Avrupa
Avrupa tam kadro Trump’ın Venezuela saldırısının arkasında

Donald Trump’ın yönettiği bir operasyonla Amerikan ordusunun Venezuela’yı bombalaması ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırmasının ardından Batı dünyasından destek gelmeye devam ediyor.
Gündüz saatlerinde AB diplomasi şefi Kaja Kallas, Maduro’nun “meşru olmadığını” iddia ederek Trump’a zımni bir destek verirken, AB liderlerinden akşam saatlerinde daha açık sözlü açıklamalar geldi.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği saldırıya ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden değerlendirmede bulundu.
Venezuela konusunda alınacak her kararın uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ile uyumlu olması gerektiğini ifade eden von der Leyen, “Venezuela’daki durumu çok yakından takip ediyoruz. Venezuela halkını destekliyoruz ve ülkede barışçıl ve demokratik bir geçişten yanayız. Her türlü karar, uluslararası hukuka ve BM Şartı’na uygun olmalı” ifadelerini kullandı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, X’te yaptığı açıklamada, “Venezuela halkı bugün Nicolás Maduro’nun diktatörlüğünden kurtuldu ve sadece sevinç duyabilir,” dedi.
Maduro’nun “iktidarı ele geçirip temel özgürlükleri çiğneyerek kendi halkının onurunu ciddi şekilde zedelediğini” öne süren Fransız lider, “yaklaşan geçiş süreci”nin barışçıl, demokratik ve Venezuela halkının iradesine saygılı olması gerektiğini söyledi.
Macron, “2024 yılında seçilen Başkan Edmundo González Urrutia’nın bu geçişi hızla sağlayabilmesini diliyoruz,” dedi.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de, hükümetinin başlıca uluslararası ortaklarıyla birlikte, Maduro’nun ilan ettiği seçim zaferini hiçbir zaman tanımadığını, rejimin baskılarını kınadığını ve Venezuela halkının demokratik bir geçişe olan özlemini her zaman desteklediğini söyledi.
Meloni şöyle devam etti:
“İtalya’nın tarihi tutumuyla tutarlı olarak, hükümet dış askeri müdahalenin totaliter rejimleri sona erdirmek için izlenecek yol olmadığını düşünmekle birlikte, uyuşturucu kaçakçılığını besleyen ve teşvik eden devlet kurumları gibi, kendi güvenliğine yönelik hibrit saldırılara karşı savunma amaçlı bir müdahalenin meşru olduğunu düşünmektedir.”
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ise, Maduro’nun “ülkesini felakete sürüklediğini” ve son seçimlerin hileli yapıldığını” ileri sürerek, “Bu nedenle, dünyadaki birçok ülke gibi biz de bu başkanlığı tanımadık. Maduro, bölgede sorunlu bir rol oynadı,” dedi.
ABD’nin saldırısının “hukuki sınıflandırmasının karmaşık” olduğunu savunan Merz, “Bu konuda zaman ayırıyoruz. Ölçüt, uluslararası hukuk olmaya devam ediyor. Venezuela’da şimdi siyasi istikrarsızlık ortaya çıkmamalıdır. Hedef, seçimlerle meşrulaştırılmış bir hükümete düzenli bir geçiş olmalıdır,” ifadelerini kullandı.
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya karşı askeri müdahalesinin uluslararası hukuku ihlal edip etmediğine ilişkin soruyu yanıtlamayı reddetti.
BBC’nin “Sunday with Laura Kuenssberg” programında verdiği röportajda, başbakan ABD’nin saldırılarını kınamadı.
Starmer, tüm gerçekleri ortaya çıkarmak için beklediğini fakat “bundan kaçınmayacağını” söyledi ve “uluslararası hukukun ömür boyu savunucusu” olduğunu ekledi.
Starmer daha önce, Birleşik Krallık’ın cumartesi günü Venezuela’da gerçekleştirilen büyük çaplı saldırılara dahil olmadığını ve Başkan Nicolas Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan operasyon hakkında Trump ile konuşmadığını söylemişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da, Trump’ı “özgürlük ve adalet adına gösterdiği cesur ve tarihi liderliği için” tebrik ederek, “Kararlılığınızı ve cesur askerlerinizin parlak başarılarını selamlıyorum,” dedi.
Avrupa
Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.
Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.
Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.
Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.
Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.
Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.
Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.
Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.
Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.
Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.
Avrupa
Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.
Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.
Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”
İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.
Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.
Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.
Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.
Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.
Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.
Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.
Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.
Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.
Avrupa
Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.
Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.
Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.
Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.
Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.
Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.
Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.
Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor










