Rusya
Rafinerilere yönelik saldırılar Rusya bütçesinde kayba yol açtı

Ukrayna insansız hava araçlarının hedefi olan rafinerilerindeki hasarla mücadele eden Rus petrol şirketlerine, federal bütçeden son üç ayda bir trilyon rubleyi aşan rekor düzeyde sübvansiyon aktarıldı. Artan ham petrol fiyatlarına rağmen bütçeye dönen her üç rubleden birinin destek olarak şirketlere ödenmesi, bütçe gelir hedeflerinin gerisinde kalınmasına neden oluyor
Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine ait insansız hava araçlarının Rusya genelindeki petrol rafinerilerini hedef alması, petrol tesislerinde ardı ardına yangınlara ve üretim kesintilerine yol açarken Rusya hükümeti bütçeden petrol şirketlerine rekor düzeyde ödemeler yapmayı sürdürüyor.
Rusya Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre federal bütçeden haziran ayında petrol üreticilerine toplam 312,5 milyar ruble aktarıldı.
Bu tutarın 210,6 milyar rublelik kısmı iç piyasada akaryakıt fiyatlarını dengelemek amacıyla uygulanan dempfer mekanizması kapsamında ödenirken, 101,9 milyar rublelik bölümü ise ters özel tüketim vergisi aracılığıyla şirketlerin hesaplarına geçirildi.
Hükümetin petrol sektörüne yönelik sübvansiyon ödemeleri mayıs ayında 357,3 milyar ruble, nisan ayında ise 359,3 milyar ruble seviyesinde gerçekleşti.
Böylece petrol şirketleri son üç ayda bütçeden toplam 1,029 trilyon ruble destek aldı. Bu miktar, Rusya’nın Sverdlovsk Bölgesi veya Krasnoyarsk Krayı gibi büyük idari birimlerinin iki yıllık bütçe büyüklüğüne denk geliyor.
Raiffeisenbank analistleri, bütçeden petrol üreticilerine yapılan ve aralık ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaşan dempfer ödemelerindeki bu artışın, rafinerilerde yaşanan teknik ve yapısal zorluklardan kaynaklandığına işaret ediyor.
Petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen federal bütçe, yüksek sübvansiyon ödemeleri nedeniyle bu artıştan tam olarak faydalanamıyor.
Haziran ayında bütçeye aktarılan maden çıkarma vergisi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 59 artışla 968 milyar rubleye ulaşsa da toplanan her üç rubleden biri sübvansiyon ödemeleriyle doğrudan petrol şirketlerine iade ediliyor.
Haziran ayında petrol ve gaz vergilerinden elde edilen toplam gelir, geçen yıla göre yüzde 38 artarak 683,6 milyar ruble olarak kaydedildi.
Buna karşılık, yılın ilk altı aylık döneminde bütçeye giren toplam ham madde rantı yüzde 23 oranında gerileyerek 3,66 trilyon rubleye düştü. Bu miktar, petrol ve gaz gelirlerinde 2020 yılından bu yana görülen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.
Maliye Bakanlığı, 2026 yılı bütçe kanununda petrol ve gaz gelirleri hedefini bir önceki yıla göre 440 milyar ruble artırarak 8,92 trilyon ruble olarak belirlemişti.
Ancak mevcut veriler, yılın ilk yarısında bütçe hedefinin yalnızca yüzde 41’inin karşılanabildiğini ortaya koyuyor.
Rusya Sayıştay verilerine dayanan tahminler ise yıl sonunda bütçe gelirlerindeki açığın yaklaşık 1 trilyon rubleyi bulabileceğini gösteriyor.
Freedom Finance Global analisti Vladimir Çernov, yaz sonuna doğru Rus petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün bütçe üzerindeki baskıyı daha da artıracağına dikkat çekiyor.
Urals marka ham petrolün varil fiyatı nisan ayında 100 dolar seviyesini test etmişken, haziran sonu itibarıyla 45 dolar sınırının altına gerilemiş durumda.
Çernov, Rusya’daki akaryakıt sıkıntısının ham petrol fiyatları üzerinde de baskı oluşturduğunu ifade ediyor.
Rafinerilerdeki hasar nedeniyle Rusya’nın ham petrol ihracatını artırmak ve aynı zamanda Hindistan gibi ülkelerden hazır benzin ithal etmek zorunda kaldığını belirten Çernov, bu durumun Hindistanlı alıcıların pazarlık gücünü artırdığını kaydediyor.
