Bizi Takip Edin

Rusya

Putin: Batı, Ukrayna halkını ‘sarf malzemesi’ olarak görüyor

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Putin, Valday Tartışma Kulübünde yaptığı yaklaşık dört saatlik konuşmada, herhangi bir ülkenin nükleer deneme yapması halinde Rusya’nın da anında karşılık vereceğini söyledi. Batı’yı Ukrayna halkını ‘sarf malzemesi’ olarak görmekle suçlayan Putin, çok kutupluluğun Batı hegemonyasına tarihin verdiği bir cevap olduğunu belirtti ve Rusya’nın cephe hattında stratejik inisiyatifi elinde tuttuğunu savundu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Soçi’de düzenlenen Uluslararası Tartışma Kulübü Valday’ın genel oturumunda 3 saat 51 dakika konuştu. Putin, küresel güç dengelerinden Ukrayna’daki savaşa, Trump ile Alaska’da yapılan görüşmeden Avrupa’nın geleceğine kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulundu.

Batı’nın izolasyon çabaları çöktü

Putin, Rusya’nın yaptırım sayısında “mutlak rekor sahibi” olduğunu söyledi. Ancak Batı’nın Rusya’yı izole etme çabalarının tamamen çöktüğünü belirtti. Putin, “Rusya en yüksek direnç seviyesini gösterdi, bu konuda haklı gurur duyuyoruz” dedi. Devlet Başkanı, bazı ülkelerin Rusya’ya stratejik yenilgi yaşatmak, halkı acı çektirmek istediğini, ama artık “sakinleşmeleri gerektiğini” vurguladı.

Putin, Batı’nın Sovyetler Birliğinin son kalıntısını da “ezmek” istediğini söyledi. Putin, “Kafkasya’da CIA’nın nasıl çalıştığını, terörü nasıl finanse ettiğini gördüğümde ben bile şok oldum” diye ekledi.

“Bütün NATO Rusya ile savaşıyor”

Putin, Batılı eğitmenlerin Ukrayna’daki savaşta yer aldığını söyledi. Devlet Başkanı, Avrupa’da Ukrayna ordusuna destek veren özel bir merkezin kurulduğunu anlattı. Putin, “Bütün NATO ülkeleri Rusya ile savaşıyor” dedi. Rus lider, Rus ordusunun bugün dünyadaki en savaş kabiliyetli ordu olduğunu vurguladı.

Devlet Başkanı, cephe hattının neredeyse tamamında Rus ordusunun ilerlediğini söyledi. Putin, “Kuzey” grubunun Volçansk’ın yarısını aldığını, “Batı” grubunun Kupyansk’ın üçte ikisini aldığını, ordu birliklerinin Konstantinovka’ya ve Krasnoarmeysk’e girdiğini açıkladı. Devlet Başkanı, Ukrayna ordusunda kargaşa hâkim olduğunu söyledi. Putin, “Cephede ne olduğunu anlamıyorlar” dedi.

Putin, Rus ordusunun personelinin yeterli olduğunu, kayıplarının Ukrayna’nınkinden kat kat az olduğunu söyledi. Putin, “Gençler kendileri askere yazılıyor. Zorunlu seferberlik yapmıyoruz” dedi.

Ukrayna’nın ağır kayıpları

Putin’in hesabına göre, Ukrayna ordusu eylülde 44 bin 700 asker kaybetti, bunların neredeyse yarısı telafisizdi. Kiev, hastanelerden dönenlerle birlikte 11 bin daha az asker toplayabildi. Ocak-ağustos arasında 150 bin kişi Ukrayna ordusundan firar etti, sadece 160 bin yeni asker alındı. Putin, Rusya’da da firarlar olduğunu, ama çok az olduğunu söyledi.

Putin, Ukrayna ordusunun kayıpları göz önünde bulundurulduğunda Kiev’in müzakereyi düşünmesinin daha iyi olacağını söyledi. Devlet Başkanı, Ukrayna yönetiminin masaya oturacak gücü bulacağını umduğunu ifade etti.

Zaporijya Nükleer Santrali’ne saldırılar

Putin, Ukraynalı militanların Zaporijya Nükleer Santrali’ne saldırılar düzenlediğini, şimdilik doğrudan reaktöre vurmadıklarını açıkladı. Putin, “Eğitim merkezini vurdu, enerji direklerini vurdu. Şimdi santral jeneratörlerle çalışıyor” dedi. Devlet Başkanı, Ukrayna topçusunun onarım ekiplerinin yaklaşmasına izin vermediğini, buna rağmen suçun Rusya’ya atıldığını belirtti. Putin, UAEA personelinin her şeyi gördüğünü ama sessiz kaldığını söyledi.

