile zorlandıklarını itiraf etti.

Hükümetin, vergilerle finanse edilen gruplara normalde uyguladığı denetim ve diğer yasal düzenlemelerden GHF’yi muaf tuttuğu; buna karşılık bakanlık bütçesini denetleyen Kongre personeline, hangi güvenlik önlemlerinin yürürlükte kaldığı veya paranın nasıl harcanacağı konusunda hiçbir bilgi verilmediği bildirildi.

Temmuz ayında bir grup Demokrat senatör, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya mektup yazarak, “30 milyon dolarlık ödeneğin yürütülmesinde hangi tedarik mekanizmasının kullanıldığını”, hangi kuralların esnetildiğini ve GHF’nin diğer finansman kaynaklarının neler olduğunu sordu. Senatörler mektupta, “Amerikan mükelleflerinin tek bir doları bile bu şaibeli plana alet edilmemelidir” ifadesini kullandı.

Ekim 2025’te Gazze’deki operasyonlarını tamamen durduran GHF’nin durumu hakkında konuşan ve vakfın aktif olduğu dönemde projeyi savunmak zorunda bırakılan bir ABD’li yetkili, “Finansman her zaman karanlıktaydı. Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu İlişkileri Bürosu’nda büyük soru işaretleri vardı çünkü ortada hiçbir cevap yoktu” dedi. Diplomatların, yarım yamalak ve beceriksizce hazırlanmış bir projenin savunuculuğunu yapmak zorunda kalmaktan büyük rahatsızlık duyduğu aktarıldı.

2025 sonuna gelindiğinde, başlangıçta hem ABD hem de İsviçre’de tescil edilen GHF, parasının bittiğini açıkladı. Vakıf, faaliyet gösterdiği aylar boyunca Gazzelilere 187 milyondan fazla ücretsiz öğün dağıttığını iddia etse de bu rakam bazı İsrailli yetkililer tarafından bile şüpheyle karşılanıyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version