Avrupa
50 İşçi Partisi milletvekili Starmer’ın istifasını istedi

Partinin felaketle sonuçlanan yerel seçim sonuçlarının ardından, 50 İşçi Partisi milletvekili Başbakan Keir Starmer’ın istifasını talep etti.
Başbakan, İngiltere, İskoçya ve Galler’de yaşanan tarihi yenilgilerden sorumlu tutuluyor. İşçi Partisi, daha önce başka hiçbir parti tarafından yönetilmemiş olan belediyeleri bile kaybetti.
İşçi Partisi ayrıca İskoçya’da da SNP’nin karşısında önemli bir kayıp yaşadı ve yetki devrinden bu yana ilk kez Galler’deki hükümetin dışında kaldı.
İşçi Partili milletvekilleri, Starmer’dan ayrılışı için düzenli bir takvim belirlemesini istiyor.
Başbakanın istifası yönündeki çağrılar, “İşçi Partisi Solu” ve Sosyalist Kampanya Grubu’nun (SCG) “olağan şüphelileri”nin ötesine geçiyor.
Angela Rayner’ın müttefiki Tony Vaughan, en uzun süre görev yapan İşçi Partisi milletvekili Clive Betts ve sosyal açıdan muhafazakâr Mavi İşçi Grubu’nun üyesi Connor Naismith, Başbakanın ayrılmasını talep etti.
Andy Burnham’ın Westminster’a dönüp İşçi Partisi liderliğine aday olmasını destekleyen Clive Lewis, Starmer’a da istifa etmesi çağrısında bulundu.
Angela Rayner, Starmer’ın bugün yaptığı “yeniden başlangıç” konuşmasının ardından “sadece sözleriyle değil, eylemleriyle de değerlendirileceğini” söyledi.
Başbakanın eski yardımcısı, İletişim İşçileri Sendikası konferansında sendika aktivistlerine hitap ederken, Başbakanın değerlerinin “yeterli olmadığını” söyledi.
Rayner şunları söyledi:
“Başbakan bugün geçen hafta dile getirilen hayal kırıklığını kabul etti. Fakat biz sadece sözlerimizle değil, eylemlerimizle değerlendirileceğiz. İşçi Partisi değerlerimizle gurur duyuyorum, fakat bunları hayata geçirecek bir planımız yoksa bunlar yeterli değildir. Hatalar düzeltilmezse, bunları kabul etmenin bir anlamı yoktur. Bu yüzden dürüst olacağım, konferans katılımcıları. Parti olarak bundan daha iyisini yapmalıyız ve İşçi Partisi değerlerimize bağlı olduğumuzu ancak ortak çıkarları hizipçiliğin önüne koyarak kanıtlayabiliriz.”
İşçi Partisi’ne bağlı bir sendikanın başkanı, Pazartesi sabahı yaptığı “yeniden başlangıç” konuşmasındaki “görüntü düzeltme” çabalarına rağmen istifa etmesi gerektiği konusunda ısrarcı oldu.
Ulaştırma Maaşlı Çalışanlar Derneği Genel Sekreteri Maryam Eslamdoust şunları söyledi:
“Hiçbir görüntü düzeltme ya da yeniden başlangıç çabası gerçeği gizleyemez. Halk, perşembe günü sandıkta Starmer’ı reddetti.”
Starmer bugün yaptığı konuşmada istifası ile oluşacak “kaosa” izin vermeyeceğini söyledi:
“Ve size bunun bedelini kimin ödediğini söyleyeyim: çalışanlar. Bunun bedelini onlar ödedi, hâlâ da ödüyorlar. Bir İşçi Partisi hükümeti, ülkemize bunu bir daha yaşatmayacaktır. Geçmişte yaşananlar nedeniyle bu ülkeyi değiştirmek üzere bir yetkiyle seçildik ve biz de bunu yapacağız.”
Başbakan, İşçi Partisi’nin güncel olaylara 2024’tekinden daha “kapsamlı bir tepki” vermesi gerektiğini söyledi ve Britanya’nın karşı karşıya olduğu “acil göreve” odaklanacağını belirtti.
