Bizi Takip Edin

Rusya

Putin: Batı, Ukrayna halkını ‘sarf malzemesi’ olarak görüyor

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Putin, Valday Tartışma Kulübünde yaptığı yaklaşık dört saatlik konuşmada, herhangi bir ülkenin nükleer deneme yapması halinde Rusya’nın da anında karşılık vereceğini söyledi. Batı’yı Ukrayna halkını ‘sarf malzemesi’ olarak görmekle suçlayan Putin, çok kutupluluğun Batı hegemonyasına tarihin verdiği bir cevap olduğunu belirtti ve Rusya’nın cephe hattında stratejik inisiyatifi elinde tuttuğunu savundu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Soçi’de düzenlenen Uluslararası Tartışma Kulübü Valday’ın genel oturumunda 3 saat 51 dakika konuştu. Putin, küresel güç dengelerinden Ukrayna’daki savaşa, Trump ile Alaska’da yapılan görüşmeden Avrupa’nın geleceğine kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulundu.

Batı’nın izolasyon çabaları çöktü

Putin, Rusya’nın yaptırım sayısında “mutlak rekor sahibi” olduğunu söyledi. Ancak Batı’nın Rusya’yı izole etme çabalarının tamamen çöktüğünü belirtti. Putin, “Rusya en yüksek direnç seviyesini gösterdi, bu konuda haklı gurur duyuyoruz” dedi. Devlet Başkanı, bazı ülkelerin Rusya’ya stratejik yenilgi yaşatmak, halkı acı çektirmek istediğini, ama artık “sakinleşmeleri gerektiğini” vurguladı.

Putin, Batı’nın Sovyetler Birliğinin son kalıntısını da “ezmek” istediğini söyledi. Putin, “Kafkasya’da CIA’nın nasıl çalıştığını, terörü nasıl finanse ettiğini gördüğümde ben bile şok oldum” diye ekledi.

“Bütün NATO Rusya ile savaşıyor”

Putin, Batılı eğitmenlerin Ukrayna’daki savaşta yer aldığını söyledi. Devlet Başkanı, Avrupa’da Ukrayna ordusuna destek veren özel bir merkezin kurulduğunu anlattı. Putin, “Bütün NATO ülkeleri Rusya ile savaşıyor” dedi. Rus lider, Rus ordusunun bugün dünyadaki en savaş kabiliyetli ordu olduğunu vurguladı.

Devlet Başkanı, cephe hattının neredeyse tamamında Rus ordusunun ilerlediğini söyledi. Putin, “Kuzey” grubunun Volçansk’ın yarısını aldığını, “Batı” grubunun Kupyansk’ın üçte ikisini aldığını, ordu birliklerinin Konstantinovka’ya ve Krasnoarmeysk’e girdiğini açıkladı. Devlet Başkanı, Ukrayna ordusunda kargaşa hâkim olduğunu söyledi. Putin, “Cephede ne olduğunu anlamıyorlar” dedi.

Putin, Rus ordusunun personelinin yeterli olduğunu, kayıplarının Ukrayna’nınkinden kat kat az olduğunu söyledi. Putin, “Gençler kendileri askere yazılıyor. Zorunlu seferberlik yapmıyoruz” dedi.

Ukrayna’nın ağır kayıpları

Putin’in hesabına göre, Ukrayna ordusu eylülde 44 bin 700 asker kaybetti, bunların neredeyse yarısı telafisizdi. Kiev, hastanelerden dönenlerle birlikte 11 bin daha az asker toplayabildi. Ocak-ağustos arasında 150 bin kişi Ukrayna ordusundan firar etti, sadece 160 bin yeni asker alındı. Putin, Rusya’da da firarlar olduğunu, ama çok az olduğunu söyledi.

Putin, Ukrayna ordusunun kayıpları göz önünde bulundurulduğunda Kiev’in müzakereyi düşünmesinin daha iyi olacağını söyledi. Devlet Başkanı, Ukrayna yönetiminin masaya oturacak gücü bulacağını umduğunu ifade etti.

Zaporijya Nükleer Santrali’ne saldırılar

Putin, Ukraynalı militanların Zaporijya Nükleer Santrali’ne saldırılar düzenlediğini, şimdilik doğrudan reaktöre vurmadıklarını açıkladı. Putin, “Eğitim merkezini vurdu, enerji direklerini vurdu. Şimdi santral jeneratörlerle çalışıyor” dedi. Devlet Başkanı, Ukrayna topçusunun onarım ekiplerinin yaklaşmasına izin vermediğini, buna rağmen suçun Rusya’ya atıldığını belirtti. Putin, UAEA personelinin her şeyi gördüğünü ama sessiz kaldığını söyledi.

Putin, Ukrayna sabotaj gruplarının Kursk ve Smolensk nükleer santrallerinin enerji hatlarını birçok kez havaya uçurduğunu söyledi. Devlet Başkanı, Ukrayna’daki diğer santrallerin hâlâ çalıştığını hatırlattı ve “Bize aynı şekilde karşılık vermemizi ne engelliyor?” diye sordu. Putin, “Bu çok tehlikeli bir uygulama, durmaları daha iyi olur” dedi.

Trump ile Alaska görüşmesi

Putin, Alaska’daki görüşmenin kimin fikri olduğuna dair yorum yapmadı. Ancak Devlet Başkanı, orada rahat hissettiklerini söyledi. Putin, Rusya’nın ABD ile Ukrayna’daki çatışmanın çözümü konusunda tartışmayı sürdürmeye hazır olduğunu vurguladı.

Putin, Alaska’da Trump ile sadece Ukrayna krizinin çözümünü konuştuklarını anlattı. Rus lider, ABD Başkanı’nı “rahat bir muhatap” diye tanımladı: “Gösteriş yapmayı seviyor ama dinlemeyi de biliyor.” Putin, “Alaska’daki görüşme, ikili ilişkilerin yeniden kurulması için bir işaret oldu” dedi.

Putin, Çin ziyaretinde Devlet Başkanı Şi Cinping’in Rusya-ABD ilişkilerinin normalleşmesini desteklediğini aktardı. Putin, Şi’yi dostu olarak gördüğünü söyledi.

“Trump iktidarda olsaydı ihtilaf yaşanmazdı”

Putin, Ukrayna ihtilafının hem Ukraynalılar hem Ruslar için bir trajedi olduğunu söyledi. Ancak Devlet Başkanı, Batı için Ukrayna halkının önemi olmadığını, onları “sarf malzemesi” gibi gördüklerini belirtti. Putin, “NATO sınırlarımıza yaklaşmasa bu ihtilaf olmazdı. Trump iktidara olsaydı, bu ihtilaf da yaşanmazdı” dedi.

Putin, Trump yönetiminin isteklerini doğrudan dile getirdiğini ama dürüstçe yaptığını söyledi. Devlet Başkanı, ABD yönetiminin kendi çıkarlarını savunduğunu, Rusya’nın da aynısını yaptığını belirtti. Putin, ABD ile tam kapsamlı ilişkilerin yeniden kurulmasının Rusya’nın ulusal çıkarına olduğunu vurguladı.

Tomahawk füzeleri ve nükleer silahlar

Putin, Tomahawk’ın güçlü bir silah olduğunu, ancak Ukrayna’ya sevk edilmesinin cephede durumu değiştirmeyeceğini söyledi. Putin, “ATACMS füzeleri vardı, ama hava savunmamız onları düşürmeyi öğrendi” dedi. Devlet Başkanı, bu füzelerin sevkiyatının Rusya-ABD ilişkilerine zarar vereceğini, Amerikan askerlerinin doğrudan katılımı olmadan Tomahawk’ların kullanılamayacağını vurguladı.

Putin, Rusya’nın modern yüksek teknolojili çok sayıda silah sistemine sahip olduğunu, bunlara “Oreşnik” adlı sistemi de eklediğini söyledi. Devlet Başkanı, şimdi yeni hipersonik silah sistemleri ortaya çıkabileceğini belirtti. Putin, “Hiçbir şeyi unutmadık, çalışmalar sürüyor” diye vurguladı. Putin, Rusya’nın kendi nükleer kalkanına güvendiğini ifade etti. Devlet Başkanı, ABD ile parite bulunduğunu belirtti.

Putin, Rusya’nın Belarus dışında hiçbir yerde taktik nükleer silah konuşlandırmadığını söyledi. Devlet Başkanı, bu silahların Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan bombalardan kat kat güçlü olduğunu kaydetti.

Putin, eğer herhangi bir ülke nükleer deneme yaparsa Rusya’nın da aynı şekilde karşılık vereceğini açıkladı.

Stratejik silahlar anlaşması

Putin, stratejik taarruz silahları anlaşmasının geleceğine ilişkin kesin konuşmadı: “ABD’de bazıları, Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın uzatılmasına ihtiyaç duymadıklarını söylüyor. Onlara gerek yoksa bize de gerek yok.”

Fransa’nın tankere el koyması “korsanlık”

Putin, Fransa’nın uluslararası sularda tankere el koymasını korsanlık olarak nitelendirdi. Putin, “Orada muhtemelen askeri yük, insansız hava araçları aradılar. Hiçbiri yoktu, olamazdı da” dedi. Devlet Başkanı, bunun, Fransız halkının dikkatini iç sorunlardan başka yöne çekme isteğiyle yapıldığını söyledi. Putin, “Fransızlar, bana gelin. Çevremde birleşin. Sizi zafere götüreceğim. Tıpkı Napolyon gibi” dedi.

Tankerlere el koymaya ilişkin konuşan Putin, bunu bir kez daha korsanlık diye tanımladı ve “Korsanları yok ederler” dedi. Devlet Başkanı’na göre Avrupalı liderler vatandaşlarını “büyük silahlı ihtilafların” yoluna itiyor.

Putin, uluslararası hukukun gemi el koymayı yasakladığını söyledi. Devlet Başkanı, Avrupa toplumlarının kendi liderlerinin işleri çöküşe sürüklemesine izin vermeyeceği umudunu dile getirdi.

“Sevdiğimiz Avrupa yok oluyor”

Putin, Avrupa Birliğinin güçlü bir uygarlık merkezi olduğunu ama sönmekte olduğunu söyledi. Devlet Başkanı, kontrolsüz göç ve değerlerin aşınmasının Avrupa’yı içten kemirdiğini belirtti. Putin, “Sevdiğimiz Avrupa yok oluyor” dedi. Devlet Başkanı, Avrupa’da yarım yıl yaşayan Batı yanlısı Rusların bile bunu söylediğini ekledi.

Putin, Avrupa’da milliyetçi hareketlerin güçlendiğini söyledi. Fransa’da, Almanya’da. Macaristan’da Orbán’ı destekleyenler “Macar kalmak isteyenler.” Putin, bu süreç devam ederse Avrupa’nın yeniden doğacağını belirtti.

Putin, Rusya’nın petrol ve gazının Avrupa’ya sevkiyatına getirilen yasağın, egemenliğin kaybedilmesinden kaynaklandığını söyledi. Putin, “Egemenlik kaybedilince her şey çöker” dedi.

Putin, Avrupa’da “Ruslarla savaş yaklaşıyor” şeklinde tekrarlanan mantraların doğru olmadığını söyledi. Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldıracağı saçmalığına inanmak mümkün değil. İnsanlara ‘rahatlayın, kendi sorunlarınıza bakın’ demek geliyor içimden” dedi. Devlet Başkanı, Avrupa’nın bu süreçte küresel rekabette geriye düştüğünü kaydetti.

Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği “aptallık”

Putin, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılmasını “aptallık” olarak nitelendirdi: “İlişkilerimizde hiçbir sorun yoktu,” dedi. Devlet Başkanı, Helsinki’de ruble kabul edildiğini, tabelaların Rusça olduğunu hatırlattı. Putin, “Rusya Helsinki’yi ya da Stockholm’ü mü işgal etmek istedi? İsveç’le bütün sorunlarımızı Poltava Muharebesi’nde çözmüştük. Bu çok eskidendi” diye vurguladı.

Putin, Finlandiya ile de İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra tüm meselelerin çözüldüğünü söyledi. Devlet Başkanı, bu ülkelerin yönetimlerinin Rusya’dan çıkar sağlamayı umduğunu, ancak “Rusya’dan bir şey koparmalarının mümkün olmayacağını” belirtti.

Putin, Rusya’nın Finlandiya ile ilişkileri yeniden kurmaya karşı olmadığını ancak “bir burukluk” kaldığını söyledi.

Avrupa’da demokrasi maskaralığa döndü

Putin, Avrupa’daki elitlerin iktidarı korumak için halklarını aldattığını söyledi. Devlet Başkanı, örnek olarak Romanya’daki başkanlık seçimlerini gösterdi: “Yakında her şeyi yasaklayacaklar.” Putin, “Demokratik prosedürleri sonsuza kadar maskaralık haline getirmek mümkün değil” dedi.

Sırbistan’da renkli devrim girişimi

Devlet Başkanı, Rus istihbaratının Batı’nın Sırbistan’da renkli devrim organize etmeye çalıştığını teyit ettiğini açıkladı. Putin, Sırp gençlerinin protesto için sokaklara çıkarken halklarının geçmişte yaşadığı acıları unutmamaları gerektiğini vurguladı. Putin, “Gençleri sokağa itenler, Sırp halkının acı çekmeye devam etmesini istiyor. Nasıl ki bazıları Rus halkının da acı çekmesini istiyor. Bunu açıkça söylüyorlar” dedi.

ABD uranyum alımlarına devam ediyor

Putin, ABD’nin diğer ülkelerden Rusya’nın kaynaklarından vazgeçmesini istediğini, fakat kendisinin uranyum almaya devam ettiğini söyledi. Putin, “Jüpiter’e serbest olan, boğaya serbest değildir” dedi.

Putin, Rusya’nın ABD’ye uranyum sevkiyatını düzenli ve güvenilir şekilde sürdüreceğini söyledi. Devlet Başkanı, 2025’te 1,2 milyar dolar, 2026’da 800 milyon dolar değerinde nükleer yakıt satılacağını açıkladı. Putin, Avrupa’nın Rusya’nın doğalgazından vazgeçmesinin ürün fiyatlarını yükselttiğini ve AB halkını yoksullaştırdığını belirtti.

BRICS ekonomik güç kazanıyor

Putin, Rusya’nın dolar karşıtı bir kampanya yürütmediğini, sadece dolar üzerinden ödeme yapmasına izin verilmediğini belirtti. Devlet Başkanı, BRICS’in elektronik ödeme ve ticaret imkânlarını genişletmek için çalışacağını söyledi. Putin, BRICS ülkelerinin dünya GSYİH’sındaki payının bugün yüzde 40, AB ülkelerinin payının ise yüzde 23 olduğunu ifade etti.

Enerji sektörü ve petrol fiyatları

Devlet Başkanı, uluslararası enerji sektörünün iyi işleyeceğine, dünya ekonomisi büyüdükçe enerji kaynaklarına talebin arttığına inandığını söyledi. Putin, “Eğer varsayalım ki Rusya’nın petrol tacirlerini piyasadan çıkarsalar, ki bu olmayacak, fiyatlar anında 100 doların üzerine fırlar” diye vurguladı. Putin ardından, “Bu, kötü durumda olan ekonomilerin, Avrupa ülkelerinin ekonomilerinin çıkarına mı? Bunun üzerine ya hiç düşünmüyorlar ya da her şeyi anlayarak yine de kasten üzerine gidiyorlar” dedi.

Hindistan ile ilişkiler

Putin, Hindistan’la hiç sorun yaşanmadığını söyledi. Devlet Başkanı, Modi’yi çok bilge ve milliyetçi bir lider olarak nitelendirdi. Putin, Hindistan ile ticaretin geliştirilmesinden yana olduğunu belirtti. Devlet Başkanı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 63 milyar dolar olduğunu, fakat potansiyelin çok daha büyük olduğunu söyledi.

Putin, ABD’nin Hindistan ve Çin’e gümrük vergisi getirmesi halinde fiyatların kendi ülkelerinde artacağını belirtti. Devlet Başkanı, bunun Fed’in sert politikalarına ve ekonominin yavaşlamasına yol açacağını söyledi. Putin, Hindistan’ın Rusya petrolünden vazgeçmesi halinde yaklaşık 9 milyar dolar kaybedeceğini, vazgeçmezse gümrük vergisi ve siyasi baskıya maruz kalacağını söyledi. Putin, “Hindistan halkı aşağılanmaya katlanmaz, Modi de baskıyla ticaretten vazgeçmez” dedi.

Putin, Çinli turistler için yakın zamanda vizesiz rejim ilan edeceklerini, gecikmenin bürokrasiden kaynaklandığını belirtti.

Gazze krizi ve İsrail-Filistin meselesi

Putin, Gazze’deki durumu modern insanlık tarihinin korkunç bir olayı olarak tanımladı. Devlet Başkanı, Rusya’nın, Trump’ın çözüm planını desteklemeye hazır olduğunu söyledi. Putin, Filistin meselesinin çözümünde iki devlet ilkesinin, İsrail ve Filistin devletlerinin kurulmasının anahtar olduğunu vurguladı. Devlet Başkanı, Gazze’nin kontrolünün Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a devredilmesinin tercih edilebileceğini, ama Trump’ın planına Filistin’in kendisinin nasıl yaklaştığının önemli olduğunu belirtti.

Putin, İsrail’in Katar’a saldırısının kendisini şaşırttığını söyledi.

Rusya ekonomisinde çeşitlendirme

Putin, Rusya ekonomisinin çeşitlendirilmesinin en temel görev olduğunu söyledi. Devlet Başkanı, ekonominin daha yüksek teknolojili hale gelmesi, iş gücü verimliliğinin artırılması ve iş gücü piyasasının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Putin, halkın gelirini artırmanın önemine değindi. Devlet Başkanı, Rusya’daki yüksek nitelikli uzmanların daha yüksek maaş alması gerektiğini vurguladı.

Putin, yaptırımlar sonucu Rusya’nın yeni ortaklar bulduğunu ve lojistiği yeniden kurduğunu anlattı.

Putin, Rusya’nın enflasyonu dizginlemek için rekor büyüme hızından feragat ettiğini vurguladı. Devlet Başkanı, enflasyonu düşürmek gerektiğini, ama aynı zamanda ekonomik büyümeyi de sürdürmenin önem taşıdığını belirtti. Putin, “Ekonomiyi tamamen ‘dondurmamak’ önemli” dedi.

Putin, hükümetin KDV’yi artırma kararının ardından kayıt dışı ekonominin büyümesine izin vermemenin önemli olduğunu söyledi. Devlet Başkanı, KDV artışının ekonomiyi dengelemeye ve geleceğe hazırlık oluşturmaya imkan vereceğini belirtti.

Batı’dan Rusya’ya göç

Putin, Batı ülkelerinden Rusya’ya taşınmak isteyenler için, “Kimin nereden geldiği önemli değil; Güney’den ya da Kuzey’den. Önemli olan ortak değerler” dedi. Devlet Başkanı, 1800 başvuru yapıldığını, 1500’ünün kabul edildiğini söyledi. Putin, gelenlerin çoğunun Avrupa’dan olduğunu, orada “çocuklara karşı cinsiyet terörü” yaşandığını belirtti.

