Avrupa

Almanya ile Fransa, FCAS projesini kurtarabilecek mi?

Yayınlanma

Almanya ve Fransa, kaçınılmaz bir başarısızlık olarak görülen FCAS (Geleceğin Muharebe Hava Sistemi) savaş uçağı programını kurtarmak için yine erteleme yoluna gitti.

German Foreign Policy’de yer alan habere göre, Kıbrıs’ta düzenlenen AB zirvesinin ardından cuma günü yapılan açıklamada, her iki ülkenin savunma bakanlıklarının projeyi kurtarmak için adımlar atmaya yönelik yeni bir girişimde bulunmaya hazırlandığı vurgulanıyor.

Olası seçenekler hakkında herhangi bir ayrıntı açıklanmadı. 2017’de başlatılan proje, kısmen iş bölümü, teknolojiler ve kâr paylaşımı konusundaki farklılıklar nedeniyle gecikmelerle boğuşuyor.

Bunun ötesinde, projeyle ilgili anlaşmazlık, iki ülkenin oldukça farklı iki stratejik yönelimini de yansıtıyor: Almanya, NATO yapıları içindeki birlikte çalışabilirlik ve ABD sistemleriyle uyumluluk konularını ön planda tutarken, Fransa ise ABD’den bağımsız operasyonları hedefleyen bir askeri strateji izliyor.

FCAS neydi?

Almanya ve Fransa savunma bakanlıkları, FCAS programını kurtarmak için seçenekleri bir kez daha değerlendirecek.

Karar, geçen hafta Kıbrıs’ta düzenlenen AB zirvesi sırasında yapılan bir toplantıda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından alındı.

Alman hükümeti sözcüsüne göre, her iki ülkenin savunma bakanlıklarına “çeşitli işbirliği yolları üzerinde çalışmaya devam etme ve sonraki adımlar üzerinde anlaşma” görevi verildi.

Sözcü, “Bu çalışmalar önümüzdeki haftalarda tamamlanacak” diye ekledi.

Bundan bir hafta önce, çok sayıda medya kuruluşu “son” arabuluculuk girişiminin kesin olarak başarısız olduğunu bildirmişti.

Merz’den Fransa’ya soğuk duş: FCAS projesi ihtiyacımızı karşılamıyor

FCAS, AB askeri politikasında bir dönüm noktası olarak kabul edilen 2017 yılında başlatıldı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk görev süresinin ardından ABD’nin NATO yükümlülüklerini yerine getirmeye devam edip etmeyeceğine dair şüpheler ışığında, Fransa ve Almanya askeri konularda AB üye ülkeleri arasında daha güçlü bir işbirliğini savundu.

Dönemin Şansölyesi Angela Merkel Mayıs 2017’de “Başkalarına tamamen güvenebileceğimiz zaman, bir anlamda sona erdi,” demiş ve “Biz Avrupalılar kaderimizi gerçekten kendi ellerimize almalıyız,” diye eklemişti.

Kısa bir süre sonra, Haziran 2017’de Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ortak ve konuşlandırılabilir bir AB askeri gücü kurulması çağrısına desteğini ifade etti.

Ayrıca, Temmuz 2017’de Élysée Sarayı’nda düzenlenen 19. Fransa-Almanya Bakanlar Konseyi toplantısında Merkel ve Macron, diğer konuların yanı sıra “yeni nesil” bir Avrupa savaş uçağı olan FCAS’ı geliştirmek üzere anlaştılar.

Ertelemelerle boğuşan Avrupa savunma projeleri

O dönemde FCAS, her iki tarafın da yakın işbirliği yapmayı kabul ettiği altı savunma projesinden biriydi.

Nisan 2018’de, bir Fransız-Alman deniz keşif uçağı olan Deniz Hava Savaş Sistemi’nin (MAWS) ortak geliştirilmesine ilişkin bir mutabakat zaptı imzaladılar.

Fakat Almanya’nın Haziran 2021’de bunun yerine ABD’li Boeing şirketi tarafından üretilen P-8A Poseidon deniz keşif uçağını satın alma kararıyla proje fiilen rafa kaldırıldı. 

Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’nın dünyanın en gelişmiş insansız hava sistemini (UAS) sunma hedefini güttüğü bir başka proje olan Eurodrone ise sürekli gecikmelerle boğuşuyor. Yakın zamanda Fransa’nın projeden çekilme koşullarını müzakere ettiği bildirildi.

Almanya, 2023 gibi erken bir tarihte, Fransa ve İspanya ile dördüncü ortak projesi olan Tiger savaş helikopterinin ortak modernizasyonundan çekilmişti.

Dassault, FCAS projesinin ilerlemesini engelliyor

Topçu sistemlerinin ortak geliştirilmesini amaçlayan beşinci bir Alman-Fransız projesi olan Ortak Dolaylı Ateş Sistemi (CIFS), süresiz olarak ertelendi; uygulamanın, gerçekleşse bile, 2045’ten önce tamamlanması beklenmiyor.

Son olarak, her iki taraf 2017 yılında, Alman Leopard 2 ve Fransız Leclerc’in yerini alması amaçlanan bir ana muharebe tankının ortak geliştirilmesi konusunda anlaşmaya varmıştı.

Ana Kara Savaş Sistemi (MGCS) olarak bilinen proje, insanlı ve insansız araçlar, insansız hava araçları ve diğer ileri teknolojiler dahil olmak üzere çeşitli savaş sistemlerini tek bir ağda entegre edecek, yapay zeka destekli yeni nesil bir “sistemler sistemi” geliştirmeyi amaçlıyordu. 

Fakat diğer tüm projeler gibi MGCS de belirsiz bir gelecekle karşı karşıya. Yılın başında Macron, projenin devamını FCAS programının başarısına bağladı.

MGCS’yi çevreleyen belirsizlikler büyük ölçüde Almanya’nın yeni bir ana muharebe tankını bağımsız olarak geliştirme kabiliyetinden kaynaklanıyor.

Daha geçen yılın Aralık ayında, Federal Kartel Ofisi, savunma firmaları KNDS Deutschland ve Rheinmetall’in, Leopard 3 proje adını taşıyan yeni bir ana muharebe tankını ortaklaşa geliştirme planını onayladı.

Bu, resmi olarak 2045 yılına kadar geçici bir çözüm olarak kabul ediliyor; o yıl, MGCS için olası bir teslim tarihi olarak gösteriliyor. 

Fakat Leopard 2’nin ulusal düzeyde geliştirilmeye devam edilmesi, nihayetinde MGCS’yi tamamen gereksiz hale getirebilir.

FCAS projesinde Alman doktrini ile Fransız doktrini çarpışıyor

Projenin başlangıcından itibaren eşlik eden FCAS ile ilgili çatışma, programdaki teknik liderlik rolü ve proje sorumluluklarının paylaşımı konusundaki farklılıkların yanı sıra, iki ülkenin farklı stratejik yönelimlerinden kaynaklanıyor.

Almanya, NATO yapılarına entegrasyon ve birlikte çalışabilirlik konularının yanı sıra ABD sistemleriyle uyumluluk konularından güçlü bir şekilde yönlendirilen stratejik bir yaklaşım izliyor.

Öte yandan Fransa, ABD’den tamamen bağımsız olarak askeri operasyonlar yürütebilme yeteneğini hedefleyen daha bağımsız bir stratejik yönelim izliyor.

Paris için FCAS, aynı zamanda nükleer silahlarının gelecekteki hava platformu. Ayrıca, jetleri uçak gemilerinden fırlatıp bu gemilere iniş yapabilmesini istiyor.

Son olarak, anlaşmazlık FCAS’ın üçüncü ülkelere ihracatı konusunu da ilgilendiriyor; bu, programın muazzam maliyetlerini karşılamanın önemli bir yolu olarak görülüyor.

2018’den itibaren Almanya, Suudi Arabistan gibi ülkelere silah ihracatını –dolayısıyla FCAS’ı da– onaylamayı reddetti.

Berlin, Riyad’a uyguladığı silah ihracat yasağını ancak 2024 yılında, ülkeye 150 adet IRIS-T güdümlü füze ihracatını onaylayarak kaldırdı.

Almanya ile Fransa, 6. nesil savaş uçağında anlaşamıyor

SWP: FCAS, ulusal çıkarları ne kadar kenara bırakabileceğimizle ilgili

Berlin merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü (Stiftung Wissenschaft und Politik – SWP), 2020’nin başlarında belirttiği gibi, FCAS programı başından beri “Avrupa’nın güvenlik politikası konusunda ne kadar işbirliği yapabileceğinin, kendi yeteneklerini ne kadar geliştirebileceğinin ve bu amaçla ulusal çıkarları ne kadar bir kenara bırakabileceğinin turnusol testi” olarak görülüyordu.

ABD’li düşünce kuruluşu Carnegie Endowment, programın başarısızlığının “Avrupa savunma işbirliğinin kırılganlığını” ortaya çıkaracağı konusunda yakın zamanda uyarıda bulundu.

Kuruluş ayrıca, her halükarda “AB düzeyindeki savunma planlamasının henüz emekleme aşamasında” olduğunu da belirtti.

Carnegie’ye göre, aynı zamanda, FCAS programının başarısızlığı, Avrupa’da maliyetli bir silahlanma yarışını tetikleyerek, yeterli bir pazar olmadan birbiriyle rekabet eden savaş uçağı programlarına yol açabilir.

Açıklamada, İngiliz-İtalyan-Japon ortaklığıyla yürütülen rakip proje GCAP’a ve Berlin’de Fransa yerine İsveç ile ortaklaşa altıncı nesil bir savaş uçağı üretme yönündeki düşüncelere atıfta bulunuluyor.

Bu durum, sadece geliştirme maliyetlerini değil, bakım ve işletme maliyetlerini de artıracak ve ortak operasyonların yürütülmesini engelleyecek.

Sonuç olarak, Avrupa güçleri arasında süregelen anlaşmazlıklar, ortak hedefin gerçekleştirilmesini sorgulanır hale getirecek.

Almanya ile Fransa arasındaki yeni nesil savaş uçağı sorunu sürüyor

Çok Okunanlar

Exit mobile version