Bizi Takip Edin

RUSYA

Aleksey Navalnıy’ın annesinden eşi Yulya Navalnaya’ya tepki: İki yıldır bir kez bile onu ziyarete gelmedin

Yayınlanma

Geçen hafta Yamal-Nenets Özerk Okrugu’nda yattığı cezaevinde hayatını kaybeden Rus muhalif Aleksey Navalnıy’ın annesi Lyudmila Navalnaya, sızan ses kaydında oğlunun eşi Yulya Navalnaya’ya tepki gösterdi.

Lyudmila Navalnaya, “Sevgili Yulya Borisovna Abresova, sana hitap etmek istiyorum. Oğlumu en son Şubat 2022’de gördün. Rusya’ya giriş yasağın yok, hakkında herhangi bir ceza davası açılmadı, ancak iki yıldır bir kez bile onu ziyarete gelmedin. Aslında, 2021 baharından beri oğlumla evli değilsin,” ifadelerini kullandı.

Navalnaya, “Zengin adamlarla halkın karşısına çıkıyorsun. Hastaneden yeni çıkmışken ve muhakeme yeteneği zayıfken onu Rusya’ya gelmeye zorlayan sensin. Aleksey’i tüm mal varlığını üzerine yapmaya zorladın. Kendi oğlunu bile mirastan mahrum ettin, bu yüzden seninle konuşmuyor. Kızını oğluna karşı kışkırttın. Aleksey’in ölümünden birkaç saat sonra Münih’te onun adına nasıl gülümseyerek konuştuğunu, ölümünden sonra onu nasıl sahiplendiğini görmek bana tuhaf ve gaddarca geldi. Sen aşağılık ve alçak birisin ve oğlumun, çocuğumun adı üzerinde spekülasyon yapmanı yasaklıyorum,” diye konuştu.

Bununla beraber Navalnaya, YouTube’da yayınladığı mesajında Rusya makamlarının kendisinden oğlunu ‘gizlice gömmesini’ istediğini belirtti.

‘Yasalara göre Aleksey’in naaşını bana derhal vermeleri gerekiyordu’

Lyudmila Navalnaya, “Soruşurmacılar ölüm nedeninin bilindiğini, tüm tıbbi ve hukuki belgelerin hazır olduğunu iddia ediyorlar. Yasalara göre Aleksey’in naaşını bana derhal vermeleri gerekiyordu ama bunu hala yapmadılar. Bunun yerine bana şantaj yapıyorlar,” ifadelerini kullandı.

Salehard Soruşturma Komitesi’nden soruşturmacılar ve adli tıp uzmanlarıyla ‘neredeyse 24 saatini’ beraber geçirdiğini vurgulayan Navalnaya, ayrıca oğlunun morga ‘gizlice’ götürüldüğünü de iddia etti.

Navalnaya, “Bu video klibi kaydediyorum, zira beni tehdit etmeye başladılar. Gözlerimin içine bakarak, gizli bir cenaze törenini kabul etmezsem oğlumun cesedine bir şey yapacaklarını söylüyorlar,” dedi.

Zamanın aleyhine işlediğini ve oğlunun naaşının çürümekte olduğunu vurgulayan Navalnaya, “Özel koşullar istemiyorum, sadece her şeyin yasalara göre yapılmasını istiyorum. Oğlumun naaşının derhal bana verilmesini talep ediyorum,” çağrısı yaptı.

Daha önce Navalnıy’ın avukatı Kira Yarmış, Soruşturma Komitesi tarafından kendisine teşhis tamamlanana kadar siyasetçinin cesedinin yakınlarına teslim edilmeyeceğinin söylendiğini bildirmişti.

Rus muhalif Navalnıy, cezaevinde hayatını kaybetti

AVRUPA

FT: AB’nin Fridman ve Aven’e yönelik yaptırımları kaldırması emsal teşkil ediyor

Yayınlanma

Financial Times (FT) gazetesi, Avrupa Birliği’nin (AB) Alfa Group kurucuları Mihail Fridman ve Pyotr Aven’e dönük yaptırımların kaldırılması yönündeki kararının Brüksel makamları tarafından ‘endişe verici bir emsal’ teşkil ettiği değerlendirmesini yaptı.

Gazeteye konuşan ismi belirsiz AB yetkilileri ve uzmanlar, kararın bir kişinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakınlığının Ukrayna’daki çatışmaları desteklediğine inanmak için gerekçe oluşturduğu yönündeki yaptırım ilkesinin sorgulanmasına yol açtığını söyledi.

Gazeteye göre, Brüksel’in emsal niteliğindeki kararı ‘Kremlin’le bağlantılı yüzlerce kişiye’ kısıtlamalara itiraz etme fırsatı sağlayacak.

Uzmanlar, kararın, AB yaptırımlarının hazırlanmasındaki bir dizi kusuru ortaya çıkardığını da ifade etti.

FT‘ye konuşan yaptırım altındaki bazı Rusya vatandaşları, kendilerine karşı kullanılan kanıtların mesnetsiz, hatalı ya da yanıltıcı olduğunu ve ağırlıklı olarak kamuya açık bilgilere dayandığını belirtti.

