Amerika
Trump, Kongre’ye İran’la yeni savaş bildiriminde bulundu

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre’ye gönderdiği resmi mektupla İran ile savaş durumunun yeniden başladığını bildirdi. Hafta sonu iletilen bu bildirimle, ABD yönetiminin Kongre onayı almadan bölgede askeri güç kullanması için yeni bir 60 günlük yasal süre işlemeye başladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise son bir haftada İran’a ait 300’den fazla askeri hedefin vurulduğunu ve saldırıların süreceğini açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu milletvekillerine gönderdiği resmi bildirimle ülkesinin İran ile yeniden savaş durumuna geçtiğini bildirdi.
Politico tarafından ulaşılan ve 10 Temmuz tarihini taşıyan mektupta Trump, 7 Temmuz’da başlayan hava saldırılarının “Amerikalıları ve ABD’nin hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki çıkarlarını koruma sorumluluğuyla tutarlı askeri eylemler” olduğunu ifade etti.
Bu bildirim, ABD yönetimine Kongre onayı olmaksızın bölgede askeri güç kullanması için yeni bir 60 günlük yasal süre tanıyor.
İki ülkenin küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyet mücadelesi nedeniyle durup yeniden başlayan bu savaş, Trump için çözülmesi zor bir süreç haline geldi.
Trump, İran ile bir barış anlaşmasına varılamamasından duyduğu huzursuzluğu dile getirirken, Cumhuriyetçiler ise ara seçimler öncesinde artan akaryakıt fiyatlarının sorumlusu olarak görülmekten endişe duyuyor.
Trump, pazartesi günü İran üzerindeki askeri baskıyı daha da artırarak ABD’nin bölgede yeniden bir abluka uygulayacağını ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirerek geçiş yapan gemilerden ücret alacağını ilan etti.
Ateşkes süreci resmen sona erdi
Kongre’ye yapılan bu bildirim, Trump’ın İran ile iki aydır yürürlükte olan ateşkesin resmen sona erdiğini açıklamasının ardından geldi.
İlk olarak nisan ayında ilan edilen ateşkes, her iki ülkeden gelen karşılıklı saldırılar nedeniyle başından itibaren kırılgan bir yapıda seyretmişti. Trump yönetimi ise bu süreçte topyekun bir savaşın yeniden başlamadığını savunmuştu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileri, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki saldırgan eylemlerine misilleme olarak, son bir hafta içinde İran’a ait 300’den fazla askeri hedefin vurulduğunu açıkladı.
Pazartesi günü CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, ABD güçlerinin “Başkomutanın talimatıyla” İran’a yönelik ek hava saldırıları düzenlediği belirtildi.
Açıklamada, “Bu saldırılar İran güçlerine ağır bedeller ödetmeye devam edecek, onların Hürmüz Boğazı’ndaki masum sivillere ve ticari gemilere saldırma kabiliyetlerini zayıflatacaktır” ifadesine yer verildi.
Savaş yetkileri tartışması
Trump, şubat ayında başlayan savaşın mayıs ayında “sona erdiğini” Kongre’ye bildirmiş ve böylece askeri operasyonların Kongre izni olmadan durdurulmasını gerektiren 60 günlük yasal süreyi sıfırlamıştı.
Nisan başında yürürlüğe giren ateşkesin süresiz olarak uzatılmasıyla Beyaz Saray, Savaş Yetkileri Yasası kapsamındaki sürenin durduğunu savunmuştu.
Ancak Kongre’deki savaş karşıtları, büyük askeri çatışmalar dursa bile ABD Donanması’nın Tahran’ı zorlamak amacıyla ablukayı sürdürdüğünü belirterek, hükümetin yasayı yanlış yorumladığını öne sürmüştü.
Yeni bildirim, Kongre’nin İran’daki savaşı sınırlandırmaya yönelik mevcut çabalarını zorlaştırıyor. Senato geçen ay, Trump’ın Tahran’a yönelik askeri hamlelerine verilen desteğin azaldığının bir göstergesi olarak, çatışmaların sonlandırılması yönünde sembolik bir karar almıştı.
Demokratlara katılan dört Cumhuriyetçi senatörün oyuyla 48’e karşı 50 oyla kabul edilen bu karar, askeri operasyonlar için Kongre onayını şart koşuyordu.
Benzer bir karar daha önce Temsilciler Meclisinde de dört Cumhuriyetçinin desteğiyle 208’e karşı 215 oyla kabul edilmişti.
Fakat bu kararların yasal etkisi sınırlı kalıyor zira ortak kararlar başkanın onayına sunulmuyor ve başkanlık yetkilerini kısıtlayacak her türlü tasarının Beyaz Saray’dan veto yemesi bekleniyor.
Trump, Kongre’ye yazdığı mektupta, ABD askeri güçlerinin müttefiklerine yönelik tehditleri önlemek amacıyla konuşlanmaya devam ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“ABD askeri güçleri, ABD’ye veya müttefikleri ile ortaklarına yönelik yeni tehdit ve saldırılara karşı koymak, İran İslam Cumhuriyeti Hükümeti’nin ABD ve ortakları için bir tehdit unsuru olmaktan çıkmasını sağlamak amacıyla, gerektiği ve uygun görüldüğü takdirde ileri adımlar atmak üzere hazır durumdadır.”
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi4 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya1 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya1 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak









