Bizi Takip Edin

Asya

Hürmüz krizi devam ederken Modi, Hindistan vatandaşlarına ‘kemer sıkma’ çağrısı yaptı

Yayınlanma

Hindistan Başbakanı Modi, döviz tasarrufu sağlamak için vatandaşlardan evden çalışmalarını, altın alımlarını sınırlamalarını ve yurt dışı seyahatlerini durdurmalarını istedi.

Başbakan Narendra Modi, dünyanın üçüncü büyük petrol ithalatçısı olan Hindistan’ın yükselen enerji fiyatlarının yol açtığı ekonomik sarsıntıyı durdurmaya çalıştığı bir dönemde, Hint vatandaşlara evden çalışarak ve toplu taşıma kullanarak yakıt tasarrufu yapmaları çağrısında bulundu.

ABD’nin İran’a saldırmasından bu yana, dünyanın en kalabalık ülkesinin lideri vatandaşlardan kemer sıkmalarını ilk kez istedi. Bu çağrı, yeniden güç kazanan iktidardaki Bharatiya Janata Partisi’nin (BJP) zayıflamış muhalefete karşı eyalet seçimlerinde zaferler kazanmasından birkaç gün sonra geldi.

Hindistan hükümeti açısından en büyük kaygılardan biri, yükselen enerji fiyatlarının rupi ve döviz rezervleri üzerinde oluşturduğu baskı. Modi, pazar akşamı güneydeki Secunderabad kentinde yaptığı konuşmada, “Benzin ve motorin kullanımımızı azaltmalıyız,” dedi. “Metro hatlarının bulunduğu şehirlerde yalnızca metroyla seyahat etmeye karar vermeliyiz… Küresel ölçekte benzin ve motorin bu kadar pahalı hale geldiği için döviz tasarrufuna da güçlü biçimde önem vermeliyiz” diye ekledi.

Emkay Global Financial Services başekonomisti Madhavi Arora, “Seçimler artık geride kaldığına göre Modi, İran savaşının yol açtığı ekonomik sorunlar konusunda daha gerçekçi olabilir,” dedi. Financial Times’a konuşan Arora’ya göre bu, şimdiye kadar hükümet ve kamuya ait petrol şirketleri tarafından üstlenilen yakıt fiyatı artışlarına vatandaşları hazırlamak anlamına geliyor.

Arora, “Yakın zamana kadar yükü yalnızca petrol şirketleri ve hükümet taşıyordu. Şimdi tüketicileri de sürece dahil etme zamanı. Bence bu yükü üç ekonomik aktörün de paylaşması gerekiyor” dedi.

Modi, İran savaşının yol açtığı yemeklik gaz kıtlığı ve hızla artan petrol maliyetleriyle mücadele ediyor. Bu kriz, geçen yıl 174 milyar dolarlık petrol ve gaz ithal eden Hindistan için büyük bir sınama oluşturuyor. Ülkenin doğal gaz ithalatının üçte ikisi ve ham petrol ithalatının yarısı Körfez’den geliyor.

Hindistan, açığı kapatmak için başka tedarikçilere yöneldi. Buna, ABD’nin mart ayında yaptırımları kısmen hafifletmesinin ardından Rusya’dan petrol almak da dahil. Ayrıca ülke, yerli rafinerilere yemeklik gaz üretiminde iç tüketimi öncelemeleri talimatını verdi.

Ancak daha yüksek ithalat fiyatları para birimine zarar verdi ve yatırımcı güvenini sarstı. Rupi, Körfez’deki çatışmaların başlamasından bu yana Asya’nın en kötü performans gösteren para birimleri arasında yer aldı. Savaşa dolar karşısında yaklaşık 91 seviyesinden giren rupi, 95’in üzerine çıkarak tarihî düşük seviyeye geriledi.

Ekonomistler, yabancı yatırımcıların Hindistan hisselerini rekor hızda satması nedeniyle zaten baskı altında olan Hindistan’ın ödemeler dengesi üzerindeki savaş etkisinden kaygı duyuyor.