Putin, Ukrayna sabotaj gruplarının Kursk ve Smolensk nükleer santrallerinin enerji hatlarını birçok kez havaya uçurduğunu söyledi. Devlet Başkanı, Ukrayna’daki diğer santrallerin hâlâ çalıştığını hatırlattı ve “Bize aynı şekilde karşılık vermemizi ne engelliyor?” diye sordu. Putin, “Bu çok tehlikeli bir uygulama, durmaları daha iyi olur” dedi.

Trump ile Alaska görüşmesi

Putin, Alaska’daki görüşmenin kimin fikri olduğuna dair yorum yapmadı. Ancak Devlet Başkanı, orada rahat hissettiklerini söyledi. Putin, Rusya’nın ABD ile Ukrayna’daki çatışmanın çözümü konusunda tartışmayı sürdürmeye hazır olduğunu vurguladı.

Putin, Alaska’da Trump ile sadece Ukrayna krizinin çözümünü konuştuklarını anlattı. Rus lider, ABD Başkanı’nı “rahat bir muhatap” diye tanımladı: “Gösteriş yapmayı seviyor ama dinlemeyi de biliyor.” Putin, “Alaska’daki görüşme, ikili ilişkilerin yeniden kurulması için bir işaret oldu” dedi.

Putin, Çin ziyaretinde Devlet Başkanı Şi Cinping’in Rusya-ABD ilişkilerinin normalleşmesini desteklediğini aktardı. Putin, Şi’yi dostu olarak gördüğünü söyledi.

“Trump iktidarda olsaydı ihtilaf yaşanmazdı”

Putin, Ukrayna ihtilafının hem Ukraynalılar hem Ruslar için bir trajedi olduğunu söyledi. Ancak Devlet Başkanı, Batı için Ukrayna halkının önemi olmadığını, onları “sarf malzemesi” gibi gördüklerini belirtti. Putin, “NATO sınırlarımıza yaklaşmasa bu ihtilaf olmazdı. Trump iktidara olsaydı, bu ihtilaf da yaşanmazdı” dedi.

Putin, Trump yönetiminin isteklerini doğrudan dile getirdiğini ama dürüstçe yaptığını söyledi. Devlet Başkanı, ABD yönetiminin kendi çıkarlarını savunduğunu, Rusya’nın da aynısını yaptığını belirtti. Putin, ABD ile tam kapsamlı ilişkilerin yeniden kurulmasının Rusya’nın ulusal çıkarına olduğunu vurguladı.

Tomahawk füzeleri ve nükleer silahlar

Putin, Tomahawk’ın güçlü bir silah olduğunu, ancak Ukrayna’ya sevk edilmesinin cephede durumu değiştirmeyeceğini söyledi. Putin, “ATACMS füzeleri vardı, ama hava savunmamız onları düşürmeyi öğrendi” dedi. Devlet Başkanı, bu füzelerin sevkiyatının Rusya-ABD ilişkilerine zarar vereceğini, Amerikan askerlerinin doğrudan katılımı olmadan Tomahawk’ların kullanılamayacağını vurguladı.

Putin, Rusya’nın modern yüksek teknolojili çok sayıda silah sistemine sahip olduğunu, bunlara “Oreşnik” adlı sistemi de eklediğini söyledi. Devlet Başkanı, şimdi yeni hipersonik silah sistemleri ortaya çıkabileceğini belirtti. Putin, “Hiçbir şeyi unutmadık, çalışmalar sürüyor” diye vurguladı. Putin, Rusya’nın kendi nükleer kalkanına güvendiğini ifade etti. Devlet Başkanı, ABD ile parite bulunduğunu belirtti.

Putin, Rusya’nın Belarus dışında hiçbir yerde taktik nükleer silah konuşlandırmadığını söyledi. Devlet Başkanı, bu silahların Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan bombalardan kat kat güçlü olduğunu kaydetti.

Putin, eğer herhangi bir ülke nükleer deneme yaparsa Rusya’nın da aynı şekilde karşılık vereceğini açıkladı.

Stratejik silahlar anlaşması

Putin, stratejik taarruz silahları anlaşmasının geleceğine ilişkin kesin konuşmadı: “ABD’de bazıları, Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın uzatılmasına ihtiyaç duymadıklarını söylüyor. Onlara gerek yoksa bize de gerek yok.”

Fransa’nın tankere el koyması “korsanlık”

Putin, Fransa’nın uluslararası sularda tankere el koymasını korsanlık olarak nitelendirdi. Putin, “Orada muhtemelen askeri yük, insansız hava araçları aradılar. Hiçbiri yoktu, olamazdı da” dedi. Devlet Başkanı, bunun, Fransız halkının dikkatini iç sorunlardan başka yöne çekme isteğiyle yapıldığını söyledi. Putin, “Fransızlar, bana gelin. Çevremde birleşin. Sizi zafere götüreceğim. Tıpkı Napolyon gibi” dedi.

Tankerlere el koymaya ilişkin konuşan Putin, bunu bir kez daha korsanlık diye tanımladı ve “Korsanları yok ederler” dedi. Devlet Başkanı’na göre Avrupalı liderler vatandaşlarını “büyük silahlı ihtilafların” yoluna itiyor.

Putin, uluslararası hukukun gemi el koymayı yasakladığını söyledi. Devlet Başkanı, Avrupa toplumlarının kendi liderlerinin işleri çöküşe sürüklemesine izin vermeyeceği umudunu dile getirdi.

“Sevdiğimiz Avrupa yok oluyor”

Putin, Avrupa Birliğinin güçlü bir uygarlık merkezi olduğunu ama sönmekte olduğunu söyledi. Devlet Başkanı, kontrolsüz göç ve değerlerin aşınmasının Avrupa’yı içten kemirdiğini belirtti. Putin, “Sevdiğimiz Avrupa yok oluyor” dedi. Devlet Başkanı, Avrupa’da yarım yıl yaşayan Batı yanlısı Rusların bile bunu söylediğini ekledi.

Putin, Avrupa’da milliyetçi hareketlerin güçlendiğini söyledi. Fransa’da, Almanya’da. Macaristan’da Orbán’ı destekleyenler “Macar kalmak isteyenler.” Putin, bu süreç devam ederse Avrupa’nın yeniden doğacağını belirtti.

Putin, Rusya’nın petrol ve gazının Avrupa’ya sevkiyatına getirilen yasağın, egemenliğin kaybedilmesinden kaynaklandığını söyledi. Putin, “Egemenlik kaybedilince her şey çöker” dedi.

Putin, Avrupa’da “Ruslarla savaş yaklaşıyor” şeklinde tekrarlanan mantraların doğru olmadığını söyledi. Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldıracağı saçmalığına inanmak mümkün değil. İnsanlara ‘rahatlayın, kendi sorunlarınıza bakın’ demek geliyor içimden” dedi. Devlet Başkanı, Avrupa’nın bu süreçte küresel rekabette geriye düştüğünü kaydetti.

Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği “aptallık”

Putin, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılmasını “aptallık” olarak nitelendirdi: “İlişkilerimizde hiçbir sorun yoktu,” dedi. Devlet Başkanı, Helsinki’de ruble kabul edildiğini, tabelaların Rusça olduğunu hatırlattı. Putin, “Rusya Helsinki’yi ya da Stockholm’ü mü işgal etmek istedi? İsveç’le bütün sorunlarımızı Poltava Muharebesi’nde çözmüştük. Bu çok eskidendi” diye vurguladı.

Putin, Finlandiya ile de İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra tüm meselelerin çözüldüğünü söyledi. Devlet Başkanı, bu ülkelerin yönetimlerinin Rusya’dan çıkar sağlamayı umduğunu, ancak “Rusya’dan bir şey koparmalarının mümkün olmayacağını” belirtti.

Putin, Rusya’nın Finlandiya ile ilişkileri yeniden kurmaya karşı olmadığını ancak “bir burukluk” kaldığını söyledi.

Avrupa’da demokrasi maskaralığa döndü

Putin, Avrupa’daki elitlerin iktidarı korumak için halklarını aldattığını söyledi. Devlet Başkanı, örnek olarak Romanya’daki başkanlık seçimlerini gösterdi: “Yakında her şeyi yasaklayacaklar.” Putin, “Demokratik prosedürleri sonsuza kadar maskaralık haline getirmek mümkün değil” dedi.

Sırbistan’da renkli devrim girişimi

Devlet Başkanı, Rus istihbaratının Batı’nın Sırbistan’da renkli devrim organize etmeye çalıştığını teyit ettiğini açıkladı. Putin, Sırp gençlerinin protesto için sokaklara çıkarken halklarının geçmişte yaşadığı acıları unutmamaları gerektiğini vurguladı. Putin, “Gençleri sokağa itenler, Sırp halkının acı çekmeye devam etmesini istiyor. Nasıl ki bazıları Rus halkının da acı çekmesini istiyor. Bunu açıkça söylüyorlar” dedi.

ABD uranyum alımlarına devam ediyor

Putin, ABD’nin diğer ülkelerden Rusya’nın kaynaklarından vazgeçmesini istediğini, fakat kendisinin uranyum almaya devam ettiğini söyledi. Putin, “Jüpiter’e serbest olan, boğaya serbest değildir” dedi.

Putin, Rusya’nın ABD’ye uranyum sevkiyatını düzenli ve güvenilir şekilde sürdüreceğini söyledi. Devlet Başkanı, 2025’te 1,2 milyar dolar, 2026’da 800 milyon dolar değerinde nükleer yakıt satılacağını açıkladı. Putin, Avrupa’nın Rusya’nın doğalgazından vazgeçmesinin ürün fiyatlarını yükselttiğini ve AB halkını yoksullaştırdığını belirtti.

