Avrupa
5 soruda Kosova’da son Sırp-NATO çatışması

Avrupa Birliği ve NATO ülkeleri tarafından tanınan, Sırbistan’ın ise kendi toprağı saydığı Kosova’da Sırplarla Nato birlikleri (Kfor) arasındaki sert çatışmalar sonucunda 30’un üzerinde NATO askeri ve 50’nin üzerinde Sırp gösterici yaralandı.
Arnavutların 2008 yılında bağımsızlık ilan etmesinden önce Sırbistan’ın parçası olan Kosova’da bulunan ‘NATO barış gücü’, bölgedeki etnik Sırplarla Arnavutlar arasındaki gerilimi kontrol eder görünse de esasında Kosova’nın güvenliğini de sağlıyor.
Hem Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, hem de Kosova Başbakanı Albin Kurti kendi silahlı güçlerini alarm durumuna geçirirken Kfor tarafından yapılan açıklamada, İtalyan ve Macar Kfor birliğinden askerlerin yaralandığı belirtilerek saldırılar kınandı.
Kfor komutanı Tümgeneral Angelo Michele Ristuccia saldırıları ‘kabul edilemez’ olarak nitelendirdi ve NATO misyonunun ‘görevini tarafsız bir şekilde yerine getirmeye devam edeceğini’ savundu. İtalyan ve Macar askerlerin yaralanması üzerine hem İtalya’dan hem de Macaristan’dan açıklamalar geldi.
1. Çatışmaların tarihsel arka planı ne?
Bölgedeki pek çok etnik Sırp, kendilerini yeterince temsil edilmemiş hissediyor. Kosova’daki Sırpların çoğunluğu kuzey bölgelerinde yaşıyor ve etnik Arnavut çoğunluktan giderek daha fazla özerklik talep ediyor. Kosova’yı egemen ve bağımsız bir entite olarak tanımayan Belgrad da ülkedeki etnik Sırpları destekliyor.
Kurti hükümeti, Avrupa Birliği’nin aracılık ettiği ve Sırp-Arnavut ilişkilerini normalleştirmeyi amaçlayan 2013 Brüksel Anlaşmasının hükümleri uyarınca Sırplar için öngörülen özerk belediyelerin uygulanmasını engellemekle suçlanıyor.
Anlaşma uyarınca Sırbistan Kosova’nın kuzeyinde ‘özerk belediyeler’ kurabilecek fakat bunlar Kosova hukuk sistemi altında faaliyet gösterecek ve Kosova polisi tek kolluk kuvveti olarak kalacaktı.
On yılı aşkın bir süredir bu belediyeler kurulmamış durumda ve Kosovalı Sırpların sabrı taşmaya başladı. Sırbistan ve Sırplar, 1999’daki NATO bombardımanı ve işgali, ardından da Kosova’nın bağımsızlığını sağlaması nedeniyle de Atlantik ittifakı temsilcilerine güvensizlik besliyor. Nitekim CNN’e konuşan Kurti, “Kosova NATO müdahalesinin başarı öyküsüdür, hem Belgrad’ı hem de Kremlin’i rahatsız eden de budur,” diyerek bu durumu teyit ediyor.
2. Son çatışmalar neden başladı?
Kosova’nın kuzeyindeki bölgelerde Sırplar yoğun olarak yaşıyor. Bu dört bölgede Nisan ayında yapılan yerel seçimleri Sırpların boykot etmesi üzerine, Arnavut belediye başkanlarının göreve getirilmesi infial yarattı.
Vučić daha önce bölgedeki etnik Sırpları seçimleri boykot etmeye çağırarak yabancı bir ‘işgale’ daha fazla tahammül etmemeleri gerektiğini söylemişti.
Bölgedeki başlıca siyasi parti olan Sırp Listesi de Sırp toplumuna seçimlerde oy kullanmama ve aday göstermeme çağrısında bulunarak etnik Arnavut adayların rakipsiz kalmasını sağladı.
Bölgedeki boykotun başarısını göstermesi açısından, seçimlere katılım oranının yüzde 4’ün altında kaldığını akılda tutmak gerekiyor. Buna rağmen Arnavut belediye başkanları geçen Cuma göreve başlayınca gerilim hızla tırmandı.
Sırp protestocular belediye başkanlarının girişini engellemek için binaların dışında toplanınca Kosova polisi ile çatışmalar başladı. Pazartesi günü ise çatışmalara NATO-Kfor da dahil oldu.
3. Uluslararası güçler ne diyor?
Askerleri yaralanan Macaristan Savunma Bakanı Facebook’ta yaptığı açıklamada yaralılar arasında 20’den fazla Macar askerinin bulunduğunu ve bunlardan yedisinin durumunun ciddi ancak stabil olduğunu söyledi.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de 11 İtalyan askerinin yaralandığını ve üçünün durumunun ciddi olduğunu söyledi. Ülkenin başbakanı Giorgia Meloni, “Kfor’a karşı daha fazla saldırıya müsamaha göstermeyeceğiz. Kosova makamlarının tek taraflı eylemlerinden kaçınılması ve tüm tarafların tansiyonu düşürmek için geri adım atması elzemdir,” dedi.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg şiddetin ‘durması gerektiğini’ söyledi. Stoltenberg, ‘Kfor birliklerine yönelik saldırıları şiddetle kınadı.’
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken Salı günü yaptığı açıklamada, “Kosova Hükümetinin belediye binalarına girişi zorlama kararı gerginliği keskin ve gereksiz bir şekilde tırmandırdı,” dedi.
Blinken, “Başbakan Kurti ve hükümeti, seçilmiş belediye başkanlarının geçiş dönemi görevlerini belediye binaları dışındaki alternatif yerlerden yürütmelerini sağlamalı ve polis güçlerini bölgeden çekmelidir,” ifadelerini kullandı.
ABD Büyükelçisi ve Avrupa Birliği temsilcisi ise gerilimi azaltmak amacıyla Arnavut belediye başkanlarını Priştine’de bir toplantıya çağırdı.
ABD bunun yanı sıra, Sırpların çoğunlukta olduğu kuzey bölgelerinde gerilimi tırmandırmaktan kaçınması yönündeki tavsiyesini dikkate almayan Kosova’ya karşı tedbirler açıkladı.
Kosova’nın bu bölgelere ‘zorla’ etnik Arnavut belediye başkanları atama kararını eleştiren Washington, Kosova’yı Avrupa’da devam etmekte olan Amerikan liderliğindeki bir askeri tatbikata katılmaktan men etti.
Avrupa Birliği de Kosovalı yetkilileri Kosova’nın kuzeyindeki durumu istikrarsızlaştırmakla suçladı ve buradaki etnik gerilimleri alevlendirebilecek her türlü eyleme karşı uyarıda bulundu.
Fransa, ‘bu şiddeti mümkün olan en güçlü şekilde kınadığını ve başta Kosova hükümeti olmak üzere tüm tarafları gerilimi azaltmak için derhal adım atmaya çağırdığını’ söyledi.
Almanya, Fransa, İtalya ve ABD ile ortak bir açıklamaya imza atan Britanya ise Priştine’nin belediye başkanlıklarını zorla atamasına karşı çıksa da, bazı kaynaklar ABD’nin Kurti’ye yönelik sert tutumunu eleştiriyor. The Guardian’ın aktardığına göre, İngiltere’nin eski bir büyükelçisi AB’nin Kosova elçisinin tarafsız olması gerektiğini savunurken, İngiltere Dışişleri Komisyonu Başkanı Alicia Kearns ABD’yi Kurti’yi orantısız bir şekilde cezalandırmaması konusunda uyardı. Kearns, “Kosova’ya karşı takınılan tavır orantısızdır. Belgrad’a yönelik caydırıcılık eksikliği, denge eksikliğini ve stratejik tutarsızlığı göstermektedir. Silahlı milisleri ve onları finanse eden ve silahlandıranları caydıramamak, gerilimin daha da tırmanması riskini doğurur,” dedi ve Kosova’nın Avrupa Konseyi’ne katılmasına izin verilmesi gerektiğini söyledi.
Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov da Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Rusya’nın Kosova’nın Sırp nüfusunu desteklediğini ve onların yasal hak ve çıkarlarının korunması gerektiğine inandığını söyledi.
Peskov ayrıca Moskova’nın Kosova’da, ülkenin kuzeyinde Sırpların çoğunlukta olduğu bölgede geçen ay yapılan seçimlerin ardından etnik Arnavut belediye başkanlarının göreve gelmesinden bu yana hızla artan huzursuzluğu endişeyle takip ettiğini söyledi.
“Sırbistan’ı ve Sırpları kayıtsız şartsız destekliyoruz… Kosovalı Sırpların tüm yasal hak ve çıkarlarının gözetilmesi gerektiğini düşünüyoruz,” diyen Peskov, ‘provokatif eylemlere’ yer olmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “Kosova’nın kuzeyinde yaşanan olayları endişeyle takip ediyoruz. Sözkonusu olaylar bölgesel güvenlik ve istikrara zarar vermektedir. Tüm taraflara şiddet olaylarından kaçınma ve gerilimi tırmandıracak eylemlerde bulunmama çağrısı yapıyoruz. Kosova Barış Gücü’nün (KFOR) olayların tırmanmasını engelleme yönündeki yapıcı rolünü takdirle karşılıyoruz. Çıkan olaylarda bazı KFOR askerlerinin hafif yaralandığını üzüntüyle öğrendik. Bölgede gerilimin azaltılması, kalıcı barış ve istikrarın tesis edilebilmesinin yegâne yöntemi, halen yürütülmekte olan diyalog sürecinde ilerleme sağlanmasıdır,” ifadelerine yer verildi.
4. Sırplar ve Arnavutlar ne diyor?
Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Sırp mevkidaşını Kosova’yı istikrarsızlaştırmakla suçladı. Osmani, “Suç çetelerine dönüşen Sırp yasadışı yapılar Kosova polisine, Kfor memurlarına ve gazetecilere saldırdı. Vučić’in Kosova’nın kuzeyini istikrarsızlaştırma emirlerini yerine getirenler adaletle yüzleşmelidir,” diye tweet attı.
Kosova Başbakanı Albin Kurti Salı günü CNN’e verdiği demeçte, ülkenin kuzeyinde yaşanan şiddetli protestoların ardından ülkeyi Sırp ‘faşist milisleri’ olarak tanımladığı güçlere teslim etmeyeceğini söyledi.
Kurti, “Karşımızda barışçıl protestocular değil, aşırılık yanlısı bir güruh var. Bu, polislerimize ve NATO askerlerine ve sahada haber yapan gazetecilere saldıran faşist bir milis,” iddiasına bulundu.
Tüm uluslararası kurumların Kosova’da yapılan seçimleri tanıdığını savunan Kurti, “Seçim sürecini ve sonuçlarını tanıdıktan sonra belediye başkanlarının belediyelere gitmesi gerekir. Bu belediye binalarında belediye başkanları olmayacak da kim olacak?” diye sordu.
Öte yandan Kurti, şiddetin sona ermesi durumunda ihtilaflı bölgelerde tekrar seçime gidebileceklerinin sinyalini verdi.
Savunma Bakanı Miloš Vučević gazetecilere yaptığı açıklamada, Sırbistan silahlı kuvvetlerinin başkomutanı olan Vučić’in ordunun savaşa hazırlık seviyesini en üst düzeye çıkardığını söyledi.
Aleksandar Vučić, Kosova Başbakanı Albin Kurti’nin olaylardan ‘tek başına sorumlu olduğunu’ söyledi.