Hindistan limanlarında Urals petrolüne uygulanan iskonto haziran sonunda varil başına 4 dolardan 7 dolara yükselerek neredeyse iki katına çıktı.
Fiyatlardaki gerilemenin bütçeye etkisinin zaman alacağını belirten Çernov, “Rusya için petrolün hızla ucuzlaması, ihracat gelirlerinin azalması, petrol şirketleri üzerinde baskı oluşması ve bütçedeki petrol-gaz gelirlerinin düşmesi anlamına geliyor. Ancak vergiler belirli bir zaman gecikmesiyle hesaplandığı için bu etki istatistiklere hemen yansımıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.
Sektör uzmanları, federal bütçedeki daralmanın yanı sıra petrol şirketlerinin kendi finansal yapılarının da zarar göreceğini öngörüyor.
Ekonomist Kirill Rodionov, rafinerilerin altyapısında meydana gelen hasarın ve buna bağlı üretim kayıplarının, ilerleyen dönemde yüz milyarlarca rubleyi bulacak onarım masraflarına yol açacağını belirtiyor.
Sinara Yatırım Bankası analistlerinin tahminlerine göre, iki kez hedef alınan ve faaliyetlerini 2027 yılına kadar tamamen durduran Moskova Petrol Rafinerisi’nin tek başına onarım maliyeti yaklaşık 1 milyar doları buluyor.
Rusya, kırılgan bölgeler için yeni akaryakıt adımları hazırlıyor
Rusya
Lahey kararının ardından Finlandiya Rus mülklerinin haciz sürecini durdurdu

Finlandiya yargısı, Ukrayna şirketi Naftogaz’ın davası kapsamında Rus mülklerine yönelik yürütülen yeni haciz işlemlerini askıya aldı. Daha önce el konulan Rus Bilim ve Kültür Merkezi dahil yaklaşık 44 milyon euro değerindeki gayrimenkul üzerindeki kısıtlamaların yürürlükte kalacağı bildirildi.
Finlandiya’da mahkeme kararıyla, Ukrayna şirketi Naftogaz’ın açtığı dava kapsamında 2024 sonbaharında başlatılan Rus mülklerine yönelik haciz işlemleri durduruldu.
Helsingin Sanomat gazetesinin haberine göre, Finlandiya İcra Dairesi (Ulosottolaitos) son dönemde yeni bir haciz işlemi uygulamadığını yayın organına teyit etti.
Rus varlıklarına yönelik hacizlerin durdurulması, Helsinki Temyiz Mahkemesinin 4 Kasım Çarşamba günü aldığı ara karara dayandırılıyor.
Söz konusu hüküm, Lahey Temyiz Mahkemesinin eylül ayında aldığı kararla bağlantı taşıyor.
Lahey Temyiz Mahkemesi, Ukrayna şirketi Naftogaz’ın açtığı davada Lahey’deki tahkim heyetinin 2024 yılında Rus varlıklarının önemli bir bölümü üzerinde yetkisinin bulunmadığına hükmetmişti.
Finlandiya mahkemesi, yeni koşullar ışığında ayrıntılı bir inceleme yapılıncaya veya davaya ilişkin nihai karar verilinceye kadar ülkedeki Rus varlıklarına yönelik mevcut icra işlemlerinin askıya alınmasını kararlaştırdı.
Helsinki’deki Rus Bilim ve Kültür Merkezinin arsası ve binası da dahil olmak üzere, Finlandiya makamlarının daha önce el koyduğu yaklaşık 44 milyon euro değerindeki Rus varlıklarına uygulanan kısıtlamalar ise yürürlükte kalmayı sürdürüyor.
Finlandiya, 2024 yılında Lahey Mahkemesinin kararını uygulamaya koyan ilk ülke olmuştu.
Finlandiyalı icra memurları, Ekim 2024’te ülkenin farklı noktalarında bulunan onlarca Rus gayrimenkulüne haciz koymuş, haczedilen taşınmazların yarısının diplomatik dokunulmazlık koruması altında olduğu belirtilmişti.
Yalnızca Ekim 2024’te yaklaşık 40 milyon euro değerinde 40’tan fazla gayrimenkule haciz uygulanmıştı.
Bu taşınmazlar arasında Helsinki’deki Rus Bilim ve Kültür Merkezi, Kirkkonummi’de diplomatların dinlenme amacıyla kullandığı deniz kıyısındaki geniş bir arazi, 30’u aşkın lojman ve konut, ofis binaları ile Aland Adaları’ndaki mülkler yer alıyordu.
Finlandiyalı siyasetçiler Rus varlıklarına yönelik geniş kapsamlı haciz işlemlerini kamuoyunda gündeme getirmezken Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, konuyu siyasi bir mesele olarak görmediğini ve durumun bir mahkeme kararının icrasından ibaret olduğunu ifade etmişti.
Rusya Federasyonu ise varlıkların haczedilmesinin yasa dışı olduğunu savunarak bu adımlara Finlandiya mahkemelerinde itiraz etmeyi sürdürüyor.
Helsinki Bölge Mahkemesi geçen yıl Rus devlet mülkleri üzerindeki haczin kaldırılması talebini reddetmiş, uzmanlar da itiraz süreçlerinin yıllarca sürebileceği uyarısını yapmıştı.
Finlandiya makamları bu yılın haziran ayında, sınır ötesi işbirliği programı çerçevesinde birkaç yıl önce aktarılan 3,7 milyon euro değerindeki Rus fonuna da el koymuştu.
Rusya
Lüksemburg Mahkemesi, Rus varlıklarında AB tüzüğü yorumunu geçersiz saydı

Lüksemburg İdare Mahkemesi, AB yaptırım listesinde yer almayan Rus şirketine ait menkul kıymetlerin iadesini reddeden Maliye Bakanlığı kararını mevzuat yorumunu hatalı bularak iptal etti. Kararda, yaptırımlardan önceki sözleşmelere dayalı ödeme kavramının menkul kıymet devirlerini de kapsadığı ve ret tarihinde şirketin yaptırım altında olmadığı kaydedildi.
Lüksemburg İdare Mahkemesi, Avrupa Birliği (AB) yaptırım listesinde bulunmayan Rus şirketine ve müşterilerine ait menkul kıymetlerin blokajının kaldırılması talebini reddeden Lüksemburg Maliye Bakanlığının kararını iptal etti.
Mahkemenin 30 Ekim tarihli kararına göre, Lüksemburg Maliye Bakanlığının AB yaptırım mevzuatına getirdiği yorum hatalı bulundu.
İsmi açıklanmayan Rus şirketi, AB’nin Ulusal Takas Depozitosu’na (NRD) Haziran 2022’de uyguladığı yaptırımların ardından bloke edilen kendi varlıkları ile müşterilerinin varlıklarının iadesi için hukuk mücadelesi yürütüyordu.
Rus şirketi, Aralık 2022’de Lüksemburg Maliye Bakanlığına başvurarak varlıkların serbest bırakılması için izin talep etti ancak ret cevabı aldı.
Bakanlık, ret kararını Eylül 2023’te yeniden teyit etti.
Lüksemburg Maliye Bakanlığı ret gerekçesinde, 269/2014 sayılı AB Tüzüğü’nün 6. maddesinin yalnızca yaptırımlardan önce akdedilen sözleşmeler kapsamındaki ödemelere izin verdiğini, menkul kıymetlerin devrini kapsamadığını ileri sürdü.
Mahkeme, bakanlığın bu yorumunu geçersiz bularak AB tüzüğündeki ödeme kavramının yalnızca para transferleriyle sınırlı olmadığını, menkul kıymetlerin hak sahiplerine iadesini de kapsadığını karara bağladı.
İdare Mahkemesi ayrıca, Lüksemburg Maliye Bakanlığının ret kararı verdiği tarihte ne şirketin ne de müşterilerinin AB yaptırım listesinde yer almadığını tespit etti.
Mahkeme, bu gerekçelerle bakanlığın ret kararını hukuka aykırı bularak iptal etti.
2022 yılı başı itibarıyla Rusya’nın dondurulan egemen varlıklarının tutarı yaklaşık 300 milyar dolar olarak hesaplanıyordu.
Rusya’nın Avrupa’daki rezervlerinin büyük bölümü Belçika merkezli Euroclear depozitosunda tutuluyor.
Avrupa Birliği, Aralık 2025’te Rusya’ya ait 210 milyar euro tutarındaki varlığı süresiz olarak dondurdu.
Batılı ülkeler son aylarda dondurulan bu kaynakların Ukrayna’ya yardım amacıyla kullanılmasını yeniden tartışmaya açtı.
Moskova yönetimi ise yurt dışındaki varlıklarına yönelik her türlü adımı yasa dışı olarak nitelendiriyor ve hukuki sonuçlar doğuracağı uyarısını yapıyor.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, eylül ayı başında yaptığı açıklamada, Rus varlıklarını açıkça çaldıkları gerekçesiyle Batılı ülkelere duyulan güvenin tamamen kaybolduğunu belirtti.
Lavrov, “Gizlice çalıyorlar, bildiğiniz üzere açıkça da yağmalıyorlar. Batı şu anda hem varlıklar hem de sözde gölge filo konusunda açık bir yağma yürütüyor” ifadelerini kullandı.
Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Basın Bürosu ise AB’nin Rus kaynaklarını ele geçirme girişimlerinin Avrupa genelindeki kurumlara güveni sarsacağını duyurdu.
SVR’ye göre Avrupa ülkeleri, Rusya’nın varlıklarına el koymadan Ukrayna’yı süresiz finanse edemeyeceklerinden endişe duyuyor.
Rusya
Ermenistan’da iş insanı Samvel Karapetyan ve yeğeninin evinde arama

Ermenistan Soruşturma Komitesi, Taşir Grubu Başkanı Samvel Karapetyan ve yeğeni milletvekili Narek Karapetyan’ın evlerinde arama başlattı. Soruşturma, Taşir Vakfı üzerinden aktarıldığı öne sürülen 4,4 milyon dolar ile 230 bin euroluk kaynak ve kara para aklama iddialarıyla bağlantı taşıyor.
Ermenistan Soruşturma Komitesi müfettişleri, Taşir Şirketler Grubu Başkanı ve Güçlü Ermenistan Partisi Genel Başkanı Samvel Karapetyan ile yeğeni milletvekili Narek Karapetyan’ın evlerinde arama başlattı.
Aramaların Karapetyan ailesiyle bağlantılı diğer adresleri de kapsadığı bildirildi.
Gelişmeyi Güçlü Ermenistan Partisi Sözcüsü Agavni Sukiasyan sosyal medya hesabından duyurdu.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Sukiasyan, “Ermenistan Soruşturma Komitesi müfettişleri, sabah saatlerinden itibaren Güçlü Ermenistan Partisi Genel Başkanı Samvel Karapetyan ve Meclis Grubu Başkanı Narek Karapetyan’ın evlerinde arama yürütüyor. Aramalar Karapetyan ailesiyle bağlantılı diğer adreslerde de sürüyor.” açıklamasını yaptı.
Karapetyan hakkındaki kara para aklama suçlaması
Aynı zamanda Güçlü Ermenistan Partisi Meclis Grubu Başkanı olan Narek Karapetyan’ın evi, bir ceza soruşturması kapsamında 31 Temmuz 2026 tarihinde de kolluk kuvvetlerince aranmıştı.
Aramadan bir hafta önce Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu, Başsavcılığın Karapetyan’ın milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması yönündeki talebini onaylamıştı.
Narek Karapetyan’a bu süreçte nitelikli kara para aklama suçlaması yöneltildi.
Sputnik Ermenistan’ın aktardığı bilgilere göre soruşturma, partinin destekçilerinden Aleksan Aleksanyan hakkındaki suçlamalarla bağlantı taşıyor.
Soruşturma makamları, Aleksanyan’ın Karapetyan’a ait Taşir Vakfından hediye ve kredi adı altında yaklaşık 4,4 milyon dolar ile 230 bin euro aldığını öne sürüyor.
Taşir Şirketler Grubunun sahibi olan iş insanı Samvel Karapetyan hakkında ise Haziran 2025’te Ermenistan’da yönetimi zorla ele geçirmeye yönelik kamuoyu önünde çağrıda bulunma suçlamasıyla dava açılmıştı.
Soruşturmanın sonraki aşamalarında Karapetyan’a ayrıca nitelikli vergi kaçırma ve kara para aklama suçlamaları yöneltildi.
İş insanı kendisine yöneltilen üç suçlamayı da reddetti. Güçlü Ermenistan Partisi, Şubat 2026’da Karapetyan’ı parlamento seçimleri için başbakan adayı olarak göstermişti.
Diplomasi2 hafta önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Asya2 hafta önceMao gafı krize yol açtı: Mbappe özür diledi, Çin’de boykot başladı
Dünya Basını2 hafta önceGünah keçisi olarak Netanyahu
Ortadoğu2 hafta önceYBŞ, Irak ordusuna katılacak
Avrupa2 hafta önceSırbistan seçimleri: Dört sütunlu illüzyonun dağılışı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Dr. Hudson: Trump aynı anda iki petrol cephesinde savaşamaz
Asya2 hafta önceÇin, ticari sırlarını ‘yabancı kuruluşlara’ karşı korumak için yeni kurallar hazırladı
Ortadoğu2 hafta önceRiyadh Air seferleri durdurdu: Uçaklar Riyad yerine El-Kasım’a inecek