BRICS ekonomik güç kazanıyor

Putin, Rusya’nın dolar karşıtı bir kampanya yürütmediğini, sadece dolar üzerinden ödeme yapmasına izin verilmediğini belirtti. Devlet Başkanı, BRICS’in elektronik ödeme ve ticaret imkânlarını genişletmek için çalışacağını söyledi. Putin, BRICS ülkelerinin dünya GSYİH’sındaki payının bugün yüzde 40, AB ülkelerinin payının ise yüzde 23 olduğunu ifade etti.

Enerji sektörü ve petrol fiyatları

Devlet Başkanı, uluslararası enerji sektörünün iyi işleyeceğine, dünya ekonomisi büyüdükçe enerji kaynaklarına talebin arttığına inandığını söyledi. Putin, “Eğer varsayalım ki Rusya’nın petrol tacirlerini piyasadan çıkarsalar, ki bu olmayacak, fiyatlar anında 100 doların üzerine fırlar” diye vurguladı. Putin ardından, “Bu, kötü durumda olan ekonomilerin, Avrupa ülkelerinin ekonomilerinin çıkarına mı? Bunun üzerine ya hiç düşünmüyorlar ya da her şeyi anlayarak yine de kasten üzerine gidiyorlar” dedi.

Hindistan ile ilişkiler

Putin, Hindistan’la hiç sorun yaşanmadığını söyledi. Devlet Başkanı, Modi’yi çok bilge ve milliyetçi bir lider olarak nitelendirdi. Putin, Hindistan ile ticaretin geliştirilmesinden yana olduğunu belirtti. Devlet Başkanı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 63 milyar dolar olduğunu, fakat potansiyelin çok daha büyük olduğunu söyledi.

Putin, ABD’nin Hindistan ve Çin’e gümrük vergisi getirmesi halinde fiyatların kendi ülkelerinde artacağını belirtti. Devlet Başkanı, bunun Fed’in sert politikalarına ve ekonominin yavaşlamasına yol açacağını söyledi. Putin, Hindistan’ın Rusya petrolünden vazgeçmesi halinde yaklaşık 9 milyar dolar kaybedeceğini, vazgeçmezse gümrük vergisi ve siyasi baskıya maruz kalacağını söyledi. Putin, “Hindistan halkı aşağılanmaya katlanmaz, Modi de baskıyla ticaretten vazgeçmez” dedi.

Putin, Çinli turistler için yakın zamanda vizesiz rejim ilan edeceklerini, gecikmenin bürokrasiden kaynaklandığını belirtti.

Gazze krizi ve İsrail-Filistin meselesi

Putin, Gazze’deki durumu modern insanlık tarihinin korkunç bir olayı olarak tanımladı. Devlet Başkanı, Rusya’nın, Trump’ın çözüm planını desteklemeye hazır olduğunu söyledi. Putin, Filistin meselesinin çözümünde iki devlet ilkesinin, İsrail ve Filistin devletlerinin kurulmasının anahtar olduğunu vurguladı. Devlet Başkanı, Gazze’nin kontrolünün Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a devredilmesinin tercih edilebileceğini, ama Trump’ın planına Filistin’in kendisinin nasıl yaklaştığının önemli olduğunu belirtti.

Putin, İsrail’in Katar’a saldırısının kendisini şaşırttığını söyledi.

Rusya ekonomisinde çeşitlendirme

Putin, Rusya ekonomisinin çeşitlendirilmesinin en temel görev olduğunu söyledi. Devlet Başkanı, ekonominin daha yüksek teknolojili hale gelmesi, iş gücü verimliliğinin artırılması ve iş gücü piyasasının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Putin, halkın gelirini artırmanın önemine değindi. Devlet Başkanı, Rusya’daki yüksek nitelikli uzmanların daha yüksek maaş alması gerektiğini vurguladı.

Putin, yaptırımlar sonucu Rusya’nın yeni ortaklar bulduğunu ve lojistiği yeniden kurduğunu anlattı.

Putin, Rusya’nın enflasyonu dizginlemek için rekor büyüme hızından feragat ettiğini vurguladı. Devlet Başkanı, enflasyonu düşürmek gerektiğini, ama aynı zamanda ekonomik büyümeyi de sürdürmenin önem taşıdığını belirtti. Putin, “Ekonomiyi tamamen ‘dondurmamak’ önemli” dedi.

Putin, hükümetin KDV’yi artırma kararının ardından kayıt dışı ekonominin büyümesine izin vermemenin önemli olduğunu söyledi. Devlet Başkanı, KDV artışının ekonomiyi dengelemeye ve geleceğe hazırlık oluşturmaya imkan vereceğini belirtti.

Batı’dan Rusya’ya göç

Putin, Batı ülkelerinden Rusya’ya taşınmak isteyenler için, “Kimin nereden geldiği önemli değil; Güney’den ya da Kuzey’den. Önemli olan ortak değerler” dedi. Devlet Başkanı, 1800 başvuru yapıldığını, 1500’ünün kabul edildiğini söyledi. Putin, gelenlerin çoğunun Avrupa’dan olduğunu, orada “çocuklara karşı cinsiyet terörü” yaşandığını belirtti.

CIA yetkilisinin oğlunun anısı

Putin, CIA Başkan Yardımcısı Michael Gloss’un oğlunun cephede ölümüne kadar onu tanımadığını söyledi. Devlet Başkanı, Gloss’un ön safta savaşarak şerefiyle öldüğünü anlattı. Putin, Donbass’ta İngilizce ağırlıklı eğitim veren bir okula onun adının verildiğini belirtti. Putin, “O Amerikalıydı ama Rus askeriydi” dedi.

NATO üyeliği teklifleri reddedildi

Putin, Rusya’nın NATO’ya katılmak için iki kez teklif verdiğini anlattı. Devlet Başkanı, ilkinin 1954’te, ikincisinin 2000’de olduğunu söyledi. Putin, her seferinde reddedildiğini belirtti. Devlet Başkanı, Batılı ülkelerin mutlak güç cazibesine kapıldığını ifade etti.

Çok kutupluluk ve hegemonya

Putin, modern dünyada artık “okyanus ötesinde icat edilmiş kurallara” uymaya kimsenin hazır olmadığını söyledi. Putin, “Çok kutupluluk, Batı’nın hegemonyasını kurma çabasına tarihin verdiği cevaptır” dedi.

Putin, ABD ve Batı’nın gücünün geçen yüzyılın sonunda zirveye ulaştığını, ama diğer ülkelere ne yapacaklarını dayatma çabalarının başarısız olduğunu söyledi. Putin, “Her gücün bir sınırı vardır. Demire karşı ancak başka bir demir çıkar. Ve o da mutlaka çıkar” dedi.

Putin, modern dünyanın diktaya değil, anlaşmalara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Devlet Başkanı, hegemonyanın bu yükün altından kalkamayacağını vurguladı.

BM’nin geleceği

Putin, BM’nin bugün sık sık eleştirildiğini, kurumda birçok sorun olduğunu ancak şu anda BM’den daha iyisinin bulunmadığını söyledi. Putin, “Asıl mesele, bizim bu kurumu nasıl kullandığımız” dedi. Devlet Başkanı, BM’nin potansiyelinin daha yeni açılmaya başladığını belirtti. Putin, “Yeni bir dünya düzeni arayışının uzun dönemine girdik” dedi. Devlet Başkanı, BM’nin çağdaş gerçeklere uyum sürecinde kuruluşun ilk amacının bozulmamasının önemli olduğunu söyledi.

Rusya medeniyeti ve değerler

Devlet Başkanı, Rusya’nın eski uygarlıklara büyük saygı duyduğunu söyledi. Putin, “Bizim medeniyetimiz 1000 yılı aşkın süredir var, tecrübemiz var” dedi. Devlet Başkanı, Rusya’da farklı dinlerden, farklı halklardan insanların yüzyıllardır bir arada yaşadığını, bunun özel bir kültür oluşturduğunu vurguladı.

Putin, SSCB’nin herkese kendi politikasını dayattığını, sonra aynı şeyi ABD’nin yapmaya başladığını söyledi. Devlet Başkanı, bunun yanlış olduğunu vurguladı. Putin, Rusya’nın hiçbir zaman başka ülkelere ırkçı bir tavırla yaklaşmadığını belirtti. Putin, “Rusya çeşitlilikten, çok seslilikten ve değerlerin senfonisinden yana oldu. Rusya vardı, var ve hep olacak” dedi.

Puşkin şiiri okudu

Putin, evinde masasının üzerinde bir Puşkin cildi bulunduğunu anlattı. Putin, “Puşkin bana sanki, Valday’a yanında şiir kitabımı al, oku’ dedi” diye ekledi. Devlet Başkanı ardından 1831’de yazılan “Borodino Yıldönümü” şiirini okudu. Putin, konuşmasına, “Rusya’nın varlığı bile birçok kişiye hoş gelmiyor, fırsat arıyorlar. Ama buna izin vermeyeceğiz” sözleriyle devam etti.

Modern savaş ve teknoloji

Putin’e modern savaşın nasıl değiştiği soruldu. Putin, “Teknolojinin gelişmesiyle askeri olmayan yöntemler arttı” dedi. Devlet Başkanı, bilgi saldırıları ve toplumsal bilinç üzerinde etki çabalarını örnek gösterdi.

Putin, savaş araçları arasında en önemlisinin insansız hava araçları olduğunu söyledi. Putin, “Tüm bu teknolojiler çift amaçlı kullanılabilir. İHA’lar hem tıpta hem gıda dağıtımında kullanılabilir” dedi.

Putin, askeri ihtilallerde her şeyin çok hızlı değiştiğini söyledi. Putin, “Değişmeyen tek şey Rus askerinin cesareti” diye ekledi.

Putin, genç kızların kokoshnik (geleneksel başlık) takmaya başlamasının kendisini çok sevindirdiğini söyledi. Devlet Başkanı, bunun Rus toplumunun olgunluğunu ve sağlamlığını gösterdiğini, dışarıdan etkilenmediğini belirtti. Putin, “Rus toplumunu içeriden çökertme çabalarına rağmen, düşmanlarımız ters etki yaratıyor” dedi.

Diğer konular

Putin, Kopenhag ve Lizbon’a artık drone göndermeyeceği yönünde şaka yaptı. Putin, “Artık göndermeyeceğim” diyerek güldü. Devlet Başkanı ardından, “Ciddi konuşursak: Orada zaten hedef yok, bizim de göndermemize gerek yok” dedi.

Putin, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’in evinde nasıl kaldığını hatırladı: “Sabah pijamalarla kahve içtik.”

Putin, Charlie Kirk’ün öldürülmesini “iğrenç bir cürüm” olarak nitelendirdi ve ailesine başsağlığı diledi.

Putin, Macron ile aslında iyi ve çalışma ilişkileri içinde olduğunu söyledi.

Putin, dünya toplumunun temel konularda ortak bir dil bulacağına dair umut ifade etti. Devlet Başkanı konuşmasını bununla bitirdi.

Rusya

Bütçeye 838 milyar ruble: Rusya kamu temettü hedefini büyütüyor

Yayınlanma

Rusya Maliye Bakanlığı, 2027 yılı bütçe tasarısında kamu şirketlerinden sağlanacak kâr payı gelir hedefini 838,4 milyar rubleye çıkardı. Gelecek yıl bütçe açığının yaklaşık yüzde 2 seviyesinde kalması beklenirken, kamu bankası Sberbank tek başına 500 milyar rublelik kaynak sağlayacak.

Rusya Maliye Bakanlığı, devlete ait şirketlerden federal bütçeye aktarılacak kâr payı gelirlerine yönelik beklentilerini yukarı yönlü güncelledi.

2027-2029 bütçe yasa tasarısının gerekçe metnine göre Moskova, 2027 yılında kamu iştiraklerinden 838,4 milyar ruble temettü geliri hedefliyor.

Hükümet, 2026 bütçe tasarısında kâr payı gelirini başlangıçta 703 milyar ruble olarak öngörmüş, ardından bu tahmini 807,6 milyar rubleye yükseltmişti.

Yeni taslakta temettü gelirlerinin 2028’de 914 milyar rubleye, 2029’da ise 985,6 milyar rubleye ulaşması planlanıyor.

Belgede, kâr payı gelirlerindeki artışın makroekonomik göstergelerdeki toparlanma, şirketlerin olumlu beklentileri ve finansal piyasalardaki seyre dayandığı kaydedildi.

Hazineye aktarılacak kâr paylarında en büyük payı Sberbank üstlenecek. 2026 yılı bilançosunda rekor net kâr hedefleyen kamu bankası, bu kârın yarısını hissedarlarına dağıtmayı amaçlıyor.

Böylece Rusya bütçesine 2027 yılında Sberbank kaynaklı yaklaşık 500 milyar ruble aktarılması bekleniyor. Banka, 2025 yılı sonuçlarına dayanarak 2026’da toplam 850,17 milyar ruble kâr payı ödemiş, hakim ortak konumundaki devlet bu tutarın yarısı olan 425,1 milyar rubleyi kasasına koymuştu.

Bütçedeki kâr payı projeksiyonu, hem borsada işlem gören halka açık şirketleri hem de hisseleri işlem görmeyen kamu kuruluşlarını içeriyor.

Maliye Bakanlığı, 2027 yılı ile 2028 ve 2029 planlama dönemini kapsayan yasa teklifi paketini 24 Eylül’de hükümete sundu.

Gelecek yıl için bütçe gelirlerinin 43,3 trilyon ruble, harcamaların ise 48,8 trilyon ruble düzeyinde gerçekleşmesi öngörülüyor.

Önümüzdeki üç yıllık dönemde bütçe açığının yaklaşık yüzde 2 seviyesinde kalması hedefleniyor. Bakanlık ayrıca 2027 yılında devletin borçlanma hacmini 2,3 trilyon ruble artırmayı planlıyor.

Taslakta gösterge petrol fiyatı varil başına 50 dolar olarak belirlendi. Gerçekleşen petrol fiyatının bu eşiği aşması durumunda elde edilecek ek gelirler Ulusal Refah Fonu’na aktarılacak.

Bakanlığın bütçe paketinde vergi sistemine yönelik bir dizi düzenleme de yer aldı. Bu kapsamda gerçek kişilerin pasif gelirlerine yüzde 13 ila 22 aralığındaki beş basamaklı artan oranlı gelir vergisinin uygulanması, yatırım fonlarının pasif gelirlerine yüzde 15 kurumlar vergisi yükümlülüğü getirilmesi, “C” tipi hesaplara yerleşik olmayanlar adına ödenen temettülerdeki kurumlar vergisinin yüzde 35’e çıkarılması ve madencilik ile metalurji sektöründeki tabii kaynak rantı vergilerinin yeniden düzenlenmesi önerildi.

Borsadaki şirketlerin temettü dağıtımına ilişkin Alfa-Bank verileri ise farklı bir eğilime işaret ediyor. Moskova Borsası geniş pazar endeksinde (MOEXIBMI) yer alan 100 şirketten 49’u 2025 mali yılında kâr payı dağıtırken, analistler 2026 bilançolarıyla bu sayının 37’ye gerilemesini bekliyor.

Bankanın ağustos sonunda açıkladığı 12 aylık projeksiyona göre, halka açık şirketlerin dağıtacağı kâr paylarında petrol ve doğalgaz sektörü 1,7 trilyon ruble ile ilk sırada yer alıyor.

Finans sektörünün 1,2 trilyon ruble, bilişim ve telekomünikasyonun 252 milyar ruble, madencilik ve metal sektörünün 186 milyar ruble, tüketim sektörünün 110 milyar ruble, diğer sektörlerin ise 70 milyar ruble kâr payı dağıtacağı tahmin ediliyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Duma yeni döneme başladı: Putin’den sosyal taahhüt ve kalite vurgusu

Yayınlanma

Rusya Devlet Duması dokuzuncu yasama dönemine başlarken Vladimir Putin milletvekillerinden sosyal vaatlerin karşılanmasını ve yasa kalitesinin korunmasını istedi. Seçimlerde 349 sandalye ile anayasal çoğunluğu koruyan Birleşik Rusya’nın yanı sıra dört parti daha meclise girdi. Putin genel kurulun ardından Kremlin’de parlamento temsilcilerini kabul etti.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, dokuzuncu yasama döneminin ilk genel kurul toplantısını gerçekleştirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, genel kurula hitabında milletvekillerine seslenerek seçmenlerin güvenini boşa çıkarmama ve vatandaşlara yönelik sosyal taahhütleri eksiksiz yerine getirme çağrısı yaptı.

Putin, devletin temel kalkınma alanlarında öncü konuma ulaşması için kamu kurumlarının mevzuatı geliştirmek üzere eş güdüm içinde çalışması gerektiğini söyledi.

Hızlı teknolojik dönüşüm çağında Rusya’nın bu tür değişimlerin ön saflarında yer alması gerektiğini savunan Putin, ülkenin bunun için gereken olanaklara, birikime ve iç kaynaklara sahip olduğunu dile getirdi.

Devlet Duması’nın hükümet, bölgesel parlamentolar ve uzman çevrelerle ortaklık temelinde çalışacağını belirten Rus lider, anayasal çoğunluğu elde eden Birleşik Rusya partisinin diğer gruplarla ilişkilerinde demokratik ilkelere bağlı kalacağına inandığını kaydetti.

Milletvekillerinin öncelikli görevleri arasında demografi ve ailelerin refah düzeyini yükseltme hedeflerini öne çıkaran Putin, bütçe hazırlıklarında kalıcı ekonomik büyüme ile yeni yatırım döngüsünün esas alınmasını istedi.

Yasa yapım sürecinde farklı görüşlerin ve toplumun taleplerinin gözetilmesi gerektiğini belirten Putin, “Süreler elbette mühim, hiçbir şeyi geciktirmemek gerekir. Ancak her yasanın niteliği ve işlerliği bundan da mühimdir” dedi.

18-20 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen Devlet Duması seçimlerinin kesin sonuçlarına göre, yüzde 5’lik seçim barajını beş parti aştı.

Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre Birleşik Rusya 349 sandalye kazanırken, Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF) 37, Rusya Liberal Demokrat Partisi (LDPR) 23, Yeni İnsanlar 19, Adil Rusya ise 17 milletvekilliği elde etti. Tek sandalyeli seçim bölgelerinden gelen dört bağımsız aday ile Rodina partisinden bir temsilci de meclise girdi.

Putin, genel kurulun ardından mecliste temsil edilen siyasi partilerin yöneticileriyle Kremlin’de bir araya geldi. Toplantıya Devlet Duması Başkanlığı görevine yeniden aday gösterilen Vyaçeslav Volodin, Birleşik Rusya Genel Başkanı Dmitriy Medvedev, KPRF lideri Gennadiy Zyuganov, LDPR Genel Başkanı Leonid Slutskiy, Yeni İnsanlar Genel Başkan Yardımcısı Vladislav Davankov ve Adil Rusya Birinci Genel Başkan Yardımcısı Aleksandr Babakov katıldı.

