Diplomasi
ABD’den Çin’e karşı “Pax Silica” hamlesi

Avustralya, Birleşik Krallık, İsrail, Güney Kore, Japonya ve Singapur, ABD’nin önerdiği “kritik mineraller ve enerji girdilerinden ileri imalat, yarı iletkenler, yapay zeka altyapısı ve lojistiğe kadar güvenli, müreffeh ve inovasyon odaklı bir silikon tedarik zinciri oluşturmak” taahhüdünü içeren “Pax Silica” stratejik girişimini kabul etti.
AsiaTimes’ta yer alan analize göre 12 Aralık’ta Washington’da düzenlenen Pax Silica Zirvesine Hollanda ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de katıldı, fakat Pax Silica Deklarasyonunu imzalamadı.
Tayvan özel konuk olarak davet edildi. Kanada ve AB’nin tedarik zinciri sorunlarıyla ilgili tartışmalara katıldığı bildirildi. Hindistan ise dikkat çekici bir şekilde zirvede yer almadı.
Pax Silica, ABD’nin Trump ve Biden yönetimleri altında kurduğu yarı iletken ve yapay zeka ittifakını resmileştiriyor. Washington’dan bakıldığında, dünyanın yeni jeostratejik rekabetinde ilk savunma hattı olarak, girişimin ulaşmayı hedeflediği “kendine yeterliliğin pratik sınırlarını” da tanımlıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde “Pax Silica, Dışişleri Bakanlığının yapay zeka ve tedarik zinciri güvenliği konusunda öncü çabasıdır ve müttefikler ve güvenilir ortaklar arasında yeni bir ekonomik güvenlik konsensüsü oluşturmaktadır,” deniliyor.
Ekonomi İşlerinden Sorumlu Müsteşar Jacob Helberg’e göre ise, “20. yüzyıl petrol ve çelikle yürüdüyse, 21. yüzyıl bilgisayar ve onu besleyen minerallerle yürüyor. Bu tarihi deklarasyon, uyumlu ortakların yarının yapay zeka ekosistemini inşa etmesini sağlayan yeni bir ekonomik güvenlik konsensüsünü müjdeliyor.”
Pax Silica Bilgi Formunda ise şunlar yazılıyor:
“Pax Silica, zorlayıcı bağımlılıkları azaltmayı, yapay zekanın temelini oluşturan malzemeleri ve yetenekleri korumayı ve uyumlu ülkelerin dönüştürücü teknolojileri büyük ölçekte geliştirip kullanabilmelerini sağlamayı amaçlamaktadır.
Pax Silica, pozitif toplamlı bir ortaklıktır. Amacı, diğerlerini izole etmek değil, rekabetçi ve müreffeh kalmak isteyen ortaklarla koordinasyon sağlamaktır.”
Fakat Pax Silica Deklarasyonu, Çin’i isim olarak açıkça zikretmese de, açıkça Çin’i hedef alıyor.
Deklarasyonda, “inovasyonu ve adil rekabeti baltalayan piyasa dışı uygulamaların” ele alınmasının önemine işaret ediliyor. Özel yatırımların öneminin de altını çizen Pax Silica, bu yatırımları “kapasite fazlası ve haksız damping uygulamalarının piyasa bozulmalarından korumak ve inovasyon ve büyüme için eşit şartları muhafaza etmek için koordinasyonun gerekli olduğuna” işaret ediyor.
Bildiride, Hassas teknolojileri ve kritik altyapıyı haksız erişim, etki veya kontrolden korumak için kendi politikalarımızın uygulanmasında işbirliğinin önemini anlıyoruz,” deniyor.
Müsteşar Helberg, Politico tarafından aktarılan yorumlarında ise açıkça Çin’i ve Kuşak ve Yol Girişimini hedef alarak şunları söylüyor:
“Bu, iktisadi güvenlik koalisyonu için bir sanayi politikasıdır ve oyunun kurallarını değiştiren bir adımdır, çünkü bugün AI ekonomisi ve AI alanında Çin ile nasıl rekabet edeceğimiz konusunda bir araya gelebileceğimiz bir grup yoktur. İktisadi güvenlik yaklaşımlarımızı uyumlu hale getirerek, Çin’in limanları, ana otoyolları, ulaşım ve lojistik koridorlarını satın alma yeteneğini engelleyerek, aslında ihracat odaklı modelini büyütmek için tasarlanmış olan Çin’in Kuşak ve Yol Girişimini temelde engellemek için bir uyum içinde hareket etmeye başlayabiliriz.”
Pax Silica grubunun, G7’nin sanayi çağında oynadığı role benzer şekilde AI için de benzer bir rol üstleneceğini savunan müsteşar, “Bu, ihracat kontrollerimizi uyumlu hale getirmek, yabancı yatırımları incelemek, anti-damping ile mücadele etmek, fakat küresel tedarik zinciri sistemindeki darboğazları güvence altına almak için çok proaktif bir gündemle işbirliği yapacağımız bir sürece bizi bağlıyor,” iddiasında bulunuyor.
Bilgi Notuna göre, girişim “ortakların ABD ile iktisadi ve teknolojik işbirliğini derinleştirmek için artan talebine” yanıt veriyor. Dolayısıyla bu, ABD’nin ortaklarından Çin ile benzer bir ilişkiye girmemesini istemesi anlamına geliyor.
