Bizi Takip Edin

Avrupa

Alman yetkililer, Kuzey Akım soruşturmasını Polonya’nın sabote ettiğini ileri sürdü

Yayınlanma

Alman WELT gazetesinin aktardığına göre, Almanya Kuzey Akım soruşturmasını Polonya’nın engellediğine inanıyor.

Almanya’nın soruşturmasındaki baş şüpheli, son olarak Varşova yakınlarında yaşayan Volodimir Z. adlı Ukraynalı bir dalış eğitmeni idi. Müfettişler onun diğer beş Ukraynalı ile birlikte saldırıyı gerçekleştirdiğinden şüpheleniyordu. Fakat şüpheli tutuklanamadan ülkesine kaçtı.

Alman soruşturmacılar şimdi Polonya’yı, haziran ayında Almanya Federal Adalet Mahkemesi tarafından Z. hakkında çıkarılan Avrupa tutuklama ve arama emirlerini uygulamamakla suçluyor.

Almanya Federal Kriminal Dairesi ve Federal Savcılık bu durumdan hoşnut değil. Soruşturma hakkında bilgi sahibi bir yetkili WELT’e ciddi bir suçlamada bulunarak Polonya’nın soruşturmayı sabote ettiğini iddia etti. Soruşturma hakkında bilgi sahibi bir başka kişi ise olayı “adaletin engellenmesi” olarak nitelendirdi.

Eski BND Direktörü, Duda ve Zelenskiy’i Kuzey Akım sabotajında işbirliği yapmakla suçladı

Eski BND Başkanı: Duda ile Zelenskiy’in haberi vardı

Almanya Federal İstihbarat Servisi BND’nin eski başkanı August Hanning de WELT AM SONNTAG’a yaptığı açıklamada, “Polonya hükümeti belli ki boru hatlarına yönelik saldırıdaki kendi dahlini örtbas etmek için onu serbest bıraktı,” iddiasında bulundu.

Hanning ayrıca, Polonya ve Ukrayna cumhurbaşkanları Andrzej Duda ve Volodimir Zelenskiy’in saldırı planlarından haberdar olduğuna inanıyor.

Hanning, “İlgili ülkelerin siyasi liderlerinin onayı olmadan bu boyutlarda operasyonlar düşünülemez,” dedi.

Müfettişler patlayıcıları “Andromeda” adlı yelkenli yata yerleştirdiği iddia edilen altı kişilik dalış ekibinin Polonya’da eğitim gördüğünü söylüyor. Müfettişler ayrıca Varşova’nın sualtı operasyonu için lojistik destek sağlamış olabileceğine inanıyor. Andromeda’daki mürettebatın saldırı için gerekli ekipmanı, geminin patlamalardan yedi gün önce mola verdiği sahil beldesi Kołobrzeg’den aldıklarından şüpheleniliyor. 

Alman soruşturmacılar ayrıca Polonyalı yetkilileri Kołobrzeg’deki marinanın video kayıtlarını kasıtlı olarak saklamakla suçluyor. Bu saklama, Almanya’nın olayın örtbas edildiğine dair şüphelerini arttırdı.

Spiegel: Kuzey Akım sabotajının zanlısı Ukrayna’ya elçiliğin yardımıyla kaçtı

Polonya, “Rusya yanlısı yetkililerin dezenformasyonuna” işaret etti

Polonya’da ise yetkililer Almanya’dan gelen suçlamaların kendilerini öfkelendirdiğini söylüyor. Polonya Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı Jacek Siewiera WELT AM SONNTAG’a yaptığı açıklamada, “Ukrayna’nın bu eylemi Polonya’nın bilgisi dahilinde gerçekleştirdiği iddiası tamamen asılsızdır,” dedi.

Siewiera suçlamaların ve imaların, artık iktidar mevkilerinde bulunmayan eski Rusya yanlısı yetkililerin yakın çevresinden geldiğini ileri sürdü.

Siewiera, “Umarım insanların kendilerini Polonya’yı suçlamak için kullanılmasına izin verdikleri organize bir dezenformasyon kampanyasıyla karşı karşıya değilizdir,” dedi.

Yetkili olonya’nın, Rusya’nın saldırıya karışmış olma ihtimali de dahil olmak üzere tüm ipuçlarını araştırdığını söyledi.

Ukrayna’nın büyük şehirlerinden birinde yaşayan ve boru hattı saldırısına karıştığı iddia edilen yüksek rütbeli bir subay ise, “Bunu bizim yaptığımıza inanmak çok saçma ama eğer saldırının arkasında Ukrayna varsa Almanya soruşturmayı durdurmalı çünkü Kiev için bu meşru bir askeri hedefti,” dedi.

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English