Asya
Ülkeler kesintiye uğrayan gaz arzına alternatif ararken kömür sevkiyatları sıçradı

ABD-İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş nedeniyle kesintiye uğrayan petrol ve gaz arzının yerine alternatif yakıt arayan ülkeler, son aylarda kömür sevkiyatları oranında sert bir artışa yol açtı.
Kuzey yarımkürede ısınma sezonu sona yaklaşırken kömür sevkiyatları normalde nisan ve mayıs aylarında yavaşlar. Ancak fiyatlandırma kuruluşu Argus’a göre son aylarda kömür, orta ölçekli gemilerde hacim bakımından en büyük yük kalemi oldu; navlun ücretleri de mayıs ayında şubat ayına kıyasla ortalama yüzde 50’ye varan oranlarda yükseldi.
Analitik platformu Kpler’e göre küresel kömür ithalatının mayıs ayında 464.000 tonun üzerine çıkması bekleniyor. Bu, kayıtlara geçen en yüksek üçüncü aylık kömür ithalatı seviyesi olacak.
Yunan denizcilik şirketi Navios Partners’ın icra kurulu başkanı Angeliki Frangou, “Bir metrik ton gazın yerine iki ton kömür koyabilirsiniz ve bir anda, varlığını unuttuğumuz kömür çok büyük bir etki yaratmaya başlar,” dedi.
Financial Times‘a konuşan Frangou, “Daha önce hayal bile edemeyeceğim şekilde, pek çok ülkenin kömüre yöneldiğini görüyoruz,” diye ekledi.
Hem İran’ın hem de ABD’nin bu dar geçit üzerinde kontrol sağlamaya çalışması nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndan yapılan taşımacılığın dramatik biçimde azalması, birçok ülkeyi daha az oynak bölgelerde üretilen yakıtlara geçmeye zorladı.
Argus’a göre dünyanın en büyük kömür ihracatçısı olan Endonezya’dan yapılan sevkiyatların navlun ücretleri, mayıs ayında şubat ayına kıyasla ortalama yüzde 60 ila 75 arttı. Bu yakıtın ikinci büyük üreticisi olan Avustralya’dan yapılan sevkiyatların maliyeti ise yüzde 40 ila 50 yükseldi.
Bir kömür tüccarına göre Orta Doğu’daki savaşın yarattığı enerji şoku, kömür talebini “aşırı hızlandırdı”.
Elektrik üretmek için santrallerde kullanılan termal kömürün küresel piyasası, savaş başladığında zaten sıkışıktı. Bunun nedeni, nisan başında yürürlüğe giren Endonezya ihracat kısıtlamalarıydı. Aynı tüccara göre piyasa, gazdan kömüre geçiş nedeniyle o tarihten bu yana daha da sıkıştı.
Kömür talebi özellikle, Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez’den taşınan gaz arzına yoğun biçimde bağımlı olan Asya’dan geldi.
Çin, Hindistan ve Filipinler gibi Asya’daki birçok ülke elektrik üretiminde zaten büyük ölçüde kömüre bağımlıydı. Ancak enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışan bazı ülkeler de atıl durumdaki kömür santrallerini yeniden devreye alarak ve kömür kullanımına yönelik sınırları kaldırarak yeniden bu kirletici yakıta yöneldi.
Örneğin Tayland, kömür yakıtlı elektrik santrallerini yeniden çalıştırdı. Güney Kore’de ise Başkan Lee Jae Myung daha önce kömür kapasitesinin büyük bölümünü 2040’a kadar emekliye ayırma taahhüdünde bulunmuştu. Ancak hükümet, sıvılaştırılmış doğal gaza olan bağımlılığı geçici olarak azaltmak amacıyla mart ayında kömür yakıtlı santraller için uygulanan yüzde 80’lik mevsimsel kapasite kullanım sınırını kaldırdı.
S&P Global’e göre savaşın ilk altı haftasında Güney Kore, kömürden elektrik üretimini bir yıl önceki aynı döneme kıyasla 4 gigavattan fazla artırdı. Vietnam ve Japonya da son iki ayda kömürden elektrik üretimini yükseltti.