Starmer, İngiltere’ye dair vizyonu uğruna “mücadeleyi asla bırakmayacağını” söyledi.
Starmer, bir sonraki seçimlerin ardından AB tek pazarına veya gümrük birliğine yeniden katılma olasılığının kapısını araladı.
Başbakan, 2029’da yapılması beklenen bir sonraki genel seçimlerde İşçi Partisi’nin seçim bildirgesinde tek pazar veya gümrük birliği üyeliğini dışlayıp dışlamayacağı konusunda sorgulandı.
Starmer şu yanıtı verdi:
“Benim yapmak istediğim şey, bu yılki AB-Britanya zirvesiyle büyük bir adım atmak. Ve ticaret, ekonomi, savunma ve güvenlik konularında bizi birbirimize yaklaştırmak. Bu da ileride üzerine inşa edebileceğimiz bir platform olacak. Fakat bunu yaparken, geçmişteki tartışmalara sırtımızı dönmemiz gerektiğine, eski şikayetleri gündeme getirmememiz gerektiğine, bunun yerine bu ülkeyi nasıl daha güçlü, nasıl daha adil hale getirebileceğimize birlikte bakmamız gerektiğine inanıyorum. Benim izleyeceğim yaklaşım budur.”
Başbakan, siyasi geleceğini sağlamlaştırmak amacıyla Avrupa ile daha yakın ilişkiler kurulacağını, British Steel’in tamamen devletleştirileceğini ve gençlere yönelik daha cazip bir teklif sunulacağını vaat etti.
Avrupa
Polonya doğu sınırında uçuş kısıtlaması getirdi

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını duyurdu. Belarus ve Ukrayna sınırındaki özel bir bölgeyi kapsayan kısıtlamalar, yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşlar için geçerli olacak.
Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırındaki hava sahasında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını açıkladı.
Alınan karara göre kısıtlamalar, Belarus ve Ukrayna sınırına yakın özel bir bölgede yürürlükte olacak. Belirlenen kısıtlamaların yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşları kapsayacağı, bu irtifanın üzerinde seyreden yolcu uçaklarının ise yeni düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildi.
Uygulama kapsamında, kısıtlama getirilen bölgede gece saatlerinde uçuşlar tamamen yasaklanacak. Bu yasağın dışındaki istisnaların yalnızca askeri havacılık unsurları ile önceden koordine edilmiş belirli uçuşlar için geçerli olacağı aktarıldı. Gündüz saatlerinde ise askeri uçaklar, ambulans uçaklar, arama kurtarma ekipleri ve bazı insansız hava araçlarının uçuş yapmasına izin verilecek.
Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı yetkilileri, söz konusu tedbirlerin devlet güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını bildirdi. Kısıtlama bölgesinin, Polonya’nın doğu sınırından yaklaşık 20 ila 50 kilometre mesafedeki alanı kapsayacağı kaydedildi.
Ajans ayrıca, kuralların ihlal edilmesi durumunda bu durumun ülkenin havacılık kanunlarının ihlali olarak kabul edileceği uyarısında bulundu.
Polonya, Ukrayna topraklarındaki patlamalar nedeniyle son bir ay içinde birkaç kez savaş uçaklarını havaya kaldırmıştı.
Bununla birlikte Polonya Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen son önleme uçuşundan önce Polonya hava sahasına yönelik herhangi bir ihlalin tespit edilmediği bilgisi verilmişti.
Rusya Savunma Bakanlığı ise 2 Haziran tarihinde bir açıklama yaparak, Ukrayna’nın savunma sanayisi tesislerine, yakıt altyapısına ve askeri havaalanlarına yönelik kitlesel bir saldırı düzenlendiğini bildirmişti.
Avrupa
Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.
Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.
Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.
Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.
Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.
Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.
Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.
Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.
Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.
Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.
Avrupa
Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.
Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.
Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”
İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.
Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.
Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.
Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.
Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.
Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.
Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.
Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.
Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor












