Diplomasi
Biden’dan Zelenski’ye: Amerikan silahları ‘çabucak’ elinize ulaşacak

ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye, Kongre’nin bu hafta 95 milyar dolarlık pakete son onayı verir vermez Washington’un Kiev’e askeri yardımı hızla artıracağını söyledi.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre ABD Başkanı, Zelenski ile pazartesi günü yaptığı telefon görüşmesinde bu taahhüdü verdi.
Ukrayna’ya 60 milyar dolarlık yardımın yanı sıra İsrail ve Hint-Pasifik bölgesine yönelik fonları da içeren tasarının Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisinde onaylanmasının ardından salı ya da çarşamba günü Senato’dan geçmesi ve hafta içinde Biden tarafından yasalaştırılması bekleniyor.
Beyaz Saray’ın Zelenski ile yaptığı görüşmeye ilişkin açıklamasında, “Başkan Biden, Senato ulusal güvenlik ek tasarısını kabul eder etmez ve kendisi de bunu imzalar imzalamaz, Ukrayna’nın acil savaş alanı ve hava savunma ihtiyaçlarını karşılamak üzere yönetiminin hızlı bir şekilde önemli yeni güvenlik yardım paketleri sağlayacağını paylaştı,” deniliyor.
Yeni pakette uzun menzilli füzeler de var
Yeni güvenlik yardımının uzun menzilli ATACMS füzelerinin yanı sıra mühimmat ve diğer silah sistemlerini de içermesi bekleniyor, fakat Beyaz Saray ve Pentagon yetkilileri bir sonraki pakette neler olacağına dair kesin ayrıntılar sunmadı.
Zelenski, Biden ile yaptığı görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada yeni askeri yardımın yaklaşmakta olmasını sevinçle karşıladıklarını kaydetti.
Zelenski, “Başkan bana paketin hızlı bir şekilde onaylanacağı ve güçlü olacağı, hava savunmamızın yanı sıra uzun menzilli ve topçu yeteneklerimizi güçlendireceği konusunda güvence verdi,” dedi.
Ukrayna Cumhurbaşkanı ayrıca, Ukrayna için ‘ATACMS müzakerelerinde’ her şeyin kararlaştırıldığını, bu nedenle Biden’a, Kongreye ve tüm Amerika Birleşik Devletlerine minnettar olduğunu belirtti.
Zelenskiy: İsrail’e yardım eden NATO müttefikleri Ukrayna’ya yardım etmek istemediler
“Yeni yardım paketi eskilerinden çok daha büyük olacak”
Öte yandan POLITICO’ya konuşan iki ABD’li yetkiliye göre Biden yönetimi, Ukrayna için acilen ihtiyaç duyulan topçu ve hava savunma sistemlerine ek olarak zırhlı araçları da içeren normalden daha büyük bir askeri yardım paketi hazırlıyor.
Savunma Bakanlığı yetkilileri olası yeni paket üzerinde hâlâ son rötuşları yapıyor, fakat Başkan Joe Biden’ın Kiev’e on milyarlarca dolar ek yardım sağlayacak bir tasarıyı imzalamasının ardından kısa süre içinde hazır olmasını istiyorlar.
ABD’li yetkililerden biri ve görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan üçüncü bir ABD’li yetkili, Savunma Bakanlığı’nın şu anda üzerinde çalıştığı paketin en son 300 milyon dolarlık paketten önemli ölçüde daha büyük olacağını söyledi.
İlk iki ABD’li yetkili bunun zırhlı araçları da kapsayacağını söylerken, dördüncü bir kişi de ilave Bradley Savaş Araçlarının sevkiyatın bir parçası olacağını söyledi.
ABD’li yetkililerden biri, eski Humvee’ler ve M113 zırhlı personel taşıyıcılarının yanı sıra füzelerin de pakette yer almasının beklendiğini söyledi.
Yönetimin Ukrayna’nın savaş alanı ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olacak büyük bir paket hazırladığını söyleyen ikinci ABD’li yetkili, paketin topçu ve hava savunmasını da içereceğini sözlerine ekledi.
Pentagon yetkilileri, Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilen ve Ukrayna’ya yaklaşık 61 milyar dolar yardım yapılmasını öngören yasanın Senato’da oylanmasından önce yeni paketin ayrıntılarını tamamlamaya çalışıyor. Bu para Kiev’e sağlanan Pentagon stoklarının yenilenmesinin yanı sıra yeni silah ve teçhizat gönderilmesine de harcanacak.
ABD’den Ukrayna, İsrail ve Tayvan’a 95 milyar dolarlık yardıma onay
ABD, Kiev’e yeni askeri danışmanlar gönderecek
Askeri yardımın yanı sıra ABD, Kiev’deki büyükelçiliğine ilave askeri danışmanlar göndermeyi düşünüyor.
Pentagon sözcüsü Tümgeneral Pat Ryder’a göre danışmanlar muharip bir rol üstlenmeyecek, daha ziyade Ukrayna hükümeti ve ordusuna danışmanlık yapacak ve destek verecek.
“Bu çatışma boyunca Savunma Bakanlığı, güvenlik koşulları geliştikçe ülkedeki varlığımızı gözden geçirdi ve ayarladı. Şu anda Büyükelçilikteki Savunma İşbirliği Ofisini (ODC) güçlendirmek için birkaç ek danışman göndermeyi düşünüyoruz,” diyen Ryder, POLITICO’ya yaptığı açıklamada ‘personelin tüm elçilik çalışanlarıyla aynı seyahat kısıtlamalarına tabi olduğunu’ belirtti.
Ryder ODC’nin çeşitli danışma ve destek görevleri (savaş dışı) yerine getirdiğini ve sadece Savunma Bakanlığı personelinden oluşmasına rağmen, Büyükelçiliğin geri kalanı gibi Misyon Şefi yetkisi altında ABD Büyükelçiliği bünyesinde yer aldığını da sözlerine ekledi.
Ryder ‘operasyonel güvenlik ve kuvvet koruma nedenleriyle’ personel sayılarını açıklamaktan kaçındı.
İlavi birlikler ‘lojistik ve gözetim çabalarını’ destekleyecek
İsimlerinin açıklanmasını istemeyen dört ABD’li yetkili ve planlar hakkında bilgi sahibi bir kişiye göre ilave birlikler ABD’nin Ukrayna’ya gönderdiği silahlar için ‘lojistik ve gözetim çabalarını’ destekleyecek.
ABD’li yetkililerden birine göre yeni birlik Ukrayna ordusuna silahların bakımı konusunda da yardımcı olacak.
İki yetkili, Kiev’deki büyükelçiliğe bağlı kısa rotasyonlar için bir grup ABD askerinin zaten konuşlandırıldığını söyledi ve ikinci yetkili sayıları ‘az az’ olarak tanımladı. Bu personel gözetim ve elçilik güvenliğine yardımcı oluyor.
Trump’tan yardım paketini geçiren Mike Johnson’a destek
Öte yandan Temsilciler Meclisi’nden geçen Ukrayna, İsrail ve Tayvan’a yardım paketi nedeniyle Cumhuriyetçi Başkan Mike Johnson kendi partisinden Marjorie Taylor Greene gibi ‘muhafazakâr’ isimlerin sert eleştirilerine maruz kalıyor.
Eski başkan Donald Trump ise, müttefiki Johnson’a sahip çıkarak, “Bence o çok iyi bir insan. NATO’nun bedel ödemesi gerektiğini söylediğimde NATO konusunda benimle birlikte çok güçlü bir şekilde durdu… Bence çok çabalıyor,” dedi.
Trump ayrıca, Johnson’ı Ukrayna’ya yönelik yardımın bir kısmını bağışlanabilir kredi şeklinde sağladığı için övdü ve Avrupa’ya ‘borcunu ödemesi’ yönündeki çağrılarını yineledi.