Görüşmede seçim sürecini değerlendiren Putin, seçim komisyonlarının sınır bölgelerinde ve çatışma şartlarında görev yaptığını belirterek, üç günlük oylama yöntemi ile elektronik sistemlerin katılımı kolaylaştırdığını ve sandığa giden on milyonlarca seçmenin sonuçlara tartışmasız meşruiyet sağladığını söyledi.

Toplantıda söz alan KPRF lideri Zyuganov, partinin Devlet Başkanı ve Başkomutanın talimatlarını yerine getireceğini ifade etti.

Sandalye sayısını artıran LDPR’nin Genel Başkanı Slutskiy, 2021 seçimlerine kıyasla 2 milyon daha fazla oy aldıklarını ve askeri harekat katılımcılarına destek sağlayacaklarını kaydetti.

Adil Rusya temsilcisi Babakov meclisteki diyalog zeminini överken, Yeni İnsanlar temsilcisi Davankov katılım oranının neredeyse yüzde 60 düzeyine ulaştığını vurguladı.

Birleşik Rusya lideri Medvedev ise oylamayı sabote etme girişimlerinin ters teptiğini öne sürerek, 2032 yılına kadar ilhak edilen bölgelerin kalkınma düzeyini ülke geneline ulaştırmayı hedeflediklerini belirtti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Hindistan, Rus petrolü yerine pahalı tedarikçilere yöneliyor

Yayınlanma

Çin’in artan talebi ve azalan ihracat nedeniyle Hindistan’a Rus petrolü sevkiyatının sonbaharda daha da düşmesi bekleniyor. Hint rafinerileri eylül ayında nisan sonrasının en düşük alım seviyesini görürken BAE, Irak ve Angola’dan daha pahalı alternatiflere yöneliyor.

Hindistan’daki petrol rafinerileri, Rusya’nın ihracatındaki düşüş ve Çin ile yaşanan rekabet nedeniyle ekim ve kasım aylarında Rus petrolü sevkiyatının daha da azalmasını bekliyor.

Reuters haber ajansının kaynaklara dayandırdığı habere göre, yaşanan bu daralma ülkeyi yıl sonuna kadar daha pahalı alternatiflere yönelmeye zorlayacak.

Hindistan, 2022 yılından bu yana Rusya’nın Urals petrolünün en büyük alıcısı konumundaydı.

Ancak dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin, İran ile yaşanan savaş ortamında Ortadoğu’dan gelen sevkiyatın azalması üzerine son aylarda Rusya’dan alımlarını artırmaya başladı. Bu da, bazı Hint rafinerilerinin yeterli miktarda Rus yakıtı temin edememesine yol açıyor.

Ajansa konuşan kaynaklardan biri, “Çin’den gelen talep gerçekten çok yüksekti. Kargo yüklemelerini önceden rezerve etmeye ve Hint rafinerilerine kıyasla daha yüksek fiyatlar ödemeye hazırdılar” dedi.

Analiz şirketi Kpler verilerine göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol sevkiyatı eylül ayında günlük yaklaşık 1,75 milyon varile gerileyerek nisan ayından bu yana en düşük seviyesine indi.

Dünyanın üçüncü en büyük petrol ithalatçısı Hindistan’ın ithalatı, temmuz ayındaki günlük 2,79 milyon varil düzeyinden ağustos ayında 1,87 milyon varile düşmüştü.

Sevkiyatın azalması üzerine Hint rafinerileri Birleşik Arap Emirlikleri’nden Murban, Irak’tan Basra ve Angola menşeli yakıtları alarak daha pahalı tedarikçilere yönelmek zorunda kaldı.

Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov ise Moskova’nın Güney Asya ülkesine gereksinim duyduğu kadar petrol sağlamaya hazır olduğunu söyledi.

Alipov, “Hindistan’a ne kadar gerekiyorsa o kadar petrol sağlamaya hazır olduğumuzu kamuoyu önünde defalarca dile getirdik” ifadesini kullandı.

Reuters, Kpler verilerine dayanarak Çin’in Rus petrolü için yürüttüğü rekabeti artırarak Hindistan’ı geride bıraktığını kaydetti. Çin daha önce ağırlıklı olarak Rusya’nın Asya limanlarından ESPO türü petrol alırken, Avrupa limanlarından yapılan ve çoğunlukla Urals türünü içeren sevkiyatın payı yüzde 31’e yükseldi.

Ajans ayrıca ağustos ayında Rus Urals petrolünün mayıstan bu yana ilk kez Brent göstergesine kıyasla primli satıldığını aktarmıştı.

Bloomberg ise Hindistan devletine ait petrol rafinerilerinin, Basra Körfezi bölgesinden gelen sevkiyatta yaşanan aksamalar nedeniyle 2027 yılı yıllık sözleşmeleri kapsamında ABD’den sıvılaştırılmış petrol gazı alımını yüzde 25’ten fazla artırmayı planladığını bildirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English