Diplomasi
Uluslararası Barış Koalisyonu: 2026 yılı uygarlık için varoluşsal bir dönemeç olabilir

Uluslararası Barış Koalisyonu’nun (IPC) düzenlediği son toplantıda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in konutuna yönelik olduğu iddia edilen SİHA saldırısı ve Almanya’ya yerleştirilmesi planlanan hipersonik füzeler ele alındı. Uzmanlar, Yeni START anlaşmasının sona ermesi ve artan gerilimin dünyayı nükleer bir çatışmanın eşiğine getirdiği uyarısında bulundu.
Schiller Enstitüsü’nün ev sahipliğinde Uluslararası Barış Koalisyonu (IPC), geçtiğimiz cuma günü düzenlenen 135. toplantısını gerçekleştirerek küresel jeopolitik gerilimleri, Almanya’daki askeri hareketliliği ve Ukrayna-Rusya savaşındaki son gelişmeleri masaya yatırdı.
Toplantıda söz alan Schiller Enstitüsü kurucusu Helga Zepp-LaRouche, 2026 yılının stratejik dengeler açısından kritik bir dönemeç olacağını belirtti.
Zepp-LaRouche, açılış konuşmasında mevcut durumu şu sözlerle değerlendirdi:
“Eğer 2025’in çalkantılı, tehlikelerle dolu ve insanların mümkün olabileceğini hayal bile edemediği olayların yaşandığı bir yıl olduğunu düşündüyseniz, yeni yıl bu durumun devam edeceğini ve 2026’nın daha travmatik değişikliklerin yılı olacağını gösteriyor. Çünkü tüm stratejik durum ve içindeki pek çok unsur o kadar gerilmiş durumda ki, bazı şeylerin aynı şekilde devam etmeyip yıkıcı gelişmelere evrilmesini beklemek zorundayız.”
Rusya Devlet Başkanına SİHA saldırısı
Toplantının ana gündem maddelerinden biri, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Novgorod yakınlarındaki konutuna yönelik gerçekleştirildiği ve 91 insansız hava aracının (SİHA) kullanıldığı saldırı girişimiydi.
Zepp-LaRouche, olayın ciddiyetine dikkat çekerek, “Rus askeri yetkililerine göre bu SİHA’ların tamamı etkisiz hale getirildi ve herhangi bir hasar oluşmadı. Ancak bu olayın sonuçları stratejik açıdan inanılmaz derecede yüksek bir öneme sahip. Eğer Başkan Putin orada olsaydı ve öldürülseydi, dünya muhtemelen çoktan açık uçlu bir dünya savaşı sarmalına girmiş olurdu” dedi.
Zepp-LaRouche, Rusya Savunma Bakanlığının elde edilen SİHA parçaları üzerinden saldırının arkasındaki programlamayı tespit ettiğini ve kanıtları Moskova’daki ABD askeri ataşesine sunduğunu aktardı.
Almanya’da füze tehdidi: “Rusya’nın boğazındaki bıçak”
Alman yazar ve eski asker Wolfgang Effenberger, Almanya’nın Wiesbaden kentindeki 56. Topçu Komutanlığının yeniden faaliyete geçirilmesi ve Avrupa’ya yerleştirilmesi planlanan yeni füze sistemlerinin yarattığı tehlikeye odaklandı.
Effenberger, “Karanlık Kartal (Dark Eagle)” hipersonik füzelerinin geliştirilmesi ve INF (Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler) Anlaşması’nın sona ermesi arasındaki bağlantıya işaret etti.
Effenberger, şu ifadeleri kullandı:
“Dark Eagle hipersonik roketi, INF Anlaşması’nın ABD tarafından iptal edildiği 2019 yılında geliştirilmeye başlandı. 2 bin 800 ila 3 bin 500 kilometre menzile sahip olacak bu silah, INF Anlaşması yürürlükte olsaydı yasaklı kategoride yer alacaktı. Bu sistemler, Almanya’nın Rusya’nın derinliklerindeki hedefleri ve komuta merkezlerini vurmasını mümkün kılıyor. Bu durum Rusya’yı kör edecek ve baskı altına alacaktır.”