Kiev’den Brüksel’e: ABD yardım paketinin sizi rehavete sürüklemesine izin vermeyin
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitro Kuleba pazartesi günü AB dışişleri bakanlarıyla yaptığı video görüşmesinde, “ABD Temsilciler Meclisinin kararını hepimiz memnuniyetle karşılıyoruz… Fakat Avrupa’da bizler gevşeyemeyiz ve gevşememeliyiz. Avrupa’nın savunması her şeyden önce biz Avrupalıların meselesidir,” dedi.
Almanya’nın Kiev’e bir Patriot hava savunma sistemi göndereceğini açıklamasının ardından Avrupalı devletler geçen hafta Ukrayna’ya hava savunma desteğini artırma sözü vermişlerdi.
FT: Yunanistan ve İspanya Ukrayna’ya hava savunma sistemleri sağlama baskısı altında
AB ülkeleri anlaşamadı
AB üyesi ülkeler, Ukrayna’ya acilen ihtiyaç duyulan gelişmiş hava savunma sistemlerini sağlamaları için giderek daha fazla baskı altında kalıyor ama çabalar AB’deki bazı ülkelerin isteksizliği nedeniyle tıkanmış durumda.
Toplantıdan sonra Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis Lüksemburg’da gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD’nin yardım paketine işaret ederek, “Tarihi bir vartayı atlattık ama ne yazık ki daha birçok varta yolda. Bir günlüğüne sevinçli olabiliriz, fakat yarın gelecek savaşlara hazırlıklı olmalıyız,” dedi.
Landsbergis’in sözleri, ABD’nin yeni yardımının Avrupa’nın daha fazla çaba göstermesi gerektiği konusunda rehavete yol açabileceğinden endişe duyan AB diplomatları tarafından da yinelendi.
Diplomasi
Zelenskiy ile gerilim yaşayan Kliçko görevden alma ihtimaline rest çekti

Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, Ukrayna yönetiminin kendisini görevden alma girişimlerine karşı mücadele edeceğini belirterek çatışma sürecinde yaklaşık 300 belediye başkanının uzaklaştırıldığını hatırlattı.
Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, Ukrayna yönetiminin kendisini herhangi bir şekilde görevden alma girişimine boyun eğmeyeceğini ve böyle bir durumda mücadele edeceğini söyledi.
BBC’ye mülakat veren Kliçko, “Beni görevden alırlarsa mücadele ederim” ifadesini kullandı.
Kiev yönetiminin Ukrayna yasalarına bağlı kaldığını belirten Kliçko, yerel topluluğun temsilcisi sıfatıyla başkent sakinlerinin çıkarlarını savunacağını dile getirdi.
Gelecekteki seçimlere işaret eden Kliçko, “Gelecek seçimler yapılır, başka insanlar gelir, buyursunlar. Buna topluluğun kendisi karar verir. Her kent sakininin, kendi çıkarlarını kimin savunacağını kendisinin belirlemek istediğine inanıyorum; yukarıdan birilerinin topluluğu yönetmesi için paraşütle birini atamasını değil. Demokrasi tam da budur” dedi.
Kliçko’nun bu çıkışının öncesinde, 17 Ekim günü yüzlerce Kievli belediye başkanının istifasını talep eden bir gösteri düzenledi.
Kamu yayıncısı Suspilne Kiev tarafından paylaşılan görüntülerde, belediye binası önünde toplanan protestocuların iki saat boyunca istifa sloganları attığı görüldü.
Eylemi “kurgulanmış” ve “sipariş üzerine yapılmış” olarak nitelendiren Kliçko, çatışma süreci boyunca görevden alınan yaklaşık 300 diğer belediye başkanı gibi kendisinin de bu yolla makamından uzaklaştırılmak istendiğini savundu.
Kliçko, Haziran 2014’ten bu yana Kiev Belediye Başkanlığı görevini yürütüyor; 2015 ve 2020 yıllarındaki seçimlerde de yeniden bu göreve seçildi.