CIA yetkilisinin oğlunun anısı

Putin, CIA Başkan Yardımcısı Michael Gloss’un oğlunun cephede ölümüne kadar onu tanımadığını söyledi. Devlet Başkanı, Gloss’un ön safta savaşarak şerefiyle öldüğünü anlattı. Putin, Donbass’ta İngilizce ağırlıklı eğitim veren bir okula onun adının verildiğini belirtti. Putin, “O Amerikalıydı ama Rus askeriydi” dedi.

NATO üyeliği teklifleri reddedildi

Putin, Rusya’nın NATO’ya katılmak için iki kez teklif verdiğini anlattı. Devlet Başkanı, ilkinin 1954’te, ikincisinin 2000’de olduğunu söyledi. Putin, her seferinde reddedildiğini belirtti. Devlet Başkanı, Batılı ülkelerin mutlak güç cazibesine kapıldığını ifade etti.

Çok kutupluluk ve hegemonya

Putin, modern dünyada artık “okyanus ötesinde icat edilmiş kurallara” uymaya kimsenin hazır olmadığını söyledi. Putin, “Çok kutupluluk, Batı’nın hegemonyasını kurma çabasına tarihin verdiği cevaptır” dedi.

Putin, ABD ve Batı’nın gücünün geçen yüzyılın sonunda zirveye ulaştığını, ama diğer ülkelere ne yapacaklarını dayatma çabalarının başarısız olduğunu söyledi. Putin, “Her gücün bir sınırı vardır. Demire karşı ancak başka bir demir çıkar. Ve o da mutlaka çıkar” dedi.

Putin, modern dünyanın diktaya değil, anlaşmalara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Devlet Başkanı, hegemonyanın bu yükün altından kalkamayacağını vurguladı.

BM’nin geleceği

Putin, BM’nin bugün sık sık eleştirildiğini, kurumda birçok sorun olduğunu ancak şu anda BM’den daha iyisinin bulunmadığını söyledi. Putin, “Asıl mesele, bizim bu kurumu nasıl kullandığımız” dedi. Devlet Başkanı, BM’nin potansiyelinin daha yeni açılmaya başladığını belirtti. Putin, “Yeni bir dünya düzeni arayışının uzun dönemine girdik” dedi. Devlet Başkanı, BM’nin çağdaş gerçeklere uyum sürecinde kuruluşun ilk amacının bozulmamasının önemli olduğunu söyledi.

Rusya medeniyeti ve değerler

Devlet Başkanı, Rusya’nın eski uygarlıklara büyük saygı duyduğunu söyledi. Putin, “Bizim medeniyetimiz 1000 yılı aşkın süredir var, tecrübemiz var” dedi. Devlet Başkanı, Rusya’da farklı dinlerden, farklı halklardan insanların yüzyıllardır bir arada yaşadığını, bunun özel bir kültür oluşturduğunu vurguladı.

Putin, SSCB’nin herkese kendi politikasını dayattığını, sonra aynı şeyi ABD’nin yapmaya başladığını söyledi. Devlet Başkanı, bunun yanlış olduğunu vurguladı. Putin, Rusya’nın hiçbir zaman başka ülkelere ırkçı bir tavırla yaklaşmadığını belirtti. Putin, “Rusya çeşitlilikten, çok seslilikten ve değerlerin senfonisinden yana oldu. Rusya vardı, var ve hep olacak” dedi.

Puşkin şiiri okudu

Putin, evinde masasının üzerinde bir Puşkin cildi bulunduğunu anlattı. Putin, “Puşkin bana sanki, Valday’a yanında şiir kitabımı al, oku’ dedi” diye ekledi. Devlet Başkanı ardından 1831’de yazılan “Borodino Yıldönümü” şiirini okudu. Putin, konuşmasına, “Rusya’nın varlığı bile birçok kişiye hoş gelmiyor, fırsat arıyorlar. Ama buna izin vermeyeceğiz” sözleriyle devam etti.

Modern savaş ve teknoloji

Putin’e modern savaşın nasıl değiştiği soruldu. Putin, “Teknolojinin gelişmesiyle askeri olmayan yöntemler arttı” dedi. Devlet Başkanı, bilgi saldırıları ve toplumsal bilinç üzerinde etki çabalarını örnek gösterdi.

Putin, savaş araçları arasında en önemlisinin insansız hava araçları olduğunu söyledi. Putin, “Tüm bu teknolojiler çift amaçlı kullanılabilir. İHA’lar hem tıpta hem gıda dağıtımında kullanılabilir” dedi.

Putin, askeri ihtilallerde her şeyin çok hızlı değiştiğini söyledi. Putin, “Değişmeyen tek şey Rus askerinin cesareti” diye ekledi.

Putin, genç kızların kokoshnik (geleneksel başlık) takmaya başlamasının kendisini çok sevindirdiğini söyledi. Devlet Başkanı, bunun Rus toplumunun olgunluğunu ve sağlamlığını gösterdiğini, dışarıdan etkilenmediğini belirtti. Putin, “Rus toplumunu içeriden çökertme çabalarına rağmen, düşmanlarımız ters etki yaratıyor” dedi.

Diğer konular

Putin, Kopenhag ve Lizbon’a artık drone göndermeyeceği yönünde şaka yaptı. Putin, “Artık göndermeyeceğim” diyerek güldü. Devlet Başkanı ardından, “Ciddi konuşursak: Orada zaten hedef yok, bizim de göndermemize gerek yok” dedi.

Putin, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’in evinde nasıl kaldığını hatırladı: “Sabah pijamalarla kahve içtik.”

Putin, Charlie Kirk’ün öldürülmesini “iğrenç bir cürüm” olarak nitelendirdi ve ailesine başsağlığı diledi.

Putin, Macron ile aslında iyi ve çalışma ilişkileri içinde olduğunu söyledi.

Putin, dünya toplumunun temel konularda ortak bir dil bulacağına dair umut ifade etti. Devlet Başkanı konuşmasını bununla bitirdi.

Rusya

Çinli şirketler Rusya enerji pazarında uzman açığı yaşıyor

Yayınlanma

Rusya’nın enerji pazarına giren Çinli şirketler, yatırımlarına devam etme iyimserliğini korurken sektördeki uzman personel eksikliğinden kaygı duyuyor. Rusya’daki Çinli Girişimciler Birliği, yatırımcıların vergi politikası ve yaptırımlar gibi sorunlarla da karşılaştığını, ancak ticari diyaloğun Rusya’nın yatırım cazibesini artırdığını bildirdi.

Rusya’daki Çinli Girişimciler Birliği, Rusya enerji pazarına giren büyük Çinli şirketlerin personel eksikliğinden kaygı duyduğunu, ancak Rusya’nın Çin için yatırım cazibesini koruduğunu bildirdi.