En büyük armatörler birliği olan Bimco’ya göre Japonya, Güney Kore ve AB’ye yapılan kömür sevkiyatları nisan ayında yıllık bazda yüzde 27 arttı.
Bimco’da deniz taşımacılığı analizleri yöneticisi Filipe Gouveia, başlıca kömür ihracatçılarından Japonya, Güney Kore ve Avrupa’ya olan seyir mesafelerinin, kömür yükleri için ortalama mesafelerden çok daha uzun olduğunu; bunun da navlun ücretlerini yukarı ittiğini söyledi. Argus’a göre gemi yakıtı arzının giderek sıkılaşması da kömür yüklerine yönelik navlun ücretlerinin artmasındaki bir diğer önemli nedendi.
Endonezya’nın ihracat kısıtlamaları, dünyanın en büyük kömür kullanıcıları olan Çinli elektrik santrallerini Avustralya, Rusya ve Güney Afrika gibi ülkelerden daha fazla alım yapmaya zorladı.
Çin’in kömür talebi, kömürü petrokimya ürünleri üretiminde girdi olarak kullanan “kömürden kimyasala” tesislerinden gelen artan taleple de desteklendi. Körfez’deki çatışma, küresel ölçekte petrokimya ürünlerinde arz açığına yol açtı ve bu da Çin’i kömürden kimyasal üretimini artırmaya sevk etti.
Mart ayında Çin talebi, Asya’nın gösterge kömür fiyatlarını iki yılı aşkın sürenin en yüksek seviyelerine taşıdı. Ancak fiyatlar o tarihten bu yana bir miktar gevşedi. Piyasa katılımcıları, yaz aylarında klima kullanımının artacağı döneme girilirken fiyatların daha da yükselebileceğine inanıyor.
Kuzey yarımkürede elektrik santralleri, klima talebinin yol açtığı “yaz tüketimi” öncesinde genellikle temmuz başında kömür stoklarını yenilemeye başlar. Piyasa katılımcılarına göre bu alımlara ilişkin görüşmeler şu anda devam ediyor.
Asya
Çin’in ekonomik reformlarının baş mimarlarından eski Başbakan Zhu Rongji 97 yaşında hayatını kaybetti

Eski Başbakan Zhu Rongji, Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne katılım sürecine öncülük etti.
İnsanlık tarihinin en büyük ekonomik reformlarından birinin mimarlarından olan Çin’in eski Başbakanı Zhu Rongji, çarşamba günü hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Zhu 97 yaşındaydı.
1998-2003 yılları arasında Çin Başbakanı olarak görev yapan Zhu, yolsuzlukla mücadele etmesi, merkezi planlı ekonomide kapsamlı değişikliklere gitmesi ve kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT) sektörünü yeniden yapılandırmasıyla hatırlanıyor.
Zhu, Çin’in 2001 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) katılımına ilişkin müzakerelerin başındaki isimdi. Bu süreç Çin’in uluslararası pazarlara açılmasını sağladı ve ülke ekonomisinde büyük değişimlerin önünü açtı.
Zhu ayrıca 1997’de Hong Kong’un Çin’e sorunsuz biçimde devredilmesinde önemli rol oynadı ve aynı yıl patlak veren Asya mali krizine karşı Pekin’in yürüttüğü politikaların başında yer aldı.
Zhu kamuoyu önüne son kez Ekim 2018’de Pekin’de çıktı. Tsinghua Üniversitesi Ekonomi ve Yönetim Fakültesi Danışma Kurulu üyeleriyle bir araya geldiği toplantıya eski ABD Hazine Bakanı Henry Paulson, Apple CEO’su Tim Cook ve dönemin IBM CEO’su Ginni Rometty de katıldı.
Çin devlet haber ajansı Xinhua’nın çarşamba günü yayımladığı resmi ölüm ilanında Zhu, “Komünist Partinin seçkin bir üyesi, uzun yıllar sınanmış ve sadık bir komünist savaşçı, seçkin bir proleter devrimci ve devlet adamı, parti ile devletin müstesna bir lideri” olarak nitelendirildi.