Zelenskiy ile enerji altyapısı üzerinden başlayan gerginlik sürüyor
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Kliçko arasındaki anlaşmazlık son günlerde kamuoyu önünde karşılıklı suçlamalarla görünür hale geldi.
Fransız Le Monde gazetesinin 14 Ekim tarihli haberine göre iki lider, başkentin enerji altyapısının kış mevsimine hazırlanması konusunda açıkça karşı karşıya geldi.
Zelenskiy, enerji tesislerinin korunmasına dönük adımların hayata geçirilmesinde geç kalındığı gerekçesiyle Kiev yönetimini eleştirdi.
Ukrayna Devlet Başkanı, başkentin kışa hazırlık seviyesinin sınır ve cephe hattındaki bölgelerden bile daha kötü durumda olduğunu savundu.
Bu eleştirileri “temelsiz” olarak tanımlayan Kliçko ise Devlet Başkanlığı Ofisi’nin yerel özyönetimi ortadan kaldırmayı ve kendisini şehir yönetiminden uzaklaştırmayı amaçladığını öne sürdü.
Ekim ayı başında kış mevsimi öncesinde Kiev’in hayatta kalma moduna geçtiğini duyuran Kliçko, kentin su şebekesindeki olası bir aksamanın son derece büyük ölçekli bir krize yol açabileceği uyarısını yapmıştı.
Kliçko, kışa hazırlık kapsamında başkentte yedek ısıtma sistemlerinin kurulduğunu; yakıt, gıda ve içme suyu stoklarının oluşturulduğunu aktardı.
Diplomasi
Trump, Musk’tan Ukrayna için Starshield sınırlamasını kaldırmasını istedi

Wall Street Journal’ın haberine göre ABD Başkanı Trump’ın SpaceX yöneticisi Elon Musk’ı arayarak askeri Starshield sistemindeki yavaşlatmayı kaldırmasını istemesinin ardından, Ukrayna ordusunun uydu iletişiminde toparlanma görüldü. Terminallerin saatte 60 kilometre hıza ulaştığında dahi kesilmesiyle insansız hava aracı operasyonlarında aksamalar yaşandı.
ABD Başkanı Donald Trump, SpaceX’in kurucusu Elon Musk ile bir telefon görüşmesi yaparak uydu internet ağı Starlink’in askeri sürümü Starshield üzerindeki kısıtlamaların Ukrayna için kaldırılmasını istedi.
The Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre ABD’li ve Ukraynalı yetkililer, telefon görüşmesinden kısa bir süre sonra, 22 Ekim’de sistemin daha kararlı çalışmaya başladığını aktardı.
Ukraynalı bazı temsilciler altyapının henüz tam kapasiteye ulaşmadığını, ancak bağlantının terminallerin daha yüksek hareket hızlarında kısıtlama dönemine kıyasla daha verimli çalıştığını kaydetti.
Yetkililerin paylaştığı bilgilere göre Trump, görüşmede hız sınırının sürmesinden duyduğu rahatsızlığı Musk’a iletti.
Gazete, söz konusu yavaşlatma yüzünden Ukrayna ordusuna ait bazı insansız hava araçlarının görevlerini eksiksiz yerine getiremediğini yazdı.
ABD’li yetkililer ayrıca Trump’ın bir hafta boyunca yardımcılarına ve müttefiklerine Starlink’teki hız kesintisini sonlandırmak istediğini söylediğini aktardı.
Terminal hızı sınırlandırılınca cephedeki İHA operasyonları aksadı
İletişim kısıtlamalarına dair ilk haberler 14 Ekim gecesi gündeme geldi. Ukrayna Savunma Bakanının eski danışmanı Serhiy Sternenko, terminaller saatte 160 kilometreden daha hızlı hareket ettiğinde bağlantının koptuğunu açıkladı.
Sternenko daha sonra kısıtlamaların sertleştiğini duyurarak ordudan gelen verilere göre bağlantının artık saatte 60 ila 70 kilometre hızda dahi kesildiğini belirtti.