5. Bundan sonra ne olacak?
Çatışmaların bundan sonra yatışması beklense de Sırpların protestoları sürüyor. Priştine’nin yaklaşık 40 km kuzeyindeki Zvecan’da Sırp göstericiler yine belediye binası önünde toplandı. Pazartesi günkü çatışmaların aksine gösteriler bu sefer barışçıldı.
NATO, Pazartesi günü yaşanan çatışmaların ardından protestoların bastırılmasına yardımcı olmak üzere Kosova’nın kuzeyine 700 asker daha göndereceğini açıkladı. Kfor’un şu anda Kosova’da yaklaşık 3.800 askeri bulunuyor.
Öte yandan Sırbistan ile Kosova arasındaki gerilim daha geniş bir jeopolitik gerilimin de bir uzantısı. Örneğin Başbakan Kurti bunu açıkça şöyle dile getiriyor: “Biz demokratik, Avrupa yanlısı bir cumhuriyetiz. Kuzey komşumuz Sırbistan ise Rusya yanlısı bir otokrasi. Dolayısıyla orada seçimler olsa da pek demokrasi yok; çünkü tek parti, tek devlet, tek lider var.”
Kurti Pazartesi günü protesto düzenleyenleri de ‘aşırı milliyetçi’ olmakla ve birçoğunun ‘Belgrad’dan para ve emir aldığını, despot Başkan Putin’e hayranlık duyduğunu’ iddia etti.
Avrupa
Fransa’da liseli eylemleri sürüyor: Yüzlerce okul kapandı

Fransa’da lise protestoları sürerken 560’tan fazla okulda eğitim aksadı; eylemlerin başından bu yana 2 bin öğrenci gözaltına alındı.
Le Figaro’nun öğlen saatlerindeki verilerden aktardığına göre, lise protestoları devam ederken sürmekte olan kargaşadan dolayı 564 okul ve eğitim kurumunda eğitim aksadı ve bugün şu ana kadar yaklaşık 600 kişi gözaltına alındı.
The Guardian muhabirine konuşan 17 yaşındaki Sophia, Paris’teki Voltaire Lisesi’nin önünde kurulan barikatın en ön saflarında yer alıyordu.
Gerçek adının yayınlanmasını istemeyen öğrenci, “Bunun devasa bir gençlik protesto hareketine dönüşmesini umuyoruz,” dedi.
Yüzlerce kişiyle birlikte okul girişini kapatmanın ikinci gününde olan Sophia, tüm derslerin iptal edilmesini sağlamış.
Fransız öğrenci, “Sadece hükümetin bizi dinlemesini istiyoruz. Kötü koşullarda ders çalışmak zorunda kalmaktansa burada durup bunu yapmayı tercih ederiz. Sesimizi duyurmanın tek yolu bu,” dedi.
“Okul bir haktır, ayrıcalık değil,” yazan bir karton pankartın önünde Sophia, Fransa genelindeki gençlerin şikayetlerini sıraladı: Eğitime yönelik devlet yatırımlarının yetersizliği, yıkılmak üzere olan binalarda 40 çocuğa kadar çıkan aşırı kalabalık sınıflar, öğretmenlerin düşük maaşları, personel devamsızlıkları ve başarıyı sosyal kökenin belirlediği eşitsiz bir sistem.
Protestonun diğer nedenleri arasında, üniversite başvuruları için kullanılan şeffaf olmayan ve kullanımı zor çevrimiçi sistemin yanı sıra, Mayıs ve Haziran aylarındaki sıcak dalgaları sırasında sınıflarda yaşanan dayanılmaz sıcaklıklar da yer alıyordu.
Sanat eğitimi almak ve animasyon alanında çalışmak isteyen Sophia, “Eğitim bütçesi paramparça edilirken, orduya çok fazla ek fon aktarılıyor,” dedi.
Öğrenci, gösterilerin ve barikatların önümüzdeki haftaya da devam etmesini umduğunu belirtti. Birkaç öğretmen de destek vermek amacıyla barikatların yanında durdu.
Gazetecilere “Jean” takma adıyla tanıtan bir öğrenci ise Paris’te lisenin son sınıfında okuyor.
17 yaşındaki öğrenci, kendisinin ve sınıf arkadaşlarının okulların yakılmasını istemediklerini, sadece eğitimin “daha iyi” olmasını istediklerini söylüyor.
BBC’ye konuşan genç, “Bence Fransa, eğitim konusunda Avrupa’nın en kötü ülkelerinden biri. Artık yeter diye karar verdik,” diyor.
Hasar verenlerin “kendileri ile hiçbir ilgisi olmadığını” ve öğrencilerin talep ettiği değişimin gerçekleşmesine “katkıda bulunmadıklarını” belirtiyor.
Öğrenci, “Buraya nazik davranmak için gelmedik ama kaos da istemiyoruz. Sadece sesimizin hükümet tarafından duyulmasını istiyoruz,” dedi.
Öte yandan ülke genelinde eylemlere yönelik polis şiddeti haberleri de gelmeye devam ediyor.
Fransız yetkililer, olaylar sırasında en az 65 personelin ve 305 polis memurunun yaralandığını, yaklaşık 2.000 kişinin ise gözaltına alındığını bildirdi.
Eğitim Bakanı Édouard Geffray, öğrencilere önerilen bir danışma platformunun ayrıntılarını açıkladı.
Cuma sabahı öğretmen sendikalarıyla yapılan bir toplantıda Geffray, danışma platformunun önümüzdeki pazartesi günü faaliyete geçeceğini belirtti.
Bu kapsamda iki soru sorulacak:
- Hangi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
- Beklentileriniz nelerdir?
Öğrencilerin, Azizler Günü tatili sonrasında başlayacak analiz ve tartışma aşamasına kadar yanıt vermek için üç haftaları olacak.
Bu geri bildirim aşaması, Ulusal Meclis’teki bütçe tartışmalarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşecek.
Avrupa
Jaecoo 7 Britanya’da en çok satan araç oldu

Çinli markaların Avrupalı rakiplerini geride bırakmasıyla, Jaecoo 7 Eylül ayında Birleşik Krallık’ta en çok satan yeni otomobil oldu.
Bazı internet kullanıcılarının “Temu’dan aldığım Range Rover” dedikleri bu SUV, daha önce Mart ayında da sıralamanın zirvesinde yer almıştı; bu da, yeni otomobil pazarı için yılın en önemli iki ayında ülkenin en popüler modeli olduğu anlamına geliyor.
Mart ve Eylül, tarihsel olarak satışların en yüksek olduğu aylar çünkü bu aylarda plakalardaki yıl kodları değişir ve bu da alıcıları, plakalarından anlaşıldığı üzere yollardaki en yeni otomobilleri tercih etmeye teşvik eder.
Sektör kuruluşu Motor Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT) tarafından açıklanan ön verilere göre, geçen ay 7 modelinden 10.813 adet tescil edildi.
Tesla Model 3, 9.929 tescil ile ikinci sırada yer alırken, onu Ford Puma (6.958) izledi.
İlk 10’da yer alan tek diğer Çinli otomobil, sekizinci sırada yer alan MG HS oldu (5.444).
Yüksek satış rakamlarına sahip tek tek model sayısı az olmasına rağmen, Çinli üreticiler geçen ay Birleşik Krallık pazarının %23’ünü oluşturdu.
BYD, 20.140 kayıtla en çok satan ikinci marka oldu ve 18.399 kayıt kaydeden Kia’nın önüne geçti.
Volkswagen ise 25.972 kayıtla birinci sırada yer aldı.
Öte yandan, Eylül ayında köklü birkaç marka önemli düşüşler yaşadı. Hyundai’nin 10.002 kayıt rakamı, bir önceki yıla göre %31,9’luk bir düşüşe karşılık gelirken, Renault’nun 6.721 araçlık sonucu %29,7 oranında geriledi.
Omoda-Jaecoo genel müdürü Victor Zhang, ikiz markaların Birleşik Krallık’taki benzeri görülmemiş yükselişinin ardından “burada kalıcı olduklarını” söyledi.