Rusya’daki Çinli Girişimciler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Hua Xie, 2026 St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF-2026) kapsamındaki “Yeni Pazarlara Yatırım: Belirsizlik Çağında Değişen Manzara” başlıklı oturumda, enerji sektöründeki Çinli yatırımcıların Rusya’da uzman eksikliğiyle karşılaştığını ifade etti.

Hua Xie, Çinli yatırımcılar ile Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı arasında üç yıldır düzenli toplantılar yapıldığını belirtti.

Hua Xie, “Geçen yıl ekim ayında Birliğimiz, Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Reşetnikov ile bir anlaşma imzaladı. Her yıl 20-30 yatırımcı şirketin katılımını organize ediyoruz, sorunlarını bakan düzeyine taşıyorlar. Her şirket söz alıyor ve bir çözüm buluyor… Enerji alanındaki büyük yatırımcılar personel konusunda endişeli. Bazı yerlerde uzman eksikliği yaşanıyor.” dedi.

Rusya’daki yabancı yatırımcıların birçok sorunla karşılaştığını ekleyen Hua Xie; bunlar arasında vergi politikasını, yabancı personel istihdamını ve yatırımcı destek mekanizmalarının tanıtımındaki eksikliği öne çıkardı. Hua Xie’nin aktardığına göre, bu sorunların birçoğu Çin’deki Rus işletmeleri için de geçerliliğini koruyor.

Çinli yatırımcıların yaptırımlar, varlıkların dondurulması, vergiler, harçlar ve bankacılık düzenlemeleriyle ilgili sorunları bulunduğunu kaydeden Genel Sekreter Yardımcısı, Rusya ile Çin arasındaki etkileşimi ise “Rusya’nın yatırım cazibesini” artıran “pratik bir diyalog” olarak değerlendirdi.

Çinli yatırımcıların pazara genel olarak “iyimserlikle” baktığını belirten Hua Xie, birçoğunun yaptırımlardan önce Rusya’da çalıştığını ve yaptırımların uygulanmasından sonra da kalmaya devam ettiğini bildirdi.

Hua Xie, “Çin ve Rusya’nın işbirliklerini artıracağına eminim.” diyerek, etkileşim mekanizmalarının başbakanlar düzeyinde de ele alınacağını ifade etti. Hua Xie’ye göre, Çin Başbakanı Li Qiang’ın temmuz ayında Rusya’ya yapacağı ziyaret de Çinli yatırımcılar için olumlu bir işaret niteliği taşıyor.

Petersburg Ekonomi Forumu’nda ekonomik büyüme modeli tartışıldı

Rusya ve Çin yatırım koruma anlaşmasını güncelledi

Rusya’daki Çinli Girişimciler Birliği, büyük devlet şirketlerinden özel yatırımcılara ve fonlara kadar yaklaşık 4 bin şirketi bir araya getiriyor.

Çin bankalarının da yer aldığı kuruluş, yatırımcıların sorunlarını çözmek amacıyla işletmelerin yetkililerle diyalog kurmasına yardımcı oluyor.

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov ve Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao, mayıs ayında Yatırımların Teşviki ve Karşılıklı Korunması Anlaşması’nın güncellenmiş halini imzaladı.

Belge; yatırımcılara yönelik ayrımcılığın yasaklanmasını, yatırımların kamulaştırılması sonucunda oluşan zararın tazmin edilmesini ve anlaşmazlıkların çözüm mekanizmalarını güvence altına alıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, mayıs ayı sonundaki Çin ziyareti sırasında, Rusya ile Çin arasındaki ticaret hacminin 21’inci yüzyılın başından bu yana 30 kattan fazla arttığını açıkladı.

Çinli yatırımcılar, 2000’li yılların sonunda Rusya enerji pazarına aktif olarak girmeye başladı ve işbirliği 2014 yılından sonra daha geniş bir ölçeğe ulaştı.

Temel fonlar; büyük petrol ve doğalgaz projelerine, hammadde işlemeye, doğalgaz boru hatlarına ve enerji üretimine yönlendiriliyor.

Çinli şirketler CNPC, Sinopec, CNOOC ve İpek Yolu Fonu, hidrokarbon üretimi segmentinde on milyarlarca dolar yatırım yaptı. Bu alandaki örnekler arasında Yamal LNG ve Arctic LNG 2 projelerindeki hisseler ile Udmurtneft’in sermayesindeki ortaklıklar yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Petersburg Ekonomi Forumu’nda ekonomik büyüme modeli tartışıldı

Yayınlanma

St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun (SPIEF) makroekonomi oturumu, Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina’nın yokluğunda finans ve ekonomi kurmaylarının katılımıyla gerçekleşti. Oturumda söz alan Rus bakanlar, yaptırımların gölgesindeki dış borç durumunu, bütçe kuralını, para politikasındaki olası gevşeme alanlarını ve sürdürülebilir büyüme modeline dönüş arayışlarını değerlendirdi.

St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun (SPIEF) ikinci günü, finans ve ekonomi bloğu bakanlarının katıldığı ancak Merkez Bankası Başkanı’nın yer almadığı makroekonomi oturumuyla açıldı.

“Küresel belirsizlik ortamında sürdürülebilir ekonomik büyüme yörüngesine nasıl dönülür” başlıklı oturuma, Devlet Başkanlığı İdaresi Başkan Yardımcısı Maksim Oreşkin, Maliye Bakanı Anton Siluanov ve Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov katıldı. Başlangıçta tartışma katılımcıları arasında Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina da bulunuyordu; ancak bir gün önce ismi SPIEF konuşmacıları listesinden çıkarıldı. Merkez Bankası, Nabiullina’nın hastalık izninde olduğunu bildirdi.

Oturumun başında moderatörlük görevini üstlenen Devlet Duması Bütçe ve Vergi Komisyonu Başkanı Andrey Makarov, katılımcıları “gerçek beyefendiler” olmaya ve Nabiullina’nın yokluğunda “her şeyin sorumlusunun yüksek politika faizi olduğunu söylememeye” çağırdı. Buna rağmen para politikası konusuna değinilmekten kaçınılamadı.

