Diplomasi
5 maddede Hint milyarder Gautam Adani iddianamesi

Hint iş insanı ve Asya’nın en zengin ikinci kişisi Gautam Adani hakkında çarşamba günü bir ABD federal mahkemesinde rüşvet suçlamasıyla hazırlanan iddianame Hindistan’da şok etkisi yarattı.
Suçlamalar, açıktan satış yapan Hindenburg Research’ün mali usulsüzlük suçlamalarının grubun halka açık piyasa değerinden 130 milyar dolar silmesinin üzerinden iki yıldan kısa bir süre geçtikten sonra, imparatorluğunun yeniden mercek altına alınmasına neden oldu.
Gautam Adani kimdir?
Gautam Adani, yenilenebilir enerji, limanlar, havaalanları, inşaat malzemeleri, gıda ürünleri ve medyayı kapsayan işletmelere sahip Adani Group’un kurucusu ve başkanıdır. İddianamedeki diğer sanıklar kendisinden sık sık “1 Numara” ve “Büyük adam” olarak bahsediyor.
Hindistan’ın batısındaki Gujarat eyaletinde orta gelirli bir tekstil ailesinden gelen 62 yaşındaki Adani, 1988 yılında emtia ticareti yapmak üzere grubunu kurdu. Zaman içinde Adani, agresif bir kaldıraç stratejisiyle işini büyüttü ve ülkenin altyapısı için gerekli olan birçok sektöre girdi. Grup, iddianamenin borsada işlem gören varlıklarında satışa yol açmasından önce yaklaşık 170 milyar dolar değerindeydi.
Adani’nin yükselişi, kendisi de Gujarat’lı olan Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin yükselişini yansıtıyor. Modi’nin siyasi rakipleri, Adani’nin Modi hükümetinin altyapı geliştirme hamlesi sayesinde kamu projelerinde kazandığı ihalelerden büyük fayda sağlaması nedeniyle, sık sık Modi’nin milyardere iltimas geçtiğini iddia etmişlerdir. Hem Adani hem de hükümet herhangi bir özel muameleyi reddetti.
Suçlamalar nelerdir?
ABD’li savcılar Gautam Adani, yeğeni Sagar Adani ve diğer altı sanığın “kazançlı güneş enerjisi tedarik sözleşmeleri” yapmak için Hindistan hükümet yetkililerine 265 milyon dolar değerinde rüşvet ödemeyi planladıklarını iddia ediyor. Sanıkların ayrıca “milyarlarca dolarlık finansman elde etmek” için rüşveti ABD merkezli yatırımcılardan “gizledikleri” iddia ediliyor.
İddianamede “Yolsuz Güneş Enerjisi Projesi” olarak adlandırılan rüşvet planı, devlete ait Hindistan Güneş Enerjisi Kurumu tarafından Adani’nin yenilenebilir enerji birimine ve bir başka Hintli şirket olan Azure Power’a verilen çok sayıda güneş enerjisi sözleşmesine odaklanıyordu.
Adani ve diğerleri ayrıca ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu tarafından, Eylül 2021’de yatırımcılardan 750 milyon dolar toplarken rüşvetle mücadele uygulamaları hakkında “maddi olarak yanlış veya yanıltıcı” beyanlarda bulunmakla suçlandı ve bunun 175 milyon doları ABD’li yatırımcılardan toplandı.
İddianame grubun işlerini nasıl etkileyecek?
İddianamenin ortaya çıkmasının ardından perşembe günü holding bünyesindeki 12 şirketten 11’i toplu olarak yaklaşık 27 milyar dolar değer kaybederek, Hindenburg Research’ün grubu diğer iddiaların yanı sıra hisse senedi manipülasyonu ve offshore vergi cennetlerinin uygunsuz kullanımı ile suçladığı Ocak 2023’teki çöküşü tekrarladı.
Holding şirketi Adani Enterprises’ın hisseleri %22’nin üzerinde düşerken, soruşturmanın odağındaki Adani Green Energy’nin hisseleri de yaklaşık %19 değer kaybetti. Sadece holdingin haber medyası kolu olan Yeni Delhi Televizyonu (NDTV) marjinal bir yükselişle kapandı. Adani şirketlerinin çoğunun hisseleri cuma günkü erken işlemlerde düşmeye devam etti.
İddianame, Adani’nin yaklaşan kaynak yaratma planlarını etkileyebilir. Adani Green Energy’nin 600 milyon dolarlık ABD doları cinsinden tahvil satışını iptal ettiği bildirildi. Yatırım danışmanlığı şirketi Intelsense’in kurucusu Abhishek Basumallick, “Bu gelişmenin kısa vadedeki en büyük etkisi, Adani Grubu’nun, adı temize çıkana kadar, özellikle önde gelen finans kuruluşlarından yeni fon bulmakta zorlanabilecek olmasıdır,” dedi.
Perşembe günü geç saatlerde Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto, Adani’nin ülkenin ana havalimanının kontrol hissesini satın almasının yanı sıra enerji nakil hatları inşa etmek için şirketle yaptığı 736 milyon dolarlık kamu-özel sektör ortaklığı anlaşmasını iptal edeceğini söyledi.
Adani Grubu ve Hindistan hükümeti nasıl yanıt verdi?
Adani Grubu perşembe günü yaptığı açıklamada iddianamedeki suçlamaları reddederek bunları “temelsiz” olarak nitelendirdi.
Grup açıklamasında, “ABD Adalet Bakanlığı’nın da belirttiği gibi, ‘iddianamedeki suçlamalar iddiadan ibarettir ve sanıklar suçları kanıtlanana kadar masum sayılırlar’” dedi ve ekledi: “Mümkün olan tüm yasal yollara başvurulacaktır.”
Hindistan hükümeti henüz resmi bir tepki verdi.
Dışişleri Bakanlığı Sekreteri (Doğu) Jaideep Mazumdar, Modi’nin Güney Amerika’daki Guyana ziyaretiyle ilgili bir basın toplantısı sırasında Adani meselesi sorulduğunda yorum yapmayı reddetti. Guyana’nın başkenti Georgetown’da yaptığı açıklamada “Bu, Hindistan başbakanının Guyana ziyareti ve Hindistan-CARICOM (Karayip Topluluğu) zirvesi için düzenlenen bir basın toplantısı ve ben bu görevin ötesindeki sorulara yanıt verecek konumda değilim” dedi.
Modi’nin siyasi rakipleri milyardere yönelik bir dizi saldırı başlattı.
Hindistan Ulusal Kongresi’nin kıdemli lideri Rahul Gandhi perşembe günü düzenlediği basın toplantısında, “Adani bir bakıma Hindistan’ı ele geçirdi; ülke Adani’nin pençesinde. Bu yüzden Hindistan’ın havaalanları, limanları, savunma sanayii… bu bir ortaklık. Ortaklığın bir tarafında Modi, diğer tarafında ise Adani var,” dedi.
Gandhi aynı zamanda parlamentonun alt kanadında muhalefet lideri ve yerel suçları soruşturma kurumu olan Merkezi Soruşturma Bürosu’na direktör atanmasında söz sahibi olan güçlü bir pozisyonda. Gandhi, partisinin Adani’nin iddianamesini pazartesi günü başlaması planlanan parlamentonun kış oturumunda gündeme getireceğini söyledi.
Suçluların iadesi gündemde mi?
Adani hakkında Hindistan’ın menkul kıymetler düzenleyicisi tarafından geçen yıl Hindenburg Research iddialarının ardından başlatılan ve halen devam etmekte olan bir soruşturma var.
Hindistan ve ABD’deki avukatlar, son iddianame için ABD savcılığının Adani ve diğer sanıkların iadesini talep edebileceğini söyledi. İki ülke arasında 1997 yılından bu yana yürürlükte olan bir suçluların iadesi anlaşması bulunuyor.
Delhi yüksek mahkemesi avukatlarından Prashant Mendiratta, ABD hükümeti tarafından iade talebinde bulunulması halinde Hindistan Dışişleri Bakanlığı’nın birincil karar mercii olacağını söyledi.
Mendiratta, “Hindistan hükümetinin iadeyi reddetmesi durumunda, savcılık Hindistan yargısına karara karşı bir dilekçe ile başvurabilir … bunun iki cephede bir hukuk savaşına dönüşme ihtimali yüksek,” diye ekledi.
Hindistan-ABD suçluların iadesi anlaşması, iadenin uygulanabilmesi için bir suçun bir yıl veya daha fazla hapis cezasıyla cezalandırılmasını da zorunlu kılıyor. Hindistan’ın Bharatiya Nagarik Suraksha Sanhita (BNSS) yasalarına göre rüşvet sadece bir yıla kadar hapisle cezalandırılabiliyor.
Daha sert olan Yolsuzluğun Önlenmesi Yasası (PoCA) da davaya uygulanabilir.
“Ancak PoCA’nın uygulanabilmesi için hükümet yetkilisi tarafından rüşvet talep edildiğinin ve rüşvetin kabul edildiğinin kanıtlanması gerekiyor.
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre perşembe günü düzenlenen basın brifinginde ABD’nin Adani’ye yönelik suçlamaların ikili ilişkilere zarar vermesinden endişe duyup duymadığına ilişkin bir soruya cevaben “Açıkçası bu iddiaların farkındayız” dedi ve ekledi: “Söyleyeceğim şey şu: ABD ve Hindistan ilişkilerinin, halklarımız arasındaki bağlara ve küresel meselelerin tamamında işbirliğine dayanan son derece güçlü bir temele dayandığına inanıyoruz.”
Diplomasi
UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.
FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.
Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.
UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.
Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.
Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.
Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.
Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.
Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.
Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.
En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.
POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.
Diplomasi
ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.
Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.
Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.
Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.
ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.
Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.
Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.
Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.
Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.
Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.
GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.
Diplomasi
Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.
The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.
ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.
Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu
Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.
Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.
Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.
Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’