Zhang, artık hedeflerinin “en hızlı büyüyen markadan, sağlam bir konuma sahip bir markaya” dönüşmek olduğunu da sözlerine ekledi.
Omoda-Jaecoo’nun ana şirketi Chery, araçlarını Birleşik Krallık pazarına daha iyi uyarlayabilmek amacıyla, sürücü destek sistemleri ve şasinin ayarlanmasına odaklanarak, Bedfordshire’daki UTAC Millbrook test pistinde kısa süre önce bir Ar-Ge merkezi açtı.
Chery ayrıca, Japon firmanın Sunderland’daki fabrikasında araçlarını üretme olasılığı konusunda Nissan ile bir mutabakat zaptı imzaladı; bu araçlar arasında Jaecoo 7 de yer alabilir.
Eylül ayı, genel olarak yeni otomobil pazarı için güçlü bir ay oldu. Toplam kayıt sayısı, bir önceki yıla göre %12,7 artışla 350.518’e ulaştı.
Avrupa
AB Komiseri Kos: Ukrayna’nın 2027’de üyeliği imkansız

AB Genişleme Komiseri Marta Kos, Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de birliğe üye olmasının imkansız olduğunu ve sürecin liyakat esasına dayandığını açıkladı. Adaylara ayrıcalık tanınamayacağını vurgulayan Kos, mevcut prosedürlerin değiştirilmesi çağrısında bulundu.
Avrupa Birliği’nin (AB) genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos, İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği mülakatta, Ukrayna’nın 2027 yılının başında birliğe katılımının mümkün olmadığını söyledi.
Sürecin liyakat esasına dayandığını vurgulayan Kos, “1 Ocak 2027 tarihi Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından dile getirilmişti. Katılım liyakat esasına dayanıyor; bu tarihin imkansız olduğu açıktır” ifadesini kullandı.
Jeopolitik koşulların değişmesiyle birlikte AB üyeliğinin yalnızca Ukrayna için değil birçok ülke açısından öncelik haline geldiğini belirten Kos, üyelik sürecinde hiçbir adayın ayrıcalığı olmadığını kaydetti.
Fakat Ukrayna’nın içinde olduğu şartların gözetilmesi gerektiğini ifade eden Kos, “Tam da bu nedenle ona yardım etmekle yükümlüyüz” dedi. Genişleme Komiseri, bu yılın sonuna kadar Ukrayna ile katılım müzakerelerinde mümkün olduğunca fazla fasıl kümesinin açılmasını umduğunu dile getirdi.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, yılın başında yaptığı açıklamada AB üyeliğinin hem ülkesi hem de Avrupa için temel güvenlik garantilerinden biri olduğunu savunmuş ve katılım tarihi olarak 2027’yi işaret etmişti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de bu tarihin imkansız olduğunu belirterek “Bu süreçler genellikle birkaç yıl sürer” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Mevcut prosedürler nedeniyle Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de katılımını olanaksız gören Kos ise AB’ye giriş sürecinde değişikliğe gidilmesi çağrısı yaptı.
Kos, haziran ayında yaptığı açıklamada AB’nin Ukrayna’nın üyeliği konusunda iki senaryo üzerinde durduğunu aktarmıştı. İlk senaryonun tam üyelik gerçekleştikten sonra ülkelerin entegre olduğu standart model olduğunu belirten Kos, ikinci seçeneğin ise adayın gerekli şartları karşıladıkça belirli alanlarda AB politikalarına dahil olduğu sektörel entegrasyonu kapsadığını kaydetmişti. Kos, o dönemde birlik yetkilileri ile Ukrayna’nın bu ikinci seçenek üzerinde çalıştığını ifade etmişti.
Ukrayna, 2022 yılında resmi olarak AB’ye aday ülke statüsü aldı; katılım müzakerelerinin ilk bölümü ise Haziran 2026’da başladı.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi4 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya1 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya1 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak








