Amerika
ABD ihracat kontrollerini kaldırdı: Claude Fable 5 dönüyor

ABD hükümetinin uyguladığı ihracat kontrollerinin kaldırılmasının ardından, Anthropic şirketi en yeni yapay zeka modelleri Claude Fable 5 ve Claude Mythos 5’i yeniden kullanıma sunuyor. Fable 5 modelinin yarından itibaren küresel düzeyde erişime açılacağını duyuran şirket, güvenlik açıklarını aşma yöntemlerine karşı yeni önlemler geliştirdiğini ve ABD yönetimiyle işbirliğini derinleştireceğini bildirdi.
Yapay zeka araştırma ve geliştirme şirketi Anthropic, ABD hükümetinin en yeni yapay zeka modelleri Claude Fable 5 ve Claude Mythos 5 üzerindeki ihracat kontrollerini kaldırdığını açıkladı.
Şirket, 12 Haziran Cuma günü yürürlüğe giren ve ABD içindeki ile dışındaki yabancı uyrukluların modellere erişimini kısıtlayan karar sebebiyle, gerçek zamanlı uyruk doğrulaması yapamadığı için tüm kullanıcıların erişimini geçici olarak askıya almıştı.
Yapılan açıklamada, ihracat kontrollerinin kaldırılmasıyla birlikte erişim engelinin sona erdiği bildirildi.
Claude Fable 5 modelinin 1 Temmuz Çarşamba gününden itibaren Claude Platformu, Claude.ai, Claude Code ve Claude Cowork üzerinden küresel düzeyde genel kullanıma açılacağı duyuruldu. Pro, Max, Team ve belirli Enterprise planlarındaki kullanıcılar, Fable 5 modelini 7 Temmuz tarihine kadar haftalık kullanım limitlerinin yüzde 50’sine kadar olan kısımda ek bir ücret ödemeden kullanabilecek.
Bu tarihten sonra ise erişim kullanım kredileri üzerinden sağlanacak. Şirket, Amazon Web Services (AWS), Google Cloud ve Microsoft Foundry üzerindeki erişimi de en kısa sürede yeniden etkinleştirmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Savunma odaklı siber güvenlik çalışmaları için tasarlanan ve daha az güvenlik sınırlandırmasına sahip olan Claude Mythos 5 modeline erişim ise ABD hükümetinin 26 Haziran’da verdiği onayın ardından belirli ABD kuruluşları için yeniden sağlandı.
Şirket, Glasswing programı kapsamındaki yerli ve uluslararası ortakların erişimini genişletmek amacıyla ABD hükümetiyle koordineli çalışmaya devam ettiğini aktardı.
İhracat kısıtlamasına yol açan siber güvenlik raporu
Açıklanan zaman çizelgesine göre, modellerin 9 Haziran’daki çıkışından üç gün sonra gelen ihracat kontrolü kararı, Amazon araştırmacılarının Fable 5 modelindeki güvenlik bariyerlerini aşarak bazı yazılım açıklarını tespit etmesini sağlayan bir yöntemi raporlamasıyla tetiklendi.
Raporda, modelin ilgili güvenlik açığının nasıl kötüye kullanılabileceğini gösteren bir kod ürettiği tek bir örnek yer aldı. İki hafta boyunca ABD hükümeti ve Amazon dahil ortaklarla çalışan Anthropic, yaptığı testlerde Claude Opus 4.8,
GPT-5.5 ve Kimi K2.7 gibi daha düşük kapasiteli modellerin de aynı güvenlik açıklarını tespit edebildiğini doğruladı.
Söz konusu açığın nasıl istismar edileceğini gösteren kodun ise Claude Haiku 4.5, Sonnet 4.6, Opus 4.7, GPT-5.4 ve Kimi K2.7 dahil test edilen tüm modeller tarafından üretilebildiği saptandı.
Anthropic, söz konusu bypass (güvenlik bariyerini aşma) yönteminin Mythos seviyesinde benzersiz bir siber saldırı yeteneğini açığa çıkarmadığını, sadece rutin savunma faaliyetlerini içeren sınırda bir vaka olduğunu belirtti.
Buna rağmen şirket, ABD hükümetiyle işbirliği içinde, raporda tanımlanan davranışı hedef alan ve yüzde 99’un üzerinde engelleyen gelişmiş bir güvenlik sınıflandırıcısı eğittiğini duyurdu.
Fable 5’e gelen siber güvenlik talepleri engellendiğinde kullanıcılar bilgilendirilecek ve talepleri otomatik olarak Opus 4.8 modeline yönlendirilecek.
Geliştirilen yeni güvenlik mekanizması, rutin kod yazma ve hata ayıklama süreçlerinde zararsız taleplerin de daha sık engellenmesi riskini beraberinde getirirken, şirket hatalı engellemeleri azaltmak için sistemi optimize etmeyi hedefliyor.
Claude Mythos 5 modelinin siber güvenlik açıklarını bulma ve bunları kötüye kullanma konusunda üst düzey insan uzmanlar dışındaki tüm aktörlerden daha yetenekli olduğu, bu nedenle kötü niyetli kişiler için çekici bir hedef oluşturduğu belirtiliyor.
Claude Fable 5 ise bu tür ofansif siber yetenekleri barındırmıyor. Anthropic, lansman öncesindeki ay boyunca personel kaynaklarını iki katına çıkararak modelde şimdiye kadarki en güçlü siber güvenlik önlemlerini uyguladığını açıkladı.
“Derinlemesine savunma” olarak adlandırılan bu yaklaşımda, modelin tehlikeli talepleri reddetmek üzere eğitilmesinin yanı sıra otomatik siber güvenlik sınıflandırıcıları da kullanılıyor.
Küçük yapay zeka sistemleri olan bu sınıflandırıcılar, siber güvenlik süreçlerindeki şüpheli talepleri tespit ederek engelliyor. Sistemlerin manipüle edilerek aşılması (jailbreak) riskine karşı Anthropic, güvenlik marjını oldukça geniş tuttuğunu ifade etti.
Bu durum bazı zararsız taleplerin de engellenmesine yol açsa da, siber saldırı amaçlı kullanımların engellenmesi için bu tavizin verildiği aktarıldı.
ABD Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Yapay Zeka Standartları ve İnovasyon Enstitüsü (CAISI) araştırmacılarının da yeni önlemleri test ettiği ve siber güvenlik bariyerlerinin son derece güçlü olduğunu onayladığı bildirildi.
Sektör genelinde ortak bir güvenlik standardı çağrısı
Yapay zeka sektöründe güvenlik bariyerlerinin aşılması durumlarının ciddiyetini objektif kriterlerle değerlendiren ortak bir standardın bulunmadığına dikkat çeken Anthropic; Amazon, Microsoft, Google ve diğer Glasswing ortaklarıyla birlikte konsensüse dayalı ortak bir çerçeve geliştirmeye başladıklarını duyurdu.
Önerilen siber güvenlik değerlendirme çerçevesi, siber güvenlik açıklarının ciddiyetini şu dört kritere göre puanlamayı hedefliyor:
- Yetenek kazanımı: Güvenlik açığının kullanıcıyı mevcut araçların ne kadar ötesine taşıdığı.
- Yetenek kazanımının kapsamı: Aynı siber güvenlik açığı aşma tekniğinin kaç farklı saldırı görevinde çalışabildiği.
- Silah haline getirme kolaylığı: Yöntemin bir saldırıya dönüştürülmesi için ne kadar insan çabası gerektiği.
- Keşfedilebilirlik: Tekniğin elde edilmesinin ne kadar kolay olduğu.
Şirket ayrıca güvenlik araştırmacılarının Fable 5 modelinde tespit ettikleri siber güvenlik açıklarını bildirebilecekleri yeni bir HackerOne ödül programı başlatıyor.
ABD hükümetiyle işbirliği derinleşiyor
Son on haftalık süreçte ABD hükümetinin 2 Haziran tarihli “Gelişmiş Yapay Zeka İnovasyonu ve Güvenliğinin Teşvik Edilmesi” konulu Kararnamesi çerçevesinde siber güvenlik ve ulusal güvenlik kurumlarıyla yakın temas halinde çalışan Anthropic, siber güvenlik alanındaki işbirliğini artıracağını açıkladı.
Bu kapsamda ulusal güvenliği ilgilendiren kritik modeller için hükümet ortaklarına lansman öncesi erken erişim sağlanarak bağımsız test imkanı sunulacak.
Güvenlik açıkları veya kötüye kullanım kalıpları tespit edildiğinde hızlı bilgi paylaşımı gerçekleştirilecek ve yeni geliştirilen önlemler test edilmek üzere devlet kurumlarıyla paylaşılacak.
Ayrıca yapay zeka güvenliği üzerindeki ortak araştırmalar için Anthropic bünyesinde özel ekipler kurulacak ve devlet destekli test çalışmalarına ciddi miktarda bilgi işlem kaynağı tahsis edilecek.
Şirket, tüm sınır modelleri geliştiren aktörler için eşit şekilde uygulanacak şeffaf, kalıcı ve güçlü yasal düzenlemelerin siber savunma süreçleri için kritik önem taşıdığını vurguladı.
Amerika
ABD’de Rus dizeli krizi: Demokratlar sevkiyatın yasa dışı olduğunu savunuyor

ABD’nin doğu kıyısındaki en büyük petrol ürünleri dağıtım merkezine ev sahipliği yapan New Jersey’nin Valisi Mikie Sherrill, Rusya’dan gelen dizel yakıtın limanlara girişini engelleme tehdidinde bulundu. ABD Hazine Bakanlığının verdiği geçici lisansla 140 bin tonluk ilk yakıt sevkiyatı yola çıkarken, üç tankerin ara seçimlerden sonra ülkeye ulaşması bekleniyor.
ABD’nin doğu kıyısındaki en büyük petrol ürünleri dağıtım ve ithalat merkezine ev sahipliği yapan New Jersey eyaletinin Valisi Mikie Sherrill, Rusya’dan yapılan dizel yakıt ithalatını engelleme tehdidinde bulundu.
Financial Times gazetesine konuşan Sherrill, Rusya ile varılan dizel anlaşmasını yasa dışı olarak nitelendirdi.
Sherrill, “ABD Başkanı Donald Trump benzin, dizel yakıt fiyatlarını veya maliyetleri düşürmek için hiçbir adım atmıyor. Şu anda dizelin New Jersey limanına ulaşmasını nasıl engelleyebileceğimize dair seçenekleri değerlendiriyorum” dedi.
New York ve New Jersey Limanı, ABD’nin doğu kıyısında petrol ürünlerinin ithalatı, depolanması ve dağıtımı açısından ana merkez konumunda.
Altyapının büyük kısmı ise New Jersey eyaleti sınırlarında yer alıyor. Boru hatları ve dağıtım ağının yanı sıra Bayonne ve Linden’deki büyük yakıt depolama terminalleri başlıca tesisleri oluşturuyor.
Gazetenin aktardığına göre dizel taşıyan tankerler yüklerini genellikle Bayonne, Linden, Carteret, Perth Amboy, Port Reading ve Sewaren’deki özel petrol terminallerine boşaltıyor.
Financial Times, üç tankerin ara seçimlerin ardından ABD’ye ulaşmasının beklendiğini yazdı. 140 bin tonluk bu yakıt sevkiyatı, ABD makamlarının anlaşma kapsamında izin verdiği ilk parti oldu.
Buna karşın Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler, Trump’a anlaşmayı iptal etme çağrısı yaptı.
ABD Hazine Bakanlığı, Rus yakıtıyla işlem yapılmasına geçici izin veren genel bir lisans yayımlamıştı.
Demokratlar ise Kongre’nin 2022 yılında Rus petrolü ithalatını sonlandıran ve Rus enerji kaynaklarının ülkeye girişine tam yasak getiren yasayı kabul ettiğini hatırlatarak, bakanlığın verdiği belgenin hukuki geçerliliği olmadığını savunuyor.
Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Jamie Raskin, bu hafta petrol şirketlerini Rus dizel yakıtı ithal etmeleri halinde 1 milyon dolara varan para cezaları ve 20 yıla kadar hapis dahil çeşitli yaptırımlarla tehdit etti.
Rusya’ya yönelik ağır yaptırım tasarılarının ortak hazırlayıcılarından Demokrat Senatör Richard Blumenthal ise deniz taşımacılığı şirketlerinden Rus dizeli taşıyan tankerleri geri çağırmalarını talep etti.
Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis’in “Rusların Başkan Trump’ı istedikleri gibi yönlendirdiği” yönündeki sözlerine ise Başkan Yardımcısı JD Vance yanıt verdi.
Vance, “Sizi temin ederim ki hiç kimse ABD Başkanı’nı istediği gibi yönlendiremez. Kendisi durumu son derece gerçekçi biçimde değerlendiriyor” ifadelerini kullandı.
Kremlin geçen hafta Washington ile varılan mutabakat kapsamındaki sevkiyatların başladığını ve süreceğini duyurmuştu.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak da ülkesinin ihracata ayrılan dizel yakıttan ABD’ye istenilen her miktarda sevkiyat yapmaya hazır olduğunu belirtmişti.
Novak, 27 Ekim’de üç dizel tankerinin Rus limanlarından ayrıldığını, dördüncü tankerin ise 28 Ekim’de yola çıkmasının beklendiğini açıkladı.
Amerika
ABD ekonomisinde beklenmedik büyüme

Yatırımlardaki patlama ve dayanıklı tüketici harcamaları sayesinde ABD ekonomisi, üçüncü çeyrekte yıllık bazda %3,4 oranında büyüdü.
İktisadi büyüme, analistlerin beklentilerinin üzerinde gerçekleşti ve önceki iki çeyrekteki %2,5 ve %2,2’lik büyüme oranlarına kıyasla keskin bir ivme kazandı.
Tüketici harcamalarındaki yıllık büyüme, geçen çeyrekte %3,8’e ulaşarak 2024’ten bu yana en hızlı artışını kaydetti.
İşletme yatırımları %12,7 oranında sıçradı ve GSYİH artışının yarısından fazlasını oluşturdu.
Yapay zeka yatırımları, GSYİH’yi iten başlıca faktörlerden biri oldu: Ekipman alımları, yapay zeka alanında faaliyet gösteren hiper ölçekli şirketlerin veri merkezi teknolojisine yaptığı büyük harcamalar da dahil olmak üzere, %20,9 gibi muazzam bir oranda yükseldi.
Paradoksal olarak, yapay zeka altyapısının geliştirilmesi de bunlardan biriydi. Bunun nedeni, bilgisayar çipleri gibi birçok yapay zeka donanımı alımının yurtdışında gerçekleştirilmiş olmasıydı.
Bu durum, ABD’nin ticaret dengesini ithalata doğru kaydırarak (ithalat, GSYİH’dan düşülür) büyümeyi yavaşlattı.
Ayrıca, artan mortgage faiz oranları konut inşaatını da olumsuz etkiledi.
İşsizlik oranı düşük seviyelerde seyretse de, geçen ay enflasyon gelir artışlarını geride bıraktı.
Federal Rezerv’in tercih ettiği enflasyon göstergesine göre, Eylül ayında fiyat artışları hem aylık hem de yıllık bazda hızlandı.
Bu artış, merkez bankasının %2’lik yıllık enflasyon hedefinin oldukça üzerinde seyretti ve faiz oranlarının yükseltilmesi yönündeki görüşleri güçlendirdi.
Yüksek fiyatların Amerikan hane halkı bütçelerini zorlayabileceğine işaret eden bir gelişme olarak, vergi sonrası tasarruf oranı geçen ay %3,8’e geriledi. Bu, 2022’den bu yana kaydedilen en düşük seviye.
Ayrıca otomobil, mobilya ve elektronik eşya gibi ürünlerin satışlarında durgunluk yaşandı.
Birçok iktisatçı, hisse senedi portföylerindeki kazançlardan (ki bunlar büyük ölçüde yapay zeka patlamasına bağlı) cesaret alan daha varlıklı Amerikalıların tüketimi ayakta tuttuğunu düşünüyor.
Amerika
Venezuela’nın yeni Dışişleri Bakanı, eski muhalif Oliver Blanco oldu

Venezuela’nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez, muhalefetin eski danışmanlarından Oliver Blanco’yu dışişleri bakanı olarak atadı.
Blanco, devlet başkanlığı uluslararası ilişkiler direktörlüğüne atanan Félix Plasencia’nın yerine geçecek. Görev süresi sona eren Plasencia, Birleşik Krallık’ta tutulan Venezuela’ya ait altınların geri alınması için yürütülecek görevi yönetecek.
Rodríguez, “Oliver Blanco’yu Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı olarak atamaya karar verdim. Bu güçlendirilmiş ekibin, tüm ülkelerle işbirliği ve dostluk alanlarında Venezuela’nın değişim sürecinde ve jeopolitik toparlanmasında ilerlemeye devam etmesini umuyorum,” dedi.
Geçici Devlet Başkanı, Blanco’nun “Venezuela’ya hizmet etmek üzere bu önemli sorumluluğu üstlenebilecek hazırlığına, kararlılığına ve yeteneğine güvendiğini” söyledi.
Yeni Dışişleri Bakanı Blanco, Venezuela Merkez Üniversitesi’nden Uluslararası İlişkiler lisans derecesine ve Metropolitan Üniversitesi’nden Siyaset ve Kamu Yönetimi alanında yüksek lisans derecesine sahip.
Daha önceki görevinde Avrupa ve Kuzey Amerika’dan sorumluydu; bu görev alanı, Venezuela’nın son dönemdeki dış ilişkilerini şekillendiren yaptırımlar ve varlık anlaşmazlıklarında en aktif rol oynayan bazı hükümetleri de kapsamaktaydı.