Modi, vatandaşlara bir yıl boyunca zorunlu olmayan altın alımlarını askıya alma, tatil ve düğün amaçlı yurt dışı seyahatlerinden kaçınma çağrısında bulundu.

Mumbai’deki HDFC Securities’in baş araştırma yöneticisi Devarsh Vakil, “Yükselen ham petrol fiyatları ve küresel istikrarsızlık, Hindistan’ın döviz rezervleri üzerinde ağır baskı yaratıyor; altın ithalatı ve yurt dışı seyahatler gibi isteğe bağlı harcamaları azaltmak, ülkenin bu rezervleri korumasına yardımcı olabilir,” dedi.

Hindistan’ın döviz rezervleri, savaşın başlamasından bu yana yüzde 5 düşerek 690 milyar dolara geriledi. Hindistan Merkez Bankası, para birimindeki düşüşü yumuşatmak amacıyla dolar satarak piyasaya müdahale etti.

Mumbai merkezli ekonomist ve Nirmal Bang araştırma başkanı Teresa John, “Modi’nin konuşmasının altında yatan temel unsur dövizin korunmasıdır,” dedi.

Körfez krizi uzadıkça ekonomistler, son yıllarda dünyanın en hızlı büyüyen büyük ekonomisi olan Hindistan için büyüme tahminlerini aşağı çekiyor. Hindistan Merkez Bankası, Mart 2027’de sona erecek mali yılda GSYH’nin yüzde 6,9 büyüyeceğini tahmin ediyor. Buna karşılık IMF, 2026 takvim yılı için yüzde 6,5 büyüme öngörürken, Goldman Sachs tahminini 0,6 puan düşürerek yüzde 5,9’a indirdi.

Asya

6,3 milyar dolarlık Binance vurgunundan “Kuzey Koreli hackerlar” sorumlu iddiası

Yayınlanma

Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance, sektör rekoru niteliğinde 6,3 milyar dolarlık bir siber saldırıya uğradı.

The Guardian’a göre uzmanlar, olası failin Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) olduğunu belirtiyor.

Binance, etkilenen varlıkları dondurmak için aceleyle harekete geçti ve şu ana kadar yaklaşık 3 milyar dolarlık tutar tespit edildi.

Şirket, geri kalan 3,3 milyar dolar hakkında herhangi bir güncelleme yapmadı.

Binance’in kurucu ortağı Yi He, şirketin “tüm siber saldırı kayıplarını” karşılayacağını söyledi.

Analistler, saldırıyı KDHC devletinin desteklediği hackerlara atfetti. The Guardian’a göre KDHC’nin kripto hırsızlığı konusunda bir geçmişi var ve FBI’a göre, geçen yıl Tokyo’daki bir kripto para borsasından yaklaşık 1,5 milyar dolarlık sanal varlığın çalınmasının arkasında da bu ülke vardı.

Bu olay, o zamana kadar kaydedilen en büyük kripto hırsızlığı rekoruydu.

Kripto analiz şirketi TRM, saldırıyı “yüksek güven derecesiyle” Kuzey Kore’nin seçkin hacker birimi TraderTraitor’a atfetti.

Bir başka analiz kuruluşu olan Chainalysis de soygunu TraderTraitor’a bağladı.

Binance, fonların çalındığını açıkça doğrulamadı. Fakat TRM ve Chainalysis, 6 milyar dolardan fazla paranın çalındığını iddia etti. Şirket, ekiplerinin sorunu çözmek için “gece gündüz çalıştığını” belirtti.

Binance’in açıklamasına göre, ilk soruşturma sonuçları, güvenlik ihlalinin Binance mühendislerinden birine ait hacklenmiş bir dizüstü bilgisayarla başlamış olabileceğini ve bu sayede bir saldırganın şirketin sistemlerinden birine erişim sağlayarak yetkisiz para çekimleri gerçekleştirebildiğini ortaya koydu.

Kullanıcıların dijital varlıkları alıp satmasına ve ticaretini yapmasına olanak tanıyan Binance’in dünya çapında 335 milyon kayıtlı kullanıcısı bulunuyor ve borsanın 2025 yılı yıllık raporuna göre, saklama altındaki varlıkların toplam değeri yaklaşık 162,8 milyar dolardı.