Effenberger, bu durumun Rusya’yı önleyici bir saldırıya zorlayabileceği uyarısında bulunarak, “Putin, Ukrayna’nın işgalinden hemen önce, Ukrayna’dan atılacak balistik füzelerin Moskova’ya ulaşmasının sadece 7-8 dakika süreceğini ve bunun ‘boğaza dayanmış bir bıçak’ olduğunu söylemişti. Dark Eagle durumu daha da kötüleştiriyor” dedi.
Yeni START anlaşmasının Şubat 2026’da sona ereceğini hatırlatan Effenberger, “Yeni START’ın sona ermesi ve Dark Eagle’ın konuşlandırılması, stratejik istikrarda temel bir kırılma noktasıdır. Anlaşmaya bağlı sınırlamalar olmadan her iki taraf da çok daha fazla silah sistemi geliştirecektir” diye konuştu.
“Nükleer uçurumun kenarında dans ediyoruz”
Brezilyalı gazeteci ve TeleSUR kurucu ortağı Beto Almeida, küresel durumu “nükleer bir uçurumun kenarında dans etmek” olarak nitelendirdi.
Almeida, “Nükleer bir uçurumun kenarında dans ediyoruz ve bunun farkında değiliz. Ukrayna, Gazze, Tayvan ve Venezuela olmak üzere dört farklı parlama noktası var. Ukrayna bunların en patlayıcı olanı” dedi.
Donald Trump’ın, Putin’in konutuna yönelik saldırı iddiaları sonrası verdiği tepkiye değinen Almeida, şu bilgiyi paylaştı:
“Trump’ın Moskova’dan gelen ve saldırıyı açıklayan telefon görüşmesine verdiği yanıtın, ‘Tanrı’ya şükür ki Ukrayna’ya Tomahawk füzelerini vermedik’ şeklinde olduğu bildirildi. Orada değildim ama olay bu şekilde aktarıldı. Bu, Washington’da farklı bir yaklaşımın hakim olması durumunda neler olabileceğine dair son derece anlamlı bir işarettir.”
Almeida, Çin ve Rusya’nın Latin Amerika ve diğer bölgelerdeki işbirliği çabalarına da değinerek, “Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in sözleri oldukça açık; Tayvan’ın Çin ile yeniden birleşmesi kaçınılmazdır” ifadelerini kullandı.
Karşılıklı garantili imha doktrininin çöküşü
Schiller Enstitüsünden Dennis Small, Soğuk Savaş döneminin “Karşılıklı Garantili İmha” (MAD) doktrininin artık geçerliliğini yitirdiğini savundu.
Small, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Karşılıklı garantili imha, rakip gücün nükleer yok oluş tehdidine karşı en azından asgari bir mantıkla yanıt vermesine bağlıdır. Bu asgari mantık artık mevcut değil. NATO tarafındakiler umursamıyor ve nükleer bir çatışmayı kazanabileceklerini düşündüklerini açıkça belirtiyorlar. Bugün karşılıklı garantili imhanın işleyebileceği noktanın ötesindeyiz. Yapacağı tek şey bizi termonükleer bir çatışmaya daha hızlı götürmek olacaktır.”
Yeni güvenlik mimarisi çağrısı
Toplantının sonunda Helga Zepp-LaRouche, mevcut krizden çıkış yolu olarak yeni bir güvenlik ve kalkınma mimarisine ihtiyaç duyulduğunu yineledi.
Zepp-LaRouche, “Batılı elitler, dünyanın mevcut durumunun tamamen kendi eserleri olduğu gerçeğiyle yüzleşmek konusunda tamamen isteksiz. Eğer jeopolitiği aşamazsak ve düşünce yapımızı ‘önce tek bir insanlık’ fikrine dönüştüremezsek hayatta kalamayacağız. Çünkü nükleer silahlar çağında, savaşın bir çatışma çözme yöntemi olarak düşünülmesi bizi bir uygarlık olarak yok oluşa sürükleyecektir” diyerek sözlerini tamamladı.
Diplomasi
UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.
FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.
Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.
UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.
Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.
Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.
Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.
Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.
Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.
Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.
En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.
POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.
Diplomasi
ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.
Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.
Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.
Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.
ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.
Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.
Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.
Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.
Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.
Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.
GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.
Diplomasi
Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.
The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.
ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.
Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu
Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.
Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.
Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.
Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını6 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’