İlanda Zhu’nun, ülkenin Asya mali krizinin yarattığı büyük etkilerin üstesinden gelmesine yardımcı olduğu ve “Hong Kong’un uluslararası bir finans merkezi olarak refah ve istikrarını kararlılıkla koruduğu” belirtildi.
Zhu’nun istikrarlı ve hızlı ekonomik büyümeyi sürdürmek amacıyla daha aktif maliye ve para politikalarına yöneldiği de kaydedildi.
Xinhua’nın yayımladığı ölüm ilanında Zhu’nun ekonomik sistem reformlarının ilerletilmesindeki rolüne de dikkat çekildi. Özellikle kamu işletmelerini yeniden yapılandırırken mülkiyet haklarının daha açık biçimde tanımlanmasına ve devletin idari işlevleriyle şirketlerin ticari faaliyetlerinin birbirinden ayrılmasına öncelik verdiği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca Zhu’nun, Çin’in DTÖ’ye katılımını sağlayan “zorlu müzakerelere” liderlik etmedeki belirleyici rolüne dikkat çekildi. Bu adım, ülkenin küresel ekonomiyle bütünleşme sürecini yeniden şekillendirdi.
Resmi ölüm ilanına göre Zhu, Mart 2003’te başbakanlıktan emekli olduktan sonra da Hu Jintao ve Xi Jinping liderliğindeki merkezi yönetimi desteklemeyi sürdürdü.
İlanda, “Çin karakterli sosyalizmin büyük davasıyla ilgilenmeye devam etti ve partinin çalışma tarzı ile dürüstlüğünün güçlendirilmesini ve yolsuzlukla mücadeleyi kararlılıkla destekledi” denildi.
Açıklamada ayrıca Zhu’nun “halka derin bir bağlılık duyduğu; kamu görevlilerinin halkın hizmetkârı olarak hareket etmesi, doğruyu söylemeye cesaret etmesi, insanları gücendirmekten korkmaması, özel ayrıcalık peşinde koşmaması, ağır sorumluluklar üstlenmesi, zor meselelerin üzerine sorumlulukla gitmesi ve somut sonuçlar üretmesi gerektiğini vurguladığı” belirtildi.
Economic Information Daily’nin 2013 yılında yayımladığı bir habere göre Zhu, 1998’de başbakan olduğunda bilim, eğitim ve ekonomi arasındaki yakın entegrasyonu teşvik ederek ülkenin kalkınmasını hızlandırmak amacıyla Ulusal Bilim, Teknoloji ve Eğitim Liderlik Grubu’nu kurdu ve başına geçti.
1990’lı yıllarda Çin’de yüksek enflasyon, artan borç yükü ve kamu işletmelerinin zararları mali istikrarı tehdit ederken Zhu, maliye politikasını merkezileştirerek, bürokrasiyi azaltarak ve başarısız işletmeleri kapatarak ya da özelleştirerek bu riskleri azaltmaya çalıştı.
Çarşamba günü yayımlanan resmi ölüm ilanında Zhu, işten çıkarılan ve işsiz kalan çalışanların yeniden istihdam edilmesini teşvik etmesi ve sosyal güvenlik sistemini güçlendirmesi nedeniyle de övüldü.
1928 yılında Çin’in orta kesimindeki Hunan eyaletinin başkenti Changsha’da doğan Zhu, 1951’de Tsinghua Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu ve kamu hizmetine girerek bölgesel ve ulusal ekonomi politikaları üzerinde çalıştı.
Zhu, 1991-1998 yılları arasında Çin ekonomisinden sorumlu başbakan yardımcılığı görevini yürüttü, ardından başbakan oldu.
Asya
Çin ve Endonezya Tayvan’ın doğusunda deniz tatbikatı gerçekleştirecek

Çin ve Endonezya ağustos ortasında Tayvan adasının doğusunda tatbikat yapacak: İlk ortak tatbikatın “büyük önem” taşıdığı belirtiliyor. Tayvan hükümeti ise tatbikatı kınadı.