Rusya savunma odaklı yaptırım modelinden uzaklaşıyor

Maksim Oreşkin, “Ekonominin Batı kısmı bir sarsıntı, bir ateş içinde bulunuyor ve bu ateş kısmen bize de geçiyor. Orta Doğu’da yaşananlar da tüm dünyayı ateşe veriyor. Bu durum bizi de etkiliyor. Ancak Çin ekonomisi büyümeye devam ediyor, Hindistan ekonomisi de büyüme gösteriyor, aynı şekilde Afrika ülkeleri de. Bu fırsatları kullanmak gerekiyor. Ayrıca reformları ve yapısal değişiklikleri hayata geçirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Yaptırımlar bağlamında değerlendirmelerde bulunan Oreşkin, “Sadece savunmaya yönelik bir modelden uzaklaşmak gerekiyor. Ve biz bundan büyük ölçüde uzaklaştık. Eski bir şeylerin geri döneceğini, yaptırımların iptal edileceğini beklememek lazım. Yaptırımlar belirli olaylara bağlı değildir, dünyanın nasıl değiştiğine bağlıdır. Bir şeylerin geri dönmesini ve değişmesini beklemeyin; geri dönmeyecek ve değişmeyecek. 10-20 yıl önceki o dünya artık asla var olmayacak. 2022-2023 yıllarında sahip olduğumuz tamamen savunma odaklı modelden, kademeli olarak daha dengeli bir modele geçiyoruz. Kendi iç platformumuzda ve diğer ülkelerin platformlarında daha aktif oynamamız gerekiyor. Savunma ile saldırı arasındaki denge var olmalı ve saldırı yönüne doğru kaymalıdır” dedi.

Anton Siluanov ise şu açıklamayı yaptı: “Birçok ülke halen uluslararası kredi kuruluşlarının, Uluslararası Para Fonu’nun kredilerine bağımlı durumda. Bizde bu yok. Bizim, yakında kapatacağımız sadece yüzde 10 oranında bir dış borcumuz var. Dış finansal altyapıya bağımlı değiliz, kendi altyapımız kuruldu, çalışıyor ve finansal hizmetlerden koparılmamız bile ödemelerimizi gerçekleştirme imkanımızı kesinlikle etkilemedi. Bütçe meselelerine ilişkin kendi kararlarımızı, ülkedeki mevcut önceliklere dayanarak alıyoruz. Yirmiler Grubu ülkeleri arasında en düşük borca biz sahibiz. Dış yatırım girişlerinin olmadığı, tamamen kendimize güvendiğimiz ve iç finansal imkanları kullandığımız koşullarda yaşıyoruz. Ve ortada bir sonuç var; son yıllarda ekonomik büyümenin oldukça sürdürülebilir olduğunu görüyoruz, son üç yılda bu oran yaklaşık yüzde 10 seviyesinde gerçekleşti.”

Siluanov ayrıca, “Bu tür kural tanımazlık koşullarında ilk yılımızı yaşamıyoruz. Finans alanında sadece sağlam bir duruş sergilemek ve ülkenin finansmanına çok dikkatli yaklaşmak gerekiyor. O zaman dışarıdan gelen bu kural tanımazlıklar bizi daha az etkileyecek veya hiç etkilemeyecektir. Dışarıdaki türbülans ne kadar fazlaysa, iç kalkınma, yerli yatırımcılar ve işletmeler için o kadar fazla koşul yaratmak, düzenlemeleri gevşetmek, iş dünyasına kolaylık sağlamak ve mülkiyet haklarının temellerini güvence altına almak gerekir” diye konuştu.

Ekonomide yeni büyüme modeli işgücü kısıtlamalarıyla şekilleniyor

Maksim Reşetnikov, “Yapısal değişiklikler açıkça ve oldukça aktif bir şekilde ilerliyor. Soru, bunları nereye yönlendirmek istediğimizdir. Temel kısıtlayıcılarımız değişmedi; bunlar en başta işgücü piyasası, düşük işsizlik ve yatırım meseleleridir; nitekim ilk çeyrek rakamları da konunun son derece güncel olduğunu gösteriyor. Önemli olaylar meydana geldiği anda ki bunlar sürekli meydana geliyor, ekonomi modeline ince ayar yapmak zorunda kalıyoruz. Bir sonraki ekonomik modelin hatları aşağı yukarı izlenebiliyor. Bu, birçoğunun isteyeceğinden daha güçlü bir ruble ve biraz daha yüksek faiz oranlarıdır; çünkü bütçe açığı ile ilgili meseleler var ve Rusya Merkez Bankası buna tepki veriyor. Sermaye çıkışımız kapalı; bu durum da yine döviz piyasası üzerinde baskı yaratıyor” ifadelerini kullandı.

İşgücü piyasasına değinen Reşetnikov, “Mesele işgücü piyasasıdır. Buna baktığımızda, yeni işgücü kaynağı olmadan büyümemizin zor olacağını anlıyoruz. Genç ve yaşlı nüfusu işgücü piyasasına dahil etmek için çaba gösteriyoruz, oralarda belirli rezervlerimiz var. Ve elbette, başta ticaret olmak üzere verimliliğin düşük olduğu sektörlerde işgücü verimliliği programlarının yaygınlaştırılması gerekiyor. Maaş artışının işgücü verimliliği artışını geride bırakması gerektiği durumlarda hala bir miktar rezervimiz bulunuyor. Bu tam olarak yüksek maaş mantığıdır. Bu gelişim seviyesi için daha yüksek maaşlarımız olmalıdır” değerlendirmesini yaptı.

Reşetnikov sözlerine şöyle devam etti: “Verimliliğin yatırımın bir fonksiyonu olduğu hakkında çok konuşuyoruz ve şu an anlaşılacağı üzere durum zor. Ancak bu, işgücü verimliliği konusunda kaynağımız olmadığı anlamına gelmiyor. ‘Yalın üretim’ konseptini ele alalım; bunu her yerde uygulamadık. Üzerinde çalışmaya devam etmeliyiz, potansiyel kesinlikle tükenmiş değil. Yapay zeka alanında büyük rezervler var, dijitalleşme ise henüz tamamlanmadı.”

Ulusal Refah Fonu’nun durumuna ilişkin konuşan Siluanov, “Sürekli sarsılıyoruz ve buna karşı belirli bir panzehir geliştirdik. Ulusal Refah Fonu’nu da bunun için yarattık; bolluk yıllarında biriktirmek ve ihtiyaç duyulan yıllarda kullanmak için. Gerçekten de son dört yılda Ulusal Refah Fonu’ndan 15 trilyon ruble kullandık; üstelik bunu sadece bütçe harcamalarını desteklemek için değil, ekonomiye yatırım yapmak için de kullandık. 15 trilyon rublenin 4 trilyondan fazlası bu yönde harcandı. Fonu, ekonomik kalkınmaya da katkı sağlayan altyapısal ve teknolojik gelişim için kullandık. Şu an piyasa koşulları biraz daha iyi durumda; birikim yapacak ve fonu onaracağız” dedi.