Financial Times’ın Ukraynalı yetkililer ve askerlere dayandırdığı haberine göre yaşanan aksaklıklar; insansız hava araçlarının yönetimini, cephedeki birliklerin ikmalini ve geri hatlardaki hedeflere yönelik saldırıları zorlaştırdı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 16 Ekim’de Starlink altyapısının kısmen toparlandığını duyurdu.
Brüksel’deki basın toplantısında konuşan Zelenskiy, eski hız parametrelerine kademeli olarak dönüldüğünü fakat Ukrayna ordusuna yönelik sınırlandırmaların henüz tamamen kalkmadığını ifade etti.
Gelişmeler üzerine Rusya cephesinden de açıklama geldi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, 14 Ekim’de yaptığı açıklamada, “Starlink gibi parlak teknolojilerin askeri amaçlarla hiç kullanılmaması daha iyi olurdu” diyerek sistemin ordunun hizmetine sunulmasına karşı olduklarını bildirdi.
Kısıtlama talimatının kaynağına dair çelişkili açıklamalar yapıldı
Musk, Starshield üzerindeki kısıtlamalara ilişkin sorumluluğu reddetti. Sistemin mülkiyetinin ve yönetiminin ABD hükümetine ait olduğunu belirten Musk, kullanım koşullarını da Washington’ın belirlediğini dile getirdi.
Ticari Starlink ağını SpaceX’in işlettiğini hatırlatan girişimci, bu hizmetin taarruz amaçlı askeri operasyonlar için tasarlanmadığını savundu.
Reuters’a konuşan iki ABD’li yetkili, Pentagon’a Starlink ile ilgili talimatın Beyaz Saray’dan gittiğini ileri sürdü.
Öte yandan üst düzey bir Amerikalı yetkili, Trump’ın şahsen böyle bir emir vermediğini savundu. The Telegraph gazetesi ise kısıtlamaları başlatan kişinin Musk olduğunu öne sürdü; kaynaklardan biri Trump’ın bu öneriyi kabul etmesiyle kısıtlamanın Pentagon tarafından devreye sokulduğunu aktardı.
20 Ekim’de WSJ, kaynaklarına dayanarak Musk’ın Ukrayna’daki Starshield faaliyetini durdurma yönünde bizzat emir verdiğini, ardından Musk ile Trump’ın kararı telefonda ele aldığını yazdı.
Trump, 16 Ekim’de yaptığı açıklamada kendisinin veya Musk’ın kısıtlamalarla bağı bulunduğu iddialarını reddetti. Trump, “Kimin yaptığını bilmiyorum, en azından ben değilim. Elon’ın da olduğunu pek sanmıyorum” dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise 18 Ekim’de ABD’nin Starlink’i yavaşlatma yönünde bir talimat vermediğini ve hızın yeniden sağlandığını savundu.
Rubio ayrıca Ukrayna’nın Starshield sistemine erişimi olmadığını, sistemin Kiev tarafından kullanımı konusunun halen müzakere edildiğini öne sürdü.
Karar ABD Kongresinde de yankı buldu. Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Brian Fitzpatrick, Washington yönetiminin parmağı olduğunun kanıtlanması halinde ilgili kurumların bütçesini durdurmaya çalışacağını belirtti.
Diplomasi
Barrack: Şara, İsrail ile normalleşmek istiyor

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın İsrail ile ilişkileri normalleştirmek istediğini belirtti.
Aynı zamanda İsrail’in Suriye’deki askeri operasyonlarına son verilmesi çağrısında bulunarak, Washington’un bu operasyonları durdurmak için müdahale edip etmemesi gerektiğini sorguladı.
Katar’ın Doha kentinde düzenlenen Küresel Güvenlik Forumu’nda konuşan Barrack, Şara’nın zorlu koşulları iyi idare ettiğini ve hükümetinin bir tehdit oluşturmadığını İsrail’e temin etmeye çalıştığını söyledi.