Pyotr Aven ve Mihail Fridman’in Kremlin bağlantılarına ilişkin kanıtlar dört makale içeriyordu. Bunlardan biri 2005 yılında yayımlanmıştı ve Putin’in, şirketleri Alfa Group’tan övgüyle söz ettiğini öne sürüyordu.

Gazetenin kaynakları, yaptırımların hızlı bir şekilde kabul edilmesi ihtiyacının Brüksel makamları tarafından alınan durum tespiti tedbirlerinden doğduğuna dikkat çekti.

Yaptırım mekanizması hakkında bilgi sahibi bir kaynak, gazeteye yaptığı açıklamada “Bu belgelerden bazıları birkaç saat öncesinden haber verilerek hazırlanmıştı,” ifadelerini kullandı.

AB, Fridman ve Aven’e yönelik yaptırım kararını 2022’nin nisan ayında almıştı. 10 Nisan’da, AB’nin kısıtlamaları temelsiz bularak kaldırmaya karar verdiği öğrenilmişti.

IMF: Rusya yaptırımlar karşısında şaşırtıcı bir ekonomik büyüme gösterdi

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

Rusya Dışişleri: İran, İsrail’e saldırısını meşru müdafaa hakkı çerçevesinde gerçekleştirdi

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakanlığı, İran’ın önceki hafta Şam’daki konsolosluğuna İsrail tarafından düzenlenen saldırıya cevaben İsrail’deki hedeflere saldırı gerçekleştirmesinin, BM tüzüğünün 51. Maddesinde öngörülen meşru müdafaa hakkı çerçevesinde olduğu değerlendirmesini yaptı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “İsrail topraklarına 14 Nisan günü erken saatlerde çok sayıda füze ve insansız hava aracı fırlatıldı. İran Dışişleri Bakanlığı’na göre bu saldırı, 1 Nisan’da Şam’daki İran Büyükelçiliğinin konsolosluk bölümüne düzenlenen ve ülkemizin şiddetle kınadığı saldırı da dâhil olmak üzere bölgedeki İran hedeflerine yönelik saldırılara cevaben BM tüzüğünün 51. Maddesinde öngörülen meşru müdafaa hakkı çerçevesinde gerçekleştirildi. Ne yazık ki Güvenlik Konseyi, Batılı üyelerinin benimsediği tutum nedeniyle, İran konsolosluk misyonuna dönük saldırıya uygun bir yanıt veremedi,” ifadelerine yer verildi.

Moskova’nın bölgede bir başka tehlikeli tırmanıştan büyük endişe duyduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Başta Filistin-İsrail ihtilafı olmak üzere, Orta Doğu’da çözüme kavuşturulamayan ve çoğu zaman sorumsuz provokatif eylemlerle körüklenen sayısız krizin gerilimi daha da artıracağı konusunda defalarca uyarıda bulunduk. Çatışmaya müdahil olan tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz. Bölge ülkelerinin mevcut sorunları siyasi ve diplomatik yollarla çözmelerini bekliyoruz. Yapıcı düşünen uluslararası aktörlerin de bu çabaya katkıda bulunmalarının önemli olduğuna inanıyoruz,” denildi.

Nebenzya: BMGK’nın ikiyüzlülük ve çifte standardına şahit olmak utanç verici

Öte yandan Rusya’nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya, dün New York’taki BM Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında İran’ın misillemesini değerlendirdi.

Nebenzya, “Aslında ABD, İngiltere ve Fransa, ilgili Viyana Sözleşmelerinde yer alan diplomatik ve konsolosluk tesislerinin dokunulmazlığına ilişkin uluslararası hukukun temel ilkelerinin tüm devletler için geçerli olduğunu ve eşit şekilde uygulandığını teyit etmeyi reddetti. Sonucu görüyorsunuz. Diplomatik bir misyona yapılan saldırının uluslararası hukuka göre bir savaş sebebi olduğunu biliyorsunuz,” vurgusunu yaptı.

Eğer Batılı diplomatik misyonlar saldırıya uğrasaydı, tepkilerin çok daha farklı olacağına işaret eden Nebenzya, “Çünkü sizin için Batılı misyonları ve Batılı vatandaşları ilgilendiren her şey kutsaldır ve korunmalıdır. Ancak söz konusu diğer devletler, onların vatandaşları ve meşru müdafaa hakkı da dahil olmak üzere hakları olduğunda, ‘durum farklı’ diyorsunuz,” yorumunda bulundu.

Nebenzya, şöyle devam etti: “Bugün Güvenlik Konseyi’nde yaşanan ikiyüzlülük ve ‘çifte standart’ geçidi o kadar iğrenç ki buna şahit olmak bile utanç verici. Rusya, başta Filistin-İsrail çatışması olmak üzere Orta Doğu’da yaşanan ve çoğu zaman sorumsuzca tek taraflı provokatif eylemlerle körüklenen sayısız krizin çözüme kavuşturulmamasının bölgede gerilimin artmasına neden olacağı konusunda defalarca uyarıda bulunmuştu. Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki hiçbir ülkenin bölgesel ve uluslararası bir çatışma ya da siyasi hesaplaşma arenası haline gelmemesi gerektiğini defalarca dile getirmiştik. Fakat 14 Nisan gecesi yaşananlar durup dururken gerçekleşmedi.”

İran’ın attığı adımların, BM Güvenlik Konseyi’nin İsrail’in Şam’a yönelik ilk olmayan saldırısına karşı utanç verici bir hareketsizlik sergilemesine bir yanıt olduğunu belirten Rus diplomat, şöyle devam etti:

“Suriye İsrail tarafından sürekli bombalanıyor. Birçoğunuz, Orta Doğu’daki mevcut tırmanış patlamasının, BM Güvenlik Konseyi’nin 2728 sayılı kararının acil ateşkes yönündeki açık talebine rağmen, Batı Kudüs’ün Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da altı aydan uzun bir süredir eşi benzeri görülmemiş bir ölçekte devam eden operasyonunun arka planında gerçekleştiğini doğrudan belirtme cesaretini gösteremediniz. Amerikalı ve diğer meslektaşlarımız tarafından tırmandırılan İran’la ilgili durum göz önünde bulundurulduğunda, mevcut krizin temel nedenlerinin bu şekilde ‘susturulmasının’ kabul edilemez olduğunu düşünüyoruz. İsrail’in (bahsettiğim) BMGK kararının gereklerini yerine getirmemesi, Konsey’e – üye ülkelerin koltuklarında oturan sizlere – karşı açık bir saygısızlık ve Güvenlik Konseyi’nin kararlarını tamamen hiçe saymaktır. BMGK kararlarına uymamak kimsenin yanına kâr kalmamalıdır.”

Medvedev: Amerika, Orta Doğu’da büyük bir savaş istemiyor

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev de Washington yönetiminin halihazırda bölgede büyük bir savaş riskine girmek istemediğini kaydetti.

Telegram kanalından paylaşımda bulunan Medvedev, “Washington için Orta Doğu’da yaşananlar ile Ukrayna’da yaşananlar arasındaki fark nedir? Amerika, Orta Doğu’da büyük bir savaş istemiyor. Dengeyi korumaya ve itidal göstermeye çalışıyor. Gazze’deki ölümler Biden’ın seçim beklentilerini kötüleştiriyor ve İsrail ile İran arasındaki bir savaş ek bir belirsizlik yaratıyor. Ancak buradaki can kayıpları onlar için önemsiz. Hatta her iki taraftan da ne kadar çok, o kadar iyi. Ne de olsa Amerikalı yetkililerin dediği gibi bunlar ‘yatırım’. Ve yatırım yapmaya devam ediyorlar…” ifadelerini kullandı.

Scott Ritter: İsrail, etrafında olup bitenlere karşı kör davranıyor

Okumaya Devam Et

RUSYA

Rusya’da eski Soruşturma Komitesi görevlisine zimmete para geçirme suçlaması

Yayınlanma

Kommersant‘ın haberine göre, terör saldırıları ve toplu katliamlara yönelik soruşturmalarla tanınan ve zimmetine para geçirmekle suçlanan Soruşturma Komitesi Ana Soruşturma Dairesi’nin eski savcısı Aleksandr İzbenko, Donetsk’te saklandığı yerde yakalandı.

İzbenko, 2023 sonbaharında kıdem esasına göre emekli olduğunu açıkladı. O dönemde, mülk envanteri prosedürü başladı, bu da soruşturma dosyalarının ve İzbenko’nun maddi kanıtlarının diğer soruşturmacılara devredilmesi anlamına geliyordu.

12 Ekim’de yapılan teftiş sırasında İzbenko hakkında Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 160. maddesinin 4. fıkrası (organize bir örgüt tarafından işlenen zimmete para geçirme veya suiistimal) kapsamında dava açıldı.

Aramaya FSB görevlileri de katıldı ve İzbenko’yu Donetsk’de buldular. Ancak eski savcı, muharebe operasyonlarına katılmadı, nikahsız eşinin ailesinin yanında saklanırken bulundu.

TASS haber ajansı, Kommersant’ın haberini takiben, İzbenko’nun tutukluluğunun 12 Haziran 2024 tarihine kadar uzatıldığını bildirdi.

Moskova Basmanniy Mahkemesi, önleyici tedbirin kaçma şüphesiyle ev hapsine dönüştürülmesini reddetti.

İzbenko, Devlet Soruşturma Komitesi’nin organize suç faaliyetlerini ve geçmiş suçları soruşturan dairesinin eski başkan yardımcısı.

Daha önce İzbenko, kamuoyunda yankı uyandıran pek çok davanın soruşturmasında yer aldı.

Bunlar arasında 2015 yılında Sina Yarımadası üzerinde gerçekleşen ve Airbus A321’in vurulduğu (225 kişinin öldüğü) terör saldırısının soruşturulması, uçakta bulunan Total Başkanı Christophe de Margerie’nin öldüğü Vnukovo’daki Falcon uçak kazası, 2021 yılında Kazan’da bir ilkokula düzenlenen silahlı saldırı yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English