Rodríguez, Dışişleri Bakanlığı ve Başsavcılıktan, İngiltere Merkez Bankası’nda tutulan Venezuela altınlarını geri almak için resmi prosedürleri başlatmalarını istedi.
Bu değerli metal, Venezuela’nın meşru hükümeti konusunda rakip iddiaların yer aldığı bir hukuki mücadelenin merkezinde yer alıyor.
Londra mahkemeleri, rezervleri hangi otoritenin kontrol ettiği konusunda karar vermeye çalışıyor.
Öte yandan kabinedeki değişiklikler bundan ibaret değil. Marynna Saatdjian, Blanco’nun bıraktığı görevi devralarak Avrupa ve Kuzey Amerika’dan Sorumlu Bakan Yardımcısı olarak atandı.
Şimdiye kadar Ekonomi ve Maliye Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak görev yapan Saúl Ameliach ise Uluslararası Ticaret Bakan Yardımcısı olarak atandı.
Rodriguez, bu atamaları Venezuela’nın diplomatik kadrosunu güçlendirmeye yönelik daha geniş çaplı bir çabanın parçası olarak değerlendirdi.
Geçici Başkan, hükümetin ulusal egemenliği savunurken tüm ülkelerle işbirliği ve dostluğu sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.
Altın anlaşmazlığı göz önüne alındığında, bu diplomatik değişiklik özel bir önem taşıyor. Venezuela, varlıkların Venezuela halkına ait olduğunu ve sosyal programlar ile ekonomik toparlanma için gerekli olduğunu savunarak, yıllardır Londra’da tutulan rezervlerinin serbest bırakılmasını talep ediyor.
Plasencia’yı doğrudan Birleşik Krallık’a göndererek hükümet, bu konuyu daha da yoğun bir şekilde gündeme getirme niyetinde olduğunu gösteriyor.
Şu anda yaklaşık 4 milyar ABD doları değerinde olan altın rezervlerine uygulanan dondurma kararı, Birleşik Krallık’ın Nicolás Maduro’nun 2018’deki yeniden seçilmesini tanımayı reddetmesine dayanıyor.
Bir yıl sonra, muhalefet lideri Juan Guaidó, İngiliz yetkililerden Venezuela hükümetinin bu altına erişmesini engellemelerini resmen talep etti.
Çarşamba günü yapılan kabine toplantısında Rodríguez, devam eden dondurma kararını “hırsızlık” olarak nitelendirdi:
“Bu bir alay konusu, ancak amacın Venezuela’nın altın rezervlerini gayrimeşru bir şekilde ele geçirmek olduğu ortada. Artık mazeret istemiyoruz. Muhalefet grupları tarafından açılan mantıksız dava bile, onu açanların kendisi tarafından geri çekildi.”
Rodríguez, bu talebinden “vazgeçmeyeceğini” ekledi ve altının iadesini sağlamak için “Venezuela’nın siyasi kesimleri arasında bir mutabakat olduğunu” hatırlattı.
Venezuela hükümeti ile feshedilmiş 2015 Ulusal Meclisi’ni temsil eden bir muhalefet kesimi, ABD destekli bir diyalog süreci yürütüyor.
21 Ekim’de heyetler, Londra ile görüşmek ve rezervlerin iadesini talep etmek üzere bir ortak komisyon kurulması konusunda anlaştı.
Taraflar, fonların deprem sonrası yeniden inşa çalışmalarına ayrılacağını duyurdu; ancak Rodríguez, bu fonları kamu hizmetlerini ve elektrik şebekesini güçlendirmek için de kullanacağına söz verdi.
Geçici lider, daha önce Kral III. Charles’a bir mektup yazarak altının serbest bırakılmasını talep etmişti. Eylül ayında Londra ve Karakas da benzer şekilde diplomatik bir yakınlaşma sürecine girmiş ve her iki tarafın da kendi misyonlarına büyükelçiler atama planlarını açıklamıştı.
Amerika2 hafta önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Diplomasi6 gün önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Dünya Basını1 hafta önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Söyleşi1 hafta önce“AfD, Alman büyük sermayesindeki iç çelişkinin bir ifadesi”
Görüş1 hafta önceFransa sokaklarında kaos ve hesaplaşma
Dünya Basını1 hafta önceAmerika inkâr girdabında: Üç düşünürden sistemin çöküşüne dair uyarılar
Dünya Basını2 hafta önce“Tescilli aşırı sağcı”: Alman parti sisteminin bumerangı
Amerika2 hafta önceMilenyum kuşağı tarihin en büyük nostalji dalgasını başlattı