Çin Savunma Bakanlığı salı günü yaptığı açıklamada, ağustos ortasında Tayvan’ın doğusunda gerçekleştirilecek tatbikatın, Endonezya donanmasına ait bir gemiyle düzenlenecek bir “seyir tatbikatı” olacağını duyurdu. Tatbikatın tam olarak nerede yapılacağı açıklanmadı.
Bu, Çin donanması ile yabancı bir ülkenin donanmasının söz konusu sularda gerçekleştireceği ilk tatbikat olacak. Çinli askeri uzman Zhang Junshe, salı günü Global Times’a yaptığı açıklamada, tatbikatın büyük önem taşıdığını ve Çin’in Tayvan adasının doğusundaki münhasır ekonomik bölge üzerindeki egemen haklarını ve yetkisini ortaya koyduğunu söyledi.
Çin Savunma Bakanlığı’nın salı günkü açıklamasına göre, ağustos ortasında Çin donanmasına ait Honghe gemisi, Tayvan adasının doğusunda Endonezya donanmasına ait bir gemiyle seyir tatbikatı gerçekleştirecek. Tatbikatta haberleşme ve seyir halinde ikmal gibi konulara odaklanılacak. Tatbikatın iki donanmanın müşterek operasyon kapasitesini artırmayı, ikili pratik işbirliğini derinleştirmeyi ve bölgesel barış ve istikrarı ortaklaşa korumayı amaçladığı belirtildi.
Çin ve Endonezya daha önce de çeşitli vesilelerle ortak tatbikatlar düzenledi. Kasım sonundan aralık başına kadar iki ülke, Çin ve Endonezya silahlı kuvvetlerinin kara, deniz ve hava unsurlarının katıldığı ortak bir insani yardım ve afet müdahale tatbikatı gerçekleştirdi.
Askeri uzman Zhang Junshe, Çin ve Endonezya donanmalarının Tayvan adasının doğusundaki sularda gerçekleştireceği yaklaşan tatbikatın, Çin ile yabancı bir ülke arasında bu sularda düzenlenen ilk deniz tatbikatı olacağını belirterek bunun “son derece önemli” olduğunu söyledi.
Zhang, bu adımın Çin’in tutumunu dış dünyaya açık biçimde iletmeyi amaçladığını belirtti:
“Çin, Tayvan adasının doğusundaki münhasır ekonomik bölge üzerinde egemen haklara ve yargı yetkisine sahiptir.”
Zhang şöyle devam etti:
“Yabancı donanma gemelerini Çin’in kendi yetki alanındaki sularda eğitim gerçekleştirmeye davet etmek normal ve makuldür. Bu eylem aynı zamanda Çin’in bu sularda egemen haklara ve yargı yetkisine sahip olduğunu göstermektedir. Çin’in egemenliği ile denizlerdeki hak ve çıkarlarının ilgili kapsamı, Tayvan adasının doğusundaki karasularının yanı sıra münhasır ekonomik bölgeyi ve kıta sahanlığını da içermektedir.”
Daha önce Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) Doğu Harekât Alanı Komutanlığı, Tayvan Boğazı’nda ve adanın kuzeyi, güneybatısı, güneydoğusu ve doğusundaki sularda “Justice Mission 2025” kod adlı ortak tatbikatlar gerçekleştirmişti.
Bu yıl haziran ayından bu yana Çin Sahil Güvenliği gemileri Tayvan adasının doğusundaki sularda düzenli kolluk devriyeleri gerçekleştiriyor. Bu devriyelerin amacının, “hukuka uygun biçimde yetki kullanmak ve Çin’in toprak egemenliği ile denizlerdeki hak ve çıkarlarını korumak” olduğu ifade edildi.
ABD ve müttefikleri, çok cepheli tatbikatlarla Çin’in etrafında güç gösterisi yapıyor
Bu eylemlerin, Japonya ve Filipinler’in Tayvan adasının doğusundaki sularla ilgili sınır müzakerelerini başlatacaklarını tek taraflı olarak açıklamalarına karşı gerekli olduğu belirtildi. Söz konusu adımın Çin’in toprak egemenliği ile denizlerdeki hak ve çıkarlarını ciddi biçimde ihlal ettiği savunuldu.
Zhang, Çin ve Endonezya’nın bu sularda gerçekleştireceği ortak deniz tatbikatının Çin’in ulusal egemenlik ile denizlerdeki hak ve çıkarlarını korumaya yönelik “araç setini” daha da genişleteceğini söyledi.
“Bu, Çin’in düzenli ve pratik deniz faaliyetleri aracılığıyla denizlerdeki hak ve çıkarlarını korumak ve Tayvan adasının doğusundaki ilgili sularda egemen haklarını ve yargı yetkisini ortaya koymak konusunda hem kapasiteye hem de güçlü bir kararlılığa sahip olduğunu tam anlamıyla göstermektedir” dedi.
Bu, Çin ile Endonezya arasında bu ay gerçekleştirilen ikinci denizcilik işbirliği faaliyeti olacak ve iki ülke arasındaki giderek daha somut hale gelen askeri ilişkilerin bir başka örneğini oluşturacak.
China Military Online’a göre, uzak denizlerde staj eğitimi ve ziyaret görevi yürüten, Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması’na ait Qijiguang eğitim gemisi (Borda No. 83) ve Kunlunshan amfibi çıkarma gemisinden (Borda No. 998) oluşan görev grubu, dört günlük dostluk ziyareti kapsamında 2 Ağustos’ta Endonezya’nın Surabaya kentindeki Tanjung Perak Limanı’na ulaştı.
Savunma Bakanlığı Sözcüsü Jiang Bin, 30 Temmuz’daki olağan basın toplantısında şöyle konuşmuştu:
“Son yıllarda Çin ve Endonezya donanmaları, ortak tatbikatlar ve karşılıklı gemi ziyaretleri dahil olmak üzere işbirliğini sürekli genişletti ve iki ülke arasındaki askeri ilişkileri hem kapsam hem de derinlik açısından ileri taşıdı.”
Salı günü geç saatlerde açıklama yapan Tayvan yönetimi ise, tatbikatı “tehlikeli bir askeri provokasyon” olarak nitelendirdi ve Pekin’e “statükoyu baltalayan bu tehlikeli davranışı derhal durdurma” çağrısında bulundu.
Öte yandan Tayvan da, Çin’in olası bir saldırısını nasıl püskürteceğini simüle ettiği yıllık Han Kuang savaş tatbikatlarını sürdürüyor.
Asya
Kuzey Kore, ABD-Güney Kore tatbikatları öncesinde füze fırlattı

Kuzey Kore, çarşamba günü Kore Yarımadası’nın doğu kıyısı açıklarındaki denize doğru bir balistik füze fırlattı. Güney Koreli ve Japon yetkililer, fırlatmanın Seul ve Washington’ın, Pyongyang’ın uzun süredir tepki gösterdiği büyük çaplı ortak askeri tatbikatlarından birkaç gün önce gerçekleştirildiğini bildirdi.
Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı’na (JCS) göre füze, Kuzey Kore’nin doğu kıyısındaki Wonsan bölgesinden yerel saatle yaklaşık 06.00’da (salı 21.00 GMT) fırlatıldı. Kuzey Kore, altı gün önce de aynı bölgeden başka bir balistik füze fırlatmıştı.
Fırlatma, Güney Kore ile ABD’nin 17-27 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirmeyi planladığı ve Pyongyang’ın gelişen nükleer ve silah kapasitesine karşı koymayı amaçlayan “Ulchi Freedom Shield” adlı askeri tatbikat öncesinde geldi.
Seul’deki Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Hong Min, fırlatmanın muhtemelen Kuzey Kore’nin mevcut silah geliştirme takviminin bir parçası olduğunu, ancak zamanlamanın ABD-Güney Kore tatbikatları öncesinde bir mesaj vermek amacıyla da seçilmiş olabileceğini söyledi.
Hong, “Geliştirilmekte olan bir silahın testi olsa bile, ne zaman gerçekleştirileceğinin seçilmesi siyasi bir karar gerektirir,” dedi.