Maksim Oreşkin, büyüme modellerine ilişkin, “Ekonomik büyüme modeli taşa kazınmış ve sonsuza dek var olan bir şey değildir. ABD’de 2007 yılına kadar ekonomik büyüme modeli konut piyasasının hızlı gelişimine dayanıyordu. Ve ardından ilgili kriz geldi. Yüksek göç akışının olduğu bir dönemin ardından, şu an Trump’ın politikası zemininde göç akışı olmayan bir ekonomik büyüme modeli var. 2026 yılının başlarındaki büyümenin neredeyse tamamı yapay zeka kapasitelerine, işlemci kapasitelerine ve veri merkezlerine yapılan yatırımlardır. Çin, 2008’e kadar tamamen ihracat odaklı bir modele sahipti, ardından altyapı gelişimi yaşandı, şimdi ise tüketici talebi devrede. Tüm ülkeler sürekli bir model değiştirme sürecinden geçiyor. 2023-2025 yılları arasında Rusya ekonomisi yüzde 10’dan fazla büyürken, Avrupa bu dönemde yüzde 3 büyüme kaydetti” ifadelerini kullandı.

Oreşkin sözlerini şöyle sürdürdü: “Ekonomik büyüme modeli neydi? Rus işletmeleri Batılı şirketlerin bıraktığı boşlukları doldurdu. Rusların işgücü piyasasına katılımıyla ekonomi, ek iki milyon insanın aktif olarak çalışmasına imkan tanıdı. Savunma sektörü şüphesiz son yıllardaki ekonomik büyümenin itici güçlerinden biridir. Dijital platformlar da öyle. Model değişiyor. Elimizde hangi faktörler kaldı? Teknolojiler, dijital platformlar, muhasebe açısından düzenlemelerin basitleştirilmesi ve elbette yeni bir yatırım döngüsüne duyulan ihtiyaç. Hızlı büyüdük, yatırım aktivitesinde bir düzeltme yaşıyoruz. Ve elbette işgücü verimliliği.”

Reşetnikov ise, “Ekonomik büyüme modelinden daha önemli şeyler var. Bunlar kurumlardır; eğer kurumlar doğruysa model de doğru kurulacaktır. Ve kurumlar açıktır; mülkiyet hakları, yatırımcı hakları” diyerek duruma farklı bir çerçeve çizdi.

Maliye Bakanlığı artan vergi gelirleriyle bütçe kuralını esnetiyor

Anton Siluanov bütçe ve para politikası ilişkisine değinerek, “Ekonominin şu anda artıya geçtiğini ve faiz oranının düştüğünü görüyoruz. Bütçe ve para politikası birbirine çok sıkı şekilde bağlı. Hem Rusya Merkez Bankası hem de Ekonomik Kalkınma Bakanlığı ile bütçe dengesi konusunda bütçe politikasını nasıl ayarlayacağımızı ve Merkez Bankası’nın bu koşullarda hangi oranları tutacağını saatlerce sürekli tartışıyoruz. Her şey buna bağlı; çünkü hem bankalar bir para arzı kaynağıdır hem de bütçe bir para arzı kaynağıdır ve faiz oranı ekonomiye ne kadar ek para gireceğini tam olarak düzenler. Merkez Bankası ile koordinasyonumuz günlük olarak yürütülüyor” dedi.

Siluanov, “Şu an bütçedeki durum, ilk çeyrekte olana kıyasla düzeliyor. Vergi gelirlerimiz, hem kurumlar vergisi hem de KDV olarak geliyor. Bunlara bakarak ekonomik kalkınma göstergelerine bundan sonra ne olacağı görülebilir; çünkü vergiler, istatistiklerden daha hızlı bir şekilde ekonomik parametrelere ne olacağını planlama imkanı verir. Ve bu vergi göstergeleri büyüyor, KDV gelirleri şu an planın üzerinde seyrediyor. Bu yıl ekonomik büyümeyi yüzde 1,3 olarak planlamıştık, şu anki tahminde yüzde 0,4. Ancak KDV planlanandan fazla büyüyor, bu da tahmin düzeltmesini dikkate alarak başlangıçta planladığımızdan daha büyük büyüme rakamları göreceğimiz anlamına geliyor. Vergiler artıyor ve çıtayı bir yerlerde fazla zorlayabileceğimiz riskleri vardı. Hayır, zorlamadık, beş aylık bütçe uygulama göstergeleri buna açıkça tanıklık ediyor” şeklinde konuştu.

Temel petrol fiyatı hakkında konuşan Siluanov, “Bu yıl (bütçe kuralı için geçerli olan varil başına 59 dolarlık) kesinti fiyatını değiştirmedik. Şu an gelecek için düşünüyoruz. Ve bunun aşağı yönlü düzeltilmesi gerektiği açıktır. Nedeni, fiyat değişimlerinin dış faktörlerine daha az bağımlı olmaktır. Şimdi bir yandan dış faktörlerden bağımsız olarak bütçe dengesine dikkat etmemiz gerekiyor, diğer yandan ise kur oranlarımızın enerji ürünleri için değişen fiyat konjonktürüne daha az bağımlı olmasını sağlamalıyız. Ekonomimiz için nasıl bir ruble gerekiyor? İhracatçılar için, şu anda görüyoruz ki, ruble pek rahatlatıcı değil. İthalatçılar için ise elbette tahminlerimizden daha güçlü konumda. Bize öyle bir ruble lazım ki, bir yandan halkın çıkarları gözetilsin, ithal mallar ve teknolojiler erişilebilir olsun, diğer yandan da ihracat karlı olsun ki kapasitemiz varken yurt dışından her şeyi ithal etmeyelim. Bütçe kuralının düzeltilmesi, öngörülebilirlik yaratacak ve döviz kuru ile ilgili mevcut durumu dengeleyecektir” ifadelerini kullandı.

Rusya tüm dış borcunu yakında kapatmayı planlıyor

Kurmaylar para politikasında gevşeme alanı arıyor

Para politikasından beklentilerini aktaran Siluanov, “Anlaşılacağı üzere, hepimiz daha düşük faiz oranları ve daha düşük enflasyon istiyoruz. Bütçe politikasındaki eylemlerimiz, enflasyonun kendimiz için belirlediğimiz hedeflerde kalmasını ve faiz oranlarının işletmelerin hem gelişimi hem de operasyonel faaliyetleri için kredi alma imkanı sağlamasını hedefliyor. Bütçe ve para politikasının bağlantısı içinde, bütçe politikasındaki sıkılaşmayı ve daralmayı dikkate alarak para politikasının gevşetilmesini sağlamaya çalışacağız” dedi.

