Bizi Takip Edin

ORTADOĞU

ABD, Kızıldeniz’de “Deniz Görev Gücü” kuruyor

Yayınlanma

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Yemen’deki Husi güçlerinin Kızıldeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırılarına karşı uluslararası “Deniz Görev Gücü” kurulması için görüşmeler yaptıklarını açıkladı.

Karar İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları nedeniyle İran’la yakın ilişkisi bulunan Yemen’deki Husilerin İsrail’e ait ticari gemileri hedef alması sonrası verildi.

Pentagon Sözcüsü Tuğgeneral Patrick Ryder, ABD’nin ortakları ve müttefikleriyle Husilerin Kızıldeniz’deki saldırılarına karşı bir Deniz Görev Gücü kurma konusunda görüşmelerde bulunduğunu belirterek, “Husilerin uluslararası sularda ticari gemilere yönelik saldırılarının uluslararası bir sorun olduğunun altını çizmek önemli” dedi. Söz konusu görev gücü konusunda bir çerçevenin oluşturulduğunu ve detayların daha sonra açıklanacağını söyleyen Ryder, bunun 38 istekli ülkeyi kapsayan bir koalisyon olacağını ve herhangi bir üye ülkeden belirli bir düzeyde katılım öngörülmeyeceğini aktardı. Ryder, “Bölgedeki ortaklarımız ve müttefiklerimizle kesinlikle burada harekete geçmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

Yemen’deki İran’a yakın Husiler, önceki gün, Babu’l Mendeb Boğazı’nda “Unity Explorer” ve “Number Nine” adlı iki İsrail gemisini hedef aldıklarını duyurmuş, gemilerden birinin insansız hava aracıyla (İHA) diğerinin deniz füzesi ile vurulduğunu aktarmıştı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) X sosyal medya platformundan yapılan açıklamada da, Kızıldeniz’in güneyindeki uluslararası sularda 3 ticari gemiye 4 saldırı düzenlendiği belirtilmişti. Açıklamada, Kızıldeniz’in güneyinde ABD donanmasına bağlı “USS Carney” destroyerinin ticari gemilerin yardım çağrısına yanıt verdiği, destroyerin gemilere yardım ederken kendisine doğru ilerleyen 3 İHA’yı düşürdüğü ifade edilmişti.

Husilerin lideri Abdülmelik el-Husi, 14 Kasım’da televizyondaki konuşmasında, Kızıldeniz’de İsrail gemilerini füze ve İHA ile hedef alabilecekleri tehdidinde bulunmuştu.

ORTADOĞU

ABD, Harir üssünden çekilmemek için diretiyor

Yayınlanma

ABD güçlerinin Irak’tan çekilmesi için yapılan müzakerelerde tarafların uzlaşmak üzere olduğu iddia edildi. ABD’nin Suriye’deki operasyonlarını yönetmek için Erbil’deki hava üssünden çekilmemekte diretmesi temel anlaşmazlık konusu.

The National News’te yer alan habere göre Bağdat ve Washington, ABD öncülüğündeki koalisyonun IŞİD’le on yıl süren mücadelesinin ardından Irak’taki varlığını sona erdirecek bir anlaşmaya yaklaşıyor. Bu kapsamda Irak heyeti, pazartesi ve salı Washington’da görüşmelerde bulundu.

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, IŞİD ile mücadele gerekçesiyle kurulan koalisyon kapsamında ülkede bulunan ve çoğu Amerikalı olan yabancı güçlerin çekilmesi için takvim belirlenmesi konusunda kamuoyu baskı altında ancak ABD, Irak’tan çekilme konusunda temkinli davranıyor.

Parlamentonun güvenlik ve savunma komitesinde yer alan Iraklı siyasetçi Cevad el-Bulani, Bağdat ve Washington’un “Irak’taki koalisyonda yer alan tüm yabancı askerlerin çekilmesi anlaşması üzerinde son rötuşları yaptığını” söyledi. The National’a konuşan Bulani, “Anlaşmayı hayata geçirmek için son aşamaya geldiler” dedi.

Pentagon basın sekreteri Tümgeneral Ryder, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in salı günü Irak Savunma Bakanı Sabit Muhammed Said Rıza el-Abbasi ile görüştüğünü söyledi.

Ryder, çekilme için bir takvim belirlenip belirlenmediği sorulduğunda yorum yapmaktan kaçındı ancak koalisyonun Irak’tan ayrılması halinde nelerin tehlikeye gireceğini anlattı.

The National’a konuşan Ryder, “Bu, 10 yıl önce IŞİD’i yenmek için bir araya gelen uluslararası bir koalisyon ve bunun bir parçası da IŞİD’in yeniden dirilememesini sağlamak” dedi. Ryder, “Yeniden canlanmaya kararlı olduklarını ve saldırıları yönlendirmeye ve ilham vermeye kararlı olduklarını biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Irak hükümetine yakın kaynaklar Bağdat ve Washington’un koalisyon bünyesinde görev yapan ABD askerlerinin bir kısmını geri çekmeye başlama konusunda anlaştıklarını doğruladı. Ancak kaynaklar, bazı ABD güçleri ve koalisyondaki diğer ülke güçlerinin yapılacak yeni güvenlik anlaşmaları kapsamında ülkede kalmaya devam edeceklerini söyledi. Muhtemel rollerden biri Irak güvenlik güçlerinin eğitilmesi olacak.