Güney Koreli yetkililer, Kuzey Kore’nin 6 Ağustos’ta da Wonsan’dan bir balistik füze fırlattığını, ancak Pyongyang’ın bu fırlatmayı devlet medyasında duyurmadığını belirtti. Hong, söz konusu testin amaçlanan hedefe ulaşamamış olabileceğini söyledi.
Kuzey Kore bu yıl kısa menzilli balistik füzeler, topçu roketleri ve diğer taktik silahlar dahil olmak üzere bir dizi test gerçekleştirdi.
Güney Kore’nin değerlendirmelerine göre çarşamba günkü fırlatma, Kuzey Kore’nin 2026’daki 11’inci şüpheli balistik füze testi oldu.
Güney Kore ve Japonya savunma makamları, füzenin yaklaşık 700 kilometre uçtuğunu açıkladı. Genelkurmay Başkanlığı, çarşamba günü fırlatılan silahı kısa menzilli balistik füze olarak tanımlamadı ve yetkililerin füzenin teknik özelliklerine ilişkin ayrıntılı analiz yürüttüğünü bildirdi.
Analistlere göre bu tanımlamanın yapılmaması, füzenin hangi türden olduğu sorusunu açık bırakıyor. Menzili 300 ila 1.000 kilometre arasında olan balistik füzeler genel olarak kısa menzilli olarak sınıflandırılıyor.
Hong, menzil, yörünge ve fırlatma bölgesinin bunun bir tür hipersonik füze olabileceğine işaret ettiğini, ancak denizaltından fırlatılan bir füze olma ihtimalinin de bulunduğunu söyledi.
Pyongyang’dan fırlatmaya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
Kınamalar ve yükselen gerilim
Güney Kore ve Japonya fırlatmayı kınadı.
Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi gazetecilere yaptığı açıklamada, “Japonya, Pekin’deki Japonya Büyükelçiliği üzerinden diplomatik kanallarla Kuzey Kore’ye güçlü bir protesto iletti ve bu eylemi şiddetle kınadı,” dedi.
Kuzey Kore devlet medyası salı günü Japonya’nın son savunma beyaz kitabını militarizmi yeniden canlandırmayı amaçlayan bir belge olarak nitelendirmiş, Tokyo’nun Pyongyang’ı güvenlik tehdidi olarak temelsiz biçimde göstermesini silahlanmasını meşrulaştırmak için kullandığını savunmuştu.
Güney Kore Ulusal Güvenlik Ofisi acil toplantı düzenledi ve Kuzey Kore’nin 6 Ağustos’taki fırlatmanın ardından balistik füze denemelerine devam etmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi. Pyongyang’a, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal eden provokasyonları durdurma çağrısı yapıldı.
Güney Kore ordusu, ABD ile ortak savunma düzeni kapsamında herhangi bir provokasyona “ezici” biçimde karşılık verecek hazırlık seviyesini koruduğunu açıkladı.
ABD Hint-Pasifik Komutanlığı, müttefikler ve ortaklarla yakın istişare halinde olduğunu belirterek, ilk değerlendirmeye göre fırlatmanın ABD personeli veya toprakları ile müttefiklerine yönelik acil bir tehdit oluşturmadığını bildirdi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise salı günü, Rusya’nın ülkenin güneydoğusundaki Zaporijya kentinde bulunan bir çelik fabrikasına düzenlediği ve yedi işçinin hayatını kaybettiği saldırıda Kuzey Kore yapımı balistik füzeler kullandığını iddia etti.
Diplomasi2 hafta öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını1 hafta önceMilyarder Elon Musk: Paranın hiçbir değerinin kalmayacağı döneme giriyoruz
Görüş2 hafta önceAteş altındaki Mısır: Dimyat saldırısı küresel enerji piyasaları için ne anlama geliyor?
Ortadoğu3 gün önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta öncePekin ve Brüksel, küresel enerji geçişinin kurallarını baştan yazıyor
Ortadoğu2 hafta önceYemen güçleri Saada semalarında Suudi Arabistan’a ait Vestel Karayel İHA’sını vurdu
Asya1 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Dünya Basını1 hafta önceRay Dalio yapay zeka balonu ve küresel borç krizini değerlendirdi