Maksim Reşetnikov ise süreci şu sözlerle değerlendirdi: “Geçen sefer bu konuyu, ekonomiye daha fazla sevgi gösterilmesi arzusuyla konuşmuştuk. Bu yıl içinde, anlayış konusunda kesinlikle büyük bir adım attığımızı söyleyebiliriz. Merkez Bankası ile sürekli iletişim halindeyiz, meslektaşlarımızın mantığını anlıyoruz ve büyük ölçüde paylaşıyoruz. Ancak elbette, şu an parasal koşulların gevşetilmesi için var olan alanın daha hızlı kullanılmasını arzu ederdik.”

Rusya’nın en büyük ekonomi forumunda dev anlaşmalar imzalandı

Okumaya Devam Et

Rusya

11 Avrupa ülkesinden Ruslara vize yasağı talebi

Yayınlanma

11 Avrupa ülkesi, Ukrayna’daki savaş devam ederken Rus turistlerin Schengen bölgesine girişinin kısıtlanması ve vize kurallarının sertleştirilmesi talebiyle Avrupa Komisyonu’na ortak mektup gönderdi. Bakanlar, Vize Kodu’nda yapılacak değişikliklerle “vize alışverişinin” engellenmesini ve güvenlik tehdidi oluşturan ülkelere karşı acil engelleyici önlemler alınmasını talep ediyor.

Aralarında Avrupa Birliği (AB) üyelerinin de bulunduğu 11 Avrupa ülkesi, Rus turistlerin Schengen bölgesine giriş koşullarının ağırlaştırılması talebiyle Avrupa Komisyonu’na bir mektup gönderdi.

Yaz sezonu öncesinde bir araya gelen Baltık ülkeleri, Danimarka, Hollanda, Polonya, Finlandiya, Çekya ve İsveç’in yanı sıra AB üyesi olmayan ancak Schengen bölgesine dahil olan İzlanda ve Norveç’in bakanları, ülkeleri Ukrayna’ya karşı savaşı sürdürürken Rus turistlerin Avrupa tatil beldelerinden yararlanmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Politico’nun incelediği mektuba göre, AB’nin Rus başvuru sahiplerine yönelik katı değerlendirme tavsiyelerinin sistematik olmayan bir şekilde uygulanması, Rus vatandaşlarının “vize alışverişi” yapmalarına imkan tanıyor.

Bu durumun, Rusların daha esnek yaklaşım sergileyen ülkelerden vize alarak ülkeler arasında serbestçe hareket etmesine yol açtığı kaydedildi.

Polonya’nın RMF FM’in ulaştığı, Polonya Dışişleri ve İçişleri bakanlarının imzasını taşıyan belgelere göre ülkeler, jeopolitik tehdit oluşturan ülkelerin vatandaşlarının girişini derhal engelleyecek sert yasal tedbirlerin alınmasını istiyor.

Bakanlar, AB’nin “üçüncü ülkelerin düşmanca eylemlerine daha etkili yanıt verebilmesi” amacıyla Vize Kodu’na yeni kısıtlamalar ve zorunlu tedbirler eklenmesini öneriyor.

Çok girişli vizelerin verilmesine yönelik kısıtlamanın, ikamet yerinden bağımsız olarak tüm Rus vatandaşlarını kapsaması gerektiği ifade ediliyor.

Mektupta ayrıca, eski ve mevcut askeri operasyon katılımcılarının tespit edilmesi ve Schengen bölgesine girişlerinin önlenmesi amacıyla Estonya’nın başlattığı girişim çerçevesinde acil önlemler geliştirilmesi çağrısı yapılıyor.

Bakanlar mektupta, “Ukrayna’da füzeler ve insansız hava araçları sivilleri ve sivil altyapıyı vurmaya devam ederken, tatillerini Avrupa plajlarında ve tatil merkezlerinde geçiren Rus turistlerin sayısının artması derin bir endişe uyandırmaktadır” ifadelerini kullandı. Ruslara verilen turistik vize sayısının artmasından ve bu vizelerin önemli bir kısmının çok girişli olmasından duyulan rahatsızlık dile getirildi.

“Schengen Barometresi” verilerine göre, Rus vatandaşlarına 2024 yılında 565 bin 719 turistik vize verilirken, bu sayı 2025 yılında 623 bin 451’e yükseldi. En fazla vizenin Fransa, İtalya ve İspanya tarafından düzenlendiği bildirildi.

Mektupta söz konusu artışa ilişkin şu ifadelere yer verildi:

“Bu durum, yaşamsal gerekliliği olmadan (Schengen) ülkelerine seyahat eden Rus başvuru sahiplerine karşı katı bir yaklaşım öngören Avrupa Komisyonu tavsiyeleriyle bariz bir çelişki teşkil etmektedir ve saldırgan devlete yönelik kolektif politikamızda ciddi bir eksikliktir. Bunu son derece endişe verici buluyoruz.”

Baltık ülkeleri ve Polonya’nın Ruslara turistik vize vermeyi neredeyse tamamen durdurduğu hatırlatılan mektupta, Rusya ile sınırı olan devletlerin tüm maliyet ve riskleri üstlendiği, diğer ülkelerin ise Rus turistlerden kar elde etmeye devam ettiği vurgulandı.

Politico’ya konuşan ve vize görüşmelerine vakıf olan bir diplomat, bu yeni girişimin, Macaristan’ın eski Başbakanı Viktor Orban’ın artık Rusya’ya yönelik daha sert kararlar alınmasını engellememesi sayesinde mümkün olduğunu belirtti.

Diğer iki diplomattan edinilen bilgiye göre, mektubu imzalayan ülkeler, girişimin ilerletilmesi için yeterli desteğin olup olmadığını değerlendirmek üzere konuyu Adalet ve İçişleri Konseyi toplantısının kulislerinde gündeme getirecek. Desteğin sağlanması durumunda konunun hızlandırılmış bir prosedürle ele alınabileceği aktarıldı.

Öte yandan, her üye ülke bu yaklaşıma destek vermiyor. Mektubu imzalamayan bir ülkeden bir diplomat, “Ruslar Avrupa’ya geldiklerinde Avrupa’nın ne olduğunu anlıyorlar. Bu sadece büyük yatlar ve para harcamaktan ibaret değil. Biraz daha dikkatli olmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.

Bir başka diplomat ise istatistiklere aşırı odaklanılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulunarak, bazı ülkelerin daha esnek vize kurallarına sahip oldukları için değil, başvuruları işleme koymak için daha fazla diplomatik ve idari kapasiteye sahip oldukları için öne çıktığını belirtti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English