Iraklı kaynaklar, Washington’un Irak’ın batısındaki el-Anbar vilayetinde bulunan Ayn’ül Esad Hava Üssü’ndeki güçlerini çekmeye açık olduğunu söyledi.

Ancak Erbil’deki Harir Hava Üssü iki taraf arasında anlaşmazlık noktası olmaya devam ediyor. ABD buradaki varlığının Suriye’de “IŞİD’e karşı operasyonları” koordine etmek için gerekli olduğunda ısrar ediyor ancak Bağdat, koalisyon güçleri 2014’te Irak’a gittiğinde bunu kabul etmediğini söylüyor.

ABD muharip birlikleri, Saddam Hüseyin’i devirmek için ABD öncülüğünde gerçekleştirilen işgalden sekiz yıl sonra, 2011 yılında Irak’tan ayrıldı.

Binlerce ABD’li ve uluslararası asker, Irak ve Suriye’nin büyük bölümünü ele geçiren IŞİD’le mücadeleye yardım gerekçesiyle 2014 yılında bölgeye yeniden gönderildi. IŞİD 2017 yılında yenilgiye uğratıldı ve Irak’ta ele geçirdiği Musul ve Tikrit gibi başlıca şehirlerden çıkarıldı, ancak Irak ve Suriye’nin başka yerlerinde varlığını sürdürdü.

Yaklaşık 2.500 ABD askeri uluslararası koalisyonun bir parçası olarak Irak’ta konuşlanmış durumda.

Reuters’in dün geçtiği habere göre Irak, ABD öncülüğündeki koalisyon kapsamında ülkede bulunan askerlerin Eylül ayında çekilmeye başlamasını ve koalisyonun Eylül 2025’e kadar resmen sona ermesini istiyor.

Dört Iraklı kaynaktan alıntı yapan haber ajansı, bazı ABD güçlerinin muhtemelen yeni müzakere edilen ikili anlaşma kapsamında ülkede kalacağını söyledi.

Gazze’de katliam yapan İsrail’e destek verdiği için ülkedeki ABD misyonlarını hedef alan Iraklı milis güçlerin bu saldırılarına ara vermesinin bir nedeninin de ABD ile Irak arasındaki müzakereler olduğu tahmin ediliyor. Ancak müzakerelerde anlaşmaya varılamaması halinde, Iraklı milislerin daha fazla saldırı düzenlemesi bekleniyor.

Okumaya Devam Et

ORTADOĞU

ABD, İsrail ve BAE’den gizli “ertesi gün” toplantısı

Yayınlanma

ABD, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), Gazze’de İsrail’in saldırıları sonrası döneme ilişkin planları görüşmek üzere toplantı gerçekleştirdiği öne sürüldü.

ABD’de yayın yapan “Axios” sitesinin iki İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD, İsrail ve BAE’nin geçen hafta perşembe günü Abu Dabi’de, İsrail’in saldırıları sonrası “Gazze’ye yönelik planları görüşmek üzere gizli bir toplantı düzenlediği” iddia edildi.

Haberde, BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan’ın ev sahipliğini yaptığı toplantıya, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Orta Doğu ve Kuzey Afrika Koordinatörü Brett McGurk ve İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer’in katıldığı belirtildi.

BAE geçen hafta savaş sonrası planın bir parçası olarak Gazze’ye asker konuşlandırabileceğini açıklamıştı.

BAE dışişleri bakanlığı özel temsilcisi Lana Nusseibeh, Abu Dabi’nin kuşatma altındaki Gazze’deki “boşluğu” doldurmak ve insani yardım ve yeniden inşa sürecine destek olmak amacıyla ABD ile planları hakkında görüştüğünü söylemişti. Ancak bu görüşmede İsrail’in yer aldığı ile ilgili bir bilgi vermemişti.

FT: BAE, Gazze’de asker konuşlandırmaya hazır

Öte yandan İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz, bugün Pekin’de Gazze dahil tüm Filistin topraklarında birlik için anlaşmaya varan Filistinli gruplarla ilgili açıklama yaptı.  Filistinli grupların Gazze ve diğer tüm Filistin toprakları üzerinde yetki ve otoritesini kullanacak bir geçici uzlaşı hükümeti kurma konusunda anlaştığı ileri sürülmüştü.

Kantz, Gazze’nin Filistinli gruplar tarafından yönetilemeyeceğini ileri sürdüğü açıklamasında, “Gerçekte bu (Gazze’nin Filistinli gruplarca yönetilmesi) gerçekleşmeyecek. Çünkü Hamas yönetimi ezilecek ve (Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas) Abbas Gazze’yi uzaktan izleyecek” dedi.