Pax Romana ve Pax Americana’ya atıfta bulunan bildiri, “Pax Silica, yeni bir tür uluslararası grup ve ortaklıktır; dünyanın en gelişmiş teknoloji şirketlerine ev sahipliği yapan ülkeleri bir araya getirerek yeni AI çağının ekonomik potansiyelini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır,” diyor.
Pax Silica, Tayvan meselesi hakkında yeni bir şey söylemiyor ve nadir toprak elementlerinin tedariki konusunda somut bir öneri sunmuyor, fakat ABD’nin korumacılığı nedeniyle tedirgin olan ortak ülkelere bir rahatlama sunuyor:
“Gerçek iktisadi güvenliğin, aşırı bağımlılıkları azaltmayı ve adil piyasa uygulamalarına bağlı güvenilir ortaklar ve tedarikçilerle yeni bağlantılar kurmayı gerektirdiğine inanıyoruz. Aynı zamanda, AI ekonomisini şekillendiren tüm teknolojik gelişmelere güvenilir ortakların erişimini sağlamaya çalışacağız.”
Temel parça tedarikçisi Japonya ve Güney Kore için, Pax Silica’ya katılmak hem Trump yönetimini memnun etmenin bir yolu hem de kendi ulusal yarı iletken projelerine yeşil ışık yakmak anlamına geliyor.
Pax Silica Zirvesinin Washington’da düzenlendiği gün, Japon basını, yaklaşık 20 şirketin daha, kuzeydeki Hokkaido adasının Sapporo kenti yakınlarında inşa edilen yeni devre dökümhanesi Rapidus’a yatırım yapmayı düşündüğünü bildirdi.
Rapidus, 2027’de 2 nanometre düğümünde ve kısa süre sonra 1,4 nm’de seri üretime geçmeyi hedefleyen, son teknoloji ürünü bir yarı iletken sözleşmeli üretim şirketi olan TSMC’yi yakalamak için kurulan bir Japon girişimi.
2022 yılında kurulan Rapidus, başlangıçta Sony, Toyota ve onun yarı iletken üreticisi Denso, NAND flash bellek üreticisi Kioxia, ulusal telekom operatörü NTT, telekom ekipmanı üreticisi NEC, yatırım şirketi Softbank, Japonya’nın en büyük bankası Mitsubishi UFJ ve Japon hükümeti tarafından destekleniyordu. Rapidus, IBM ile işbirliği yaparak IBM’in 2 nm işlem teknolojisini ticarileştirmeye çalışıyor.
O zamandan beri, Honda, Fujitsu, Canon, Fujifilm, Seiko Epson, Ushio, Kyocera, JX Advanced Metals, Dai Nippon Printing, Hokkaido Electric Power, Nippon Express, Nohmi Bosai (yangın önleme), Argo Graphics (dijital tasarım ve üretim süreci teknolojisi), Nagase Sangyo (özel kimyasallar ve fonksiyonel malzemeler), yedi ticari banka ve Japonya Kalkınma Bankası’nın da dahil olduğu 22 yeni yatırımcı olduğu ortaya çıktı. Ayrıca Organo, tesis içinde su arıtma tesisleri inşa ediyor ve bu tesislerin sahibi olacak.
Rapidus böylece kapsamlı bir kamu-özel sektör ulusal endüstri projesine dönüşmüş durumda.
Güney Kore’de hükümet, 10 yeni yarı iletken fabrikası inşa etme ve ülkenin fabless (fabrika olmadan sadece tasarım) yarı iletken sektörünü on katına çıkarma planlarını içeren bir “AI Çağı Yarı İletken Geliştirme Stratejisi”ni duyurdu.
Bu strateji, 10 Aralık’ta Başkan Lee Jae Myung’un başkanlık ettiği “Yapay Zeka (AI) Çağı K-Yarı İletken Vizyonu ve Geliştirme Stratejisi Brifingi”nde Ticaret, Sanayi ve Kaynaklar Bakanı Kim Jung-kwan tarafından kamuoyuna duyuruldu.
Business Korea’nın bildirdiğine göre, strateji “hafıza yarı iletkenleri merkezli [Güney Kore’nin] mevcut yarı iletken endüstrisi yapısını aşmayı ve fabless ve dökümhane dahil sistem yarı iletkenleri geliştirmeyi, aynı zamanda malzeme, bileşen ve ekipman alanındaki rekabet gücünü artırarak dünyanın en büyük ikinci yarı iletken gücü olarak bir sıçrama yapmayı” hedefliyor.
Pax Silica, bir Amerikan stratejisi olarak görülebilirse de, aynı zamanda teknolojik liderliği Çin’e devretmek istemeyen ve ABD ile ortaklıklarından maksimum fayda sağlamak isteyen Japonya ve Güney Kore’nin sanayi politikaları için de bir platform sunuyor.
Diplomasi
UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.
FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.
Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.
UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.
Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.
Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.
Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.
Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.
Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.
Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.
En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.
POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.
Diplomasi
ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.
Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.
Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.
Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.
ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.
Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.
Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.
Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.
Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.
Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.
GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.
Diplomasi
Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.
The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.
ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.
Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu
Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.
Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.
Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.
Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını5 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını6 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’