“Bence Cumhurbaşkanı Şara, çok zor koşullar altında çok iyi bir iş çıkardı,” diyen Barrack, Suriye liderinin İsrail’e ilettiğini düşündüğü mesajı şöyle aktardı: “Ben saldırgan değilim, İsrail ile bir sorunum yok, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesini istiyorum.”
Barrack ayrıca İsrail’i Suriye’deki operasyonlarını durdurmaya çağırırken, ABD’nin bu operasyonları sona erdirmek için müdahale edip etmemesi gerektiği konusunda belirsizliğini dile getirdi:
“Bunu [İsrail’in Suriye’deki eylemlerini] durdurmanın zamanı geldi. ABD’nin bunu durdurmak için müdahale etme zamanının gelip gelmediğini bilmiyorum.”
İsrail, 8 Aralık 2024’te Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından Suriye’deki askeri operasyonlarını yoğunlaştırdı. İsrail güçleri, Golan Tepeleri boyunca uzanan askerden arındırılmış “tampon bölgeye” girdi ve Şeyh Dağı’nın (Hermon) Suriye tarafında mevzilenirken, İsrail bu konuşlandırmayı geçici bir güvenlik önlemi olarak nitelendirdi.
İsrail’in hava saldırıları ayrıca ülke genelindeki askeri tesisleri ve silah depolarını da hedef aldı.
Barrack, bir zamanlar düşman olarak görülen grupların yeni siyasi ve güvenlik yapılarına nasıl dahil edilebileceğinin bir örneği olarak Suriye’deki siyasi geçiş sürecini gösterdi.
ABD’li diplomat, “Bir zamanlar yabancı terör örgütü olarak nitelendirilen Nusra’yı ele alabilirsiniz; 8 Aralık’ta yaşanan dönüşümün ardından bugün pek çok kişi bu örneği ‘işte bir model’ diye değerlendiriyor,” dedi.
Nusra Cephesi, Suriye iç savaşı sırasında ortaya çıkan ve El Kaide’ye bağlılık yemini ettikten sonra bu ağdan ayrıldığını ilan eden bir cihatçı gruptu. Örgüt, başta ABD ve BM olmak üzere birçok ülke ve kurum tarafından “terörist” kabul ediliyordu.
Grubun lideri Ahmed Şara (Ebu Muhammed el-Colani), daha sonra Esad’ı deviren saldırıyı yöneten Heyet Tahrir eş-Şam’ın (HTŞ) başına geçti.
Barrack ayrıca, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ulusal ordusuna entegrasyonunu, daha önce pek çok kişinin olası görmediği bir sonuç olarak gösterdi.
ABD’li, “Hiç kimse, bu Kürt oluşumu olan SDG’yi ulusal bir orduya yeniden entegre edebileceğinizi düşünmemişti, ama bu gerçekleşti,” dedi.
Şam ile Kürt liderliğindeki güçler, 10 Mart 2025 tarihinde SDG’nin askeri ve sivil kurumlarını Suriye devletine entegre etmek üzere bir anlaşma imzalamıştı.
Fakat entegrasyon şartları ve bölgedeki özyönetimin geleceği konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle anlaşmanın uygulanmasında gecikmeler yaşandı.
Bununla birlikte Barrack, Washington’un geniş bölgede gerçekleşen ve kendisinin “23 rejim değişikliği” olarak nitelendirdiği olaylara müdahalesine atıfta bulunarak, ABD’nin Orta Doğu’daki önceki müdahalelerinin etkinliği konusunda şüphelerini dile getirdi.
“Ne zaman müdahale etmeye, bir kişiyi ya da rejimi değiştirmeye çalışsak, bu bir hata olmuş gibi görünüyor,” diyen Barrack ayrıca Yemen’deki ABD müdahalesinin değerini de sorgulayarak, bunu görünüşe göre “anlamsız” olarak nitelendirdi.
Amerika5 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBerlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Rusya2 hafta önceYandex veri merkezine saldırı Rusya’da dijital hizmetleri vurdu