Binance’in eş genel müdürlerinden Richard Teng, “Sonuç olarak, paranız güvende ve her türlü zararı biz karşılıyoruz,” dedi.

Şirket yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Önlem olarak, güvenlik ekiplerimiz kolluk kuvvetleri ve sektördeki ortaklarımızın yakın desteğiyle kontroller yaparken, cüzdan altyapısını güvence altına alırken ve etkilenen varlıkları takip ederken, tüm para yatırma ve çekme işlemleri geçici olarak askıya alınmıştır.”

Piyasalar cuma günü Asya seansının başlarında hemen tepki gösterdi ve açık ara en popüler kripto varlık olan bitcoin, %3’ün üzerinde düşüş yaşayarak 76.368 dolar ile son altı haftanın en düşük seviyesine geriledi.

Kripto borsası Coinbase Global’in hisseleri %4,8 değer kaybederken, bitcoin alıcısı Strategy’nin hisseleri ABD piyasalarında uzatılmış işlem saatlerinde yaklaşık %6 düştü.

Binance, 2017 yılında Changpeng Zhao tarafından kuruldu. Zhao, 2023 yılında platformda kara para aklanmasını önleyememesiyle ilgili olarak ABD’de suçunu kabul etmişti. Donald Trump, 2025 yılında onu affetti.

Zhao, perşembe günü X’te paylaştığı mesajda, “Kullanıcı fonları güvende!” dedi ama olayın “Binance’e yönelik bir siber saldırıya benzediğini” de ekledi.

Artık Binance’i yönetmediğini belirten Zhao, “Hissedar olarak tüm kullanıcı fonlarının tam olarak karşılanmasını bekliyorum,” dedi.

Chainalysis ve diğer sektör uzmanlarına göre, olay doğrulanırsa bu, dünyanın en büyük kripto hırsızlığı olabilir.

Büyük kripto piyasa yapıcı GSR’nin sistematik OTC iş kolunun başkanı Aravind Srinivasan, “Bu, tarihin en büyük siber saldırısı,” dedi.

Analistler, varlıkların olası kaybının ötesinde, bu güvenlik ihlalinin kripto para piyasası üzerinde daha geniş kapsamlı etkileri olabileceğini belirtti.

Zira kripto para piyasası, son zamanlarda ABD’deki faiz oranlarındaki artış ve borsa yatırım fonu alıcılarından gelen talebin zayıflaması nedeniyle zaten baskı altındaydı.

Binance, kullanıcılar için güvenli bir varlık fonu işletiyor; şirketin web sitesinde belirtildiği üzere, bu fon tamamen bitcoin olarak tutulan bir rezerv olup, güvenlik ihlalleri durumunda kullanıcı varlıklarını korumayı amaçlıyor.

Stabil kripto para ihraççısı Tether, olayla bağlantılı yaklaşık 1,57 milyar dolarlık varlığı dondurduğunu açıklarken, Circle ise 800 milyon dolardan fazla tutarı dondurdu.

Trump ve ailesiyle bağlantılı bir kripto şirketi olan World Liberty Financial, perşembe günü yaptığı açıklamada, Binance saldırısı olarak nitelendirdiği olayda çalınan fonları dondurmak için kripto para saklama hizmeti sağlayıcısı BitGo ile işbirliği yaptığını belirtti.

Binance’ten Yi, 27 milyon dolarlık stabilcoin ve yaklaşık 2 milyon dolar değerinde World Liberty tokeninin dondurulduğunu söyledi.

Bu olay, kripto para hırsızlıklarının art arda yaşandığı bir dizi olaya bir yenisini ekliyor. TRM Labs’taki araştırmacılara göre, geçen yıl saldırganlar yaklaşık 150 saldırı sonucunda 2,9 milyar dolar değerinde kripto para çaldı.

Eylül ayında kripto para borsası Bitget, platformundan yaklaşık 350 milyon dolar değerinde kripto paranın çalındığını açıkladı; bu durum, sektörün bilgisayar korsanlarına karşı ne kadar savunmasız olduğunu ortaya koydu.

Okumaya Devam Et

Asya

Mao gafı krize yol açtı: Mbappe özür diledi, Çin’de boykot başladı

Yayınlanma

Kylian Mbappe, internette yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle üç dilde özür diledi. Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını iptal etmesinin ardından devlet televizyonu La Liga maçlarının yayınına ara verdi.

Fransa Milli Takımı ve Real Madrid’in yıldız futbolcusu Kylian Mbappe, internette hızla yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkında şaka yapması üzerine patlak veren krizin ardından özür diledi.

Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını peş peşe feshetmesiyle başlayan tepki dalgası, İspanya 1. Futbol Ligi La Liga’nın Çin’deki televizyon yayınlarının askıya alınmasına kadar uzandı.

Tepki çeken videoda Mbappe, kendisiyle ilgili internette gördüğü en komik görselin, yüzünün fotomontajla “bir adamın, sanırım bir Çin diktatörünün” bedenine yerleştirildiği içerik olduğunu söylüyor.

Bu sözlerin, futbolcunun yüzünün Mao Zedong’un bilinen portresine yerleştirildiği bir internet mizahına gönderme olduğu görülüyor.

Tepkilerin büyümesi üzerine Fransız forvet Fransızca, Çince ve İngilizce olmak üzere üç dilde yayımladığı yazılı açıklamada, “Yaptığım yorum düşüncesizceydi. Şimdi Çin’de ve dünya genelindeki Çinli topluluklarda birçok insanı incittiğini anlıyorum. Sözlerimin üzdüğü herkesten özür dilerim” dedi.

Krizin büyümesi üzerine La Liga yönetimi de resmi bir özür açıklaması yayımlamak zorunda kaldı.

Açıklamada, “Kylian Mbappe’nin son yorumlarının Çinli taraftarlar arasında yarattığı kırgınlıktan derin üzüntü duyuyoruz. Bu yorumlar kişisel sıfatla yapılmıştır ve La Liga’yı temsil etmemektedir” ifadeleri yer aldı.

Çin’de, 1976 yılında hayatını kaybeden ve sert politikaları tarihçiler tarafından kitlesel kıtlık ile milyonlarca insanın ölümüyle ilişkilendirilen kurucu lider Mao hakkında espri yapmak en katı tabular arasında kalmayı sürdürüyor.

Sponsorlar anlaşmaları tek tek bozdu

Açıklamanın ardından Çin’in önde gelen ticari markaları yıldız futbolcuyla yollarını ayırdı.

Bu yılki Dünya Kupası sırasında Mbappe’nin yapay zekayla üretilmiş görüntülerini spor içeceği reklamlarında kullanan içecek devi Dongpeng, Fransız kaptanla tüm işbirliğini sonlandırdığını duyurdu.

Şirket açıklamasında, “Firmamız, ulusal duyguları inciten her türlü davranışa kesinlikle karşı çıkmakta ve sıfır tolerans politikası uygulamaktadır” dedi.

Çin’in en büyük süt ürünleri üreticisi Mengniu ve peynir markası Milkground da bugüne dek ülkede milyonlarca sosyal medya takipçisiyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan Mbappe ile bağlarını kopardığını açıkladı.

Çin’in sosyal medya platformu Weibo’da “Dongpeng İçecek Mbappe ile işbirliğini sonlandırdı” başlığı, 430 milyon görüntülenmeyle en çok konuşulan konu haline geldi. Bir Weibo kullanıcısı söz konusu ifadelerin “kırmızı çizgiyi aşan son derece ciddi yanlış sözler” olduğunu yazarken, birçok kullanıcı Dongpeng’e Mbappe’nin resimlerini şişelerden kaldırması çağrısında bulundu.

Ülkenin en büyük çevrimiçi futbol platformlarından Dongqiudi de Mbappe’nin ifadelerinin “Çin’e ve Çin halkına yönelik bir hakaret” niteliği taşıdığını belirtti.