Filistinli gruplar anlaştı: Tüm Filistin topraklarında tek bir hükümet kurulacak

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

İsrail, UAD kararından sonra yasadışı yerleşimlere sert yaptırımlar bekliyor

Yayınlanma

İsrail’e destek veren bazı ülkeler, Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) geçen Cuma Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki işgali hukuksuz olarak nitelendiren görüş bildirmesinin ardından, önümüzdeki birkaç gün içinde yasadışı yerleşim girişiminde bulunan kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımlarını sertleştirmeyi planlıyor.

Haaretz’de yer alan habere göre üst düzey İsrailli yetkililer, aralarında ABD, İngiltere, Fransa ve Kanada’nın da bulunduğu, halihazırda yaptırım uygulayan ülkelerin yeni yaptırımlar getireceğine inandıklarını söyledi. Şimdiye kadar harekete geçmeyen diğer ülkelerin de kendi yaptırımlarını uygulamaya koymaları bekleniyor.

Habere göre yeni yaptırımlarda sadece UAD’nin kararı değil, aynı zamanda Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in Savunma Bakanlığı görevindeyken Batı Şeria yerleşimlerini etkin bir şekilde ilhak etmeyi amaçlayan önlem ve açıklamaların da etkisi var.

Konuyla ilgili görüşmelere katılan üst düzey bir yetkili Haaretz’e yaptığı açıklamada “Bu konuda harekete geçen tüm ülkeler şimdi, son aylarda gördüklerimizden daha ağır olacak ek adımlar atmayı planlıyor. Önümüzdeki yaptırımlar öncekilerden daha acı verici olacak” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden’ın, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun koalisyonundaki iki aşırı sağcı partinin liderleri olan Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e yönelik yaptırımları değerlendirdiği iddia edilmişti.

İddia ile ilgili Haaretz’e konuşan ABD’li bir yetkili “Böyle bir karar alınmadı ama ilgili yerlerde konuşuluyor. Geçmişte Beyaz Saray bu fikre kararlılıkla karşı çıkıyordu ama bugün aksini söyleyen etkili kişiler var” dedi.

Aynı durum, kısa bir süre önce Gazze Şeridi’ne insani yardım taşıyan kamyonları engelleyen Tzav 9 örgütüne karşı yaptırım kararı alan AB için de geçerli. AB, UAD kararının ardından şimdi daha ciddi tedbirler almayı değerlendiriyor.

AB’nin Avrupa Dış Eylem Servisi Yaptırımlar Bölümü, İsrailli insan hakları avukatı Eitay Mack’a gönderdiği bir mektupta üst düzey İsrailli yetkililerle ilgili bilgileri incelediklerini söyledi ancak herhangi bir isim vermedi.

Haaretz’e konuşan üst düzey bir Avrupalı diplomat, ABD’nin Smotrich ve Ben-Gvir’e yaptırım uygulaması halinde “AB’nin bu konuda geride kalmayacağını” söyledi.

İngiltere Dışişleri Bakanı geçen hafta ülkeyi ziyareti sırasında görüştüğü İsrailli liderleri, Smotrich’in Batı Şeria politikalarının yerleşim hareketiyle bağlantılı kişi ve kuruluşlara karşı daha fazla yaptırım uygulanmasına yol açacağı konusunda uyardı.

Öte yandan İsrail’in Doğu Asya’daki en büyük dostlarından biri olan Japonya hükümeti, önümüzdeki birkaç gün içinde İsrail’de Filistinlilere karşı şiddet uygulayan bir dizi aşırı sağcıya karşı yaptırım kararı almayı planlıyor. Haaretz’e konuşan İsrailli yetkili, “Japonya örneği önemli, çünkü bir eğilimi gösteriyor- şimdiye kadar İsrail’e bu tür bir baskı uygulamakta rol almayan ülkeler bile artık partiye katılıyor” uyarısında bulundu.

Hükümet, Cumhuriyetçi aday Donald Trump’ın ABD başkanlık seçimlerini kazanması halinde, ABD yaptırımlarının çoğunu ya da tamamını tersine çevireceğini umuyor. Ancak Trump seçimi kazansa bile Biden yönetimi altı ay daha görevde kalacak ve bu süre zarfında ek yaptırımlar uygulayabilecek.

Dahası, Trump yönetimi Biden yaptırımlarını tersine çevirmek için harekete geçse bile AB ve üye ülkelerin ya da İngiltere’nin kararlarını etkilemesi beklenmiyor.

UAD geçen hafta cuma BM Genel Kurulu’nun talebi üzerine İsrail’in Filistin’i işgali, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki ilhak uygulamaları, Doğu Kudüs’ün statüsünü değiştirme çabaları, apartheid ve ayrımcı uygulamaların hukuka aykırılığı, bunların başta İsrail olmak üzere tüm devletler ve uluslararası kuruluşlar açısından doğuracağı sonuçlar hakkındaki kanaatini açıklamıştı.

İsrail’in Filistin topraklarındaki ilhak uygulamalarının “hukuka aykırı” olduğunu ifade eden UAD İsrail’in bir an önce, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki işgaline son vermesi gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English