Geçtiğimiz pazartesi günü dünyanın en iyi futbolcusuna verilen Ballon d’Or ödülünde İngiliz forvet Harry Kane’in arkasında ikinci sırayı alan 27 yaşındaki futbolcu, eylül ayında Fransız spor gazetesi L’Equipe’e verdiği bir mülakatta kendisini askeri bir diktatör olarak gösteren eski bir internet mizahına değinmişti.

Mbappe o söyleşide, “Bunun komik bir yanı var… Ama bir diğer yanı da bu tür insanların tarih boyunca yol açtığı yıkım yüzünden o kadar komik değil” ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri devrede, devlet televizyonu maçları kesti

Gelişmeler Pekin yönetiminin de gündemine girdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun olağan basın toplantısında, Mbappe ile ilgili haberlerden haberdar olduklarını belirterek, “Çin halkının duygularını inciten söz ve eylemler, Çin toplumunun tüm kesimlerinden doğal olarak ortak bir ret tavrıyla karşılaşacaktır” diye konuştu.

The Paper yayın organının devlet televizyonu kaynaklarına dayandırdığı habere göre, CCTV kanalı La Liga maçlarının tüm yayınlarını askıya aldı ve Mbappe’nin yer aldığı tüm reklamları yayından kaldırdı.

Bununla birlikte CCTV’nin internet sitesinde, bu hafta sonu oynanacak La Liga karşılaşmaları çevrimiçi yayın akışı çizelgesinde görünmeye devam ediyor.

Pekin merkezli spor danışmanlığı şirketi Key-Solution Sports Consulting’in kurucusu Adam Zhang, Mbappe özür dilemeden önce AFP’ye yaptığı açıklamada, krizin yatışması için hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “İçten bir açıklama yapmak şart. Ne kadar erken olursa o kadar iyi” uyarısını yapmıştı.

Çinli taraftarlar da tepkilerini doğrudan dile getirdi. Pekin’deki bir alışveriş merkezinde çalışan 30 yaşındaki Zhang Jingqi, “Mbappe’yi sahada izlemekten gerçekten keyif alırdım. Fakat dün bu haber çıktığından beri, üzülerek söylüyorum ki bu hayranlığımı tamamen kaybettim” dedi.

Tayvan, Tibet ve Hong Kong gibi Pekin açısından hassas konulara değinen küresel spor yıldızları daha önce de Çin’de benzer tepkilerle karşılaşmış ve sponsorlarını kaybetmişti.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, ticari sırlarını ‘yabancı kuruluşlara’ karşı korumak için yeni kurallar hazırladı

Yayınlanma

Kamuoyunun görüşüne açılan düzenleme taslağı, Çin’in ticari sırlarını yabancı kuruluşlara karşı koruyarak ‘ulusal egemenliğini’ ve ‘kalkınma çıkarlarını’ güvence altına almayı hedefliyor.

Çin Ticaret Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkenin ticari sırlarını korumaya yönelik özel kurallar hazırladığını ve önerilen düzenlemeleri kamuoyunun görüşüne açtığını duyurdu.

South China Morning Post’un bakanlığın yayımladığı taslak metinden aktardığına göre düzenlemeler, “yabancı bir kuruluşun uluslararası ekonomi, ticaret ve bunlarla bağlantılı faaliyetler sırasında Çin’e ait ticari sırları ihlal eden eylemlerde bulunması” ve bu eylemlerin “Çin’in ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını tehlikeye atması veya bunlara yönelik gerçek bir tehdit oluşturması” durumlarında uygulanacak.

Taslağa göre Ticaret Bakanlığı, yasaklanmış faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen yabancı kuruluşlara bir veya birden fazla yaptırım uygulayabilecek. Bu yaptırımlar arasında söz konusu kuruluşların Çin ile mal, teknoloji ve hizmet ticaretinin kısıtlanması veya yasaklanması ve Çin’de yeni yatırım yapmalarının sınırlandırılması da bulunuyor.

Öngörülen diğer tedbirler arasında, kuruluşların personelinin ve taşıtlarının Çin’e girişinin sınırlandırılması, ülkede bulunan personelin çalışma izinleri ve oturma haklarının iptal edilmesi veya kısıtlanması ve ihlalin ağırlığıyla orantılı para cezaları uygulanması yer alıyor.

Taslak düzenleme, Çin’in elektrikli araçlar, bataryalar ve nadir toprak elementlerinin işlenmesi gibi sektörlerde lider konuma yükseldiği bir dönemde hazırlandı. Bu sektörlerde teknolojik bilgi birikimi ve ticari sırlar, rekabet gücünün temel unsurları arasında yer alıyor.

Economist Intelligence Unit’in kıdemli ekonomistlerinden Xu Tianchen, “Çin’in ABD ve Avrupa Birliği ile rekabeti bağlamında ticari sırların korunması gerçekten daha önemli hale geldi” dedi.

South China Morning Post’a konuşan Xu, “Özellikle Çin’in uluslararası ziyaretçilere yönelik daha açık bir politika benimsemesiyle birlikte şirketler, olası ticari casusluk faaliyetlerine karşı dikkatlerini artırmak isteyeceklerdir” ifadelerini kullandı.

Ticaret Bakanlığının hazırladığı düzenleme, bu ayın başında Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile birlikte yayımladığı ayrı bir taslak planın ardından geldi. Söz konusu planda, yapay zekâdan biyoteknolojiye ve fotovoltaik güneş enerjisine kadar uzanan sektörlerde 14 teknolojiyi kapsayan ihracat yasakları önerilmişti.

Xu, teknoloji ihracat kataloğunda yapılması planlanan değişikliklerin hangi teknolojilerin korunması gerektiğini tanımladığını, yeni düzenlemelerin ise hükümetlerin ve şirketlerin bu tür durumlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini belirleyeceğini söyledi.

Yeni kurallar, Ticaret Bakanlığına yabancı kuruluşların faaliyetlerinin Çin’in egemenliği, güvenliği veya kalkınma çıkarları açısından tehdit oluşturup oluşturmadığını soruşturma yetkisi de verecek.

Düzenlemeler, soruşturma altındaki yabancı kuruluşların yetkililerle işbirliği yapmasını ve ilgili bilgileri sağlamasını zorunlu kılarken, söz konusu kuruluşlara kendilerini savunma hakkı da tanıyor. Bununla birlikte, bir kuruluşun işbirliği yapmaması veya “soruşturmayı başka şekillerde engellemesi” durumunda Bakanlık, mevcut bulgulara dayanarak karar verebilecek.

Taslak metne göre şirketler ve bireyler de yabancı kuruluşların ticari sırları ihlal ettiğine ilişkin iddialarını Ticaret Bakanlığına bildirebilecek.

Bakanlığın açıklamasına göre taslak düzenleme şu anda kamuoyunun görüşüne açık bulunuyor. Görüş ve önerilerin 24 Kasım’a kadar iletilmesi gerekiyor.

Geçen hafta ABD Dışişleri Bakanlığı, Amerikan şirketlerine ait ticari sırları çaldıklarından şüphelenilen beş Çinli kuruluşa, Amerikan Fikri Mülkiyetini Koruma Yasası kapsamında kapsamlı yaptırımlar uygulayacağını duyurmuştu.

Yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında, eski Google yazılım mühendisi Ding Linwei tarafından kurulan Shanghai Zhisuan Technology, risk sermayesi şirketi MiraclePlus ve bunlarla bağlantılı üç kuruluş yer alıyor.

Çin Ticaret Bakanlığı ise buna karşılık yaptığı açıklamada, söz konusu adıma “kesinlikle karşı çıktığını” belirtti. Bakanlık, yaptırımların “Çinli şirketleri damgaladığını” ve bu şirketlerin hak ve çıkarlarına ciddi zarar verdiğini savundu.

Bakanlık ayrıca Çinli yapay zekâ şirketlerinin hızlı gelişiminin, temel araştırma alanında yıllardır sürdürülen çalışmaların ve inovasyona yapılan kesintisiz yatırımların sonucu olduğunu, ticari sırların çalınmasıyla hiçbir ilgisi bulunmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English